İki Efsane - Görsel: Her Şey NBA
in ,

BEĞENDİMBEĞENDİM

Çığlık: Dirk Nowitzki ve Paul Pierce Neden Özeldir?

Bu İki İsim Neden Efsane!

Benerci Kendini Niçin Öldürdü?

Çeşitli basketbolseverle NBA tarihini konuştuğunuzda fark edeceğiniz garip bir olgu mevcuttur: Bazı sporcuların yazgısında şampiyon olmak vardır ve bunun gerçekleşmediği yıllara boşluk gözüyle bakılır. Bu sebepten ötürü kimi sezonların şampiyonları belleklerimizde zayıf biçimde yer edinirler ve hatta seyirciler tarafından düşük izlenme değerleriyle bir anlamda karşılık alırlar.

Yazgısında yüzük bulunan efsaneleri durduran yıldızların başarısını hatırlamak kolay olsa bile yolculuklarının dönüm noktalarını ve gösterdikleri mücadelenin büyüklüğünü anımsamak her daim zorlu bir çaba olacaktır.

2021 NBA Finaller MVPsi Giannis Antetokounmpo: “Bir süper takıma gidip sadece kendi rolümü uygulayıp şampiyon olabilirdim fakat bunu yapmadım. Bunu kazanmanın zorlu yolu bu ve biz de böyle yaptık.” dediğinde eleştirdiği oluşumun 2021 Nets, 2017 Warriors veya 2011 Heat olduğu aşikardı.

Giannis’in kullandığı ifade bana, çocukken babamla birlikte İstiklal Caddesi’nde gezdiğimiz ve seyyar satıcılardan kestane aldığımız soğuk kış günlerinde gözüme ilişen bir oyunun afişini hatırlattı: Benerci Kendini Niçin Öldürdü?

Oyununun tanıtımında geçen ifade ise aşağıdaki gibiydi:

“Kavganın içinde olmak mı yoksa kavganın dışında kalmak mı? Hangisi ölümcüldür?”

“Bu bir basketbol yazısı değildir” serisinin bu yazısında Dirk Nowitzki ile Paul Pierce’ın özelinde NBA’in en büyük yıldızlarına karşı mücadele verme mefhumunu inceleyeceğiz. Bu sayede de Giannis’in işaret ettiği hafıza boşluğuna saldırarak otorite pozisyonunu ele almış influencer/fenomen kavramını zorlayacağız.

Başlangıç Noktası

İnsanlar doğru takım oyunuyla şampiyonluk kazanmış ekiplerdense görkemli süper yıldızların sürüklediği sistemlerin birinciliğini yeğlerler. Magic Johnson, Larry Bird, Michael Jordan veya LeBron James‘in kazandığı şampiyonluklar büyük çoğunluğa göre Spurs, Pistons ve benzeri ekiplerin birinciliğinden daha ilgi çekicidir. Nitekim bu durumun NBA Finalleri izlenme oranına direkt korelasyonu söz konusudur.

Dolayısıyla genel beklenti bir trend oluşması yönündedir ve eğilimleri etkileyen önder bir grubun (influencer) varlığını zorunlu kılar.

Dirk Nowitzki ve Paul Pierce lige 1998 draftıyla katıldı fakat her ikisi de döneminin en büyük yıldız adayları sınıfında kimseler değillerdi. Onların önündeki Kobe Bryant, Tracy McGrady, Tim Duncan, Vince Carter ve Allen Iverson gibi isimlerin kendilerine karşı hiyerarşik üstünlükleri mevcuttu. Bu kimselerin pazarlanabilirliği, başarılarını da etkileyici kılıyordu.

Pierce ve Nowitzki arasındaki ilk bağlantı da böylelikle kurulur: her ikisi de şampiyon olmak için esas hak sahiplerini devirmekle yükümlüdürler.

İkiliden ilk defa playoff yapan taraf Nowitzki olsa da şampiyonluğa ilk yaklaşan Pierce olmuştu. Celtics 2002 yılında Doğu Konferansı Finaline kadar yükselmiş ve Jason Kidd’in önderliğindeki Nets’e yenilmişti.

