lebron james
in , , , , , , , , ,

BEĞENDİM HAHA SİNİRLİYİM TERTEMİZ

Takas Döneminin Kazananları ve Kaybedenleri: Rüzgar Gibi Geçti!

Ortalık yangın yeri.

NBA’de takasın son günü, hatta son saatleri, son yıllarda eşi benzeri görülmemiş hareketliliğe sahne oldu. Takasın başrolündeki takım Cleveland Cavaliers, adı LeBron olmayan herkesi takasladı. Lakers gibi takımlar geleceğe yatırım yapmayı tercih etti. Bazı eski dostlara emeklilik günleri için huzurevlerinin kapıları gözüktü. Bu gibi hareketler her takas döneminde olabilirken, bu dönemi özel kılan, takım başına yer değiştiren oyuncu sayısının çok büyük olmasıydı. Bu takas döneminin önemini birkaç tane daha abartılı sıfat ile anlatabilirim, beni inanılmaz heyecanlandıran bir takas dönemi oldu. Bu heyecanın asıl sebebi de, NBA’deki her önemli gelişmede olduğu gibi, tüm bu olaylar yaşanırken benim yine çok sonradan haberim olacak şekilde bir meşgalemin olmasıydı.

Tüm bu olayların döndüğü süreç içerisinde yaklaşık dört saatlik bir yolculuğun içerisindeydim. Eve gelip, iki haftadır göremediğim eşime sarılırken bir yandan da telefonuma bakmam ile eşime dönüp “VAY ANAM VAY NELER DÖNMÜŞ HANIM YA!” demem bir oldu. Eşimin sinirle karışık hüsranının gölgesinde, bilgisayara koşarak, birçok parça şeklinde çok fazla oyuncuyla gerçekleşen bu takas sürecinde neler olduğunu anlamak uzun bir süre aldı. Neyin ne olduğunu, kimin nereye gittiğini, editörlerimiz Renç Korzay ve Baran Sönmez sayesinde en ince ayrıntısına kadar öğrenebildim. Olaylara yetişebilmeme müteakip, olanların etkisini hazmetmem ve değerlendirmem ise, kolların kafa arkasında kavuşturulduğu, gözlerin tavana dikildiği ve heyecandan gözlerin kırpılmadığı bir geceye dönüştü. Nihayetinde, tüm bu süreç içerisinde varılan noktada, tüm bu takasların kazananlarının ve kaybedenlerinin olduğu açıktı. Bir de, işlerin o kadar açık olmadığı, takasın nelere sebep olacağını bilemediğimiz noktalar oldu. Bu noktalar içinse, Cem Yılmaz ve Mazhar Alanson’a selam olsun, “Bilemiyorum Altan” tabirini kullanacağım. Buyurun, birlikte irdeleyelim, takasın kazananları, kaybedenleri ve “Bilemiyorum Altan”ları:

Kaybedenler

Derrick Rose: Belki de takasın en büyük kaybedeni. İşin duygusal yönünde, romantik bir bağ ile bağlı olduğumuz Rose’un, en tepeden en dibe düşüşüne tanık oluşumuzun etkisi olabilir. İşin teknik yönünde ise, takaslandığı Utah Jazz’in, muhtemelen onu serbest bırakacak olması var. Geçmişin görkemli MVP’sini Jazz dahi kadrosunda düşünmüyor şu anda. Buna rağmen, kendisiyle gönül bağı olduğunu düşündüğüm Koç Thibodeu’nün onu Timberwolves saflarına katmayı düşündüğü, söylentiler arasında. Yine de, kuvvetle muhtemel, rotasyonda Tyus Jones ve Jeff Teague’nin gerisine düşecek olan Rose için, senenin başında düşündüğü erken emeklilik kararı hiç bu kadar yakın olmamıştı.

Atlanta Hawks: Ebru Gündeş’in kulakları çınlasın, “Demir attık ligin dibine / NBA denizinde” diyerek efkârlanan ve bundan mütevellit de, neredeyse takımın tamamını takasa uygun ilan eden Hawks, Luke Babbitt – Okaro White takası dışında hiçbir hareketlilik gösteremedi. Takımın tamamına karşılık bir ikinci tur draft hakkı bile almayı beceremeyen Hawks, bu takasın, beceriksizliğinden mütevellit, belki de en çok kaybedeni.

Denver Nuggets: Emmanuel Mudiay’i Knicks’e gönderip, Devin Harris’i kadrolarına kattılar. Bir de, ikinci tur draft seçimi sıralarını Knicks ile takasladılar. Asıl soru ise şu: NEDEN? Ekim ayında veteran Jameer Nelson’ı serbest bırakan Nuggets, dönüp dolaşıp yine bir veteran oyun kurucuyu takıma kattı. Yahu neden?

