Alperen Şengün Yeni Jokic Mi? - Görsel: Her Şey NBA
in

BEĞENDİMBEĞENDİM

2021 NBA Draft’ı: Alperen Şengün Yeni Jokic Mi?

ESPN’in Alperen Çıkarması

ESPN Milli Gururumuz Alperen Şengün İle Konuştu!

Daha çok savunma yönü, hareketliliği ve post-up oyuna fazlaca dayalı tarzı hakkındaki soru işaretleri yüzünden Nikola Jokic, 2014 Draft’ında 41inci sıradan seçilmişti. 30 takım birden, bu 2.11, 115 kiloluk pivotun attığı no-look pasları, savunmacılarının yanından hızlı bir dönüşle uzaklaşmasını ve Karl Anthony Towns ve Clint Capela’nın üstünden savurarak bulduğu sayıları, bir hafta boyunca Nike Hoop Summit antremanlarında izlemiş olsa da; takımların değerlendirme uzmanları Jokic’in oyununun ve vücut tipinin NBA’de nasıl duracağını kestiremiyordu.

Yedi yıl sonra, Jokic MVP ödülü yolunda NBA’de rakipleriyle savaşıyor ve mevzubahis bu sorular, şimdinin gözüyle artık gülünç geliyor. Ta 2014’te gördüğümüz hareketleri, NBA’de Joel Embiid ve Rudy Gobert gibi elit uzunlar üzerinde kullanırken; NBA scout’ları ve yöneticileri de, Jokic’inkine benzer “eksiklikler” sebebiyle, yeni bir dalgayla NBA’e doğru gelen uluslararası uzunları göz ardı etmek konusunda temkinli davranıyorlar.

Bir yetenek avcısının da dediği üzere, “Kimse yeni bir Jokic’i kaçırmak istemiyor”

Karşınızda Alperen Şengün.

Ultra-üretken ve ilk 14 sırada seçilmesine kesin gözüyle bakılan, 18 yaşındaki Türk uzuna yeni Jokic demek, ona haksızlık etmek olacaktır. Jokic’in oyun hissiyatı ve yaratıcılığı ender bulunan türden. Draft sonrası bir sene geçirdiği Sırbistan’da, kendi temposunda gelişmesi için zaman tanınan Jokic, NBA’de de ona topu veren ve oyunu çevirmesine imkan tanıyan Nuggets takımına düşmesi ile mükemmele yakın bir senaryoda oynadı. Daha cüsseli, daha uzun ve Şengün’e göre daha modern bir oyun tarzı mevcut. Ama Beşiktaş ile rekorlar kırdığı bir sezon sonrasında 2.06’lık Şengün, aynı Jokic’in zamanında karşılaştığı gibi; cüssesi, boyalı alana dayalı hücum tarzı ve ayaklarının hızı konusunda bazı sorular ile karşılaşıyor. Yine de Jokic’in başarısı, Şengün’ün hızlı dönüşleri, alçak posttaki ayak hızlılığı ve sırtı dönük attığı paslar ile birleşince Şengün’ün yararına gibi gözüküyor. Zira NBA’in değerlendirme süreci sıklıkla güncel trendler ve oyuncu karşılaştırmaları ışığında şekilleniyor.

İstanbul’da, bir antrenman sonrası, bir çevirmen eşliğinde Şengün,

“Jokic’i bolca izliyorum ve onunla aynı stilde oynamayı gerçekten çok istiyorum” diyor, “…geriye çekilerek. Alçak postta. Genelde, onun oyununu çalışıyorum. Bazıları benim oyunumu Jokic’inkine benzetiyor.”

Benzersiz Bir Üretkenlik

Geçen sene bu zamanlarda, Karadeniz bölgesindeki küçük bir şehir olan Giresun doğumlu olan Şengün, NBA’de olmasına kesin gözle bakılan bir yetenek değildi. Bir ara 122 kiloya kadar çıkmıştı, savunmada ayakları yavaştı ve yarı saha hücumunda potaya 5 metre mesafe içerisinde vuku bulan bir performansı mevcuttu. 2018 16 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası’nda onu ilk kez incelediğimde onu nereye koyacağımdan emin olamadım. Parkede bir o yana, bir bu yana hantal bir şekilde yürürken yaşının oldukça üstünde bir yetenek ile sayı bulmayı başarıyordu.

