in ,

BEĞENDİMBEĞENDİM TERTEMİZTERTEMİZ

Her Şey Nostalji : 1996 Bulls

Majestelerin en iyi yılı

Efsane Sezon!

Her Şey Nostalji’nin 5. bölümüne hoş geldiniz. Geçen bölümümüzde Dirk’ün efsane takımı Mavericks’ten bahsetmiştik. Bu bölümümüzün konuğu hepinizin yakından tanıyabileceğiniz üzere majesteleri ve unutulmaz 72 galibiyetlik sezonuyla 1996 Chicago Bulls. Kariyerinin en zirve dönemini geçiren Michael Jordan ve arkadaşlarının şampiyonluk hikayesine göz atmaya hazırsanız ve kemerlerinizi bağladıysanız başlayalım.

Takvim yapraklarını önce 1995 yılına çeviriyoruz. 1993’de babasının ani ölümüyle sarsılan Jordan, hiç kimsenin beklemediği bir anda basketbolu bıraktığını ve kariyerine beysbol oyuncusu olarak devam edeceğini açıkladı. Basketbol tarihin o ana kadar görmüş olduğu en iyi oyuncu olmasına karşın Jordan’ın beysbol kariyeri hiç de iyi gitmedi. 18 Mart 1995 yılında Jordan ”Ben döndüm.” diyerek, basketbola tekrardan döndüğünü açıkladı. Basketbolu aşkla seven herkes bu kararı duyunca heyecanlanmıştı, çünkü majesteleri tekrardan sahalara dönüyordu.

1995 sezonunu 47 galibiyetle konferansını 5.sırada bitiren Bulls, playoff ilk turunda Charlotte Hornets’i 3-1 geçmeyi başardı. Konferans yarı finallerindeki rakip yükselişte olan Orlando Magic’ti. Majesteleri her ne kadar sahalara dönmüş olsa da, kendisi yaklaşık 2 sene basketboldan uzak kalmıştı. Bu yüzden tam hazır olmayan Bulls Magic’e 4-2 mağlup olarak erken veda etmek zorunda kaldı.

Yeni sezona girmeden önce hazır olmak isteyen Bulls, takım olarak yapabilecekleri en mantıklı hamleyi sezon başlamadan yaptı. Bundan önceki 3 şampiyonlukta katkısı olan Will Perdue, San Antonio Spurs’e gönderilip yerine adeta ribaund canavarı olan Dennis Rodman alındı. Rodman, istatistiki olarak hücumcu olmasa bile Detroit’te kazandığı iki şampiyonluk ve ribaund krallıklarıya tanınıyordu. Sezona çok iyi başlayan Bulls, ilk 10 maçının 9’unu kazanmayı başardı. Aynı şekilde istikrarlı oyununu devam ettiren majesteleri ve Bulls sezonun ortasında yakaladığı 18 maçlık galibiyet serisiyle diğer takımlarla olan arayı iyice arttırdı. Bunun sonucunda Bulls normal sezonu 72-10 dereceyle bitirip o ana kadarki normal sezondaki en iyi galibiyet yüzdesini tutturmayı başardı.

Normal sezon boyunca takımı sırtlayan isimler Michael Jordan ve Scottie Pippen‘dı. Majesteleri 30.4 sayı, 6.6 ribaund, 4.3 asist ve 2.2 top çalma ortalamalarıyla normal sezonun en değerli oyuncusu (MVP) ödülünü almayı başardı. Koç Phil Jackson ise 72 galibiyetle yılın en iyi koçu ödülüne layık gösterildi. Playoff ilk turundaki rakip Miami Heat takımıydı. Tim Hardaway ve Alonzo Mourning‘e sahip olan Heat, Bulls karşısında hiç direnç gösteremedi. Serideki bütün maçları farkla kazanan Bulls, seriyi 3-0 geçerek adını konferans yarı finallerine yazdırmayı başardı.

Playoff ikinci turundaki rakip ise Patrick Ewing‘e sahip olan doğunun en güçlü ekiplerinden biri olarak gösterilen New York Knicks oldu. Genelde savunmaların konuşulduğu bu seri, Knicks’te Ewing’in çabasına rağmen Bulls’u geri püskürtemedi. Seri sonuçlandığı zaman Chicago Bulls’un Knicks’e karşı aldığı 4-1’lik zafer yazıyordu. Majesteleri ilk maçta bulduğu 44 sayı ile seriyi domine edeceğinin sinyalini vermişti. Kaybettikleri 3. maçta 46 sayı bulan Jordan, diğer maçlarda da aynı performansı devam ettirip konferans finaline rahat bir şekilde yükselmeyi başardı.

Konferans finallerine geldiğimiz zaman Bulls’un karşısındaki takım geçtiğimiz sezon sürpriz yapıp kendilerini eleyen Orlado Magic’ti. Majesteleri için hem geçen sezonun rövanşı hem de finale çıkma şansıydı. Bulls, Magic’i adeta ezip sahadan sildi. Sadece Shaq ve Hardaway‘in ellerine bakmaya başlayan Magic, üst üste hatalar yapmaya devam etti. Bu hatalar sonucu Magic 4-0 süpürüldü. Doğu’da oynadığı bütün rakipleri alt üst eden Jordan, tekrardan bu ligin kralı olduğunu herkese gösteriyordu.