Memphis Grizzlies: Tyreke Evans’ın sezon sonu sözleşmesi bitiyor ve şu anda da performans olarak kariyerinin zirvesinde: yaklaşık 19 sayı, 5 rebound, 5 asist, %39 üçlük, %45 saha içi isabet. Ligdeki takas değeri en yüksek 5 oyuncudan biri sayılabilir. Takas işlemlerini gerçekleştirebilmek için son 6 maçta Evans’ı kadroya almadılar. Yaklaşık 2 aydır Boston, Philly ve Denver ile görüşme yapıyorlar. Şubat’ın 8’i itibari ile de, büyük bir yönetim başarısı (!) gösterip Evans’ı takaslayamadılar! Sezon sonunda, ya Evans’a maksimuma yakın bir kontrat önerecekler ya da yine hiçbir şey alamayacaklar. Atlanta ile kaybedenler kulübü başkanlığına ortak aday olabilirler.

Isaiah Thomas: Ligin zirvesindeki bir oyun kurucudan, mali kaygılarla yapılmış bir takasın nispeten önemli bir parçasına evrilmesi için yarım sezon yetti. Üstelik yeni takımında Lonzo Ball’ın, yani Lakers’ın yeni marka yüzünün, arkasında 6. adam olarak başlama ihtimali hiç de az değil. Kontrat senesinin sonunda %95 ihtimalle yeni sözleşme alamayacağını bilerek 6. adam rolünü kabul etmek zorunda olmak, hele ki efsanevi bir sezon sonrasında, onu hiç ama hiç mutlu etmiyordur.

isaiah thomas

Kazananlar

Joe Johnson: Yeni takımı Sacramento Kings’in onu kadrosunda düşünmediği ve sözleşmesini fesh edeceği bilinen bir gerçek. Normalde bir oyuncunun takastan sonra salıverilmesi onun için üzücü bir durum olabilir ancak Joe Johnson için bu aslında sevindirici. Zira kontratının sona erdirilmesini dört gözle sotede bekleyen iki takım var: Golden State Warriors ve Boston Celtics. Sacramento Kings’te maç sonu sizden imza isteyen iki-üç taraftar mı, yoksa şampiyonluk yüzüğünü %50 ihtimalle garantilemek mi derseniz, Johnson’ın seçimi çok açık olacaktır.

Dwayne Wade: Romantik dürtülerin yol açtığı eylemler, ne her zaman çok mantıklı oluyor, ne de her zaman istenilen kimyayı tutturabiliyor. LeBron – Wade arasındaki bromance’in belki de altında yatan en büyük sebep olduğu Wade’in Cavs macerası, takasın ardından gelen oyuncularla Wade için çok hayırlı bir sona sebebiyet vermeyecekti, orası kesin. Bu yüzden de, geçmiş günlerin hatırına olsa gerek; Cavs, Wade’i hep mutlu hissettiği, belki de evi sayılabilecek olan Miami’ye geri gönderdi. Wade’in kariyeri, bundan sonrası için, “azıcık aşım ağrısız başım” şeklinde geçecek.

Jameer Nelson: NBA oyuncularının Yılmaz Vural’ı, kim bilir belki kaçıncı takımında, kaçıncı takasında, kaçıncı kontratında. Bu seferki macerasını onun için özel kılansa, nihayetinde Stan Van Gundy ile tekrar bir araya gelebilmesi. Orlando döneminde hücumu organize etmesi için Van Gundy’nin güvendiği isim olan Nelson, belki Detroit’te biraz daha süre alacak, belki de rotasyonda kendisini özel hissedeceği bir yere sahip olacak. Nelson’ın birkaç gün öncesine nazaran daha iyi hissettiği ise bir gerçek.

Jae Crowder: Geçen seneki play-off tahminleri yazısında kendisini bir hayli övmüştüm. LeBron’un karşısında kullanılabilecek iyi bir savunmacı olarak kendisini göstermiştim. Kaderin ne biçim cilvesi ise artık, hem bir süre öncesine kadar LeBron’un karşısında değil yanındaydı, hem de berbat bir savunma performansı gösteriyordu. Bu performansında Cavs’ın kollektif iğrenç savunmasının etkisi yadsınamaz ancak Boston performansının 5’te birini dahi Crowder’dan göremedik. Şimdi ise, savunma yönünü tekrardan gösterip kendini parlatabileceği Utah’a doğru yol aldı. Koç Snyder’in oyun felsefesinden biraz olsun feyz alıp kendini toparlayabilirse, tekrar ligin elit savunmacıları arasında olmaması için hiçbir sebep yok.

Los Angeles Lakers: Takasın tartışmasız en büyük kazananı! Jordan Clarkson’ın kontrat yükünden kurtulmaları ilk kazançları. Larry Nance Jr’ın çaylak kontratı sonrası muhtemel yüksek kontrat talebinden sıyrılmaları ikincisi. Sezon sonunda çok büyük ihtimalle yeni sözleşme yapmayacakları Thomas’ın kontrat yükünden kurtulacak olmaları üçüncüsü. Tüm bu maddi bağlamda çok akıllıca olan hamlelerden sonra, 2018 yazında, Lakers’ın tam iki adet maksimum kontrat için maaş boşluğu oluşmuş olacak. Potansiyel bir LeBron ve Paul George transferinin etrafında toplanan yetenekli gençler olarak şekillenecek bir Lakers takımı, “beyaz-altuni-mor” renkli forma taraftarlarının senelerdir özlediği “kazanan” takımın habercisi olabilir. Tekrar ediyorum, Lakers, bu takas sürecinin açık ara en büyük kazananı.

