suns
in ,

BEĞENDİM TERTEMİZ

2018-19 Sezonu Öncesi: Phoenix Suns

Genç çekirdek önümüzdeki sezon zevk vericek

Gelecek Çok Parlak

Gelenler: Trevor Ariza (HOU), Darrell Arthur (BKN), DeAndre Ayton (Çaylak), Mikal Bridges (Çaylak), Elie Okobo (Çaylak), Richaun Holmes (PHI), George King (Çaylak), De’Anthony Melton (HOU), Ryan Anderson (HOU)

Gidenler: Jared Dudley, Danuel House, Alex Len (ATL), Elfrid Payton (NOP), Alec Peters, Tyler Ullis, Alan Williams, Brandon Knight (HOU), Marquese Chriss (HOU)

NBA’de genç ve yetenekli ikiden fazla oyuncunun bir araya gelmesi her zaman heyecan yaratmıştır. Son dönemde buna örnek olarak Philadelphia 76ers ve Boston Celtics’in kamuoyunda yarattığı etki olarak gösterilebilir. İstenilen başarıyı göstermemiş olsa da Towns-Wiggins-Butler üçlüsü ile Minnesota da NBA severlerin heyecana kapılmasını sağlamıştı. Phoenix için şimdilik çok konuşulmuyor olabilir. Ancak Devin Booker’ın yanına 1. sıradan gelen DeAndre Ayton seçimi ve oluşturulan genç kadro, çok yakın bir dönemde Phoenix’i yakından takip etmenize yol açacaktır. Şimdi sizleri Phoenix Suns değerlendirmesi ile baş başa bırakıyorum.

Geçen Sezon Neler Oldu?

Geçtiğimiz sezonu 21 galibiyet ile NBA’in en kötü yüzdesi ile bitiren Phoenix, maç başı yediği 113.3 sayı ile de bu alanda ligin en zayıf savunmasına sahipti. Genç yıldızı Devin Booker’ın yanına 4. sıradan seçtikleri Josh Jackson eklenmişti. Eric Bledsoe, Tyson Chandler, T.J.Warren ve Dragan Bender gibi yetenekli kadroyla daha iyi bir performans beklenen Suns için işler istenildiği gibi gitmedi. Sezon içerisinde Eric Bledsoe’nun takımdan gitmek istemesi, Booker’ın 28, Chandler’ın 36 ve Warren’ın 17 maç kaçırması Phoenix’i tepetaklak etti. Tanking yaparak geleceğe yatırım yapmaya çalışan Suns, iki büyük kazanç elde etti. Ligin en kötü yüzdesine sahip olarak şansınında yardımı ile draftta ilk sıra hakkını alan ekip, bu süreçte Josh Jackson’ın umut veren performansını izledi.

21 yaşındaki Devin Booker 24.9 sayı ortalaması ile geleceğin sayı kralı olabileceğini herkese gösterirken, T.J. Warren’da 19.6 sayı ile iyi bir yan rol oyuncusu olacağının sinyallerini verdi. Sonuç olarak geçtiğimiz sezon beklentilerin altında kalan Phoenix, belki de bu sayede geleceğe çok daha güçlü giriyor.

Sezon Sonrasında Neler Oldu?

Phoenix bu yaz gerçekten çok iyi hamleler yaptı. Draftında katkısı ile ligin en kötü takımından birkaç sene içinde ligi domine edebilecek bir çekirdek oluşturdular. Draftın ilk numarasından DeAndre Ayton gibi çok net bir seçim yaptılar. Sahanın iki tarafında da iyi işler yapabilen Ayton’un sahada yapamayacakları çok az. Onun dışında iki mükemmel seçim daha yaptılar. Draftla alakalı paylaştığımız yazıları takip eden okuyucularımız hatırlayacaktır. Benim bu draftta steal adaylarımdan Mikal Bridges’ı 10.sıradan Philadelphia seçmişti. 16.sıradan Zhaire Smith’i takasla yollayıp Bridges’ı ekleyen Suns kadrosuna daha oturaklı bir oyuncu almış oldu. İşin trajik yanı ise takasladıkları Smith sakatlandı ve sezonu kaçırabilir. Avrupa basketbolunu takip edenler ismine aşina olacağı Fransız guard Ellie Okobo 31.sıra için harika bir seçim. Suns’ın guard ihtiyacı olduğunu düşünürsek daha çaylak yılında önemli bir rol alabilir. Pau Orthez’de zaman zaman iyi maçlar çıkaran Okobo yeni Parker olmasa da Suns için çok iyi seçim.

