dwight howard
in , , , , , , , ,

BEĞENDİMBEĞENDİM HAHAHAHA SİNİRLİYİMSİNİRLİYİM TERTEMİZTERTEMİZ YOK ARTIK!YOK ARTIK! YORUMSUZYORUMSUZ

Dwight Howard Kimdir?

Süpermen Buradaydı.

Dwight Howard: Sakıncalı Kahraman

Seçtiğiniz hayatı mı yaşıyorsunuz?

Basketbol, takım sporları içinde dramanın belki de en yukarıda yaşandığı spor. Son saniye sayıları, son periyotlarda dönen onlarca maç düşünüldüğünde buna güçlü bir argüman üretmek hayli olası. Jordan‘ın 98 Finallerini bitiren basketi, Irving‘in 2016 Finallerinde attığı üçlük, Durant‘in 2017 ve 2018’de attığı üçlüklerle Finalleri koparması bunlardan birkaçı.

Dwight Howard ve benzerleri ise bu grubun dışında kalan ve son saniyelerde şut atması tercih edilmeyen elit oyuncuları oluşturuyor. Howard, tıpkı Shaq gibi harika bir oyuncu olmasına rağmen son saniyede eline top uğramayan bir süperstarlardan sadece biri.

İnanılmaz atletik bir pivot profilindeki Howard, kariyerinin zirvesindeyken oynadığı takımların savunmasının temel dayanağıydı. 3 kere üst üste yılın savunmacısı seçilen tek sporcu olan Süpermen için tarihin en iyi savunmacısı iddiasında bulunmak abes kaçmaz. Howard aynı zamanda Kawhi Leonard ile birlikte yılın savunmacısı ödülünü kazananların en genci olma özelliğini de taşıyor.

Peki Howard nasıl oldu da 2012’ye kadar ligin en gözde pivotuyken 2019’da veteran minimum sözleşmesiyle döndüğü Los Angeles Lakers’ın yedek pivotu konumuna geriledi ve 2020-2021 sezonu için Sixers’ın yedek pivotu oldu?

Hem sportif kariyeri, hem de özel hayatı şaşırtıcı dönüm noktalarını içeren Süpermen lakaplı Dwight Howard’ın kimlik bunalımını 3 bölüm halinde ele alıp Howard’ın yaşadıklarının toplumsal ve bireysel düzeydeki yansımalarını görmeye çalışacağız.

Başlayalım…

Sorunlu Kişiliğin İnşası

Dwight Howard’ın yolculuğu, annesinin ondan önce 7 kere düşük yaptığı gerçeğiyle başlıyor. Muhafazakar ebeveynlere sahip olan Howard, Atlantalı mübaşir bir anne ile polis babanın çocuğu olarak “Güneydoğu Atlanta Hristiyan Akademisi” lisesinde yer aldıktan sonra idolü Kevin Garnett gibi üniversite okumadan NBA draftına katıldı. Howard öylesine dindar bir kafa yapısına sahipti ki NBA’in logosuna haç ekletmek istediğini açıkça dile getirmişti.

Ailesine aşırı bağlı olan Dwight, 16 sınıf arkadaşının olduğu bir liseden NBA’in sonsuz derinliğine daldığında ilk başlarda afalladığını çeşitli dönemlerde söyledi. Lise maçlarından önce arkadaşlarıyla gırgır şamata yapan Howard, Orlando Magic’te takım arkadaşlarının maçtan önce kendi halinde olmalarına başta alışamamıştı. Lige katıldığında 19 yaşında olan Süpermen, çaylak sezonunda kaybettikleri maçlardan sonra soyunma odasında ağladığını 2019’da yaptığı çeşitli röpörtajlarda ifade etti.

Kadrosuna katıldığı Orlando Magic, Howard’dan önce Tracy McGrady ile 2001-2003 playofflarında yer alıp her seferinde ilk turda elenmişti. 2003-2004 sezonunda 21 galibiyetle sonuncu olan Magic, Howard geldikten sonra 2 sezon üst üste 36 galibiyetle konferansında 10. sırayı aldı.