lonzo ball

“Bilemiyorum Altan”lar

Utah Jazz: Sezon sonunda serbest kalacak Derrick Favors’ı da ellerinden çıkartabilselerdi, kendilerini kazananlar arasına yazabilirdim. Zira bunu Hood için gerçekleştirebildiler. Johnson elbet bir kayıp ancak Crowder’ın bir kazanç olup bu kaybı dengeleme ihtimali de mevcut. Sezon sonunda Favors’ın yerine imza attıracakları kaliteli bir uzun sayesinde kazançlı statüsüne yükselebilirler ama şu an için bütün sonuçlar birer ihtimal. BİLEMİYORUM ALTAN.

New York Knicks: Açıkcası Kristaps “Unicorn” Porzingis’ten yaklaşık 1 sene kadar mahrum kalacak olan Knicks’ten çok radikal kararlar bekliyordum. Ancak tek hamleleri, bu sene iyi bir performans sergileyen Doug McDermott’ı gönderip yerine Emmanuel Mudiay’i katmak oldu. 26 yaşındaki oyuncunuzu yollayıp 21 yaşında yetenekli bir genç almak bir kazanç olarak görünebilir. Asıl sıkıntı ise, Mudiay’in, Knicks’in çokça sahiplendiği ve gelecek için bel bağladığı Frank Ntilikina’nın süresini azaltıp, gelişimine balta vurması ihtimali. Knicks için kısa vadede iyi bir hareket olsa bile, orta-uzun vadede sıkıntı yaratabilme ihtimali mevcut. BİLEMİYORUM ALTAN.

Los Angeles Clippers: Griffin takasını zaten bolca irdeledik, o konuya uzun uzadıya girmeye şu an için lüzum yok. Takas süreci boyunca Cavs taraftarlarının çeşitli mecralardan ulaşıp “COME TO CLEVELAND” mesajlarına boğduğu, takasın belki de en değerli parçası DeAndre Jordan’ı ise ellerinde tutmayı tercih ettiler. Topun ağzındaki bir diğer oyuncu Avery Bradley de yerinde kaldı. Bambaşka bir topun ağzındaki Lou Williams da bir yerlere gitmedi, hatta kontratı revize edildi. Kısacası Clippers takasın son saatlerinde, tüm takas sürecinde kendinden beklenen hiçbir şeyi yapmadı. Sezonun geri kalanı için Clippers heyecan verici bir görünümde olabilir. Sezon sonunda Jordan ve Bradley ile temaslarını koparırlarsa, gelecek onlar için eski Clippers günlerinden pek farklı hale gelmeyebilir. Bekleyip, göreceğiz. BİLEMİYORUM ALTAN.

Cleveland Cavaliers: Cleveland’ın durumu aslına bakılırsa inanılmaz karışık. Rodney Hood, George Hill, Jordan Clarkson ve Larry Nance Jr’ın katılımı ile “o eski hallerinden eser yok şimdi”, ama olumlu manada. Tüm sezon sorunlarının ana kaynağını oluşturan savunma yapmama hastalığını büyük ölçüde çözebilirler. Bir yandan da, özellikle takasın Lakers ile yapılan kısımı ile kendi ayaklarına sıkmayı bırakın, havan topu atmış bile olabilirler. Zira LeBron’a “Bak dostum, bu takımla şampiyonluklara koşuciğiz, n’lütfen bizimle kal, n’olur!” diyebilmek için takımı revize ederken yanlışlıkla LeBron’u sezon sonu kadrosuna katmak için yanıp tutuşan takıma bu imkânı kendi ellerinizle sağlamış da olabilirsiniz. Bütün mesele, sezon sonunda Cavs’ın performansı ve LeBron’un vereceği karara bağlı. LeBron’un potansiyel Lakers imzası, bu takası, tarihin en aptalca takasları arasına sokabilir de. Her şey ihtimal dâhilinde. HAKİKATEN BİLEMİYORUM ALTAN.

Kıssadan hisse, birkaç saat içerisinde gerçekleşen bir spor olayının baş dönmesi daha yeni yeni geçiyor. Olan biteni ölçüp biçmek, tartıp tartışmak da bu saatten sonra bize düşüyor. Tüm bu hengâmeden mütevellit kalbini kırdığım eşimden özür dilemek için aranızdan ayrılırken, siz takipçilerimizin de bu husustaki fikirlerini duymak beni ziyadesiyle mutlu edecektir. Herkese güzel günler!

Yazar: Emre Ersun Uysal

What do you think?

0 points
Upvote Downvote

Total votes: 0

Upvotes: 0

Upvotes percentage: 0.000000%

Downvotes: 0

Downvotes percentage: 0.000000%

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

smaç yarışması

Smaç Yarışması Tarihinin En İyi 10 Smacı

fbbb

Fenerbahçe 77 – Bamberg 69