Sonu Olmayan Bir Yarış! - Görsel: Her Şey NBA
in

BEĞENDİMBEĞENDİM TERTEMİZTERTEMİZ YORUMSUZYORUMSUZ

İmkansız MVP’ler: Curry ve Jokic’in Şansı!

NBA Tarihindeki İmkansız MVP’likler

En Zor Kazanılan MVP’likler

2020-21 sezonunun, üzerinde en uzlaşılamayan konusu nedir diye sorsanız, kuvvetle muhtemel en popüler cevap “MVP kim olacak” olur. Zira ortada inanılmaz bireysel performanslar olsa da, adayların takımlarının durumu kimi örneklerde soru işaretleri yaratabiliyor. En önemli iki MVP adayından Steph Curry’nin takımı Warriors konferans dokuzuncusu, Nikola Jokic’in takımı Nuggets ise konferans dördüncüsü. Takım başarısının MVP seçimlerinde oldukça önemli olduğu aşikar ancak asıl soru şu: Bu şartlar altında Jokic veya Curry için MVP’lik imkansız mı?

Bu haftaki yazımızda sizin için, nispeten en başarısız takımlarda alınan MVP ödüllerini inceleyip, takım başarısının MVP’lik ile olan ilişkisini inceleyeceğiz. Sonuçta da bu senenin iki MVP adayının, ödüle ulaşmak için hakikaten şansının olup olmadığını inceleyeceğiz. Hazırsanız, başlayalım!

“En Değerli” Ne Demektir?

NBA’de her sene istisnasız tartışılan bir konu varsa o da, MVP belirlenirken değerlendirilen kıstasların ne olduğudur. “En değerli” kavramının içeriğini ortaya koyarken elbette bir çok farklı görüş öne sürülüyor. Ancak içlerinden ikisi, diğerlerine nazaran çok daha ağır basar ölçekte.

Birinci argüman öyle çok karmaşık değil: ligin en iyi 4-5 takımı içerisindeki en iyi oyuncu, ligin MVP’sidir.

Diğer argüman ise çok daha “soyut” bir bakış açısını içeriyor. Bu görüşe göre “En Değerli Oyuncu”; takımı için en çok değere sahip olan ve takımından çıkarıldığında, en çok farkın oluşacağı, takımın dibi boylayacağı oyuncuyu tanımlamalı. Çoğu sene bu iki argüman birbiri ile uyumlu hale gelip, bir veya iki adayı olan MVP yarışında adayın belirlenmesini oldukça kolaylaştırıyor. Ancak bazı senelerde öylesine bireysel performanslar ortaya konuyor ki, ligin o sezondaki en iyi oyuncuları, şampiyonluk hedefinden nispeten daha uzak takımlarda boy gösterebiliyor.

MVP Çıkartan En Başarısız Takımlar:

Vasat bir takımda oynayan muhteşem oyuncuların varlığı çok seyrek bir olgu değil. NBA tarihinde Dominique Wilkins, Chris Webber, Alex English, Tracy McGrady, Chris Paul vb. örneklerde görüldüğü gibi vasat performanslı takımların, çok sansasyonel bireysel performanslar gösteren ve MVP ödülüne ulaşamayan yıldızları hep oldu. Bu durumda akla elbet şu soru geliyor: Hangi MVP’ler, nispeten en kötü performans gösteren takımlardan çıktı?

Takımlarının yıl içerisindeki galibiyet/mağlubiyet oranlarını ele aldığımızda, takımı yüzde 50 galibiyet oranının altında kalmasına rağmen MVP ödülüne ulaşan iki oyuncu mevcut. Bunlardan birincisi, takımı %45.8 galibiyet yüzdesine sahip olmasına rağmen 1955-56 sezonu MVP ödülünü evine götüren Bob Pettit. Takımının 33 galibiyet 39 mağlubiyet aldığı sezonda Pettit, 24.6 sayı 17.4 ribaund ve 2.2 asist ortalaması tutturarak ligin en değerli oyuncusu ödülüne sahip oluyordu. NBA’in böylesine “erken” zamanlarında verilen bir MVP ödülünün belli bir standardın uzağında olduğu düşünülebilir. Ancak lig tarihinde, takımı yüzde 50 galibiyet yüzdesinin altında performans gösterse de bu ödüle sahip bir kişi daha mevcut. Onu çok iyi tanıyorsunuz: Kareem Abdul Jabbar.