Bu dönemde Hido Türkoğlu, Jameer Nelson ve Grant Hill gibi oyuncularla yanyana oynayan Howard, 3. sezonunda kariyerini yukarıya taşıyacak bir dönüşüm yaşadı. Magic kondisyonerinin idmanlarıyla güçlenen Howard, 2006-2007 sezonunda power forward pozisyonundan pivot pozisyonuna geçti.

Howard’ın güçlenmesi ve Hido ile Nelson’ın kendilerini geliştirmesiyle birlikte Magic 2007’de playofflara son sıradan girdi ve ilk turda Detroit Pistons’a süpürüldü.

Kariyerinin ilk playoff eşleşmesinde dönemin sert takımlarından Pistons karşısında oldukça sağlam duran Süpermen, %55 saha içi isabetiyle 15.3 sayı bulurken maç başına 14.8 ribaund alıyordu.

Magic 2007-2008 sezonunda koç Brian Hill’i kovup yerine Stan Van Gundy‘yi getirdikten sonra Howard’ın gelişimi gittikçe hızlandı. Veteran Grant Hill ve pivot Darko Milicic ile yolları ayıran Magic, şutör forvet Rashard Lewis‘i kadrosuna kattı. Nelson-Evans-Hido-Lewis 4lüsü, takımın topla oynayabilen ve şut atabilen hücum gücünü oluştururken Howard ise savunmadaki dayanak ve hücumdaki koçbaşı görevini görüyordu.

Bir nevi Giannis Antetokounmpo ile Bucks‘ın günümüzde oynadığı modelin 10 yıl önceki sürümü olan Magic, 2007-2008 sezonunda 52 galibiyet ile konferans üçüncüsü oldu. Playoffların ilk turunda Raptors’ı 4-1 ile geçen Magic yarı finalde yine Pistons’a elenmesine rağmen 22 yaşındaki Howard ışıl ışıl parlıyordu. 18.9 sayı, 15.8 ribaund ve 3.4 blok ortalamaları tutturan Süpermen, aynı sezon içinde smaç şampiyonu olmuştu. Final denemesinde Süpermen logolu atleti ve peleriniyle vurduğu smaç, lakabı ile bağını taçlandırdı.

Görsel 1 – Dwight Howard 2008 Smaç Yarışması

2007-2008 sezonunda aynı zamanda Hidayet Türkoğlu‘nun en çok gelişme kaydeden oyuncu (MIP) seçildiğini belirtmeliyiz.

Stan Van Gundy gelmeden önceki sezon Magic, savunma rating değerinde ligin 6. sırasındayken hücum ratinginde 22. sıradaydı. SVG sonrasında Magic savunma rating sırasını korurken hücumda ligin 7. sırasına kadar yükselmişti.

2008-2009 sezonuna girilirken Magic için şampiyonluk oranı 1’e 20 mertebesindeydi. 30 takım içinde şampiyonluk ihtimali 11. sırada konumlanan Magic‘in kendi konferansında final görmesi de beklenmiyordu. Son şampiyon Celtics, eski şampiyon Pistons ve LeBron James‘li Cavs‘in başarı ihtimali Magic’ten yukarıda konumlanıyordu.

Bu bilgiler ışığında 2008-2009 sezonuna baktığımızda sıralamanın ne ifade ettiğini anlamamız da kolaylaşır. Doğu Konferansı 2008-2009 sezonu sonunda aşağıdaki şekilde sıralandı:

Tablo 1 – Doğu Konferansı 2008-2009 sezonu

Takım G M Galibiyet oranı
1 Cleveland Cavaliers 66 16 .805
2 Boston Celtics 62 20 .756
3 Orlando Magic 59 23 .720
4 Atlanta Hawks 47 35 .573
5 Miami Heat 43 39 .524
6 Philadelphia 76ers 41 41 .500
7 Chicago Bulls 41 41 .500
8 Detroit Pistons 39 43 .488

Tarihte ilk ve son kez doğu konferansında 3 takım birden %70 galibiyet oranının üstünde konumlandı.

