in , , ,

BEĞENDİMBEĞENDİM

Her Şey Nostalji: 2011 Mavericks

Dirk’ün tek yüzüğü

Mavs Tarihinin Altın Günleri!

Her Şey Nostalji bölümümüzün 4.süne hoş geldiniz. Uzun playoff mesailerinden dolayı bu bölümümüze biraz ara verdik. Bu aradan sonra tekrardan bu yazımızda efsanevi bir takımı konuk edeceğiz. Bildiğiniz üzere geçtiğimiz ay NBA basketbolunun Avrupalı olarak en efsane ismi Dirk Nowitzki emekliliğini açıkladı. Her ne kadar biz onun parkelerden ayrılmasını hiç istemesek de, 40 yaşına gelen efsane isim emekliliğinin vaktinin geldiğinin farkındaydı. Bu bölümümüzde son maçında göz yaşlarıyla parkeye veda eden Dirk’ün kariyerinin en üst seviyesinde olduğu ve 20 yıl formasını terlettiği klubü Mavs’in ilk ve tek şampiyonluğunun hikayesine değineceğiz. Hazırsanız başlayalım!

Takvim yapraklarımızı 2010 yazına çeviriyoruz. 2010 sezonunda kendi konferansında 55 galibiyetle 2.:sırada bitiren Mavericks, sürpriz bir şekilde 7. sıradan gelen San Antonio Spurs’e playoff ilk turunda 4-2 kaybederek taraftarlarını hayal kırıklığına uğratmıştı. Bu ağır mağlubiyetle birlikte Mavericks’in bir daha üst düzeye gelemeyeceğini ve o dönem 31 yaşında olan Dirk Nowitzki’nin kariyerinin yavaşça düşmeye başladığı konuşuluyordu. 2010-2011 sezonuna girerken Mavericks, aslında ciddi bir değişiklik yaşamadı. Takımın o sezon yapmış olduğu değişiklikler şu şekildeydi:

13 Temmuz 2010
Ian Mahinmi ile sözleşme imzalandı.
Matt Carroll,Eric Dampier ve Eduardo Najera takasta Bobcats’e gönderilip Tyson Chandler ve Alexis Ajinca kadroya katıldı.

23 Eylül 2010
Brian Cardinal ile sözleşme imzalandı.

24 Ocak 2011
Peja Stojakovic ile sözleşme imzalandı.

3 Mart 2011
Corey Brewer ile sözleşme imzalandı.

Bu oyuncular dışında Dirk Nowitzki’nin yanında Jason Terry, Shawn Marion,Jason Kidd ve Caron Butler gibi tecrübeli oyuncular bulunuyordu. Normal sezon boyunca Dirk Nowitzki’ye skor anlamında en çok yardımcı olan oyuncu Jason Terry oldu. Takım geneli olarak yaş ortalaması yüksek olan takım 2010-2011 normal sezonunu 57 galibiyet 25 mağlubiyetle konferansında 3.sırada tamamladı. Mavericks’in geçen sezonki gibi tekrardan playoff’larda takılacağını düşünenlerin sayısı hiç de az değildi.

Playoff’lara geldiğimiz zaman takım en iyi isimlerinden biri olan Caron Butler’ı kaybetmişti. Sezonu kapattığı açıklanan Butler yerine savunmada iş yapacağı düşünülen Corey Brewer ile sözleşme imzalandı. Takımda Butler’ın yokluğunda ilk beşte yer verilen isim Shawn Marion oldu. Gerek tecrübesi gerek savunmada yapacağı katkılarla Marion, çok iyi işler çıkarmayı başardı. Playoff’lara geldiğimiz zaman takımın nasıl bir performans vereceği merak konusuydu.

İlk turda rakip Portland Trail Blazers’tı. Her ne kadar seride Mavericks konum itibariyle favori gibi gözükse de LaMarcus Aldridge, Andre Miller ve Brandon Roy gibi isimlere sahip olan Trail Blazers’ın süpriz yapabileceği konuşuluyordu. Dirk Nowitzki -Jason Terry ikilisinin iyi iş çıkardığı Mavericks Trail Blazers’ı 4-2 mağlup ederek kafadaki bazı soru işaretlerini gidermeyi başardı.