COVID salgınının vurması ve maçlara ara verilmesi ile birlikte Şengün şekeri kesti, antrenmanları daha ciddiye almaya başladı ve 110 kiloya düştü. 2.06-2.08 civarında bir boy ve neredeyse 2.13 kulaç açıklığı ile, hemen hemen Kevin Love’ın UCLA’dan çıktığı cüssede. Yine de Şengün, yeni cüssesi ile çok daha patlayıcı bir zıplamaya sahip.

Yıllar önce, deneyeceği aklının ucundan dahi geçmeyecek bir 360 derece smacı, maç içinde vurduğu bir videoyu izlerken Şengün “Artık daha atletik bir vücudum var” diyor. “Bu yüzden smaç vurmayı denemem lazım. Her şeyi denemem lazım”.

Bu konuda pek çekingen olmayan Şengün; gelişen zıplama yeteneğine eşlik eden etkileyici ayak hareketleri, agresif yapısı ve muhteşem ilk dokunuşunu gösterir şekilde bu sezon, birkaç poster smacına imza attı. İlk sezonunda, ligin beşinci sırasında bulunan takımı Beşiktaş ile 19.4 sayı, 9.4 ribaund, 2.5 asist, 1.4 top çalma, 1.6 blok ve 2 sayılıklarda %67 isabet oranı ile Türk ligini domine etti.

Veritabanımıza göre başka hiç bir 18 yaşındaki oyuncu, Avrupa’da geçirdiği bir sezonda en az 19 sayı, 9 ribaund ve 2 asist üstü ortalama tutturmadı. Dario Saric bunu 19 yaşında 2014 senesinde gerçekleştirdi, lakin bu, aynı etkinlik seviyesinden oldukça uzak olan, daha düşük seviyeli Hırvat liginde gerçekleşti. Yine de bu, Luka Doncic’in bir genç olarak Avrupa Ligi’ni domine etmesi ile karıştırılmamalı. En büyük Şengün hayranları bile Türk ligindeki rekabetin eskisi gibi olmadığı konusunda hemfikir olacaklardır. Beşiktaş’ın onu vitrine çıkarma çabası ile Şengün, 18 yaşındaki bir genç yeteneğin, normalde olduğundan çok daha fazla hata yapabilme lüksüne sahip olarak oynadı.

Yine de, kısa kariyerinin bütün duraklarında olduğu gibi Şengün, Fenerbahçe’li Jan Vesely (9 şutta 21 sayı 7 ribaund) ve Türk Telekom’lu Kyle Wiltjer ve Sam Dekker (9 şutta 20 sayı 7 ribaund) gibi kayda değer rakipler karşısında, yüksek seviyede üretim gerçekleştirebildi. Aynı zamanda bir milli maçta İsveç karşısında 24 sayı 12 ribaundluk bir performans sergiledi. Türk liginin seviyesi düşmüş olsa da, Şengün’ün rakamları, kendinden evvel gelen ünlü uluslararası uzunlar arasında hala dikkat çekebiliyor.

Boyalı Alan Hakimiyeti

Şengün verdiği hasarın çoğunu boyalı alanda tatbik ediyor. Post-up’lar ile, potaya devrilerek veya hücum ribauntlarını domine ederek olsun, güçlü cüssesi ile kendine alan açarak ya da mükemmel zamanlamalı takip smaçları vasıtası ile etkinliğini gösteriyor.

“Ribauntlar öncesinde içime doğan bir his oluyor. Şutu attıkları anda, topun nereye düşeceğini biliyorum. Topu gayet iyi takip ediyorum ve onu hissediyorum, içten gelen bir şey” diyor Şengün.

Şengün 40 dakika başına 5.8 hücum ribaundu alıyor ve pota çevresindeki içgüdüleri UCLA’daki Love veya Gonzaga’daki Sabonis ile yarışacak ölçüde. North Carolina’lı uzun Day’Ron Sharpe’ın ardından, 2021 draft sınıfında hücum ribaundu yüzdesinde ikinci sırada. Ribaundları takım arkadaşlarına tip’leyebiliyor veya Jokic’de gördüğümüz gibi, tek elle bile ribaund alabiliyor.