Zorunlu Değişim

Gelgelelim Pierce ve Dirk gibi süperyıldızın bir altı, yıldızın bir üstü konumdaki oyuncuların başardıklarının kamuoyunca kabullenilmesi için bu kimselerin, kabuklarını kıracak bir dizi dramatik olay yaşamaları gerekir.

Paul Pierce için hikayenin gidişatı şiddetlidir.

25 Eylül 2000 tarihinde bir gece kulübüne giden Paul Pierce ve 3 kişi arasında arbede yaşanır. Olaylar bittiğinde ceketinin kan içinde olduğunu ve bir gözünü tam açamadığını fark eden Paul’u hastaneye, gece kulübüne birlikte gittiği takım arkadaşı Tony Battie ve kardeşi yetiştirir.

Yüzünden, boynundan, karnından ve sırtından 11 defa bıçaklanan Pierce‘ın kafasında şişe kırılmıştır ve 23 yaşındaki sporcu akciğerinden ameliyat edilmiştir. Olayın ardından 2 yıl boyunca silah taşıyan Pierce, bu süre zarfında kendisini paranoyak hissettiğini, kalabalık ortamlardan rahatsızlık duyduğunu ve yalnızca spor salonuyla evinde vakit geçirdiğini dile getirmiştir.

Pierce normal sezon başlangıcında yaşadığı saldırıya rağmen 82 maçı eksiksiz biçimde oynamayı başarır. Bıçaklanmasının 170 gün sonrasında Los Angeles Lakers karşısında oynadıkları maçta 19’da 13 saha içi isabetiyle 42 sayı atan Pierce’a lakabı, Shaquille O’Neal tarafından verilir:

The Truth” / Gerçek-Hakikat.

Dirk içinse gerekli olay 2004 yazında Steve Nash‘in serbest oyuncu olarak Phoenix Suns ile anlaşmasıyla gerçekleşir.

Alman sporcu o dönem NBA kamuoyunda, karakteri itibarıyla, doğal bir lider olarak görülmemektedir. Dirk’in gösterdiği dönüşümün günümüzde “influencer”, eskiden “otorite” kabul edilen kimseleri tatmin etmesi için daha büyük sahnede sınanması gerekmekteydi.

Kahraman Kim?

Jason Terry, Josh Howard ve Jerry Stackhouse gibi her biri dış atış tehditine sahip ve skor üretebilen oyuncu grubuyla birlikte Mavs, tarihindeki ilk Finale Heat karşısında 2006 yılında çıktığında toplumun yeni basketbol kahramanı arayışı tavan yapmıştı: kazananın kulüp tarihindeki ilk şampiyonluğu müzeye getireceği 2006 Finalinde 2003 Draft kuşağının üyelerinden birisi olan Dwyane Wade de Finalin diğer tarafındaki aktördü.

Nowitzki Finaller düzeyindeki ilk sınavında sınıfta kaldı: Alman yıldız %39 saha içi isabeti ve %25 dış atış isabeti buldu. Teksas temsilcisi seride 2-0 öne geçmesine rağmen arka arkaya 4 maçı kaybederken bunların 3 tanesi 3 sayının altında biten eşleşmeler oldu.

Kamuoyunun beklediği kahraman Dwyane Wade, Finaller MVP’si seçilen oyuncu oldu. Shaq, Antoine Walker, Gary Payton, Jason Williams ve Alonzo Mourning gibi o dönemde 30 yaşın üstünde olan oyuncular da Wade önderliğinde kariyerlerindeki son veya tek şampiyonluğu kazandı.

Dolayısıyla Dirk, çok yetenekli bir yıldızın liderlik ettiği tecrübeli oyuncular topluluğunun bir anlamda tek sezonluk vurkaç yapmasına izin vermiştir. Öyle ki sıradanlaşan Heat kadrosu 2007 playofflarının ilk turunda vasat denilebilecek Bulls tarafından süpürülmüştür.

İtibar Kaybı

2005-2007 arası Celtics için fiyasko, Pierce içinse kayıp yıllar olmuştu. Celtics ve Pierce, arka arkaya iki sezonu 11. ve 15. sırada bitirerek kamuoyu ilgisinden oldukça uzakta kalmıştır.