Batı yarıfinaline yükselen Mavericks’in karşısına çıkan rakip son iki yılın şampiyonu olan Los Angeles Lakers’tı. Kara mamba ile yüzük koleksiyonlarına bir yenisini daha eklemek isteyen Lakers, bütün otoriteler tarafından serinin mutlak favorisi olarak gösteriliyordu. İlk iki maç Staples Center’daydı. Deplasmana giden Mavericks takımı önce ilk maçı 96-94, daha sonra ikinci maçı 93-81 kazanarak herkesi şoka uğratmıştı. Son iki sezonun şampiyonu adeta kendi mabedinde ezilmişti. Buna rağmen bir çok otorite hâlâ Lakers’ın bu durumun üstesinden gelebilecek bir takım olduğunu ve seriyi kendi lehlerine çevirebileceklerini öngörüyorlardı. 3. ve 4.maç için Dallas’a giden Lakers kendilerinin 3 sezonluk Batı hegemonyalarının sona ereceğinden habersizdi. Nowtizki ve Terry müthiş bir maç çıkararak Mavs’in 3.maçı 98-92 kazanmasını sağlamıştı. Artık Lakers için her şeyin sonuna gelmiştik. 4.maçta adeta paramparça olan Lakers 122-86 kaybederek ve süpürülerek turnuvanın dışına itilmişti.

Konferans Finali’ne geldiğimiz zaman rakip, genç kadrosuyla müthiş işler başaran Oklahoma City Thunder’dı. Her ne kadar saha avantajı Mavericks’in elinde olsa da Thunder’ın playoff’larda gösterdiği performans nedeniyle Thunder favori gösterilen takımdı. 2. maçta Kevin Durant‘in performansıyla gelen galibiyet bunu kanıtlar nitelikteydi. Seri 1-1 Oklahoma’ya gidildiğinde Thunder’ın kendi lehine durumu çevireceğini ve turu geçeceğini düşünüyordu. Beklenen olmadı Mavericks deplasmanda 2 maçı da Nowitzki’nin çıldırmasıyla kazanarak bu durumu tersine çevirdi ve seriyi 4-1 geçerek NBA Finali’ne adını yazdırdı. Bu beklenmedik başarı çok konuşuluyordu.

NBA Finali’ne geldiğimizde rakip, sezon başında müthiş eklemelerle süper takım yaratan LeBron James, Dwyane Wade ve Chris Bosh‘lu Miami Heat takımıydı. 2006 yılında ilk kez NBA Finalleri’nde karşı karşıya gelen bu iki takımın ilk randevusunu Heat kazanmıştır. Her ne kadar 5 yıl önceki kadrodan sadece Dirk Nowitzki ve Jason Terry kalmış olsa da, birçok yazar 2006’nın bir rövanşı olarak görüyordu. Heat, bu serinin mutlak favorisiydi. Hatta Heat’in süpüreceğini düşünenlerin sayısı da az değildi. İlk maçta da Heat’in 92-84 kazanarak 1-0 öne geçmesi bu düşünceyi iyice güçlendirmişti. 2.maçın son çeyreğine geldiğimizde ise 15 sayılık Heat üstünlüğü vardı. Elini kolunu sallayarak rahat gözüken Heat, bir kişiyi hesaba katmamıştı. O kişi de Dirk Nowitzki’ydi. Müthiş bir 7 dakika çıkaran Alman yıldız, Heat seyircisini sessizliğe gömüp maçı kazandıran turnikeyi atarak maçı 95-93 Mavs’e getirmişti.

