, ,

Gerçek Veliaht Hardaway Miydi?

Michael Jordan’ın yerine geçmesi beklenilen Penny Hardaway’in hikayesi.

Penny Hardaway’in Hikayesi

NBA tarihinin unutulmaz adamlarından biri Penny Hardaway. Yaşadığı sakatlıklar ve talihsiz anlar yüzünden 90’lar basketbolu izlemiş olanların akıllarında hep aynı soru ile kalacak: “Acaba paralel evrende Jordan’dan sonraki en iyisi Hardaway miydi?

Tam adıyla Anfernee Deon Hardaway. Takma ismi olan “Penny” ‘nin giydiği numara ya da parayla bir ilgisi yok. Babannesi, onunla büyümüş bir çocuk olan Hardaway’a “pretty” (şirin) diye seslenirken güney aksanından dolayı “penny” gibi anlaşılıyor ve Penny Hardaway bu şekilde doğuyor. Memphis Üniversitesi çıkışlı oyuncu için, kolej zamanlarında scoutların ortak görüşü Jordan’ın arkasından gelen en iyisi olduğuydu. 1993 yılında draftta üçüncü sıradan Golden State Warriors tarafından seçilen Penny, birinci sıradan Orlando Magic tarafından seçilen Chris Webber ile takas edildi. Burada bir tırnak açarsak; o dönemlerde draft seçimi playoffa giremeyen takımların isimlerinin içinde bulunduğu toplar arasından çekiliyordu. 1992 yılında birinci çıkan Orlando Magic, Shaquille O’Neal’i seçtikten sonra 1993 draftında tekrar birinci çıkınca bu kural şimdiki haline evrildi. Yani galibiyet durumuna göre sıralama oluşmaya başladı. O’Neal gibi dominant bir uzunun yanına oyun kurucu isteyen Orlando bu takasa gitmeseydi, acaba Webber – O’Neal ikilisi neler yapardı diye düşündüğünüzü tahmin edebiliyorum.

Penny Hardaway ve Chris Webber takasın hemen ardından.
Penny Hardaway ve Chris Webber takasın hemen ardından

Penny 2.01 boyuyla, Magic Johnson’dan sonra uzun guard tipine uygun ilk oyuncuydu. Oyun kurucu, şutör guard, kısa forvet pozisyonlarını rahatlıkta oynayabilen Penny, müthiş bir saha görüşüne ve sırtı dönük oynama yeteneğine sahipti. Karşısında fiziksel olarak zayıf bir oyuncu geldiğinde sırtı dönük oynarken, hantal bir oyuncu karşısında hızı ve face-to-face oyunuyla engel olunamayan bir oyuncuydu.

1993-94 sezonunda NBA’e adım atan Penny beklentileri boşa çıkarmadı. Maç başına 16.0 sayı 6.6 asit 5.4 ribaund 2.3 top çalma ve 2.3 üçlük ortalamaları bir çaylak için muazzam değil mi? Magic tarihinde ilk defa playoff’a kaldı fakat tecrübesiz takım ilk turda Pacers’a elendi. Takas edildiği Chris Webber’a yılın çaylağı ödülünü, otoritelerin bile ortak karara varamadığı bir şekilde ufak bir farkla kaybetti. Fakat sezonu 17.5 sayı 9.1 ribaund 2.2 blok 1.2 top çalma ortalamaları ile oynayan Webber’ın sene başında takas edilmiş olması Magic taraftarlarını huzursuz etmişti. Bu da Hardaway ve taraftarlar arasında soğuk savaşa dönüşüyordu.

Esas yıldızının parladığı ve benimle birlikte McGrady, hatta biraz da Lebron’un idolü olmasına sebep olan sezon 1994-95 sezonu oldu. Horace Grant’i takıma katan Magic ideal ilk beşi ile sezonu müthiş oynadı. Penny %51 iç saha isabeti ile 20.9 sayı 7.2 asist 4.4 ribaund ve 3.2 üçlük ortalamaları ile parladı. Doğu Konferansı yarı finalinde senelerdir karşılaştırıldığı Michael Jordan ile karşı karşıya geldi. Chicago Bulls’u deviren Magic finallere uzandı. Penny Hardaway final serisini 25.5 sayı ortalaması tutturmasına rağmen trajik bir şekilde kaybetti. Özellikle ilk maçta Nick Anderson’ın akıl almaz hatası hala rüyalarımıza giriyor ki, Nick Anderson’ın hikayesini size yakın zamanda “Kaybedenler” makalesinde anlatıyor olacağım. Sonuç olarak Penny, All-Star kadrosuna ve NBA’in en iyi ilk 5’ine seçilmesine rağmen ikinci sezonunda da yüzüksüz kaldı.