Dirk ise 2006’da Finali kaybetmesinin ardından motive girdiği 2006-2007 sezonunda normal sezon MVP’si olmuş ve hiyerarşinin üst kademelerinde yer alan oyunculara dahil olmak adına bir fırsat yakalamıştır.

Devamında Mavs, Konferans 1.si olduğu 2006-2007 sezonu playofflarında 8. sıradan gelen, takımın eski koçu Don Nelson’un çalıştırdığı Warriors tarafından ilk turda elenmiştir. Alman yıldızın NBA içindeki saygınlığı, 29 yaşına geldiğinde ciddi bir darbe almıştır.

Geçmişten günümüze “influencer” gazeteciler ve sosyal medya fenomenleri narsist ve buyurgan kimseler olarak blog yazılarını ve Twitter benzeri sosyal medya platformlarını tercih etmektedir. Öyle ki kendi yansımalarını bu gibi mecralarda gören dijital kanaat önderleri, başkaları adına da ahkam kesmekte beis görmemektedir. Tıpkı Giannis için söylendiği gibi: Dirk rol oyunculuğunu kabul etmezse Mavs ile hiçbir zaman yüzük kazanamayacak…

Patolojik Bozukluk

İnsanların hafızalarıyla olan ilişkisi oldukça çatışmalı bir alanı bizlere sunar. Çoğu kimsenin geçmişte okuduğu kitabın karakterlerini ve kitaptaki olayların akışını hatırlamadığını görürsünüz. Benzer biçimde Fenerbahçe‘nin 103 gollü şampiyonluğunun yılını doğru hatırlayan bir futbolseverin önceki veya sonraki yılların şampiyonlarını doğru hatırlamadığını görmek mümkündür.

Bir insanın bilfiil içinde bulunduğu, yaşadığı veya okuduğu bir süreci nasıl hatırlamadığını kendisine sorduğumuzda sinirli veya umursamaz bir yanıt alabiliriz. Yaşanan bu süreç unutkanlık, bunama (demans) ile benzerlik gösterse dahi konuştuğumuz kimseye bunamış demeyiz; çünkü hayat akışının içinde bazı önemsiz bilgilerin depolanmamasını doğal karşılarız.

Bu noktada serinin özellikle ikinci yazısının iskeletini oluşturan hafıza kavramının önemini yeniden görmek mümkündür: 2007 yazında herhangi bir MVP ödülüne sahip olmayan Kobe Bryant mevcuttur ve toplam şampiyonluk sayısında eski takım arkadaşı Shaq‘ın 1 yüzük gerisindedir. 2003 draft sınıfından arkadaşı şampiyon Wade‘den bir sezon sonra Finale çıkıp süpürülmüş bir LeBron James mutlaka zirveye oynayacaktır. Dönemin NBA’inde ayrıca elindeki kadroyla son bir şampiyonluk denemesi yapmak isteyen Pistons, Spurs ve Suns gibi ekipler mevcuttur. Dolayısıyla bu oluşumların her biri, Pierce ve Dirk için ciddi engel teşkil etmekteydi.

Gerçekler

Kamuoyunda “ilk süpertakım” olarak hatırlanan Celtics, Kevin Garnett ve Ray Allen’ın Paul Pierce‘a katılmasıyla 2007 yazında oluşturulmuştur. Bünyesinda Rajon Rondo, James Posey ve Kendrick Perkins gibi değerli rol oyuncularını da barındıran bu ekip, ilk sezonunda 66 galibiyet alıp normal sezonu konferans 1.si tamamlamıştır.

Celtics, 2007-2008 normal sezon MVP‘si Kobe‘nin yoluna taş koyup 22 yıllık şampiyonluk hasretine son verdiğinde NBA yönetiminin de yüzü gülmüştü: Lakers-Celtics arasında geçen 2008 Finalleri TV izlenme oranı, bir önceki yıla göre %60.8 artış göstermişti.

Şampiyonluğa 26 maç oynayarak ulaşan Celtics, tarihin en uzun şampiyonluk yolculuğunu yapmıştır. Finalde Lakers’ı 4-2 mağlup eden Pierce Finaller MVPsi olurken Celtics, bir playoff serüveninde LeBron ve Kobe‘yi yenerek şampiyon olan ilk takım ünvanını da elde etti.