Howard’a kariyerinin ilk yılın savunmacısı ödülünü getiren bu sezonda Süpermen 2.9 blok, 13.8 ribaund ve 1 top çalma oranı tuttumuştu.

Magic playoffların ilk turunda 76ers’ı 4-2 ile geçti. Konferans yarı finalinde son şampiyon Celtics’i 7 maça giden seride TD Garden’da eleyen Magic, konferans finalinde LeBron James’in önderliğindeki Cavs ile eşleşti.

Cavs’i 4-2 ile geçen Magic’te tam 5 oyuncu çift haneli ortalama tutturdu ve oldukça dengeli bir hücum profili ortaya çıktı.

Tablo 2 – Doğu Konferansı Finalleri Orlando Magic

Sayı FG% 3P% FT% RB AST STL BLK
Dwight Howard 25.8 .651 .000 .701 13.0 2.8 0.8 1.2
Rashard Lewis 18.3 .493 .484 .735 5.8 1.3 1.3 0.3
Hedo Türkoğlu 17.2 .390 .391 .857 6.3 6.7 0.7 0.0
Mickaël Piétrus 13.8 .509 .472 .750 3.2 0.8 0.8 0.7
Rafer Alston 12.5 .370 .378 1.000 2.5 3.8 1.7 0.3

Ve Howard 24 yaşını doldurmadan ilk finaline 2009 yılında ulaştı.

Kader hepimiz için hayatın farklı noktalarında bir kapı açar. Kimi sporcular kariyerinin ilerleyen yaşlarında kendilerini en büyük sahneye taşıyacak fırsatı bulur, kimisi de bu fırsata erken yaşta erişir.

Bu noktada fırsatı değerlendirebilmek ise pek çok insan için bir saplantıdır fakat kişinin buna ne kadar hazır olduğu hususu genelde keşfedilmemiş bir alandır. Hayatınız boyunca bir şeyleri “hak ettiğini” iddia eden insanları hep duyarsınız. Maaşının azlığından yakınan arkadaşlarınızı, yaşadığı ülkeden daha iyisini hak ettiğini iddia eden insanları, ilişkilerinde sürekli “kendilerine yanlış yapılan” sevdiklerinizi, sürekli birşeylerden dolayı anlaşılmadığını düşünen ve mağdur olan dostlarınıza bakarsanız bu davranışın ne denli yaygın olduğu konusunda fikir sahibi olmanız kolaylaşır.

İnsanlar çalışmanın ve fedakarlık yapmanın iyi niyetleriyle birleştirildiğinde başarıyı ve mutluluğu getireceğini sanmak gibi bir yanılgıya düşerler. İyi niyetle bezeli fedakarlık, mutluğu hak etmenizi sağlamak yerine sizi hayal kırıklığına uğratabilir, çünkü iyi niyet beceriksizliğin affını sağlamaz.

Howard için 2009 Finalleri bunun pratiği oldu. Magic, serinin ilk maçında dağıldıktan sonra ikinci maçı son topa kadar taşıdı. Son topta Hido, Kobe’ye blok koyduktan sonra kenardan başlattığı hücumda topu takım arkadaşı Lee ile buluşturdu fakat Lee 0.6 saniye kala çember dibinde sayıyı bulamadı. Uzatmaya giden maçı Lakers kazandı.

Video 1 – Orlando Magic – Los Angeles Lakers 2009 Finalleri 2. Maçı

Eşleşmenin üçüncü maçını kazanan Magic seriyi 2-1’e getirdi. Howard 4. maçta NBA Finalleri rekorunu kırdı ve 9 blokla maçı tamamladı. Howard tarihin en iyi finaller savunma performansını 21 ribaundla taçlandırmasına rağmen Magic hem bu maçı, hem de 5. maçı kaybetti ve şampiyon Lakers oldu.

Gerek koç Stan Van Gundy, gerek Howard eşleşme boyunca temel bir hata yaptı. Rakip pota altında Gasol, Bynum ve Odom’ın oluşturduğu yapıdan ötürü Howard 5 maçta sadece 43 şut kullandı. Saha içi isabetinde %49’da kalan Süpermen, serbest atışlarda %60’da takılınca finaller sayı performansı yalnızca 15.4‘te kaldı.

Doğu konferansı finallerinde 25.8 sayıyla oynayan Howard’ın finallerde yaşadığı 10.4 sayılık düşüş, Magic’in finallerde maç başına 9.4 fark yemesine neden oldu.

Zeigarnik Etkisi

Zeigarnik etkisi, kişilerin tamamlanmamış veya bölünmüşkesilmiş olayları, tamamlananlara göre daha kolaylıkla hatırladığını ifade eden psikolojik bir kavramdır. Bu kavrama göre kişi bir durumu nihayete erdirmediği sürece durumun zihninde yarattığı meşguliyet yüksek olacaktır.

Hayatta bu durumun kısa süreli örneklerini garsonların siparişleri akıllarında tutabilmesi olarak görebiliriz. İşler orta-uzun vadeli baktığımızdaysa ilginçleşir. Pek çoğumuzun hayatında çeşitli dönemlerde maruz kaldığı “Ne zaman evleniyorsun?” tacizi, “Çocuk düşünmüyor musun?” sataşması gibi kişinin hayatı kesitler halinde ele alıp bir sonraki aşamaya geçmesinin beklentisinin yaratılması bu durumun bir yansıması olarak alınabilir.

İnsanların pek çoğu hayatı tecrübeler bütünü olarak değil, yaşanıp bitirilecek kesitler olarak görmeye meyillidir. Bu sebepten ötürü küçük bir liseden gelen, muhafazakar bir ailenin duygusal çocuğu Dwight Howard gibi insanlar başarısızlıkları hayatın doğal akışı içinde deneyimlemektense başarısızlıkları fazlasıyla içselleştirip bir daha bu durumla karşılaşmamaya çalışırlar.

Howard’ın röportajlarda belirttiği üzere 2009 Finallerini kaybettikten sonra soyunma odasında Eminem – Lose Yourself dinleyerek Final sahnesine bir daha çıkamayacağını düşünmesi de bu sorunlu yaklaşımın neticesidir.

Böyle bakıldığında sportif bir yolculuk, şampiyonlukla sonlandırılmadığı zaman ışıltısını yitirebilir ve Howard da 2009 Finallerini sonlandıramamasını yanlış okuyarak yıllar geçtikte yaşadıklarını takıntı haline getirdi, topu eline daha çok ister oldu. Bunu yapabileceği en uygun alan olarak maçı yavaşlatan alçak post oyununu tercih etmesi de ilerleyen yıllarda gittikçe hızlanan ve dış atış öncelikli hale gelen NBA’in içindeki yerini korumasını zorlaştıracaktı.

Magic 2009-2010 sezonunu 59 galibiyetle 2. sırada tamamladığında Howard üst üste ikinci yılın savunmacısı ödülünü alıyordu. Ayrılan Hido‘nun yerine Vince Carter‘ın geldiği ve Jameer Nelson‘ın sakatlıktan dönüp J.J. Redick‘in ilk 5’e yerleştiği 2010 playofflarında Magic ilk iki turu Bobcats ve Hawks karşısında süpürse de konferans finalinde Celtics’e 4-2 yenildi.

2010-2011 sezonunda 52, lokavt nedeniyle 66 maç üzerinden oynanan 2011-2012 sezonunda 37 galibiyet alan Magic her iki sezonda da ilk turda elendi. 2010-2011 sezonunda arka arkaya 3. ve son yılın savunmacısı ödülünü alan Howard, Magic’e olan inancını kaybetmişti.

2011 playoffunda Howard 27 sayı ve %63 saha içi isabetle oynarken takım arkadaşları Hido, Jason Richardson ve Gilbert Arenas‘ın toplam 27.8 sayı ortalamayı %34 saha içi isabetiyle tutturması Magic’e olan inancın kaybolmasını sağlayan en önemli unsurdu.

2012’de yönetimle konuşup takasını isteyen Süpermen, rotasını kendisinden önceki Süpermen olan Shaq‘ın yolu Los Angeles Lakers‘a çevirdi. Bu esnada bir dizi yanlış anlaşılmalar sonucu koçu Stan Van Gundy ve takım arkadaşları ile arası bozulan Howard giderken ardındaki köprüleri yaktı.

2012-2013 sezonunu Lakers’da geçiren Süpermen’in Los Angeles macerası sırt ve omuz sakatlıklarından dolayı sportif anlamda sönük geçerken Kobe Bryant‘ın sezon içinde aşil tendonunun kopması da takımın sonunu hazırladı. Howard’la birlikte 2013’te son kez playoff yapan Lakers 2019-2020 sezonuna kadar playoff yüzü göremedi.

Sezon sonunda Howard Los Angeles’dan ayrılıp James Harden önderliğinde yeniden yapılanan ve rekabetçi konuma gelen Rockets ile sözleşme imzaladı.

Playofflar için kariyer ortalaması maç başına 10 şut olan Howard, 2009 Finallerinin etkisini üstünden atamadığı Rockets’taki ilk playoff macerasında bu ortalamayı 17.7‘ye kadar çıkardı. 2014 playofflarında James Harden ile olan ilişkilerinin gerilmesine yol açan bu durumun ardından yalnızca kullanışlı bir hücum silahı olarak görüldü ve rolü ufaldı.

Houston’da geçirdiği 3 sezon boyunca sayı ortalaması 18.3’den 13.7’ye kadar gerileyen Howard, Darly Morey’nin bayrak taşıyıcılığını yaptığı dış atış baskın hücum sistemine adapte olamadı.

Houston’dan ayrıldığı 2016 yazının ardından takip eden 3 sezonda 3 ayrı takımın formasını terleten devrik Süpermen için yolun sonu gözüktüğünde takvimler 2018’in sonuna gelmişti bile. Hawks ve Hornets ile vasat sezonlar yaşadıktan sonra Wizards’a takaslanan Howard, burada 9 maç oynadıktan sonra sakatlandı ve takımınca serbest bırakıldı. Howard bu dönemde derin bir depresyona girdi.

Suçlayacak birilerini aramayı bıraktığınızda, problemleriniz, gittikçe daha da büyüleyici bir hal alıyor

Manu Larcenet, Sıradan Zaferler

İlk bölümün sonunda bahsettiğim “hak etmek” kavramı bu yüzden, en azından Türk toplumu içinde çıplaklığını her gün gördüğümüz formuyla, saplantılıdır. Kişi kendi sorunlarından başkalarını sorumlu tutarak kendini mağdur konumunda algılamanın rahatlığına kapılırsa aynı davranışları farklı insanlarla birlikte tekrar etmesinin önünü açmış olur. Howard’ın baskının yükseldiği ortamlarda Magic, Lakers ve Rockets ile benzer sorunları yaşaması da bu yüzdendir.

Olumsuz tecrübelerden kaçınmak kişinin çöküşünü hızlandırır. Hayatı atılması gereken adımlar bütünü olarak gören muhafazakar bir zihniyetin çocukları başardıklarının tam olarak tatminine varamazlar, bu sebepten ötürü yaşayamadıkları hayatı deneyimleyen kimselere sıklıkla imrenen insanlar olarak kendi kendilerinin karikatürüne dönüşürler. Howard’ın yıllar içinde kendisiyle dalga geçebilen ligin Shaq sonrası sevimli uzunu konumundan istenmeyen takım arkadaşı konumuna düşmesi de bu durumun yansımasıdır. Başarı kazanırken özgüvenli olan Howard, sıradanlaştıkça uyumsuzlaştı.

Manu Larcenet bir savaş fotoğrafçısının sıradanlaşmaya karşı verdiği mücadelenin karikatürünü çizdiği ödüllü “Sıradan Zaferler” eserinde bu çabayı resmeder.

