Hayallerin Çöküşü: Orlando Magic - Görsel: Her Şey NBA
in ,

BEĞENDİMBEĞENDİM

Başlamadan Biten Hayaller: Orlando Magic!

Orlando Magic Nereye Gidiyor?

Magic Neler Yaptı?

NBA’de 3 haftalık süreç geride kalırken en büyük sürprizlerden biri Orlando’ya ait. Lige 6 galibiyet 3 mağlubiyet ile başlayan, birçok takım iki ya da üç yıldızı bir araya getirmeye çalışırken takımı taşıyacak süper yıldızı bulunmayan Orlando’nun bu başarısı dikkat çekiyor. Sezon öncesi tahminlerde 9. ila 11. sıralar civarında konumlandırılan ekibin en önemli rakiplerinden Washington’ı iki kez mağlup etmesi ayrıca dikkat edilmesi gereken bir konu. Orlando’nun neleri doğru yaparak bu konuma geldiğini ve sezon sonunda nerede yer alabileceğini sizlere aktarmak istiyoruz.

Orlando Nasıl İyi Başladı?

Sezonun 72 maça indirilmesi ve iki ay gecikmeli olarak direkt Noel günü başlaması, oyunun kurallarını değiştirdi. Özellikle de takımların yeterince idman yapamamış olması, inişli çıkışlı performanslara yol açabiliyor. Peki, bunun ekmeğini hangi takımlar yiyebilir? Bunun üzerine kafa yoralım. Başarıya aç takımların ayrı bir motivasyon ile oynadığı apaçık ortada. Ayrıca, takımlar hazır değilken, görece zayıf ekipler ile oynamak daha az kayıp ile başlanmasını sağlayabilir. Bu sezon özelinde ise başka bir X faktörün ortaya çıktığını belirtmek geçemeyiz. Bu da, daha az idman yapıldığı için uzun süredir birlikte oynayan oyuncuların takım hüviyetine daha çabuk bürünüyor olması. Sonuç olarak, Orlando da uzun süredir birlikte oynayan bir takım ve bu faktörü kendi lehine çevirebiliyor.

Orlando Magic sezon başı itibariyle önceki paragrafta saydığımız fırsatları avantaja çeviren takımların başında geliyor. Sezona hiç hazır olmayan Miami Heat maçı ile başladılar. Sonrasında sakatlık sorunları ile uğraşan Washington Wizards’ı arka arkaya iki kez mağlup etti. Bu sezon ligin en az galibiyet alması beklenen takımlarından Oklahoma City’yi de yendikten sonra Philadelphia’ya yenildiler. Aldıkları iki Cleveland maçı ile de 6 galibiyete yükseldiler. Bu şekilde baktığımızda fikstür avantajını çok iyi kullandıklarını söylemek yanlış olmaz. Bana göre en önemli artı ise X faktör olarak saydığımız kadro istikrarıdır. Bu takımın rotasyonunda bulunan ana parçaların kaçıncı seneleri olduğunu kısaca yazayım; Vucevic(9), Gordon(7), Fultz(2), Ross(5), Fournier(7), Bacon(ilk yılı), Anthony(çaylak), Okeke(çaylak), Birch(4) ve MC Williams(3). Takıma yeni katılan Bacon ve çaylaklar Anthony ve Okeke dışında tüm oyuncular birbirleri ile oynamaya alışkındı. Birlikte oynama alışkanlıkları sezona iyi giriş yapmalarını sağladı. Biraz da rotasyona ve oyunculardan alınan artı ve eksilere değinelim.

Rotasyon ve Roller

Takım adına en büyük artılardan biri ise, Vucevic dışında, hiçbir oyuncunun 30 dakikanın üzerinde süre almıyor olması diyebiliriz. Takımın en önemli ismi olan Vucevic ise ortalama sadece 31 dakika oynuyor. Kısıtlı bir rotasyona sahip olduklarını düşünsek de rolleri ve sürelerinin dağılımı dengeli bir yapı sunuyor. 10 farklı oyuncu 18 ile 30 dakika arasında sahada kalıyor.

Oyun Kurucu: Oyun kurucu pozisyonunda Markelle Fultz ilk beş başlıyor(du). 2017 draftının ilk sıra seçimi olan Fultz, yaşadığı sakatlıklardan dolayı beklentilerin çok gerisinde kalmıştı. Orlando ile kariyerini ayaklandırmaya çalışan genç oyununun, kendini bulmaya çalışırken sakatlanması büyük hayal kırıklığı oldu. Geçtiğimiz sezon 12 sayı 5 asist ile oynarken bu sene 12.9 sayı 5.4 asist ile oynuyor. Saha içi şut yüzdesinin %42 olması en büyük eksisi olarak görülüyordu. Yine de potaya gidebiliyor olması onun takım içindeki rolünü eşsiz kılıyordu. Rakamlarını biraz daha yükseltebilirse MIP adayları arasına girebilir gözüyle bakılırken sezonu kapattı. Onun yedeği konumunda ise çaylak Cole Anthony vardı. North Carolina çıkışlı Cole Anthony için benim beklentilerim farklıydı. Geçtiğimiz sene bu dönemler ilk beşte seçilebileceği konuşulan Anthony, sezon boyunca beklentilerin altında kalınca 15. sıraya kadar düştü. Orlando için bu kadar potansiyelli bir oyuncuyu 15’ten seçmek büyük kazanç. Keza, 9 sayı 4.6 ribaund 3.3 asistlik bir katkıyı bench’ten gelerek veriyor. Ancak kolejde olduğu gibi çok kötü şut atıyor. %33’lük saha içi isabet, kabul edilebilir bir rakam değil. Yine de Fultz’un sakatlığında “yılın çaylağı” ödülünün en büyük adaylarından biri olacaktır.

Şutör Gard: Takımın en önemli oyuncularından Fournier bu sezona kötü giren isimlerden biri. Geldiği ilk sezondan sonra en düşük sayı ortalaması ile oynadığını hatırlatalım (14.8 sayı). Toplam saha içi isabeti kariyerinin en iyi rakamları olsa da (%51 isabet), üç sayı yüzdesinin düşük olduğunu kabul etmek lazım (%35 isabet). Onu yedeği olan isim ise yılın çaylağı ödüllü Michael Carter Williams. Sakatlıkların da etkisi ile kariyeri sürekli geriye giden MCW, Orlando ile kendi rolünü bulmuş görünüyor. Savunmada verdiği katkı ile yardımcı oluyor ancak hiç üçlük atamıyor olması bu rolün büyümesine engel oluyor.

Kısa Forvet: Bu pozisyonda takıma yeni katılan Dwayne Bacon ilk beş çıkıyor. Savunması ile ön plana çıkıyor olsa da, az kullandığı üç sayı atışında %33 isabet ile oynuyor olması kabul edilemez. Daha fazla denemesini ve yüzdeli atmasını isteyeceklerdir. Onun yedeği olarak oynayan Terrence Ross takımın en skorer ikinci ismi konumunda. Günümüzde 6. adam rolünün ilk beşte yer alan rotasyon oyuncularından daha önemli olduğunun güzel örneklerinden biri. Kariyerinin açık ara en iyi dönemini geçiren Ross 18.8 sayı ortalama ile oynuyor. Daha önemlisi ise %47 ile genel şut, %45 ile üçlük atıyor. Bu şekilde devam ederse yılın 6. adamı için en güçlü adayı Ross olacaktır.

Güçlü Forvet: Smaç şampiyonlukları ile ünlenen Aaron Gordon sürekli çıkış yapması beklenen oyuncular arasında yer alıyor. Ancak 25 yaşında olmasına rağmen üst üste üçüncü sezonunda da performansı düşüyor. 13.9 sayı 7.1 ribaund ortalaması ile oynayan Gordon’un sürelerinin de 25.1’e kadar gerilediğini söyleyelim. En ilginç olan ise son iki sezonda 3.7 olan asist ortalamasının 1.9 seviyesinde olması. Sezonun ilk dokuz maçı itibariyle çok büyük çıkarımlarda bulunmak doğru olur mu bilmiyorum ama bu sezon içerisinde takaslandığını görmek beni şaşırtmayacaktır. Yedeği ise çaylak Okeke. 18 dakika almasına rağmen iyi bir giriş yapamadığını söyleyebiliriz.

Pivot: Nikola Vucevic bu takımın yıllardır en değerli oyuncularının başında geliyor. Geçtiğimiz sezon büyük çıkış yakalayan Jonathan Isaac’in sakatlığında takımın yıldızı konumunda. 21.1 sayı 10.7 ribaund 3.4 asist ortalamaları ile mücadele ederken %44 ile üçlük atıyor olması gerçekten ilgi çekici. 9 yıldır istikrarlı bir oyunu olan Vucevic için üç sayı isabeti hiç bu seviyede olmamıştı. Onu yedeği olan Khem Birch ise 19 dakikada 7.4 sayı 5.8 ribaund ile oynuyor.

İyi ve Kötü Yanlar

Orlando için bu sene galibiyetlerde en büyük faktörün hücum performansı olduğunu söyleyelim. Daha çok savunma oyunu ile ön plana çıkan takımın, hücum performanslarının bu sezon alınan galibiyetlerde faktör olması ilgi çekici. 100 sayının altında kaldıkları üç maçı da kaybederken, üstüne çıktığı her maçı kazandılar. Los Angeles Clippers’ın ardından en iyi serbest atış yüzdesine sahip takım olan Orlando Magic, %82 ile isabet sağlıyor.

Tüm artı ve eksilerin yanında beni en çok endişelendiren ve şaşırtan konu ise üç sayı isabet rakamları. %33.7 ile ligin en kötü üç sayı atan 5. takım olmaları beni asıl endişelendiren konu değil. Bu takımın maç başı 29.3 üçlük denemesi ile ligin en az deneyen takımlarından biri olması kabul edilemez. Lig ortalamasının 34 civarı olduğunu düşünürsek bu gerçekten çok az bir rakam. Geçtiğimiz senelerde San Antonio’nun az deneyerek başarıya ulaştığını gördük ancak onların yüzdeleri ortalamanın üzerindeydi. Orlando Magic ise maç başı 9.9 isabet ile en az üçlük bulan takımı konumunda. Ligin, bana göre, en kötü şutörlerinden oluşan New Orleans Pelicans’tan daha az üçlük atıyor olmaları kabul edilebilir gibi değil.

Nereye Gidebilirler

Son iki yıldır playoff yapan Orlando Magic’in, sezona çok iyi başlamış olsa da sene boyunca devam edebileceklerini sanmıyorum. Jonathan Isaac’in sakatlığı yüzünden bu sene geri dönmeyeceğini biliyorduk. Bununla beraber, Fultz’un da sezonu kapaması onlar adına büyük kayıp. Bu kadar az üçlük atan bir takımın günümüz NBA sisteminde başarılı olma şansı çok az. Ayrıca rotasyonda yer alan oyuncu sayısının 10 olması ve kalitelerinin yeterli olmaması da onların iyi olamayacağını gösteren başka bir faktör. Fultz’un sakatlığından sonra iyice düşüşe geçmesini beklediğim Orlando, üst üste 6-7 mağlubiyet alırsa şaşırtıcı olmayacaktır. Sezon sonunda 9. veya 10. sırada bir yer alıp play-in oynayabilirlerse başarılı bir sezonu geride bırakmış olacaklardır.

Peki sizce Orlando Magic bu sezonu nerede bitirir? Fikirlerinizi bizimle paylaşmayı unutmayın.

Yazar Hakkında
İstanbul’da yaşayan Aykut, 2003 draftı ile NBA’i takip etmeye başladı. En sevdiği oyuncu her sene değişir. Kolej seviyesinde iken yıldız adaylarını keşfedip gelişimlerini takip etmek en büyük keyfidir. Portland taraftarı olsa da potansiyel gördüğü her oyuncuyu izlemeye çalışır
Paylaş:

What do you think?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şampiyonluk Aralığı Nedir? – 1

Yıllar Sonra Ortaya Çıkan Gerçekler: Manute Bol!