Yüzleşme

Dirk için 2007-2010 arası başarılı normal sezon derecelerine rağmen 2 defa ilk turda, 1 defa da Konferans Yarı Finalinde elendiği yolculuklarla neticelendi.

2009 playofflarına Kevin Garnett’in sakatlığıyla giren Celtics ise Konferans Yarı Finalinde elendi. Finalde Orlando Magic ile karşılaşan Lakers şampiyon olurken Kobe ise ilk Finaller MVP ödülünü kazandı.

2010’da ise Heat’i 4-1, Cavs ve Magic’i 4-2 ile geçen Celtics, finallerde Lakers ile eşleşti. 2010 NBA Finalleri, 1998’de Jordan’ın oynadığı son finalden o tarihe kadar en çok izlenen 2. Final eşleşmesi olmuştur.

Dramatik kurgu yerli yerine oturmuştur. 2008 Normal Sezon MVPsi ve 2009 Finaller MVPsi Kobe Bryant rövanşı almak için Celtics’i ve Pierce’ı karşısında bulur. Kahraman Kobe 7. maçta şampiyon olur.

Ödeşmek

2010 yazında Miami sahillerinde Wade ve Bosh ile bir diğer büyük üçlüyü kuran LeBron James ise Celtics’in 2008’de yaptığını başarmaya heveslidir. Nitekim LeBron Konferans Yarı Finalinde 2008 yılının intikamını alır ve Celtics’i eler fakat aynı tarihlerde beklenmedik bir durum vuku bulur: unvanını savunan Kobe ve Lakers, Dirk ve Mavs tarafından Batı Konferansı Yarı Finalinde süpürülür.

Her iki taraf da zorlanmadan 2011’de NBA Finaline ulaştığında bahis kuruluşlarına göre LeBron’un ilk yüzüğünün önünde yalnızca ufak bir pürüz vardır. Bahis şirketleri %75 ihtimalle Heat’in şampiyon olacağı yönünde bahis almaktadır.

Dirk ise ihtimalleri farklı yorumlar: Mavs’e tarihinin ilk şampiyonluğunu kazandırır ve Finaller MVP‘si seçilir. Böylelikle Dirk, aynı playoff sezonu içinde Kobe ve LeBron‘u yenerek şampiyonluğa ulaşan ikinci oyuncu olur.

Finallerin 4. maçına hasta çıkan Dirk ile dalga geçen Wade ve LeBron aslında sadece 2006 Finallerinin tersten yaşanmasına seyirci kalmıştır: Büyük yıldız liderliğindeki veteran oyuncu grubu kendilerine vurkaç yapmıştır.

Tespit Kralları

Otorite olmanın koşulu “bir şeyler başarmış olmak” ile şekillendiğinde değerlendirme yapabilmenin ön koşulu olan yargı yetisi gölgelenir.

Mavs arka arkaya 11 sezon boyunca 50 üzeri galibiyet kazandı. Bu süreçte Nowitzki’nin takım arkadaşlarından yalnızca biri beş kez All-Star seçildi, bunların ikisiyse sakatlıkların yerine geçerek olmuştu. Buna rağmen takımını yıllarca taşıyan Dirk, Kareem Abdul-Jabbar tarafından “One Tricky Pony”, tek bir marifeti olan, basketbolcu olarak değerlendirilmiştir.

Gösteri Peygamberleri

Spor otoritelerinin karşılıklı konuşması olgusuna çocukluğumuzdan beri aşinayızdır. YouTube dönemindeyse karşımıza geçen bir otoritenin monoloğu ile şekillenmiş, güvenilirliği takipçi sayısı ve beğenileriyle katmerlenmiş bir bulut tarafından “eğitiliriz“. Twitter üzerindeki hakim şemadaysa bir tespit yapılır ve bu beyan binlerce beğeni alarak desteklenir veya bir bilgisel oluşturulur, kitle aydınlatılır.

Bu durum bir çelişkiye işaret etmektedir: Gününün önemli bölümünü sosyal medyada geçiren narsist ve buyurgan influencer kitlesi Twitter, Instagram ve YouTube gibi sosyal medya platformlarının kamusal yaşamın hakemliğini yaptığına iman etmiş durumdadır fakat yine de egolarını besleyen takipçilerine üstten bakmaktan geri kalmazlar. Fenomenler bu kitleyi adam etmek gibi bir görev yüklenirler.

Sosyal medya platformları, tasarlanışları itibarıyla genel iradenin değerlendirme yetisini yüceltse dahi influencer yığınının düşünsel tahakküm kurabilmesi için takip mekanizmasının tek taraflı işlemesi, narsist eğilimli fenomenlere yeterli kanıtı sunar.

Bu kalıplar dahilinde bakıldığında hitap edilen kitle olarak direkt aşağılanmamız söz konusu değildir fakat hakarete uğramamız, kimliğimizden soyutlanmamız ve varlığımızın sıradanlaştırılması ile gerçekleştirilir.

James Harden’ın Giannis’e isim vermeden yönelttiği “Keşke ben de 2.14 boyunda olup, koşup smaç basabilseydim. Bunun için hiçbir yeteneğe ihtiyaç yok. Benim basketbol oynamayı öğrenmem ve yetenekli olmam gerekiyor” ifadesi bu davranışa örnek teşkil eder.

Bu durumun bizim hayatımızdaki karşılığındaysa “beyaz yaka” adlı, aslında işçi sınıfına dahil olan bir küme tasarlanır ve bu gruba yönetsel beceriler atfedilir. Yeni sınıfın üyelerine nasıl kitap okuması gerektiğine dair fikirler verilir, bir filmin nasıl izlenmesi gerektiği öğretilir, bir şehrin nasıl gezileceği anlatılır. Şehirleşmiş bu yeni sınıfa 3 yaşındaki çocukmuşçasına davranılır, istenilen doğrultuda hareket etmediğinde ona parmak sallanır. “Çocuk”, otorite figürünün karşısına oturtulur ve ondan ders alır.

Bu örnekteki temelde sorun, “fenomen” bireyin içinde bulunduğu ortamla olan diyalektik ilişkisinin kaybında yatmaktadır.

Gerek dünya genelinde gerekse Türkiye özelinde olsun fenomenleşen insanlar, içinden çıktıkları toplumların yaratıcılık ve rasyonel düşünme eksikliğini gerçekten kapatacak doğrultuda değil kendi konumlarını sağlamlaştıracak şekilde popülist içerik üretirler. “Fenomenler” bu yüzden takipçilerine yetişkin bireyler olarak değil, ilgilerinin canlı tutularak eğitilmesi gereken çocuklar olarak yaklaşırlar.

Nitekim onlar, yetiştikleri ve barındıkları toplumu “aşmış” ve fikirleri, toplumun yetiştirdiği bizler gibi sıradan “diğerlerinden” daha makbul bulunan gösteri peygamberleridir.

Son – Çığlık

Edvard Munch, 1893 yılında tamamladığı eserinde doğa yürüyüşü yaptığı esnada oluşan günbatımının verdiği kızıllıktan etkilenerek, kendi deyişiyle doğanın içinden geçen sonsuz çığlıktan esinlenerek Çığlık eserini resmetmiştir. Munch bir dışavurumcu olduğu için eserinde doğanın olduğu gibi temsili yerine duygularının ve iç dünyasının katıldığı bir ifade tarzına sahiptir.

Munch’ın Çığlığı bir anlamda Dirk’in ve Paul’un başardığının yansımasıdır: doğanın içinden gelip geçen bu “sıradan ve çalışkan” yıldızlar hayatın akışı içinde kaygı dolu süreçler yaşayan bizlere başka bir yol olduğunu, zorlu olanın da gerçekleştirilebileceğini kanıtlamışlardır.

Giannis‘in 2 defa Normal Sezon MVP’si, 1 defa Yılın Savunmacısı, All Star MVPsi ve nihayet Finaller MVPsi olduktan sonra bize gösterdiği olgu da budur. O kavgasını ne olursa olsun kendi zorlu yolunu gerçekleştirmek isteyen insanlar adına vermiştir.

Gelecek kaygısı çeken gençlere ne yapmaları gerektiğini söylemek liderlik değildir. Nitekim Arthur Schopenhauer’e göre kusursuz bilge asla kararsızlığa düşmeyen ve acele etmeyen kişidir. Giannis’in ifadesini de bu bilgelikle okumak gereklidir.

Çocukken ailesinin yalnızca bir çift spor ayakkabısı olduğu için kardeşiyle aynı sahada basketbol oynayamamış Giannis kavgasını, kendi istediği şekilde yüzük kazanan onurlu yıldızlar arasına dahil olmak adına vermiştir ve kazanmıştır.

Dirk, Pierce ve Giannis gibi liderlerin çoğalması dileğiyle…

Serinin önceki yazısı: Neden Büyüyelim: Bazı Yıldızlar Niçin Diğerlerinden Büyüktür?

Serinin önceki yazısı: Başkalarının Hayatı: Neden NBA’i Takip Ediyoruz?

  • Diğer Yazıları
Yazar Hakkında
Basketbolu felsefi yönüyle ele almayı seven, Steve Nash sayesinde Phoenix Suns taraftarı bir mühendis.
  • Çığlık: Dirk Nowitzki ve Paul Pierce Neden Özeldir?
    Benerci Kendini Niçin Öldürdü? Çeşitli basketbolseverle NBA tarihini konuştuğunuzda fark edeceğiniz garip bir olgu mevcuttur: Bazı sporcuların yazgısında şampiyon olmak vardır ve bunun gerçekleşmediği yıllara boşluk gözüyle bakılır. Bu sebepten ötürü kimi sezonların şampiyonları belleklerimizde zayıf biçimde yer edinirler ve hatta seyirciler tarafından düşük izlenme değerleriyle bir anlamda karşılık alırlar. Yazgısında yüzük bulunan efsaneleri durduran yıldızların […]
  • Neden Büyüyelim: Bazı Yıldızlar Niçin Diğerlerinden Büyüktür?
    Benerci Kendini Niçin Öldürdü? Çeşitli basketbolseverle NBA tarihini konuştuğunuzda fark edeceğiniz garip bir olgu mevcuttur: Bazı sporcuların yazgısında şampiyon olmak vardır ve bunun gerçekleşmediği yıllara boşluk gözüyle bakılır. Bu sebepten ötürü kimi sezonların şampiyonları belleklerimizde zayıf biçimde yer edinirler ve hatta seyirciler tarafından düşük izlenme değerleriyle bir anlamda karşılık alırlar. Yazgısında yüzük bulunan efsaneleri durduran yıldızların […]
  • Başkalarının Hayatı: Neden NBA’i Takip Ediyoruz?
    Benerci Kendini Niçin Öldürdü? Çeşitli basketbolseverle NBA tarihini konuştuğunuzda fark edeceğiniz garip bir olgu mevcuttur: Bazı sporcuların yazgısında şampiyon olmak vardır ve bunun gerçekleşmediği yıllara boşluk gözüyle bakılır. Bu sebepten ötürü kimi sezonların şampiyonları belleklerimizde zayıf biçimde yer edinirler ve hatta seyirciler tarafından düşük izlenme değerleriyle bir anlamda karşılık alırlar. Yazgısında yüzük bulunan efsaneleri durduran yıldızların […]
  • Phoenix Suns Ne Yapacak?
    Benerci Kendini Niçin Öldürdü? Çeşitli basketbolseverle NBA tarihini konuştuğunuzda fark edeceğiniz garip bir olgu mevcuttur: Bazı sporcuların yazgısında şampiyon olmak vardır ve bunun gerçekleşmediği yıllara boşluk gözüyle bakılır. Bu sebepten ötürü kimi sezonların şampiyonları belleklerimizde zayıf biçimde yer edinirler ve hatta seyirciler tarafından düşük izlenme değerleriyle bir anlamda karşılık alırlar. Yazgısında yüzük bulunan efsaneleri durduran yıldızların […]
Paylaş:

What do you think?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2021 Transfer Dönemindeki Her Hamle: TRANSFER REHBERİ