, , , ,

“Basketbol Sebepleri”

NBA’in seyrini değiştiren vetonun hikayesi.

NBA’in Seyrini Değiştiren Karar

8 Aralık 2011’de NBA tarihinde bir ilk yaşandı ve lig yönetimi, bir takım sahibi rolündeyken yıldızlarla dolu bir takası veto etti. 2009 ve 2010 yıllarının şampiyonu Los Angeles Lakers, 2011 yılında yüzüğü Dallas Mavericks‘e kaptırdıktan sonra aklında sadece tekrar ve hemen şampiyonluğa oynayacak kadroyu kurmak vardı. Kobe Bryant‘ın son seneleri olduğu aşikardı ve hem onun son yıllarında bir yüzük kazanmasını sağlamak, hem de onun gidişinden sonra takımı zirvede tutacak yıldızları takıma katmak amaçlanıyordu.

Yaşadığı ekonomik zorluklar sebebiyle George Shinn’den 300 milyon dolara satın alınan, lig yönetiminin kontrolündeki New Orleans Hornets ise Chris Paul için takas opsiyonları arayışındaydı. Golden State Warriors ve New York Knicks ile görüştüler. Boston Celtics ile masaya oturdular. Ancak sonunda – bugün baktığımızda bile en doğru seçenek olarak gözüken takas ortakları Lakers ve Rockets ile anlaştılar.

Lakers: Chris Paul

Hornets: Lamar Odom, Kevin Martin, Goran Dragic, Luis Scola ve birinci tur draft hakkı

Rockets: Pau Gasol

7 saat sonra ise herkesi şok eden haber geldi. David Stern takası veto etmişti. Sadece tek bir açıklamayla: “Basketbol sebepleri”. “Zaten lock-out ile uğraşıyoruz, ekonomisi ve fırsatları Los Angeles, New York, Chicago gibi şehirlere nazaran daha kısıtlı olduğu için yıldızlara çekici gelmeyen Small Market takımlarının sahipleri mutsuz olmasın, Lakers dominasyonu devam etmesin” demek kolay değildi tabii ki.

Son üç senede iki kez şampiyon olmuş, ligin en büyük iki yıldızından birini kadrosunda barındıran Lakers’ın ancak 5 yıl sonra lige heyecanla bakmasına sebep olacak olay sadece iki kelimeden ibaretti. Chris Paul‘un tepkisi ise üç harften ibaret olmuştu.

Lakers, Kobe Bryant’ın yanına ligin en iyi point guardı Chris Paul’ü ekleyip, Andrew Bynum‘ı Dwight Howard ile takas etme planları yaparken, hatta yarattığı cap space ile free agent piyasasına gümbür gümbür bir giriş yaparak Miami’nin yeni yaratmış olduğu büyük üçlüsünü sahadan silebilecek bir takım yaratabilecekken, elinde sadece mutsuz birer Lamar Odom ve Pau Gasol ile kalmıştı.

Tüm bu dramı daha kötüleştiren şey ise altı gün sonra yaşandı. Chris Paul’ün Lakers’a gitmesine izin vermeyen David Stern, Eric Gordon+Chris Kaman+Al Farouq Aminu+Minnesota’nın birinci tur draft hakkı (Austin Rivers’a dönüştü) paketini daha değerli bulmuştu. Chris Paul Los Angeles’a gidiyordu sonunda, ancak yanlış takımın formasıyla.

Al-Farouq Aminu, Eric Gordon, Chris Kaman
Al-Farouq Aminu, Eric Gordon, Chris Kaman

Şimdi maddeler halinde eğer bu takas veto edilmeseydi neler olabilirdi biraz düşünelim. Hayal kuralım da diyebiliriz.

Chris Paul sonrasında Dwight Howard’ı da alan Lakers takımın uyumsuzluğu ve koç’un Mike Brown olması sebebiyle Batı konferansı yarı finalinde elenirdi. Bir sonraki sezona ise tekrar takım sahibesi,Jeanie Buss’ın nişanlısı, efsane koç Phil Jackson ile başlayabilirdi. Bu hamle Dwight Howard ve Chris Paul tarafından kontratları bittiği anda atılan yeni imzalar ile pekiştirilebilirdi. Chris Paul’ün topu yöneten kişi olması Dwight Howard’dan çıkacak çatlak sesleri önler, bütün yıldızların mutluluğunu kesinleştirebilirdi. (Böylelikle Lakers’ın geçmişinden sakatlıklardan ibaret Steve Nash dönemini de yaşanmamış kılıyoruz.)