Tekrar doğunun en üst noktasına çıkmayı başaran Bulls’un, final serisinde de hiç zorlanmayacağı ve en rahat şampiyonlukları kazanacağı öngörülüyordu. Finaldeki rakip de Seattle Supersonics’ti. Shawn Kemp, Gary Payton ve Detlef Schrempf gibi oyunculara sahip olan Seattle ekibi, zorlu bir 7. maçtan çıkıp ağır yaralı olarak finale yükselmişti. İlk maçı 107-90 kazanan Bulls ikinci maçı da 92-88 kazanarak saha avantajını elinde bulundurmayı başardı. Seri Seattle’a taşınırken ölüm kalım maçına çıkan ev sahibi takım, 3. maçta da hayal kırıklığına uğrayarak 86-108 kaybederek seri de 3-0 geriye düşüp taraftarlarının umutlarını söndürdü. NBA tarihinde 3-0 geriye düşen hiçbir takımın seriyi çeviremediği ve Seattle’ın bu yüzden herkes işinin bittiğini düşünüyordu. Çok rahat bir şekilde MJ ve Pippen ile seride rahat galibiyetler alan Bulls’un 4.maçı da kazanıp rakibini finallerde süpüreceği düşünülüyordu. Ancak beklenmedik bir şekilde tepki göstererek 4. maçı 107-86 daha sonra 5. maçı 89-78 skorlarla farklı bir şekilde kazanarak seride durumu 3-2’ye getirmeyi başardı. Seri de 6.maç oynanırken seri Chicago’ya taşınmıştı. Savunmada çok iyi çıkaran Bulls, Seattle’a geçit vermeyerek maçı 87-75 kazanarak seriyi 4-2 kazanıp 4. finalde 4. şampiyonluğunu elde etti. Michael Jordan finaller MVP’si seçilirken şampiyonluk sırasında da ölen babasını babalar gününde kazandığı şampiyonlukla gözyaşlarıyla anmayı unutmadı.

Her Şey Nostalji bölümümüzün sonuna geldik. Başka bir bölümümüzle sizleri tarihin derinliklerine götürmeye devam edeceğiz. Bizleri takipte kalın. Hoşça kalın!

  • Diğer Yazıları
Yazar Hakkında
Ege Üniversitesi Coğrafya bölümü mezunu. İzmir’de yaşıyor. NBA’i 2002 yılından beri takip ediyor. Unutulmaz Lakers-Kings serisinden beri Lakers taraftarı. Klasikleşmiş NBA maçlarını incelemek ve NBA hakkında bilinmeyenleri araştırmak hobileri arasında.
  • Howard, Jokic’in Psikolojisini Nasıl Yerle Bir Etti!
    Efsane Sezon! Her Şey Nostalji’nin 5. bölümüne hoş geldiniz. Geçen bölümümüzde Dirk’ün efsane takımı Mavericks’ten bahsetmiştik. Bu bölümümüzün konuğu hepinizin yakından tanıyabileceğiniz üzere majesteleri ve unutulmaz 72 galibiyetlik sezonuyla 1996 Chicago Bulls. Kariyerinin en zirve dönemini geçiren Michael Jordan ve arkadaşlarının şampiyonluk hikayesine göz atmaya hazırsanız ve kemerlerinizi bağladıysanız başlayalım. Takvim yapraklarını önce 1995 yılına […]
  • james wiseman warriors
    Warriors Uzunu James Wiseman’ın Hikayesi
    Efsane Sezon! Her Şey Nostalji’nin 5. bölümüne hoş geldiniz. Geçen bölümümüzde Dirk’ün efsane takımı Mavericks’ten bahsetmiştik. Bu bölümümüzün konuğu hepinizin yakından tanıyabileceğiniz üzere majesteleri ve unutulmaz 72 galibiyetlik sezonuyla 1996 Chicago Bulls. Kariyerinin en zirve dönemini geçiren Michael Jordan ve arkadaşlarının şampiyonluk hikayesine göz atmaya hazırsanız ve kemerlerinizi bağladıysanız başlayalım. Takvim yapraklarını önce 1995 yılına […]
  • Timberwolves’in Tarihinde Yaptığı Draft Hataları!
    Efsane Sezon! Her Şey Nostalji’nin 5. bölümüne hoş geldiniz. Geçen bölümümüzde Dirk’ün efsane takımı Mavericks’ten bahsetmiştik. Bu bölümümüzün konuğu hepinizin yakından tanıyabileceğiniz üzere majesteleri ve unutulmaz 72 galibiyetlik sezonuyla 1996 Chicago Bulls. Kariyerinin en zirve dönemini geçiren Michael Jordan ve arkadaşlarının şampiyonluk hikayesine göz atmaya hazırsanız ve kemerlerinizi bağladıysanız başlayalım. Takvim yapraklarını önce 1995 yılına […]
  • İlginçlikler: 13 Sayısı Gerçekten Uğursuz Mu?
    Efsane Sezon! Her Şey Nostalji’nin 5. bölümüne hoş geldiniz. Geçen bölümümüzde Dirk’ün efsane takımı Mavericks’ten bahsetmiştik. Bu bölümümüzün konuğu hepinizin yakından tanıyabileceğiniz üzere majesteleri ve unutulmaz 72 galibiyetlik sezonuyla 1996 Chicago Bulls. Kariyerinin en zirve dönemini geçiren Michael Jordan ve arkadaşlarının şampiyonluk hikayesine göz atmaya hazırsanız ve kemerlerinizi bağladıysanız başlayalım. Takvim yapraklarını önce 1995 yılına […]
Paylaş:

What do you think?

-2 points
Upvote Downvote

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Henüz Yolun Yarısındayız

Düello: Curry Kardeşler!