Üçüncü maçta Heat, Chris Bosh’un son saniye basketiyle cevap vermeyi başararak seride tekrar 2-1 öne geçmeyi başardı. O dönem deplasman takımlarının 3 maç üst üste oynadığı final serilerinde Mavericks bu avantajı iyi kullanarak 3-2 öne geçti. 5. maçta Dirk Nowitzki’nin yüksek ateşle oynayarak 29 sayı üretip takımının en skorer ismi olması Michael Jordan’ın ”Flu Game” ini bize hatırlattı. 6.maça geldiğimiz zaman dağılmış bir LeBron James ve sadece Wade’in eline bakan bir Heat vardı. Bu fırsatı iyi değerlendirmek isteyen Dirk Nowitzki’nin takımı bir daha şampiyonluk bize nasip olmaz der gibi 6.maçta müthiş bir performans gösterip seriyi 4-2 kazanıp NBA şampiyonluğuna ulaşmayı başardılar. Bu klüp tarihinin ilk şampiyonluğu oldu. Nowitzki ise 26 sayı, 9.7 ribaund, 2 asist ortalamalarıyla finaller MVP’si ödülünü almayı başardı.

Her Şey Nostalji bölümümüzün sonuna geldik. Başka bir bölümümüzde sizleri tarihte gerçekleşen unutulmaz anlara götürmeye devam edeceğiz. Bizleri takipte kalın. Hoşça kalın!

  • Diğer Yazıları
Yazar Hakkında
Ege Üniversitesi Coğrafya bölümü mezunu. İzmir’de yaşıyor. NBA’i 2002 yılından beri takip ediyor. Unutulmaz Lakers-Kings serisinden beri Lakers taraftarı. Klasikleşmiş NBA maçlarını incelemek ve NBA hakkında bilinmeyenleri araştırmak hobileri arasında.
  • NBA’in Pota Düşmanı Oyuncuları!
    Mavs Tarihinin Altın Günleri! Her Şey Nostalji bölümümüzün 4.süne hoş geldiniz. Uzun playoff mesailerinden dolayı bu bölümümüze biraz ara verdik. Bu aradan sonra tekrardan bu yazımızda efsanevi bir takımı konuk edeceğiz. Bildiğiniz üzere geçtiğimiz ay NBA basketbolunun Avrupalı olarak en efsane ismi Dirk Nowitzki emekliliğini açıkladı. Her ne kadar biz onun parkelerden ayrılmasını hiç istemesek […]
  • Her Şey Nostalji : Kobe’li Shaq’lı Lakers Hanedanlığı
    Mavs Tarihinin Altın Günleri! Her Şey Nostalji bölümümüzün 4.süne hoş geldiniz. Uzun playoff mesailerinden dolayı bu bölümümüze biraz ara verdik. Bu aradan sonra tekrardan bu yazımızda efsanevi bir takımı konuk edeceğiz. Bildiğiniz üzere geçtiğimiz ay NBA basketbolunun Avrupalı olarak en efsane ismi Dirk Nowitzki emekliliğini açıkladı. Her ne kadar biz onun parkelerden ayrılmasını hiç istemesek […]
  • “Küçük Adam”dan Bir “Canavar”a: Anthony Davis
    Mavs Tarihinin Altın Günleri! Her Şey Nostalji bölümümüzün 4.süne hoş geldiniz. Uzun playoff mesailerinden dolayı bu bölümümüze biraz ara verdik. Bu aradan sonra tekrardan bu yazımızda efsanevi bir takımı konuk edeceğiz. Bildiğiniz üzere geçtiğimiz ay NBA basketbolunun Avrupalı olarak en efsane ismi Dirk Nowitzki emekliliğini açıkladı. Her ne kadar biz onun parkelerden ayrılmasını hiç istemesek […]
  • NBA Tarihinin En Görkemli Hanedanları 2
    Mavs Tarihinin Altın Günleri! Her Şey Nostalji bölümümüzün 4.süne hoş geldiniz. Uzun playoff mesailerinden dolayı bu bölümümüze biraz ara verdik. Bu aradan sonra tekrardan bu yazımızda efsanevi bir takımı konuk edeceğiz. Bildiğiniz üzere geçtiğimiz ay NBA basketbolunun Avrupalı olarak en efsane ismi Dirk Nowitzki emekliliğini açıkladı. Her ne kadar biz onun parkelerden ayrılmasını hiç istemesek […]
Paylaş:

What do you think?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sixers, Taraftarının Köpek Maskesi Takmasına Neden İzin Verdi?

LeBron James Sessizliğini Bozdu!