Kişi her ne kadar özgün ve güçlü de olsa zamana karşı koyması mümkün değildir. Bu durum, dünyayı mutlak kavramlar halinde alan muhafazakar bir zihniyet içinse yıkımı getirir.

Dünya bir din ile, bir partnerle, ne de aile sevginizle tümden ele alınabilecek kadar basit bir yer değildir. Hiç kimse hayatını sadece bir baba, basketbolcu, mühendis, yazar veya Hristiyan gibi tanımlarla kısıtlayarak yaşayamaz.

Howard bunların hiçbirini içselleştirememişti. Bu sebepten ötürü Howard’ın 2018 sonuna gelindiğinde 5 farklı kadından 5 çocuğu vardı. Washington’da iken girdiği depresyonun ardından aylarca evden çıkmadığını söyleyen Howard, bu duruma gelene kadar köprüden önce son çıkış denebilecek pek çok yol ayrımını kaçırmıştı.

Houston döneminde YouTube’dan kendi videolarını izleyip “Ben iyi bir insandım, bu kim?” diye soran bir sporcunun psikolojik desteğe ihtiyaç duyması son derece doğaldır. Burada yaşadığı eksiklikleri evinde 20 yılan besleyerek doldurmaya çalışan Süpermen yaptıkları sonucunda yaşaması gereken baba olmak gibi rol dönüşümlerini kavrayamıyordu.

Davranışlarından ötürü kötü bir takım arkadaşı, hatta bir kanser olduğunu düşünen Howard, depresyonu süresince Zeigarnik etkisinin bir sonucu olarak niteleyebileceğimiz Tamamlanma İhtiyacı (Need for Closure) durumuna örnek teşkil eden hareketler yaşadı.

Tamamlanma ihtiyacı zorluklarla veya alışılmadık şartlarla karşılaşan kişilerin durumu neticelendirme gereksinimini ifade eder. Kişi bu ruh hali içinde yanıtlar aramaya, sürekli olarak kendini (yanlış da olsa) yönlendirmeye başlar.

İlişkileri açmaza giren insanların partnerlerine ağır dramatik konuşmalar yapması veya ayrılacağı kişiye ithamlarda bulunması bu davranışın çıktıları olarak ele alınabilir.

Sorun bir başkasının size sunmadıklarındansa sizin beklentilerinizi ifade edememenizdir. Howard’ın durumunda suç ona yeterince pas verilmemesi veya istediği kadar post-up oynayamaması değil, Howard’ın pick and roll oyununun roll kısmını oynamayı reddetmesidir. Roll oyununda istatistiki olarak ligin ilk 10 sırasında olmasına rağmen 2009 Finallerinde yaşadığı durumu yanlış yorumlayıp sürekli olarak topu eline isteyen Howard kendi kendinin karikatürüne dönüşmekten kurtulamadı.

Depresyon, insanı zihninin en karanlık köşesiyle tanıştıran duygu durum bozukluğudur. Kendinize dair tüm hayal kırıklıklarınızı sansürsüz biçimde deneyimlediğiniz bu ortam, sizi hayat balkonundan düşmeye en yakın köşeye iter. Tüm sevdiklerinizin değerini yitirdiği, mücadele etmek için sebebinizin kalmadığını düşündüğünüz bu durumda sizi hayata bağlayabilecek tek bir soru vardır:

Kendinizi anlatabildiniz mi?

Süpermen’i Öldürmek

Howard yaşadığı depresyondan çıkmak adına egosunu her gün biraz daha öldürdüğünü söylerken anın önemini fark etmek adına uğraştığını ve her bir günü kazanmaya çalıştığını dile getirmiştir.

Kariyerinin en iddialı dönemlerinde 126 kiloya kadar ulaşan Howard, 2019-2020 sezonuna girildiğinde 112 kiloya inmiş. Graham Bensinger‘a ve Kristine Leahy‘ye verdiği röpörtajlarla kendini açıklamak ve depresyondan çıkmak adına adım atan Süpermen, bu sayede kendini özgürleştirebildi.