Ribaundlardaki etkinliğinin dışında Şengün, potaya 5 metre mesafe ve içerisinde en etkin şekilde performans gösteriyor. Potaya yakın mesafede topu almak için savaşıyor ve savunmacısı, ona hangi yönden yüklenirse, o yönün tersine ani şekilde dönebilme konusunda hali hazırda elit seviyede. Pota koruyucu uzunlardan kaçabilmek için şut feyklerini, el gösteren savunmacının altından geçişleri ve hook atışları kullanıyor. Geleneksel bağlamda çok hızlı olmasa da, vücut tipine göre akıl almaz derecede esnek ve sıkışık alanlarda manevra alanı yaratabiliyor. Bu hızlı dönüşler konusunda doğal olarak Jokic ile kıyaslansa da, post üzerinden potaya gidişlerde genç bir Jahlil Okafor hissiyatı yaratıyor. Lisede ve Duke’ta Okafor’un yaptığı gibi, savunmacıyla yüz yüze pozisyonlarda feyk ve sonrasında tek elle, temas altında bitirişleri bolca kullanıyor. Söylediğine göre Şengün, Embiid, Sabonis ve Jokic ile birlikte, eski tarz uzunlardan Shaquille O’Neal’ı da bolca çalışıyor.

Şengün aynı zamanda, 18 yaşında birinde gördüğüm en iyi ellere sahip bir “silindir”. Ona doğru atılan her şeyi yakalayabiliyor, uzunların üstüne gidip smaç denemekten korkmuyor ve NBA’deki blokçuları saf dışı bırakacak, parmak ucundan bırakılan şutlara da sahip. Buna rağmen 2.06’lık Şengün’ün boyalı alan etkinliğinin NBA karşılığı, ondan önceki 2.10 küsürlük uzunların NBA’e geçişindeki kadar pürüzsüz olmayacak. 33 yaşındaki Vladimir Stimaç gibi uzunlar üstünde işe yarayan hareketlerin; Gobert, Embiid ve Giannis Antetokounmpo karşısında etkinliklerinin sıfırlanması ihtimal dahilinde. Şengün ayrıca 40 dakika başına neredeyse 10 serbest atış kullanıyor ve böylesine bir cömertliği, NBA’de göremeyeceği de aşikar. En kötü ihtimalle Şengün’ün, bu sene yine başka bir 2.06’lık uzun Isaiah Stewart’ta gördüğümüz gibi, fiziksel mücadele ve agresiftik ile takımların ikinci beşlerini terörize edeceği konusunda iyimserlik mevcut. Yaratıcı özellikte takımlar onu bench’ten gelen bir mini Jokic olarak kullanıp onu pota altında kullanmayı deneyebilir, NBA’de oynama hususunda daha rahat hissettiğinde.

Modern Özellikler

Şengün onu canlı olarak izlediğim ilk maçında, COVID ile savaştıktan sonraki ilk maçta bir hayli zorlandı ve sezonun en düşük sayısını, 8’de 2 isabet ile 9 sayı olarak kaydetti. Bütün kasetlerini ve bireysel bir antrenmanını izledikten sonra dahi bu maç, NBA’deki oyunu hakkında bana tam bir fikir vermediğinden, gezimin sonlarında 2 saatlik bir antrenmanı izlemek ve kasetlerde gördüğünden daha fazlası için, oyununda daha modern unsurlar olup olmadığını anlamak adına İstanbul’a uçtum.

3’e 3, 4’e 4 ve 5’e 5 maçlarda onu izledim. Şengün topu üçlük çizgisi civarında aldı, açık 3’lükler kaydetti, takım arkadaşlarına bakmadan onlara paslar attı ve boyalı alanda skor üretebilmek için feyk’leri kullandı. Parkeyi, geçmişte kolejde oyunları ile göze batan oyuncular James Blackmon (Indiana), Markell Johnson (NC State), ve Joel Berry (UNC) ile paylaşsa da Şengün, aralarında en iyi oyuncuydu. Boş bir günde yaptığı şut antrenmanını izleyen biri olarak, sezon içinde 3 sayı çizgisinden 23’te 4 ile oynasa da Şengün’ün NBA’de görece kolay şekilde 3 sayılık kullanacağı ve bunun ona, iki uzunlu beşlerde power forward olarak oynamasına imkan tanıyacağı da aşikar. Şengün’ün %79’luk serbest atış yüzdesi, denediği az sayıda üçlükle geçen bir sezona rağmen nasıl bir şutöre evrilebileceği konusunda fikir veriyor. İsveç karşısında bulduğu bir step back üçlüğe bakarak da, bu konuda kendine güveninin tam olduğu da söylenebilir.

