Jason Kidd - Görsel: Her Şey NBA
in ,

BEĞENDİMBEĞENDİM TERTEMİZTERTEMİZ

Efsane Oyun Kurucu: Jason Kidd Kimdir?

Bay Triple Double Hakkında Düşünceler

Jason Kidd ve Şiddet Üzerine Notlar

Jason Kidd şüphesiz NBA tarihinin en etkili point guardları listesinde başı çeken yıldızlardan birisi. Sahip olduğu saha görüşü ve asist öncelikli oyun yapısı sayesinde 90’lardan 2000’lerin sonlarına kadar Steve Nash ile birlikte ligin en değerli oyun kurucularından biri olarak görülen Kidd, bu süre zarfında pek çok bireysel başarı kazansa da oynadığı takımlarla beraber kazandıkları başarılar kısıtlı kaldı.

1994-1995 Sezonu Yılın Çaylağı ödülüne sahip olan Kidd, kariyeri boyunca 10 kere All-Star seçildi. 5 defa asist kralı olan yıldız oyuncu, 9 defa All-Defensive takımlara seçilirken 6 kez de All-NBA kadrolarına tercih edilme başarısı gösterdi.

Kidd, lideri olduğu New Jersey Nets formasıyla 2 defa final kaybetti, yan parça rolünde olduğu Dallas Mavericks ile çıktığı tek finali de kazandı.

40 yaşına kadar oynayan Kidd, kariyeri boyunca 12.6 sayı, 6.3 ribaund, 8.7 asist ve 1.9 top çalma istatistikleri tutturdu.

Kidd basketbol oynamayı bırakır bırakmaz Brooklyn Nets ile baş antrenörlük görevine soyundu. Nets’de geçirdiği 1 sezonun ardından Milwaukee Bucks ile 3.5 sezon çalıştıktan sonra kovuldu. Yardımcı antrenör olarak geldiği Los Angeles Lakers ile 2020 yılında şampiyonluk yaşadı.

Peki kariyeri boyunca oynadığı veya çalıştırdığı takımların ana parçası rolündeyken şampiyon olamayan Kidd, neden başarılarını yardımcı rollerde kazandı?

Hem özel hayatı, hem de basketbol kariyeri büyük skandallar içeren Kidd’in karakterini ele alarak saldırgan tutumun sonuçlarını göreceğiz.

Başlayalım…

Karakterin İpuçları

Jason Kidd 1973 yılında San Francisco’da doğdu, çocukluğunu ve gençlik dönemini Oakland’da geçirdi.

Lise öğrencilerine verilen, geçmişte Wilt Chamberlain, Kareem Abdul-Jabbar, Patrick Ewing gibi yıldızların aldığı Mr. Basketball USA ödülünü kazanan Kidd, kolej kariyeri için University of California’yı tercih etti.

Burada oldukça başarılı iki sezon geçiren Kidd, son sezonunda 16.7 sayı, 6.9 ribaund, 9.1 asist ve 3.1 top çalma ortalamaları tutturdu.

Kidd, Uni. of California çatısı altında vukuatlarından ilkine imza attı. Kidd’in başını çektiği oyuncular grubu koç Lou Campanelli’ye karşı ayaklandı ve bu süreç Campanelli’nin kovulmasıyla sonlandı.

Genç oyun kurucu 1994’te NBA Draftına katıldı ve 2. sıradan seçilerek Mavs’in yolunu tuttu.

Bu dönemde yeniden yapılanan Mavs kadrosu Jim Jackson ve Jamal Mashburn gibi genç yeteneklere de sahipti.

J-Kidd bu dönemde özellikle Jackson ile ciddi anlaşmazlıklar yaşadı. Top hakimiyeti yüksek ve tempoyu dikte etmeyi seven Kidd gerek koçlarıyla, gerekse üçlünün diğer üyeleriyle sıklıkla sorunlar yaşadığı 2.5 sezonun ardından takasını istedi ve Suns’ın yolunu tuttu.

Suns, 80’lerin sonundan itibaren istikrarlı biçimde Playoff gören bir ekipti. Kidd’in gelişinin ardından da bu durumda bir değişim olmadı, Suns ne uzadı ne kısaldı: Kidd geldikten sonra 4 kere Playoff 1. turunda elendiler, bir defa Konferans Yarı Finali gördüler.

J-Kidd, Suns ile geçirdiği son 3 sezonda da arka arkaya asist kralı olmayı başardı. Kidd’in topu aşırı domine eden yapısı ve oyunu tamamen kontrol etmesi, Suns’ın oldukça başarılı normal sezon derecelerine ulaşmasını sağladı.

  • Suns, Kidd’in 5 yıllık kariyeri boyunca yalnızca ilk sezonunda %50 galibiyet oranının altında kaldı.
  • 1998-1999 lokavt sezonu dışında Suns, sırayla 56-53-51 galibiyet aldı.

Fakat bu dönem, Kidd’in şiddete meyleden bir yönüyle daha sonlandı.

Kidd, 2001’in Ocak ayında o dönemki karısı Joumana’yı dövdü. Bu hareketi karşılığında tutuklanıp hakim karşısına çıkarılan Kidd’in mahkeme tarafından 6 aylığına öfke yönetimi derslerine katılması zorunlu tutuldu.

Kidd, 3 çocuğunun annesi olan Joumana ile ancak 2007’de boşandı. Joumana, Kidd’in kendisini striptizcilerle ve TV muhabirleriyle aldattığını ileri sürdü. Joumana aynı zamanda Jason Kidd’in kumar ve alkol bağımlılığı olduğunu dile getirdi.

Kanalize Edilen Şiddet

Suns organizasyonuna gereken aşamayı kaydettiremeyen Kidd’in karısını dövmesinin ardından 2001 yazında J-Kidd, Stephon Marbury’yi içeren bir paket karşılığında New Jersey Nets‘e takaslandı. Nets takasın gerçekleştiği 2001 yazı öncesindeki 7 sezonda yalnızca bir kere Playofflara kalmıştı ve onda da ilk turda Bulls tarafından süpürülmüştü.

Aşağıdaki grafikte Kidd-Marbury takasının ilginç yönlerini görebiliriz. Marbury de tıpkı Kidd gibi oldukça iyi asist değerlerine sahipti, üstelik Kidd’den çok daha iyi bir skorerdi. Marbury’nin aynı zamanda top kaybı değerleri de Jason Kidd ile benzer düzeydeydi ve top çalma performansı da kabul edilebilir mertebedeydi.

1998-2001 Stephon Marbury vs Jason Kidd Performans Karşılaştırması

Bu takasın mantığını en iyi özetleyense Youtube’da Thinking Basketball kanalının sahibi olan Basketbol Koçu Ben Taylor olabilir. Aşağıdaki iki görselden anlaşıldığı gibi Kidd’in daha riskli pasları zorlayan oyun kuruculuk tarzı Nets’de takım arkadaşlarının kolay sayılar bulmasını sağladı ve onların top kaybını azalttı.

Görsellerin kaynağı olan Thinking Basketball kanalının videosu için: Asistin Ötesinde

Görsel 2 – Stephon Marbury vs Jason Kidd Pas Tipi Karşılaştırması

Görsel 3 –  Stephon Marbury vs Jason Kidd Takım Arkadaşlarının Top Kaybı Oranları

Kidd’in gelişinin ardından Nets bir önceki sezona kıyasla:

  • Hücum rating değerinde ligin 24. sırasından 17. sırasına yükseldi.
  • Savunma rating değerinde 23. sıradan 1. sıraya yükseldi.
  • Pace metriğinde 13. sıradan 9. sıraya yükseldi

Nets 2002’de sezonu konferans lideri olarak tamamladı ve ilk turda çetin ceviz Pacers’ı 3-2 ile geçti. Konferans Yarı Finalinde Hornets’i 4-1, Konferans Finalinde Celtics’i 4-2 yenen Nets, finalde Lakers’la eşleşti.

Lakers’ın efsane 2000-2002 şampiyonluklarının sonuncusuna denk gelen finalde Kidd ve arkadaşları Shaq ve Kobe ikilisini durduramadılar. Ezici biçimde favori gösterilen Lakers, Nets’i 4-0 yendi.

J-Kidd, 2002 Playofflarını 19.6 sayı, 8.2 ribaund, 9.1 asist ve 1.7 top çalma gibi etkileyici istatistiklerle sonlandırdı.

Nets 2002-2003 sezonunu Doğu Konferansı ikincisi olarak tamamladı. 29 yaşındaki Kidd bireysel olarak da sıçrama yaşadı:

  • Kidd’in normal sezon sayı ortalaması 14.7’den 18.7’ye yükseldi.
  • Kidd hem saha içi isabet, hem 3 sayı isabet, hem de serbest atış yüzdelerini iyileştirdi.

2003 playofflarında Nets sırasıyla Bucks’ı 4-2, Celtics’i ve yeniden yapılanan Pistons’u 4-0 yenerek finale çıktı.

2003 Finalleri, yaşı yetenlerin de hatırlayacağı üzere oldukça temposuz geçen bir eşleşme oldu. Koç Popovich, sağlam pota altı savunmasını ön planda tuttu ve bilhassa Bruce Bowen aracılığıyla Kidd’i ve geçiş hücumlarını kısıtlamayı başardı.

Finaller bittiğinde Tim Duncan maç başına 5.3 blok ortalaması tutturmuştu. Tarihin en iyi finaller blok ortalaması olan bu değere David Robinson da 1.8 blok ortalamasıyla eşlik etmişti.

Koç Popovich’in Nets’in hücum akıcılığı azaltan oyun şemasının karşılığı takımın iki yıldızı Kidd ve Kenyon Martin‘in saha içi isabetinde %36.4 ve %34.3 değerlerinde kalması oldu.

Kidd bu açığını finaller boyunca serbest atışlarda 24’te 20 isabet bularak kapatsa da takımın diğer taşıyıcı unsurlarından Kenyon Martin baskının altında ezildi.

Martin son iki maçta 31’de 5 saha içi isabeti buldu, çizgiye hiç gelemedi.

Spurs, çekişmeli geçen seriyi 4-2 kazanarak şampiyon oldu.

Öncelikler

Kidd, lideri olduğu takımıyla üst üste iki final kaybettiğinde 30 yaşındaydı ve 2003 yazında serbest oyuncu pozisyonuna geçti.

Bu noktada Kidd için Spurs’ün ciddi girişimleri olduğunu biliyoruz fakat 30’lu yaşlarında olup sağlam sözleşme yapmak isteyen herhangi bir insan gibi Kidd’de haklı olarak alabileceği en uzun süreli ve en dolgun maaşlı sözleşmenin peşinde koştu ve Nets ile 6 yıllık 99 milyon dolar değerinde sözleşme imzaladı. Kidd’in varlığı bu andan itibaren Nets’in tüm parçalarını zorlamaya başladı.

Oyunu kontrol eden, topa sahip olma içgüdüsü oldukça kuvvetli olan insanların sosyal çevrelerini agresif veya pasif-agresif biçimde düzenleme istekleri vardır. İlgili kişi eğer skalanın uç noktasında değilse etkisi takım arkadaşları veya birincil sosyal çevresi üzerinde sınırlı kalır.

Sahip olma içgüdüsü oldukça şiddetli olan insanlar ise saldırganlıklarını birinci sosyal çevreleri üzerinden tatmin etmekle yetinemezler. Bu gruba dahil olan insanlar tartışma yaratabilme becerileriyle dikkat çekseler de esas yetenekleri, sosyal çevrelerini amansız biçimde konfor alanına çevirme isteği olarak öne çıkar.

Günümüzde Brooklyn Nets forması giyen top cambazı Kyrie Irving‘in mazeret belirtmeksizin maçlara çıkmaması, önceki takımlarından sıklıkla sorunlu ayrılması buna bir örnektir.

Benzer şekilde 3 sezon arka arkaya sayı kralı olan ve Hero-Ball konseptiyle sürekli topu domine eden James Harden‘ın da Nets’e takasını zorlaması ve Rockets’dan kavgalı ayrılması bu saldırgan yaklaşımı kanıtlar.

Modern Nets üçlüsünün diğer üyesi Kevin Durant‘in de gerek OKC ayrılığında, gerek Warriors ayrılığında yaşadığı sorunlar pasif-agresif ifade tarzının sonucudur.

Topa sahip olma dürtüsü aşırı baskın Kidd gibi yıldızları takım arkadaşlarıyla yaşayacağı sürtüşmeler tatmin etmez. Kendisine daha büyük bir hedef arayan Kidd, 2003’ün Aralık ayında koçu Bryon Scott‘la soyunma odasında söz dalaşına girdi ve ekip içi hiyerarşiyi bozdu. Kidd sezonun devamında koç Scott’ın kovulmasına neden oldu.

Nets, takip eden 4 sezonu 2., 8., 3. ve 6. sıralarda bitirse de Konferans Yarı Finalinden öteye gidemedi.

2007-2008 sezonuna başlarken 34 yaşından gün almış bir Jason Kidd için Nets’de başarılacak bir şey kalmamıştı. Nitekim kendisi, örneğini verdiğimiz oyuncu davranışlarını sergilemeye başladı ve Aralık 2007’de oynanacak bir Knicks maçından önce migreninin tuttuğunu ileri sürerek adeta greve gitti.

Kidd bu dönemde takasını zorladı ve nihayet istediği adrese, Dallas Mavericks’e takaslandı.

Fırsat

Jason Kidd’in yaklaşık 11 yıl aradan sonra döndüğü Mavs’deki rolü eskisi kadar büyük değildi. Takımın esas oyuncusu, 2006-2007 sezonu MVP’si Dirk Nowitzki idi ve Josh Howard, Jason Terry gibi değerli yan parçalar da mevcuttu.

Buna rağmen Mavs 2008-2010 arasındaki Playoff dönemlerinde Konferans Yarı Finalinden öteye gidemedi.

2010-2011 sezonunu 57 galibiyetle Konferans 3. olarak bitiren Mavs için bu sefer gerçek bir fırsat oluştu. Son 10 yılda kendilerini 3 defa eleyen Spurs, Playoffların ilk turunda Grizzlies tarafından saf dışı bırakıldı ve Grizzlies de genç OKC tarafından 4-3 ile elendi.

Mavs bu esnada üstüne düşeni yaptı, önce Trail-Blazers’ı 4-2’lik sonuçla geçti, Lakers’ı süpürdü ve genç Thunder’ı 4-1 yendi.

Mavs finalde LeBron James, Dwyane Wade ve Chris Bosh‘a sahip Heat’i 4-2 yenerek şampiyonluğa ulaştı.

J-Kidd’in Mavs’deki son sezonunda ise takım normal sezonu 7. tamamladı ve ilk turda Thunder tarafından elendi.

38 yaşında kariyerinin ilk şampiyonluğunu kazanan Kidd’in bu noktadan sonra kendini gerçekleştirmiş hissetmesini ve bir nebze olgunlaşmasını beklersiniz. Kendisi ise bunun aksi yönünde adımlar atmaya devam etti.

Kidd, Mavs ile sözlü mutabakata varmasına rağmen Knicks ile 2 yıllık sözleşme imzaladı, ilk sezonunun ardından da emekli oldu.

Kendisi aynı zamanda Knicks ile sözleşme imzaladıktan 1 hafta sonra alkollü biçimde trafik kazasına karıştı.

Başarıları kendimizi yenilemek için fırsata dönüştürmek, zannettiğimizden daha zordur. Kidd muhtemelen Nets kariyerinin sonlarına doğru herhangi bir takımın asli unsuru olamayacağını anlamıştı fakat bu durum onun kendisini yenilemesine değil, şiddete meyleden yönünü kanalize etmesine neden oldu.

Her ne kadar kendi zekamızın bizi ileri taşıdığını düşünsek de yaşamı aslen kişiliğimizin sorunlu yönleri doğrultusunda yaşadığımız bir gerçektir. Sahip olma dürtüsü ağır basan insanlar, hedeflerini uzun vadeli planlar doğrultusunda gerçekleştirmek yerine bir an evvel sonuca ulaşmaya meyilli olurlar. Bu durum insanların eksiklerini kendisinden soyutlayarak ele almasına sebep olur.

J-Kidd soluklanmayı düşünmedi bile, oysa ki sahip olduğu becerileri sakinlikle olgunlaştırıp daha uzun süreli başarılar kazanabilirdi. O ise sanki önünde yetişmesi gereken bir hedef varmışçasına fırsatlara saldırmaya devam etti.

Hayat büyük ihtimalle Türkiye’yi boydan boya defalarca arabayla turlamaya benzer, oysa kendini görmezden gelmeye meyilli veya sahip olma içgüdüsü ağır basan insanlar için kendi hayatlarını İstanbul-Kartal’dan İzmir-Çeşme’ye giden bir yola çevirme eğilimi vardır.

Çeşme’ye otobandan hızlı biçimde ulaşabilirsiniz. Doğal yaşam alanlarının içinden geçmeyerek, sadece yolculara hizmet vermek için tasarlanmış dinlenme tesislerinde kısa molalar vererek kendinizi denize hızlıca atabilirsiniz.

Belki yeterince hızlı davranırsanız kendinizi bile unutabilirsiniz.

Tempo Düşürmemek

40 yaşına kadar basketbol oynayan Kidd’in doludizgin baş antrenörlüğe geçmesinden daha doğal bir sonuç olamazdı. Fakat kendisinin gerçekten ihtiyacı olan muhtemelen kariyerine uygun süre ara verdikten sonra asistan koçluk göreviyle birlikte tecrübe kazanmaktı.

J-Kidd buna rağmen baş antrenörlük kariyerine Brooklyn Nets altında başladı ve takımını ilk sezonunda 6. sıradan Playofflara sokmayı başardı. Nets ilk turda Raptors’ı 4-3 ile geçti, Konferans Yarı Finalinde Heat’e 4-1 yenildi.

Sahip olma hissiyatının ne denli saldırgan olduğunu halen fark edemediyseniz 2014 yılı bunun için güzel bir örnek daha içeriyor. Kidd’in Nets genel menajeri Billy King üzerinde daha fazla yönetim gücü istediği çeşitli haberlere konu oldu. Devamında J-Kidd, Bucks’a gitti ve 3.5 yıl daha baş antrenörlük yaptı

Genel menajerinden fazla yetkiye sahip olmak isteyen bu koçun aslında kendi içinde oldukça tutarlı olduğu bile söylenebilir. Nihayetinde üniversite öğrencisiyken koçuna karşı isyan bayrağı çekmiş, oyuncuyken takım arkadaşlarını takaslatmış veya koçunun gönderilmesine sebep olmuş bir insanın kendi karakterini yaşamaya devam etmesinden daha doğal bir davranış yoktur.

Bucks, Kidd’in gelişinden önce 15 galibiyetle tarihinin en kötü sezonunu geçirmişti. Kidd geldikten sonra tam 41 galibiyetle Konferans 6. sı oldular. Bucks 2015-2016 sezonunda 12. olsa da bir sonraki sezon tekrar 6. oldu ve Playofflarda ilk turda elendi.

Kidd 2017-2018 sezonu devam ederken 22 Ocak 2018 tarihinde Bucks’dan kovuldu ve nihayet basketbola vermesi gereken arayı verdi.