Bir sonraki sezon ortaya çıkan efsane Chicago Bulls sezonu 72 galibiyetle tamamladı ve tüm ligi salladılar. Yine de Orlando Magic için kötü bir sezon değildi. Sezon başında Shaq’in sakatlığı moralleri alt üst etse de, Hardaway kendini kanıtladı. 32 maçın 23’ünü Shaq’siz kazandılar. Bu maçlardan birisi de Penny’nin Jordan’a yaptığı inanılmaz savunma ile hatırladığımız ve Magic’in Bulls’u o sezon yenen ender takımlardan biri olmasını sağladığı maçtır. Tarihte ilk defa Michael Jordan bu maç sonrası kendi yerine geçecek adayın Anfernee Hardaway olduğunu açıklamıştır. Doğu finallerinde tekrar karşı karşıya gelen Magic ve Bulls takımları bu sefer aynı mücadeleyi gösteremedi. Bulls muhteşem performansıyla Magic’i süpürdü sonrasını da hepimiz biliyoruz. Magic’te sonraki zamanlarda Shaq’in olduğu takımlarda gördüğümüz klasik kriz ortaya çıktı. Tüm ilgililer tarafından hangi yıldız adayı kalmalı, hangisi gitmeli diye çıkan söylentiler sonunda Shaq (kendisi de kararını gazetelerin etkilediğini belirtmiştir) kendisine önerilen ve beklentisinin altındaki kontratı kabul etmeyerek takımdan ayrılma kararı aldı.

penny hardaway
“Cennetten gelen Hardaway”

Anfernee Haradaway için kabuslar 1996-97 başladı. Kariyerini mahveden diz sakatlığıyla tanışarak sezonda 23 maç kaçırdı. Houston’da tedavi olmak istemesi, koç Brian Hill’i takımdan göndermek için takım arkadaşlarını örgütlemesi ve playofflarda Pat Riley’in takımı Miami’ye elenmesi ise sonun başlangıcıydı. Miami serisinde arka arkaya iki maç 41-42 sayı atan Penny, ayrıca Jordan’dan sonra 31 sayı ortalama ile o senenin playofflarında en yüksek sayı ortalaması tutturan oyuncu oldu.

1998-99 sezonu grevler yüzünden 50 maç oynandı. Tüm maçlarda oynayan Hardaway koç Chuck Daily ile tartışmalarla dolu bir sezon geçirdi. Ardından playoffun ilk turunda Allen Iverson’lı Phidelphia’ya yenilerek Orlando Magic’ten ayrıldığı güne geldi. Bundan sonraki sezonları biz Penny severler için çok acı geçti. Takaslar ve kötü performanslar ile giderek sönen bir yıldız oldu. Yeteneği ile gerçekten Jordan veliahtı olabilecek bir adam, aslında karakteri ile Pippen’a daha çok benzediği anlaşılması için çok geç kalındı. Doğru takım kadroları ve iyi yönetilen bir kariyerle farklı noktalarda olabilirdi, hatta Anderson o faulleri sokmuş olsa seyir değişebilirdi. Ne kadar sevsek de kendisini bir Jordan veliahtı sayabilir miyiz, bu soruya maalesef hayır demek zorundayız. Jordan’daki hırs, geri dönüş azmi, kararlılık ve liderlik hala kimsede olmayan özellikler. Majestelerinin kazanma isteği ise şimdiye kadar tam anlamıyla bir oyuncuda görülmüş değil.

Lebron James’in kendisini Penny Hardaway’in stiline benzettiklerini söylediğinde Penny’nin “I was pretty good once.” (Bir zamanlar çok iyiydim) diye cevap vermesi hala içimi sızlatır. Bugün hala modern guard nasıl olmalı tartışması yapılırken, 2.01 boyunda asist, şut, post-up, top çalma ve rebound özellikleri olan Penny, modern guard için tam bir örnektir.

“What a move by Penny Hardaway!” diye hala kulaklarımız NBA spikerlerinin heyecanlı sesini hatırlıyorsa, halen Nike adına çıkardığı basketbol ayakkabısını satıyorsa, 94-95 finalinin acısı hissediliyorsa Anfernee Penny Hardaway adını altın harflerle gönlümüze en azından bizim için veliaht olarak yazdırmıştır.

Yazar : Çağdaş Arman BULUT (Takma adı : Hardaway)

İçeriği Puanla!

0 puan
Upvote Downvote

Total votes: 0

Upvotes: 0

Upvotes percentage: 0.000000%

Downvotes: 0

Downvotes percentage: 0.000000%

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir