NBA'in "Deli"ler Grubu! - Görsel: Her Şey NBA
in ,

BEĞENDİMBEĞENDİM HAHAHAHA YOK ARTIK!YOK ARTIK!

Herkes Deli: NBA’in En Garip Oyuncuları!

Deli, Garip, Çılgın, Sıradışı!

NBA’in “Deli” Oyuncuları İle Tanışın!

Şu zamana kadar benden duymaktan bıktığınız bir cümle varsa bu, birazdan söyleyeceğim cümledir. Yine de çekinmeden, ısrarla söyleyeceğim. NBA bir spor organizasyonu olmanın yanında, çok büyük bir drama sahnesi. Amerikan toplumu her şeyi büyük, deli ve uçlarda yaşamayı sever. En büyük zorluklardan onlar geçer, en büyük aşkları onlar yaşar, en birinci düşmanı da onlar yener. Dolayısıyla konu spor olunca da spor, spor olmaktan çıkar. Dolayısıyla sporcu da, bir sporcudan daha fazlası, ortaya konulan performansın odak noktası haline gelir. Sporcu, sporculuğu dışında birçok şey ile de konuşulur ki konu sadece spor gibi “sıkıcı” bir düzlemde kalmasın.

Bu teatral düzenin hafızamızda en taze örneği, NBA özelinde konuşursak Kyrie Irving ve onun inanılmaz mental maceraları olacaktır. Kyrie’nin alamet-i farikaları bu seneyle sınırlı kalacak düzeyde değil elbet. Ama Kyrie “Düz Dünya” Irving bu sene kah deplasmanlarda tütsüyle heee-hooo’culuk yaparak, kah politik olaylardan haddinden fazla etkilenip maçlardan kaçınarak çok ciddi “gariplikler” ortaya koydu. Yaftalamak tanımlamanın en gaddar yoludur belki. Kyrie’ye deli diyen pek çok oldu. Lakin NBA üzerine yüzeysel bilgisi mevcut olan kimselere özgü bir yafta bu, bakmayın. Zira NBA tarihi, en az Kyrie kadar “deli” ve “garip” oyuncularla dolu. O yüzden gelin, sizinle Her Şey NBA usulü bir yolculuğa çıkalım ve NBA’in eksik tahtalarını birlikte sayalım. Karşınızda “Her Kes Deli: NBA’in En Garip Oyuncuları”

Russell Westbrook:

Gazeteci Sam Anderson 2017’de New York Times için yazdığı bir makalede Westbrook için “Yanlış Anlaşılmış Bir Deha” terimini kullanır. “Deha” burada kullanılması doğru bir tabir midir, tam emin değilim. Zira Anderson’ın Westbrook ile yaşadıklarını anlattığı kısımdaki bazı anekdotlar çok ilginç.

Bilmeyenler için söyleyelim: Westbrook basketbolu sağ el dominant kullanırken, normal hayatta solak bir birey. Bunu, Westbrook’un bir kaç belge imzaladığı sırada fark eden Anderson, konuyu Westbrook’un sorduğunda gelen yanıt çok ilginç olur: “Bunu makalende yazmayacaksın!” Bunun bir çeşit şaka olduğunu düşünen gazeteci Westbrook’a aynı şekilde “takılmaya” çalıştığında ise, kendisinin aktardığına göre “ağza alınmayacak küfürlerin muhatabı” olmuştur.

Westbrook’un garip mizacı bununla da sınırlı değil elbet. Westbrook’un maçlar öncesi uyguladığı rutin de bir hayli ilginç. Mensup olduğu takımlar maç öncesi ısınmalarına her zaman turnike çalışarak başlamak zorunda. Bu antrenman maçtan tam 6 dakika 17 saniye önce başlamak zorunda. Ayrıca soyunma odasında yediği bütün yemekleri kulübü değil, kendi karşılamak zorunda. O kadar ki, anlatılanlara göre, yapılan hesaplar ay sonunda maaşına yansıtıldığında bazı yemek fiyatlarına, muhasebeye gidip itiraz ettiği bile söyleniyor. Şimdi gözlerinizi kapatın ve Westbrook’un, Wizards muhasebe departmanında bir hamburger fiyatı için kavga ettiğini kafanızda canlandırın. Şahane.

James Harden:

Harden’ı iki kelime ile tanımlamak isteseydik bunlar muhtemelen stepback ve evet, “sakal” olurdu. Hatta o kadar ki, belki de NBA tarihindeki en “tatlı” sponsorluklardan birisinin müsebbibi de işte bu sakal. Mecaz değil, kelime manasıyla “tatlı”.

2016’da yapılan bir anlaşma ile Harden, Ferrera şekerlemelerinin Trolli markasının reklam yüzü oldu. Daha doğrusu sakalı oldu. O kadar ki Harden’ın sakalı Trolli markası sponsorluğunda bir basın toplantısı bile düzenledi. Bitti mi? Yoooo. Marka çatısı altında Harden’ın sakalına özel bir seri bile mevcut: “Trolli Sour Brite Weird Beards”. Yani “Trolli Ekşi Mutluluk Garip Sakalları”. Bakın ben demiyorum, markanın kendisi bile bu olaya “garip” diyor yahu!

[embedyt] https://youtu.be/LcCoXMUuRIY[/embedyt]

Tabii ki Harden’ın gariplikleri bununla bitmiyor. Anlatılanlara göre Harden, sadece yakın arkadaşlarının bildiği bir “gizli dili” konuşuyor. Misal, İngilizcede hiç bir karşılığı olmayan “fa-la” kelimesi, Hardenca’da “oldukça göz alıcı” demekmiş. NBA’in en iyi 5 basketbolcusundan birinin, liseli neşeli kızlar gibi gizli bir dil konuşması. Bana bu adamın deli olmadığını iddia edemezsiniz. Hayır.

Darryl Dawkins:

Şimdi ise günümüzden biraz geriye gidelim. Patlayıcı smaçları ile çokça bilinen Darryl Dawkins’in lakabı “Chocolate Thunder”, yani “Çikolata Gök Gürültüsü” idi. Bu lakabı ona, smaçlarını görüp hayran olanlar mı verdi peki? Hayır. Bu lakabı kendisine takan kişi, görme engelli şarkıcı Stevie Wonder’dı. Varan 1.

Gariplikleri bununla da sınırlı kalmayan Dawkins, smaçlarına isim takmasıyla meşhurdu. “Kafanıza Mukayet Olun” smacı bir hayli bilinen Dawkins’in en meşhur smacının ismi ise “Anan!” – Evet. “Anneciğin” manasında “Anan!” Varan 2.

Bunun dışında Dawkins’in belki de listedeki tüm adaylardan daha ilginç kılan ayrıntı basketbol ile ilintisi olmayan bir davranıştan ileri geliyordu. Dawkins sıklıkla kendisinin “Aşk-tron” gezegeninden gelen bir uzaylı olduğunu iddia ediyordu. Gezegeninin geleneklerine uygun olarak, “Sulu Luicy” adını verdiği kız arkadaşıyla toplum içinde mütemadiyen “cinsel davranış biçimleri” sergiliyordu. Tırnak içindeki kısım, bu davranışı en yumuşak şekilde anlatabileceğim tabir, belirteyim. Buna ek olarak Dawkins, “Gezegenler Arası Funk’çılık” adını verdiği bir dini de yaymayı kendine görev edinmişti. Varan 2648922.

En son garabeti olarak Mr. T ve Rowdy Roddy Piper arasındaki bir güreş müsabakasına hakemlik yapan Dawkins, 2015’te aramızdan ayrılsa da, az buz olmayan delilikleri yüzyıllar boyunca uzay boşluğunda yankılanacak gibi. Ruhu “funk” olsun.

JJ Redick:

Bizim şutör yönüyle tanıdığımız Redick’in yakınları, onu düzenliliği ile tanıyor. Ama öyle böyle değil, delilik seviyesinde bir düzenlilik ile. Redick gün içerisinde kestireceği aralıkları, giyeceği çorap çiftlerini ve öğünlerinde ne yiyeceğini günler öncesinden ajandasına kaydeden bir düzen delisi.

Her maç öncesi değişmeyen menüsünde rosto tavuk, bir adet fırın patates, brokoli ve bir bardak sade kahve mevcut. New York Times ile 2018’de yaptığı söyleşide ise “22 Mart 2013’te normalden 20 dakika sonra yemek zorunda bırakıldığı öğünü yüzünden gününün berbat olduğunu, 11’de 1 şut isabetiyle oynadığını ve maçı 24 sayı farkla kaybettiklerini” söyler.

Maçtan önce hep aynı marka kuru meyve gofretini yemek “zorunda olan” Redick için bunlar çok normal şeyler mi peki? İlginçtir, bu deliliğin kendisi için çok yorucu olduğunu söylüyor Redick. Peki bu inanılmaz düzenli yaşam tarzından hiç sapmadı mı? Bir kez. Babaannesiyle sarhoş olup, dövmecide babaannesine kelebek dövmesi yaptırdıklarında. Benim babaannemin hayatındaki en büyük çılgınlık, o vakitteki tesbihatı atlamak olurdu herhalde. Ailecek deliler kuşağında Redick sülalesi!

Stephon Marbury:

Marbury’yi NBA’deki ve Çin’deki başarılı basketbol kariyerinden ve yazdığı çocuk masal kitabından tanıyabilirsiniz. Kabul, ikincisinden tanımayabilirsiniz. Kendisini tanımayanları pek sevmeyen bir insan olarak Marbury, bu eksikliği fazlasıyla garip bir yöntem ile gidermişti: tüm hayatını internetten canlı yayınlayarak.

2010 civarının meşhur “streaming” platformlarından olan JustinTV’de oldukça meşhur olan bir kanal vardı: StarburyTV. Kanalın tek içerik üreticisi(!) olan Stephon Marbury bu yayınlarda hayatını tümüyle açık ediyor ve hayranları ile de iletişime girmeyi ihmal etmiyordu. Hayranlarıyla yaptığı sohbetlerden birinde “Uzaylıları bilmem ama İsa’ya inanıyorum, çünkü geçen gün onu duşta gördüm” diyen Marbury, az buz delirmemiş gibi görünüyordu.

Michael Jackson’ın hayaletiyle görüşmek istediğini söyleyen ve canlı yayında Vazelin yiyen (öeah!) Marbury, bu garip kafa yapısından Çin’de basketbol oynayarak kurtulacaktı. Hatta o kadar kurtulacaktı ki, 2015 yılında kendisini oynadığı “Benim Adım Marbury” müzikali Çin’deki en sansasyonel kültürel etkinlik olacaktı. Müzikalde vazelin yeme sahnesi var mıydı acaba?

Gilbert Arenas:

Soyunma odasında takım arkadaşları ile oynadığı kart oyununda toplamda 6 silahlı bir çatışmanın eşliğinden dönüldüğünü artık cümle alem biliyor. Ama bunun Arenas’ın tek vukuatı olduğunu düşünmüyorsunuz elbet, değil mi? Hadi, sıradan sayalım:

2013 yılında Instagram hesabından paylaştığı kanun dışı yöntemler ile tam 60 kırmızı ışık ihlalinden paçayı sıyırması. Bir keresinde ehliyetsiz şekilde, ağzına kadar havai fişek dolu bir tır ile aşırı hız yaparken yakalanması. Sol eline Barack Obama dövmesi yaptırması. Yine de insan, iki NBA oyuncusunun, birbirine toplamda (her nasılsa) 6 silah çekmesini unutamıyor. Tabii bu olayın diğer tarafı olan Javaris Crittenton’ın da başka bir silahlı çatışma davası nedeniyle 23 yıl hapis yediğini de unutmayalım. Arenas’ın deliliği, belki de en tehlikeli deliliklerden.

Ron Artest:

Biz onu meşhur “Malice at the Palace – Palace’daki Pespayelik” kavgası ve NBA’den tam bir yıl men edilmesiyle biliyoruz elbet. Halbuki Artest’in, ya da Metta World-Peace’in “dünya barışı” dolu hikayeleri bir hayli fazla. Bir Knicks maçında sinirlenip 100bin dolarlık bir kamerayı kırdığından bahsetmiş miydik? Şimdi ettik.

Yine de Artest’in tüm deliliği şiddet kurgusu özelinde gitmiyor. Çaylak yılında yaklaşık 1 milyon dolar kazanan Artest’in içini, “heyecana kapılıp çok fazla partilerim” korkusu sarıyor. Çözüm? Boş zamanlarında bir elektronik eşya dükkanında çalışmak. Tabii bu dinginlik arayışı kariyerinin geri kalanında da devam ediyor ama tezahürler elbet farklı. Misal, Bulls’ta geçirdiği süreç boyunca devre aralarında içtiği yarım şişe Fransız konyakı, bu dinginlik arayışının bir göstergesi. Tabii ki “dinginlik” kelimesinin yazımında ufak bir hata yapmış olabiliriz. Onu da siz fark edin artık.

Dennis Rodman:

Hadi itiraf edin: bu listenin Rodman olmadan tamamlanacağını düşünmüyordunuz, değil mi? ABD’nin Kuzey Kore iyi niyet-neye niyet neye kısmet elçisi Dennis Rodman, bu değişik politik kariyerden önce de garip seçimleri ile pek çok bilinen bir basketbolcuydu.

1996 yılı yaz döneminde bir açıklama yapan Rodman, “ismini vermek istemediği biri ile” evleneceğini duyurur. Tabii dedikodular alır başını, yürür. Kimler yakıştırılmaz ki Rodman’a? Julia Roberts, Cindy Crawford, Oprah Winfrey (?!), Prenses Diana (?!?!?!)… Düğün günü gelip çattığında ise şanslı gelinin kim olduğu ortaya çıkar: New York sokaklarında muhteşem bir gelinlik içerisinde görüntülenen gelin Dennis Rodman’dır. Rodman kendisi ile evlenmeye karar vermiştir. Bu harekete “deli” denmez de, neye denir?