Kendini Bilmek

1.5 yıllık aranın ardından basketbola dönen Kidd, bu sefer Los Angeles Lakers’ın asistan koçluğu görevini üstlendi. Baş antrenör Frank Vogel ile birlikte uyumlu bir çalışma ortamı yakalayan J-Kidd, LeBron James ve Anthony Davis‘in liderliğindeki Lakers ekibiyle 2020’de şampiyon oldu.

Gnothi Seauton 2400 yıl öncesinden Delfi tapınağının girişine yazılmış bir ifadedir. Nosce te ipsum olarak da bilinen, Matrix filmlerinde “Temet Nosce” ifadesiyle gönderme yapılan “kendini bilmek” kavramı, pek çoğumuzun sahip olma olgusuyla ilgili yaşadığı sorunların temeline değinir.

İnsanlar sosyal çevresindeki kimseleri kendilerine göre tanımlama eğilimindedir. Çevremizdekileri Ayşe veya Mehmet olarak değil eşim veya arkadaşım olarak zihnimize kodlarız. Dilde oldukça zararsız görünümüyle yer etmiş bu sahiplenme eki, gerektiğinde bizi üreten insanları, yani annelerimizi ve babalarımızı bile kendi üstümüzden tanımlamamıza yol açar. Pek çok insan sanki ebeveynleri kendisinden önce yokmuş ve kendilerinin doğumundan sonra anlam kazanmışlarcasına bir körlük içindedir.

Jason Kidd gibi insanlar işte tam da bu noktada kendi kişiliklerini ve yeteneklerini, kendilerinden önce var olmuş sistemlere karşı konumlarlar. Saldırgan yaratılışlı kimseler, yeteneklerini öncelikle yönetme gücüne sahip olmak için kullanırlar, sonrasında da çevresindekileri kendi hızlandırılmış hayat algıları içine dahil ederler.

İstanbul-İzmir arası otoyola çevrilmiş bir yaşam algısının kendini kaybetme pahasına bir şekilde akışın içinde kalma hissini barındırması oldukça doğaldır. Bu baş döndürücü hız da şiddeti doğurur.

Jiddu Krishnamurti‘ye göre şiddetin kökeni, gün batımı üstünden anlaşılabilir.

Pek çoğumuzun keyif aldığı hadiselerden birisi gün batımını izlemektir. Önce güneşin görece hızlı biçimde ufuk çizgisine yaklaştığını fark ederiz, sonrasında da görüntüsünün kızıllaştığını görürüz. Güneş gerek bulutlarla, gerekse denizle birlikte harika bir görüntü oluşturur.

Kişi “keşke bu gün batımı biraz daha uzun sürse” veya “bu görüntüyü sevdiklerimle paylaşabilsem” dediği takdirde şiddetin pençesine düşer. İzleyici bu andan itibaren kendi elinde olmayan şartlara karşı nafile bir istekte bulunmuştur: O anı yaşamak yerine o ana sahip olmayı istemiştir. Oysa gün batımı biz onu izlediğimiz için değil, evrenin kuralı olarak bizden bağımsız olduğu için gerçekleşmiştir.

Kendini bilen kişi ise durması gereken noktayı bilir. Hayatta aslolan, kişinin kendisinden bağımsız olarak gerçekleşen güzellikleri takdir etmeyi bilmesidir. Bu sebepten ötürü saldırganlık, kişinin anılarına ve bu anıları yaşadığı insanlara sahip olma hissini doğurur.

İnsanlar sadece kişiliklerinden ötürü değil yaşadıklarından ötürü de saldırganlaşır. Hafızasını yeniden yazmak ve hatıralarını yeniden yaşamak gibi hatalar yapan insanlar eğer ki kendilerine yabancılaştıklarını hissederlerse kendilerini bir “t anından sonra” değerlendirmek isterler.

Oysa ki insan anılara “sahip” olmuşsa bunları bırakamaz. Kötü anılar siz onların orada olmasını istemeseniz de zihninizde yer alacaktır. Önemli olan geleceğe bakışınızda kötü anılarınızın sizi manipüle etmesine izin vermemenizdir.