2019 yazında kafasını tekrar basketbola verdiğini kanıtlayan Howard, 2019-2020 sezonu için Los Angeles Lakers’la veteran minimum sözleşmeye imza attı. Rol oyuncusu olmayı kabul eden veteran Süpermen bu sayede kariyerinin ilk şampiyonluğuna 2020 yılında ulaştı.

Çocukluk odasında, başucunda haç asılı olan duvarında bir kağıtta hedefleri yazılı olan Howard bunları gerçekleştirmenin tatminini ne kadar yaşıyordur bilinmez. NBA’e 1. sıradan seçilmek, yılın savunmacısı olmak ve şampiyonluk kazanmak gibi hayalleri olan Howard her ne kadar sonuncusunu beklediğinden farklı bir tarzda kazansa da bundan dolayı yakınmayacaktır.

Süpermen egosu ölse de yarattığı yıkımın etkileri halen sürüyor. Oğlu Braylon, babası şampiyonluk kazandıktan sonra yayınladığı bir videoda Dwight Howard’ı kötü babalık yapmakla ve ilgisiz olmakla suçladı.

Sürekli bakıcılara verilmekten şikayet eden Braylon ve kardeşlerinin iddialarını yalanlayan Dwight için işlerin yoluna girmesi kolay değil.

Yetişkin olmak, yaptıklarının sorumluluklarını kabul edip hayata devam edebilmeyi gerektirir. İçselleştirilmeyen tecrübe bu nedenle hükümsüzdür, çünkü bir deneyimi değerli kılan ondan çıkardığınız dersi bir sonraki karşılaşmanızda pratiğe dökebilmenizdir.

Howard ise sportif anlamda kendisinde düzeltmesi gereken yerleri düzeltmeyi geciktirdi, yaşayamadığı bir hayatın peşinden koşarak her istediğini yapması da ölmüş Süpermen egosunun ona bıraktığı tatsız bir miras olarak hep peşinde olacak.

Hepimizin hayatta temel olarak karşılaştığı bir sorun vardır. Evliliğin aşkı öldürdüğü ve yerine sevgiyi geçirdiği, ilişkilerin temel dinamiğinin alışkanlığa dönüştüğü gibi iddialar en basit magazin dergilerinde bile bulunabilir ifadelerdir.

Peki o halde insanlar sevmekten ne zaman vazgeçer?

Bu sorunun yanıtı herkes için farklı olsa da 2009 yılında tek seferde gelmiş geçmiş en fazla izleyici oyunu alarak All-Star’a seçilen Howard‘ın şüphesiz buna bir yorumu olacaktır (Bu rekor LeBron’un Lakers’a geçtiği 2019’a kadar kırılamadı). Taraflı-tarafsız birçok izleyicinin sevgisini kazanmış bir figürden yıllar içinde istenmeyen bir adama dönüşen Howard, kendisini dönüştürmeyi reddettiği ölçüde insanlar onu sevmekten vazgeçti.

O artık yalnızca 3 defa yılın savunmacısı olmuş, bir dönemin en iyi pivotu ve savunmacısı değil, aynı zamanda da çocuklarının büyümesini kaçırmış bir baba ve 16 sezon geçirdiği NBA ortamında hiç yakın arkadaşı olmadığını söyleyen bir kişi.

Alıştığımız güvencelerden uzak, henüz küçük parçalara ayırmadığımız bir zeminde ve önceden kestirilmesi kolay olmayan bir sona doğru ilerlemeye zorlandığımız hayatı dar kalıplar içinde tanımlanmış roller üzerinden algılamak pek çok insanı 20’li yaşlarında hayal kırıklığına uğratacaktır.