Kareem, Lakers’ın 40 galibiyet ve 42 mağlubiyet aldığı sezonda ligin en değerli oyuncusu oldu. Yüzde 48.8 galibiyet yüzdesi ile 1975-76 sezonunda playoff’lara dahi kalamayan Lakers’ta Kareem 27.7 sayı, 16.9 ribaund, 5 asist ve tam 4.1 blok ortalaması tutturan Kareem, gelmiş geçmiş en büyük pivot performanslarından birini ortaya koymuştu. NBA’in bu performansa, takımının kötü performansına rağmen kayıtsız kalamayıp MVP ödülünü Kareem’e verdiğini düşünmek, en olası senaryo.

Pettit ve Kareem dışında lig tarihinde, takımı %50 galibiyet oranından daha düşük bir istatistiğe sahipken MVP ödülünü alan başka bir oyuncu yok. Bu iki oyuncudan hemen sonra ise, takımı nispeten kötü bir performans gösterirken bir değil, tam iki kez MVP ödülünü kazanan bir oyuncu mevcut: Moses Malone. Malone, 1981-82 sezonunda takımı %56.1 galibiyet oranına, 1978-79 sezonunda ise %57.3 orana sahipken iki kez MVP ödülünü evine götürme başarısı gösterdi. 1978-79’da 24.8 sayı 17.6 ribaund, 1981-82 sezonunda ise 27.8 sayı 14.8 ribaund ortalamaları tutturdu. Bu sezonların ikisinde de Malone’un takımı Rockets playoff’larda ilk turdan ötesini göremedi.

Moses Malone’dan sonra, en düşük galibiyet yüzdesi ile MVP olan oyuncular sırasında şimdi de tanıdık bir isim var. Takımı 47 galibiyet 35 mağlubiyet ile %57.3 galibiyet yüzdesine sahipken, 2016-17 sezonunda En Değerli Oyuncu payesini alan Russell Westbrook. Yakın tarihin belki de en sansasyonel MVP macerasına sahip Westbrook, mevzubahis senede 31.6 sayı, 10.7 ribaund ve 10.4 asist ortalaması tutturdu. Sezonu triple-double ortalamaları ile tamamlayarak Oscar Robertson’dan sonra bunu başarabilen ilk ve tek oyuncu oldu. Bu başarısı ile James Harden (55-27), LeBron James (51-31), Kevin Durant ve Steph Curry (67-15), Kawhi Leonard (61-21) ve Isaiah Thomas’ı (53-29) geçerek ödüle uzandığını da belirtmek lazım. Unutmadan, Oklahoma City Thunder 2016-17 sezonunu konferans altıncısı olarak bitirdi ve playoff’lara ilk raundda veda etti.

NBA tarihinde, takımı %60 galibiyet yüzdesinin altında istatistiğe sahip olmasına rağmen MVP ödülünü alan tek bir oyuncu daha var: Bob McAdoo. McAdoo’nun MVP ödülünü kazandığı senede takımı Buffalo Braves (a.k.a. Clippers), 49 galibiyet 33 mağlubiyet ile %59.8 galibiyet yüzdesine ulaşmıştı. Bu istatistiğin yakalandığı 1974-75 sezonunda McAdoo 34.5 sayı, 14.1 ribaund istatistikleri ile takımını, Doğu Yarı Finalleri’ne kadar taşıyabilmişti.

MVP İçin (Hemen Hemen) En Önemli Faktör: Kazanmak

NBA tarihinde yüzde 60 galibiyet yüzdesi altında kazanılan altı MVP ödülünü sırasıyla ele aldıktan sonra, MVP seçim kriterleri hakkında bazı sağlam figürlerin kafamızda oluşmuş olması lazım. Yine de, oluşan bu fikri daha da destekleyebilecek için bir kaç tane daha temel istatistiğe değinmek lazım gelecek.

NBA’de MVP ödülünün ilk verildiği 1955 senesinden beri 66 ödülden:

  • 42 tanesi sezonu en iyi derece ile lig birincisi olarak bitiren takımdan bir oyuncuya verildi.
  • 23 kez şampiyon takımdan bir oyuncuya verildi.
  • Sadece 6 kez %60 galibiyet yüzdesinin altında bir takımdan bir oyuncuya verildi.
  • Son 21 senede sadece 1 kez %60 galibiyet yüzdesine sahip bir takımdan bir oyuncuya verildi: Russell Westbrook
  • Diğer 20 ödülün tamamını, ligi en az %65.9 galibiyet yüzdesi ile bitiren bir takım kazandı. (%65.9 galibiyet yüzdesi ile Steve Nash, 2005-06)

Sonuç:

Tüm bu istatistikleri bir araya topladığımızda elde ettiğimiz sonuç, NBA’de MVP ödüllerinin sadece %9’a yakın bir kısmı “çok özel” bir sezon geçirmiş oyunculara verilirken, ödülü kazananların %90’ından fazlası genellikle ligi ilk 3 içerisinde bitiren, başarılı takımlardan geliyor. Şu anda Curry’li Warriors %49, Jokic’li Nuggets %63 galibiyet oranına sahip. Açıkça görülen şu ki, bu ödülü Curry veya Jokic’in kazanması için takımlarının bir hayli fazla çaba göstermesi gerekiyor. Bu haliyle imkansız mı? Elbet değil. Ancak %9 gibi bir şans için, buzdağını görmemezlikten gelen Titanik mürettebatı gibi davranmak da pek akıllıca değil.

  • Diğer Yazıları
Yazar Hakkında
Her Şey NBA’de haftalık köşe yazıları yazan Emre, Hacettepe Üniversitesi İktisat Bölümü mezunu olmasına rağmen, şu anda İzmir’de Hava Trafik Kontrolörü olarak çalışıyor. Evli ve bir kız çocuğu babası (eli kulağında!). 90’ların başında babasının kucağında uyuklayarak izlediği All-Star maçlarından beri NBA kültürünün takipçisi.
  • İmkansız MVP’ler: Curry ve Jokic’in Şansı!
    En Zor Kazanılan MVP’likler 2020-21 sezonunun, üzerinde en uzlaşılamayan konusu nedir diye sorsanız, kuvvetle muhtemel en popüler cevap “MVP kim olacak” olur. Zira ortada inanılmaz bireysel performanslar olsa da, adayların takımlarının durumu kimi örneklerde soru işaretleri yaratabiliyor. En önemli iki MVP adayından Steph Curry’nin takımı Warriors konferans dokuzuncusu, Nikola Jokic’in takımı Nuggets ise konferans dördüncüsü. […]
  • Korku Tüneli: NBA Oyuncularının En Saçma Korkuları!
    En Zor Kazanılan MVP’likler 2020-21 sezonunun, üzerinde en uzlaşılamayan konusu nedir diye sorsanız, kuvvetle muhtemel en popüler cevap “MVP kim olacak” olur. Zira ortada inanılmaz bireysel performanslar olsa da, adayların takımlarının durumu kimi örneklerde soru işaretleri yaratabiliyor. En önemli iki MVP adayından Steph Curry’nin takımı Warriors konferans dokuzuncusu, Nikola Jokic’in takımı Nuggets ise konferans dördüncüsü. […]
  • Dokunaklı Bir Takas Hikayesi: Norman Powell
    En Zor Kazanılan MVP’likler 2020-21 sezonunun, üzerinde en uzlaşılamayan konusu nedir diye sorsanız, kuvvetle muhtemel en popüler cevap “MVP kim olacak” olur. Zira ortada inanılmaz bireysel performanslar olsa da, adayların takımlarının durumu kimi örneklerde soru işaretleri yaratabiliyor. En önemli iki MVP adayından Steph Curry’nin takımı Warriors konferans dokuzuncusu, Nikola Jokic’in takımı Nuggets ise konferans dördüncüsü. […]
  • Embiid ve MVP: En Çok “Yatan” MVP’ler
    En Zor Kazanılan MVP’likler 2020-21 sezonunun, üzerinde en uzlaşılamayan konusu nedir diye sorsanız, kuvvetle muhtemel en popüler cevap “MVP kim olacak” olur. Zira ortada inanılmaz bireysel performanslar olsa da, adayların takımlarının durumu kimi örneklerde soru işaretleri yaratabiliyor. En önemli iki MVP adayından Steph Curry’nin takımı Warriors konferans dokuzuncusu, Nikola Jokic’in takımı Nuggets ise konferans dördüncüsü. […]
Paylaş:

What do you think?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Russell Westbrook ve Doğu Mücadelesi!

Şampiyonluk Aralığı Nedir? – 2