Yetenekleri oldukça hayranlık uyandırıcı olsa da, antrenman ortamında Şengün’ün verdiği kararlarım bir miktar “vahşice” olduğu söylenebilir. Çok basit bir pası, bir “bakmadan pas” denemesi yaparak top kaybına dönüştürdüğü için sene başında, takım arkadaşları tarafından Jokic taklitleri ile dalga geçildiği oldu. Yine de Şengün’ün risk almaktan çekinmeyen yapısı onun pasör yapısı ile örtüşüyor ve saha görüşü de, şartlar olgunlaştığında onun bir dağıtıcı olarak Sabonis’in seviyesine ulaştırabilecek kadar güçlü.

Beşiktaş’ın yetenek havuzu çoğunlukla üçlük çizgisi civarında kümelendiğinden, Şengün’ün oyununu daha içeriye doğru zorlansa da oyununu bir alan yaratıcı, top tutucu ve pasör olarak modernize etme becerisine ve hücum alanında daha da etkinleşme imkanına sahip. Çoğu NBA uzunu gibi parkeyi bir baştan bir başa hızlıca geçemiyor ve açık şekilde, daha yavaş tempolu bir oyun için daha uygun olsa da üçlük kullanabilme ve yaratıcılık yeteneği bu genç için fazlasıyla mevcut.

Savunması Nasıl Olacak?

Şengün’ün şu anda karşılaştığı en büyük soru, NBA’de savunmasının nasıl olacağı. Üçlük çizgisi etrafında ayakları yavaş ve NBA’in üst seviye uzunlarıyla baş edecek doğal vücut büyüklüğüne sahip değil. Pick-and-roll esnasında top takibinde zayıf kalıyor. Jokic, Jusuf Nurkic ve Nikola Vucevic gibi uzunların hepsi 2.10 civarı, cüsseli ve kanat açıklıkları 2.20’ye yakın, pota etrafında sadece cüsseleri ile bile etkin olabilecek durumdalar. Şengün’ün pota altındaki fiziki dezavantajı ve üçlük çizgisini savunmadaki yavaşlığı NBA’deki rolünü bir yedek oyuncu olarak sınırlayabilir, en azından kariyerinin en başlarında. Sahip olduğu fiziksel özellikler ile hata payı oldukça düşük. Dolayısıyla tekniği, disiplini be oyun anlayışında daha da ilerlemek onun için anahtar olacak.

Tüm bunlara rağmen, Şengün’ün oyunun savunma yönündeki takdire şayan içgüdüleri göz ardı edilemeyecek ölçüde. Jokic’e benzer şekilde, elleri oldukça hızlı ve pick-and-roll savunmalarında hücumcunun ifadelerini okumakta çok başarılı; 40 dakika başına 1.9 top çalma bunun ispatı. Öngörüleri elit seviyede ve iyi veya kötü, parke üstünde risk almayı seviyor. Ayrıca bulunduğu alanı iyi savunacak şekilde, blok zamanlaması oldukça iyi.

Dolayısıyla, işin savunma yönünde NBA’e nasıl uyum sağlayacağı bir soru işareti olsa da, geliştirmesi neredeyse imkansız olan içgüdülere sahip olduğunu bu yaşında kanıtladı. Fiziksel eksiklikleri onu bir bench oyuncusu olmaya daha uygun yapsa da, ondan önceki oyuncularda da gördüğümüz üzere, NBA’de savunma yönüyle ayakta kalıp kalamayacağını değerlendirirken, sahip olduğu mevzubahis içgüdüleri tümüyle gözardı etmek mantıksız olur.

Takımlar Şengün’ün draft ederken ondan yeni bir Jokic beklentisinde olmamalı. Ama Jokic değerlendirilirken yapılan hatalardan ders almalılar: fiziksel özelliklere haddinden fazla önem verirken el becerisine, dokunuşa, içgüdülere, oyun hissiyatına ve özgüvene yeterli önemi vermemek gibi. Şengün Jokic’in cüssesine, boyuna veya elit oyun görüşüne sahip değil ve Sırp yeteneklerin tarihi, Türk yeteneklerden daha derin. İngilizce öğrenmenin bir öncelik olmadığı, küçük bir kasabadan gelen biri olarak, Şengün neredeyse hiç İngilizce bilmiyor ve bu da pek tabii ki NBA’e geçiş sürecini uzatacak.

Ama onu günler boyu yakından izledikten ve birlikte antrenman görüntülerini inceledikten sonra, kenarda köşede kalmış bir NBA oyuncusu olmaktan çok daha ötesi için potansiyeli olduğu da aşikarlaştı. Seneler önce, hakkındaki oyuncu değerlendirmesi şu olurdu: “Avrupa’da oynamak için gayet iyi”. Bu sezona girerken, rakipleri Fenerbahçe de onun peşindeyken, hakim görüş de buydu. Ama gelişimi, Jokic’in de başarısı ile birlikte, Şengün’ün lehine işliyor. Bu pek tabii ki değerlendirme hatalarına zemin hazırlayabilir. Jokic ve Luka Doncic gibi yetenekler, nesillerinde bir kez görebileceğimiz yetenekler. Ama takımlar İstanbul’un yolunu tutup, gözlerini bu sezon ilk kez Şengün’ün üzerine dikmişken, bir oyuncunun iyi yönlerinin değerlendirilmesinde yetenek ve basketbol sezgisine daha fazla değer vermenin zamanı gelmiş gibi. Hele ki NBA’de trend bu yönde ve Jokic de bunun en büyük örneği iken.

Şengün ekliyor: “NBA’de burada olduğumdan çok daha iyi olacağım.”

  • Diğer Yazıları
Yazar Hakkında
Her Şey NBA’de haftalık köşe yazıları yazan Emre, Hacettepe Üniversitesi İktisat Bölümü mezunu olmasına rağmen, şu anda İzmir’de Hava Trafik Kontrolörü olarak çalışıyor. Evli ve bir kız çocuğu babası. 90’ların başında babasının kucağında uyuklayarak izlediği All-Star maçlarından beri NBA kültürünün takipçisi.
  • Sıcağı Sıcağına: Kemba Walker Takası
    ESPN Milli Gururumuz Alperen Şengün İle Konuştu! Daha çok savunma yönü, hareketliliği ve post-up oyuna fazlaca dayalı tarzı hakkındaki soru işaretleri yüzünden Nikola Jokic, 2014 Draft’ında 41inci sıradan seçilmişti. 30 takım birden, bu 2.11, 115 kiloluk pivotun attığı no-look pasları, savunmacılarının yanından hızlı bir dönüşle uzaklaşmasını ve Karl Anthony Towns ve Clint Capela’nın üstünden savurarak […]
  • Survivor 2021: Playoff’larda Hayatta Kalma Savaşı
    ESPN Milli Gururumuz Alperen Şengün İle Konuştu! Daha çok savunma yönü, hareketliliği ve post-up oyuna fazlaca dayalı tarzı hakkındaki soru işaretleri yüzünden Nikola Jokic, 2014 Draft’ında 41inci sıradan seçilmişti. 30 takım birden, bu 2.11, 115 kiloluk pivotun attığı no-look pasları, savunmacılarının yanından hızlı bir dönüşle uzaklaşmasını ve Karl Anthony Towns ve Clint Capela’nın üstünden savurarak […]
  • Clippers’ın Can Yakan “Keşke”si: Luka Doncic!
    ESPN Milli Gururumuz Alperen Şengün İle Konuştu! Daha çok savunma yönü, hareketliliği ve post-up oyuna fazlaca dayalı tarzı hakkındaki soru işaretleri yüzünden Nikola Jokic, 2014 Draft’ında 41inci sıradan seçilmişti. 30 takım birden, bu 2.11, 115 kiloluk pivotun attığı no-look pasları, savunmacılarının yanından hızlı bir dönüşle uzaklaşmasını ve Karl Anthony Towns ve Clint Capela’nın üstünden savurarak […]
  • 2021 NBA Draft’ı: Alperen Şengün Yeni Jokic Mi?
    ESPN Milli Gururumuz Alperen Şengün İle Konuştu! Daha çok savunma yönü, hareketliliği ve post-up oyuna fazlaca dayalı tarzı hakkındaki soru işaretleri yüzünden Nikola Jokic, 2014 Draft’ında 41inci sıradan seçilmişti. 30 takım birden, bu 2.11, 115 kiloluk pivotun attığı no-look pasları, savunmacılarının yanından hızlı bir dönüşle uzaklaşmasını ve Karl Anthony Towns ve Clint Capela’nın üstünden savurarak […]
Paylaş:

What do you think?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

NCAA Dosyası: Gonzaga Bulldogs

MIP: Julius Randle