Takımın en dikkat çekici hamlelerinden biri ise Trevor Ariza hamlesi oldu. Batı finali 7. maçında elenen Houston’ın en değerli parçalarından Ariza’nın playoff dışında kalması muhtemel Suns ile anlaşması ilginç bir detay. Kontrat sadece bir yılı kapsıyor. Açıkçası Warren, Jackson ve Bridges’ın olduğu forvet pozisyonuna gelen bu takviye gençlerin önünü kesiyor gibi görünse de Ariza savunma bilgisi ve tecrübesi ile büyük katkı sağlayacaktır. Jackson ve Bridges’ın savunma bilgileri fena değil. Ancak Ariza gibi ligin son 10 yılda en iyi savunmacılarından birinden öğrenecekleri çok şey olacaktır. Darrell Arthur ve Richaun Holmes ise pota altına canlılık katacaktır.

Giden oyuncular arasında benim en çok şaşırdığım isim Elfrid Payton oldu. Guard ihtiyacının bu kadar bariz olduğu Suns için Payton’ın kalması daha iyi olurdu. Geçtiğimiz sezonun sonunda yaptıkları ile en azından bu şansı hak ettiğini düşünüyorum. Ancak hem Payton hem de Ullis takımdan ayrıldı. Ullis’in takımdan ayrılması takımın yıldızı Devin Booker’ın mutsuz olmasına sebep oldu. Ancak beklentilerin çok altında kaldığını da hatırlatmakta fayda var. Yıllardır umutla gelişimini bekledikleri Alex Len’i de Ayton’un önünü açmak için takımdan yolladılar. Salary cap konusunda sıkıntıları bulunmayan Phoenix, önümüzdeki sezon için 70 milyonluk garanti kontrata sahip. Bu da önümüzdeki yaz bir yıldızı takıma katabilecekleri anlamına geliyor.

Gelecek  Sezon Neler Olacak?

Phoenix için bu sezonun önemini tarif etmek açıkçası biraz karışık. Galibiyet sayısı ya da playoff hedefi gibi bir beklenti Suns için yanlış olur. Bu sezon kaç galibiyet aldıklarının ya da ligi kaçıncı bitirdiklerinin önemi yok. Önemli olan genç oyuncuların gelişimleri, performans ve reaksiyonları olacak. Burada önemli bir konuda koç değişikliği. NBA’in Avrupa kökenli ilk koçu unvanını elde edecek olan Igor Kokoshov bu yıl Suns’ın başında olacak. Avrupalı ilk antrenör olarak kesinlikle başarı peşinde koşacak olan Kokoshov, genç ve yetenekli kadronun hedefe yürümesi için doğru hamle olacak mı bunu bize zaman gösterecek. Kariyerine baktığımızda başarılı olacağını söylemek kahinlik olmaz. Ancak ilk kez mücadele edeceği ligde genç bir kadro ile neler yapacağını kestirmek zor.

Phoenix’ten bu sezon beklentilerim sadece DeAndre Ayton ve Josh Jackson’ın gelişimi üzerine değil. Alt yaş kategorilerinde büyük işler yapan Dragan Bender için Kokoshov büyük bir fırsat olabilir. Ayrıca bu kadar guard sıkıntısı varken Elie Okobo için Suns çok büyük bir fırsat. Hatta draftın steali olabilir. Benim çok beğendiğim Mikal Bridges ise pozisyonunda yer alan bolluktan dolayı arka planda kalıp hayal kırıklığı yaratabilir. Devin Booker’ın süper yıldız kategorisine yükselip yükselemeyeceği ise Phoenix Suns adına geleceği şekillendirecek ve onların söz sahibi olmasını sağlayacak en büyük etken olabilir. Kısacası onlar için beklentimiz, keyif veren basketbol ve genç yeteneklerin gelişimi olacak.