Hayatı boyunca her gün farklı bir renge boyadığı saçı ile, kendisi gibi az deli olmayan Madonna ile bile birliktelik yaşamıştır Rodman. Kameramanları hayalarından tekmeleyen, Jean-Claude Van Damme ile iki film çeken, Hulk Hogan ile birlikte Karl Malone ile güreşen birinden bahsediyoruz. Gel gelelim tüm bu deliliklerini bir kenara bırakan Rodman, sonunda kendi kurduğu bir ligin başkanlığını yaparak hayatına çeki düzen vermiş gibi görünüyor. Ha, merak edenler için organizasyonun adı: İç Çamaşırı Amerikan Futbol Ligi. Such Sport. Much Football. Wow.

NBA ile alakadar listeleri çok sevdiğimiz Her Şey NBA ile bu haftayı NBA’in “deli” ve “garip” oyuncuları ile geçirdik. Bakmayın deli’nin genel geçer hissiyatının kötü algısına. Her insanın hayatı algılayışı çok farklı ve sizin deliliğiniz, başkasının en mutlu halet-i ruhiyesi olabilir. O yüzden gün gelsin siz de delirin. Yeter ki kimseye zararınız olmasın, bir de siz mutlu olun, yeter. Mutlu günler!

  • Diğer Yazıları
Yazar Hakkında
Her Şey NBA’de haftalık köşe yazıları yazan Emre, Hacettepe Üniversitesi İktisat Bölümü mezunu olmasına rağmen, şu anda İzmir’de Hava Trafik Kontrolörü olarak çalışıyor. Evli ve bir kız çocuğu babası. 90’ların başında babasının kucağında uyuklayarak izlediği All-Star maçlarından beri NBA kültürünün takipçisi.
  • Space Jam: A New Legacy – LeBron İle Olmuş Mu?
    NBA’in “Deli” Oyuncuları İle Tanışın! Şu zamana kadar benden duymaktan bıktığınız bir cümle varsa bu, birazdan söyleyeceğim cümledir. Yine de çekinmeden, ısrarla söyleyeceğim. NBA bir spor organizasyonu olmanın yanında, çok büyük bir drama sahnesi. Amerikan toplumu her şeyi büyük, deli ve uçlarda yaşamayı sever. En büyük zorluklardan onlar geçer, en büyük aşkları onlar yaşar, en […]
  • Sıcağı Sıcağına: Kemba Walker Takası
    NBA’in “Deli” Oyuncuları İle Tanışın! Şu zamana kadar benden duymaktan bıktığınız bir cümle varsa bu, birazdan söyleyeceğim cümledir. Yine de çekinmeden, ısrarla söyleyeceğim. NBA bir spor organizasyonu olmanın yanında, çok büyük bir drama sahnesi. Amerikan toplumu her şeyi büyük, deli ve uçlarda yaşamayı sever. En büyük zorluklardan onlar geçer, en büyük aşkları onlar yaşar, en […]
  • Survivor 2021: Playoff’larda Hayatta Kalma Savaşı
    NBA’in “Deli” Oyuncuları İle Tanışın! Şu zamana kadar benden duymaktan bıktığınız bir cümle varsa bu, birazdan söyleyeceğim cümledir. Yine de çekinmeden, ısrarla söyleyeceğim. NBA bir spor organizasyonu olmanın yanında, çok büyük bir drama sahnesi. Amerikan toplumu her şeyi büyük, deli ve uçlarda yaşamayı sever. En büyük zorluklardan onlar geçer, en büyük aşkları onlar yaşar, en […]
  • Clippers’ın Can Yakan “Keşke”si: Luka Doncic!
    NBA’in “Deli” Oyuncuları İle Tanışın! Şu zamana kadar benden duymaktan bıktığınız bir cümle varsa bu, birazdan söyleyeceğim cümledir. Yine de çekinmeden, ısrarla söyleyeceğim. NBA bir spor organizasyonu olmanın yanında, çok büyük bir drama sahnesi. Amerikan toplumu her şeyi büyük, deli ve uçlarda yaşamayı sever. En büyük zorluklardan onlar geçer, en büyük aşkları onlar yaşar, en […]
Paylaş:

What do you think?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Olağanüstü Yetenek: Stephen Curry ve Topsuz Oyun Sırrı!

Utah Jazz: Başarıları Tesadüf Değil!