20’li yaşlarınızın ikinci yarısı irtibat kurduğunuz insanları kaybetmeye başladığınız değil bu insanları çoktan kaybettiğinizi fark ettiğiniz dönemdir. Dwight Howard gerek hoş bir anı olarak kalan Orlando dönemini, gerekse çok keyif aldığını dile getirdiği Los Angeles ve Houston şehirlerini bu şekilde yorumlayabildiği için bunalımını kırıp rol oyuncusu haline gelebilmeyi kabul etti ve şampiyonluk kazandı. Rol oyuncusu Howard, 2020-2021 sezonu için Sixers ile anlaştı ve pivot Joel Embiid’in yedeği oldu.

Stanley Kubrick‘e göre yönetmenlik, çarpışan arabanın içinde Savaş ve Barış yazmaya benzer.

Hepimiz kendi hayatlarımızın yönetmenleriysek kendi Savaş ve Barış’ımızı nasıl yazacağımız da bize kalmış…

O sınırsız ihtimalleri hoyratça tüketen dünya düzeninin sakıncalı kahramanı…

Serinin önceki yazıları:

Russell Westbrook’u Anlamak.

Kevin Durant’i Anlamak.

  • Diğer Yazıları
Yazar Hakkında
Basketbolu felsefi yönüyle ele almayı seven, Steve Nash sayesinde Phoenix Suns taraftarı bir mühendis.
  • nba fantasy basketbol
    NBA Fantasy Basketbol 101: Draft
    Dwight Howard: Sakıncalı Kahraman Seçtiğiniz hayatı mı yaşıyorsunuz? Basketbol, takım sporları içinde dramanın belki de en yukarıda yaşandığı spor. Son saniye sayıları, son periyotlarda dönen onlarca maç düşünüldüğünde buna güçlü bir argüman üretmek hayli olası. Jordan’ın 98 Finallerini bitiren basketi, Irving’in 2016 Finallerinde attığı üçlük, Durant’in 2017 ve 2018’de attığı üçlüklerle Finalleri koparması bunlardan birkaçı. […]
  • dwight howard
    Dwight Howard Kimdir?
    Dwight Howard: Sakıncalı Kahraman Seçtiğiniz hayatı mı yaşıyorsunuz? Basketbol, takım sporları içinde dramanın belki de en yukarıda yaşandığı spor. Son saniye sayıları, son periyotlarda dönen onlarca maç düşünüldüğünde buna güçlü bir argüman üretmek hayli olası. Jordan’ın 98 Finallerini bitiren basketi, Irving’in 2016 Finallerinde attığı üçlük, Durant’in 2017 ve 2018’de attığı üçlüklerle Finalleri koparması bunlardan birkaçı. […]
  • New York Knicks: Fenerbahçe’nin NBA Şubesi
    Dwight Howard: Sakıncalı Kahraman Seçtiğiniz hayatı mı yaşıyorsunuz? Basketbol, takım sporları içinde dramanın belki de en yukarıda yaşandığı spor. Son saniye sayıları, son periyotlarda dönen onlarca maç düşünüldüğünde buna güçlü bir argüman üretmek hayli olası. Jordan’ın 98 Finallerini bitiren basketi, Irving’in 2016 Finallerinde attığı üçlük, Durant’in 2017 ve 2018’de attığı üçlüklerle Finalleri koparması bunlardan birkaçı. […]
  • Detroit Pistons Nerede?
    Dwight Howard: Sakıncalı Kahraman Seçtiğiniz hayatı mı yaşıyorsunuz? Basketbol, takım sporları içinde dramanın belki de en yukarıda yaşandığı spor. Son saniye sayıları, son periyotlarda dönen onlarca maç düşünüldüğünde buna güçlü bir argüman üretmek hayli olası. Jordan’ın 98 Finallerini bitiren basketi, Irving’in 2016 Finallerinde attığı üçlük, Durant’in 2017 ve 2018’de attığı üçlüklerle Finalleri koparması bunlardan birkaçı. […]
Paylaş:

What do you think?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

WARRIORS ŞİMDİ NE OLACAK? | 2. BÖLÜM

MONTREZL HARRELL & MATTHEWS – LAKERS TAKASINA İLK REAKSİYON!