Tahminimiz:

Sahaya çıkacağı 5’in içerisinde 2 çaylağın olması ilginç bir durum olacaktır. Trevor Ariza tecrübesi ile ilk beşte yer alacak. Josh Jackson’ın 4 numaralı pozisyona kaymasını ve Ariza ile 3-4 numaraları değişmeli olarak oynamasını bekliyorum. Çaylak Okobo takımda hiç oyun kurucu olmadığı için bu fırsatı değerlendirirse önemli süreler alabilir. Aksi halde Devin Booker’ı oyun kuruculuğa soyunmuş halde görebiliriz. Geçtiğimiz yıllarda kadrosunda 2-3 tane elit guard olduğu için eleştiriler alan Phoenix’in bu sezon guard sıkıntısı çekeceğini söylemek ise biraz ironik.

PG: Elie Okobo – Isaiah Canaan

SG: Devin Booker – TJ Warren – Troy Daniels

SF: Trevor Ariza – Mikal Bridges

PF: Josh Jackson – Ryan Anderson – Darell Arthur

C: DeAndre Ayton – Tyson Chandler – Dragan Bender

Batı konferansında yer alan güçlü takımların içinde bu sezon söz sahibi olacaklarını söylemek hayalperestlik olur. Ancak geçen sezon olduğu gibi lig sonunculuğu da beklemiyorum. Özellikle Igor Kokoshov takımın galibiyet sayısına etki edecektir. Tanking gibi NBA’de oluşmuş bir kavramı kullanmak yerine her şekilde kazanma odaklı bir anlayış içinde olacaktır. 35-40 arası galibiyet ile batı konferansını 10-12 arası bir yerde bitirmesi olası olur.

38 GALİBİYET, KONFERANS ON BİRİNCİLİĞİ

Ek Not : Bu yazıyı yazarken Phoenix Suns ile Houston Rockets arasındaki takas gerçekleşmemişti. Bu takasın etkilerini de kısaca değerlendireyim. Oyun kurucu pozisyonunda bu kadar sıkıntı varken 2 senedir bekledikleri Brandon Knight’ı takaslamaları şaşırtıcı oldu. Üstelik bu takastan elde ettikleri oyuncu Knight gibi 2 sene kontratı bulunan ve daha fazla para kazanacak olan Ryan Anderson. Gerçi Anderson kontratında indirime giderek takımın salary cap’inde yapacağı etkiyi azalttı. Anderson’un takıma neler verebileceği ise şüpheli. İyi bir Ryan Anderson değişen basketbolda ligin en değerli oyuncularından biri olduğunu unutmayalım. Dışarıdan şut atabilen uzun kavramında akla gelen ilk isimlerden. Pivot pozisyonunu doldurabilecek DeAndre Ayton ile uyumlu bir ikili oluşturabilir. 15-20 dakikalık süreçte %40 civarı üç sayı yüzdesiyle oynayabilirse, takas için Phoenix’i eleştirenleri haksız çıkarabilir. Tabi Phoenix Suns’ın harika hamlelerle geçirdiği bu yazın en kötü hamlesi olduğunu söyleyelim. Guard sorunu varken Knight’ı göndermek, karşılığında draft hakkı bile alamamışken Ryan Anderson’ı takıma katmak riskli bir hamle. Yine de Anderson’un performansı bu eleştirileri boşa çıkarabilir.

Yazar: Aykut Aksu

Paylaş:

What do you think?

0 points
Upvote Downvote

Total votes: 0

Upvotes: 0

Upvotes percentage: 0.000000%

Downvotes: 0

Downvotes percentage: 0.000000%

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

timberwolves

2018-19 Sezonu Öncesi: Minnesota Timberwolves

Kawhi Leonard’dan Beklenmedik Hamle!