Jason Kidd her ne kadar tarihin en iyi oyun kurucularından biri olsa da mirası ne kendisinden önce gelen Magic Johnson gibi ihtişamlı oldu, ne de John Stockton gibi bir organizasyonla birlikte özdeşleşti. Kendisi, aynı dönemde rakibi olan Steve Nash gibi bir öncü olarak da görülmedi veya Chris Paul gibi gençlere liderlik eden olgun yönüyle de tanınmadı.

O bizlere topu paylaşmakla topu dikte etmek arasındaki farkı gösteren en net örnek. Yaratıcılığınızın başka insanların yaratıcılığı ile yan yana barınabildiği ölçüde değerli olduğunu bilmeniz gerekir.

Kendisinin gerçekten olgunlaşıp olgunlaşmadığını bizlere oyunculuk anılarından ne kadar vazgeçebildiği gösterecek. Dileriz ki Kidd, karakterinin ayrılmaz parçası olan oyun kurma ve sahip olma hislerini koçluk kariyerinde doğru şekilde yönetebilir ve adeta kaderi olan baş antrenörlük görevini zamanı geldiğinde hakkıyla gerçekleştirir.

O sahip olmak istediğimiz ölçüde yenildiğimiz dünya düzeninin saldırgan kahramanı…

Serinin önceki yazısı: Dwight Howard Kimdir?

  • Diğer Yazıları
Yazar Hakkında
Basketbolu felsefi yönüyle ele almayı seven, Steve Nash sayesinde Phoenix Suns taraftarı bir mühendis.
  • New York Knicks Playoff Yapacak Mı?
    Jason Kidd ve Şiddet Üzerine Notlar Jason Kidd şüphesiz NBA tarihinin en etkili point guardları listesinde başı çeken yıldızlardan birisi. Sahip olduğu saha görüşü ve asist öncelikli oyun yapısı sayesinde 90’lardan 2000’lerin sonlarına kadar Steve Nash ile birlikte ligin en değerli oyun kurucularından biri olarak görülen Kidd, bu süre zarfında pek çok bireysel başarı kazansa […]
  • Efsane Oyun Kurucu: Jason Kidd Kimdir?
    Jason Kidd ve Şiddet Üzerine Notlar Jason Kidd şüphesiz NBA tarihinin en etkili point guardları listesinde başı çeken yıldızlardan birisi. Sahip olduğu saha görüşü ve asist öncelikli oyun yapısı sayesinde 90’lardan 2000’lerin sonlarına kadar Steve Nash ile birlikte ligin en değerli oyun kurucularından biri olarak görülen Kidd, bu süre zarfında pek çok bireysel başarı kazansa […]
  • derrick rose takas
    Yolculuk: Derrick Rose Takaslanır Mı?
    Jason Kidd ve Şiddet Üzerine Notlar Jason Kidd şüphesiz NBA tarihinin en etkili point guardları listesinde başı çeken yıldızlardan birisi. Sahip olduğu saha görüşü ve asist öncelikli oyun yapısı sayesinde 90’lardan 2000’lerin sonlarına kadar Steve Nash ile birlikte ligin en değerli oyun kurucularından biri olarak görülen Kidd, bu süre zarfında pek çok bireysel başarı kazansa […]
  • Houston Rockets Neden Olmadı?
    Jason Kidd ve Şiddet Üzerine Notlar Jason Kidd şüphesiz NBA tarihinin en etkili point guardları listesinde başı çeken yıldızlardan birisi. Sahip olduğu saha görüşü ve asist öncelikli oyun yapısı sayesinde 90’lardan 2000’lerin sonlarına kadar Steve Nash ile birlikte ligin en değerli oyun kurucularından biri olarak görülen Kidd, bu süre zarfında pek çok bireysel başarı kazansa […]
Paylaş:

What do you think?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Defalarca Takas Edilmenin Kıyısından Dönmek: Stephen Curry’nin Hikayesi

Zion Williamson ile Basketbolu Öğreniyorum!