Hornets birinci tur birinci sıra draft hakkını alacak kadar kötü olmaz ve Anthony Davis kariyerine Bobcats veya Wizards formasıyla başlayabilirdi.

– Houston Rockets’ın yapılamayan takastan en büyük kazancı bir sonraki sene James Harden takasını yapabilmiş olmalarıydı. James Harden şu an bambaşka bir takımla şampiyonluğa koşuyor, triple double’larını Mike D’Antoni’nin “koş koş at herkes eğlensin” hevesleri için değil, yüzükler için yapıyor olabilirdi.

– Doc Rivers Boston Celtics’de kalmış olabilirdi.

– Blake Griffin çoktan Clippers’ı terketmiş olabilirdi ya da Eric Bledsoe‘nun bulduğu şansı iyi değerlendirmesiyle farklı bir büyük üçlünün parçası olabilirdi.

– Hornets’a takas edilemeyen Goran Dragic iyi oynuyor diye Toronto’ya gönderilen Kyle Lowry, Rockets’ın yıldızı olarak kariyerini sürdürmüş olabilirdi.

kobe bryant
Kobe Bryant, aşil tendonu sakatlığı sonrası.

– Steve Nash ülkesine dönüp Toronto Raptors ile şampiyonluk baskısı olmayan, stressiz ama başarılı birkaç sezon geçirdikten sonra kariyerini noktalayabilirdi.

– Kobe Bryant takımını play-off’a sokmak için 6 maç üst üste neredeyse tüm maç sahada kalıp aşil tendonunun kopmasına sebep olan drive’ı yapmayabilir, kariyerinin son üç sezonunu sakatlıklarla boğuşarak geçirmeyebilirdi. Daha da önemlisi bir veya iki yüzük daha takabilirdi. Daha daha daha önemlisi basketbolseverler olarak yıllar boyu beklediğimiz ancak hiç göremediğimiz Kobe-LeBron finalini izleyebilirdik.

– Los Angeles Clippers – Doc Rivers ve Chris Paul önderliğinde – 2014 playofflarında Golden State Warriors‘ı ilk turda eleyemeyebilirdi. Takiben Mark Jackson‘ın kovulmasıyla Steve Kerr dönemi başlamayabilirdi. Klay Thompson, Kevin Love için takas edilmiş olabilir. Warriors hanedanlığı hiç kurulmadan dağılmış olabilirdi.

– Lamar Odom uyuşturucuya düşüp ölümle burun buruna gelmeyebilirdi.

– Pau Gasol iki sezon daha Lakers’da somurtmak yerine ligin en iyi iki uzunundan biri olduğu bir dönemi daha verimli geçirebilirdi.

– Steve Ballmer kesinlikle 2 milyar dolardan daha az ödeyerek Clippers’ın sahibi olabilirdi.

Tabii ki bunlardan çok daha farklı. Lakers için şu an bir araya gelen genç kadronun yarattığı umut havasını çok daha uzun süreler yaşatmayacak tatsız gelişmeler de olabilirdi. Bunu asla bilemeyeceğiz. Yapabileceğimiz tek şey D’angelo Russell, Jordan Clarkson, Julius Randle ve Brandon Ingram gibi gençlerin Lou Williams, Luol Deng, Timofey Mozgov gibi veteranlarla desteklendiği ve ligin en heyecan verici genç koçlarından biri tarafından yönetildiği kadronun neler yapacağını görmek için beklemek. Tabii biraz da David Stern’e sövmek.

Lakers için gelecek parlak, ancak veto edilen takastan sonra geçen 5 yıl hiç kolay değildi.

Yazar: Emre Gürel

İçeriği Puanla!

-2 puan
Upvote Downvote

Total votes: 2

Upvotes: 0

Upvotes percentage: 0.000000%

Downvotes: 2

Downvotes percentage: 100.000000%

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir