in , , ,

BEĞENDİMBEĞENDİM HAHAHAHA SİNİRLİYİMSİNİRLİYİM TERTEMİZTERTEMİZ YOK ARTIK!YOK ARTIK!

Kevin Durant’i Anlamak!

Kendini Gerçekleştirmek

Kendi Dünyasını Kazanır Dünyayı Kaybeden

“Bruce Wayne: Suçlular karmaşık değildir Alfred. Neyin peşinde olduğunu öğrenmeliyiz (Joker hakkında).

Alfred: Kusura bakmayın Efendi Wayne, belki siz de bu adamı tam olarak anlamıyorsunuz. Çok uzun zaman önce Burma’daydım. Dostlarımla yerel hükümet için çalışıyorduk. Kabile liderlerinin sadakatini değerli taşları onlara rüşvet olarak vererek satın almaya çalışıyorlardı. Ama kervanları Rangoon’un kuzeyinde bir ormanda bir eşkıyanın baskınına uğradı. Biz de taşları aramaya gittik. Altı ay boyunca onunla ticaret yapan kimseyi bulamadık. Günün birinde, portakal büyüklüğünde bir zümrütle oynayan bir çocuk gördüm. Eşkıya onları bir kenara atıyordu.

Bruce Wayne: Neden çalıyordu peki?

Alfred: Çünkü bunu keyif verici olarak görüyordu. Bazı insanlar para gibi mantıklı şeylerin peşinde değildir. Satın almak, korkutmak, anlaşmak ya da pazarlık etmek mümkün değildir. Bazı insanlar sadece dünyanın yandığını seyretmek ister.”

Joker’in motivasyonunu anlamaya çalışan Bruce Wayne (Batman) ile uşağı Alfred arasında geçen bu diyalog, Christopher Nolan‘ın yeni bir soluk getirdiği Batman üçlemesinin Kara Şövalye filminden yapılmış bir alıntıdır. Joker’i hafife alan Batman, bunun bedelini sevdiği kadının ölümüyle ve arkasında duran Gotham şehrinin desteğini kaybederek öder.

Basketbol her ne kadar takım oyunu olsa da istisnai yetenekleri aracılığıyla oyunun hikayesini kendi etrafında belirleyen ikonik oyunculara ev sahipliği yapmasıyla kendini diğer takım sporlarından ayırır. Kevin Durant de Michael Jordan sonrası dönemde NBA’e adım atan çizgi dışı oyunculardan en ihtilaflı geçmişe sahip olanı ve kariyerinin barındırdığı sportif dramanın benzerini NBA özelinde bulmak mümkün değil.

Tıpkı Allen Iverson ve Tracy McGrady gibi durdurulamaz bir skorer olan KD, Jordan sonrası dönemde oynayan skorer oyuncular içinde savunulması en zor olanı. 2.25’lik kanat açıklığını ve 2.08’lik boyunu geniş hücum repertuvarıyla bütünleştiren Durant, 10 defa sayı kralı olan Michael Jordan’ın ardından 4 defa sayı kralı olarak ikinciliği Allen Iverson ve George Gervin ile paylaşıyor.

KD 2010 yılında adım attığı NBA playofflarında sakatlığı dolayısıyla kaçırdığı 2015 dışında aralıksız her yıl yer aldı, ve yalnızca bir (1) kere 28.4 sayı ortalamanın altında kaldı.

2 kere Finaller MVP’si, 2 kere NBA şampiyonu, 4 defa NBA Finalisti, 10 defa All-Star, 3’ü arka arkaya olmak üzere 4 defa NBA Sayı Kralı, 2 defa All-Star MVP’si, 2013-2014 Normal Sezon MVP’si ve 2007-2008 Yılın Çaylağı olan Kevin Durant, NBA tarihinin en tartışmalı kararına imza atarak 2016 yazında Golden State Warriors’a geçtiğinden beri ligde hiçbir şey eskisi gibi değil.

KD, konformist davranmayıp uzun süreli sözleşmelere imza atmamasından LeBron James’in tarihin en iyi basketbolcusu olma iddiasına vurduğu darbeye kadar algılarımızı zorlayacak işler başardı. Kadrosuna girdiği Golden State Warriors’un dinamiklerini değiştirdi, NBA Finallerinin reytinglerine damga vurdu.

Durant’in yolculuğunu 3 bölümde ele alacağımız bu yazıda Sonics/Thunder’da geçirdiği 9 yılın ardından Warriors bünyesinde geçmesinin mantığını olabildiğince provokatif biçimde ele alarak bir süperstarın uçurumun kenarına itilmesinin sonuçlarını işleyeceğiz. Son bölümde de Brooklyn Nets macerasında onu bekleyen ihtimalleri göreceğiz.

Başlayalım…

Sonics/Thunder

Washington DC doğumlu olan Durant, 13 yaşına kadar babasını görmeden büyüdü ve yalnızca bir yıl yer aldığı kolej basketbol ligi NCAA’de yılın oyuncusu seçilerek NBA’e katıldı. KD, ligdeki ilk iki yılında 20.3 ve 25.3 sayı ortalamalarını %43 ve %47.6 FG ile tutturdu. LeBron James ve Carmelo Anthony‘nin ardından 20 yaş altındaki oyuncular arasında 20 sayıyı geçen 3. yıldız oldu.

Durant’in NBA’de geçirdiği 2. yılında takımı Seattle şehrinden Oklahoma City’ye taşınırken Thunder adını aldı. Sonics 4. sıradan Russell Westbrook‘u seçip uzun yıllar takımın çekirdeğini oluşturacak ikiliyi buldu.

KD 3. yılında ilk defa All-Star seçilirken sayı krallıklarının ilkini 30.1 sayı ortalamasıyla bu yıl elde etti. Thunder bir diğer takviyeyi de James Harden‘ı kadrosuna katarak yaptı. KD ve Westbrook’un 21, Harden’ın 20 yaşında katıldığı ilk playoff deneyimleri yolun sonunda şampiyon olacak Kobe Bryant‘ın Los Angeles Lakers’ı tarafından birinci turda sonlansa OKC bu eşleşmede Lakers’dan 6 maçın 2’sini kopardı ve ileride kuracağı baskın atmosferin sinyalini verdi.

2011 yılında ikinci sayı krallığını kazanan KD, Westbrook ve Harden ile birlikte OKC’yi 4. sıradan playoffa soktu. İlk turda Denver Nuggets’ı 4-1 ile geçen OKC, Konferans yarı finalini 7 maç sonunda Memphis Grizzlies’e karşı kazandı. Marc Gasol, Mike Conley ve Tony Allen karşısında genç OKC, bu sınavı verirken baskı altında zayıf kalan noktasını da açık etti: takımın isabet yüzdesi %45 mertebesindeyken hem KD, hem Westbrook bu yüzdenin altında kaldı. OKC Batı Konferansı Finalinde, nihai olarak şampiyon olacak Dirk Nowitzki‘li Dallas Mavericks’e 4-1 yenildi.

Durant 2012 yılında henüz 23 yaşındayken üst üste üçüncü sayı krallığını kazandığında Michael Jordan’dan sonra bunu başaran ilk oyuncu oldu. James Harden’ın yılın 6. adamı seçildiği sezonda Konferansı ikinci tamamlayan OKC, önceki iki yıl kendilerini eleyen Lakers’ı 4-1, Mavs’i 4-0 yendi ve Konferans Finalinde Gregg Popovich’in koçluğunu yaptığı San Antonio Spurs ile eşleşti. Seride ilk iki maçı kaybetmesine rağmen eşleşmeyi 4-2 kazanan OKC’de Durant ağırlığını net biçimde hissettirdi.

KD 29.5 sayı, 7.5 ribaund, 5.3 asist, 1.7 top çalma, 1.5 blok, %53 FG ve %91 FT ile oynadı

Finalde o döneme kadar şampiyonluk kazanamamış LeBron James karşısında ilk maçı kazanmasına rağmen eşleşmeyi kaybeden Durant ve OKC’de ilk değişim gerçekleşti. Durant-Westbrook-Harden üçlüsünden James Harden, kendi süperstarlığını çizme yolunda Houston Rockets ile anlaştı.

Takvimler 2013 yılını gösterdiğinde sezonu ilk defa konferans birincisi bitiren Durant ve OKC, playofflarda Harden’ın başını çektiği Rockets ile eşleşti. 2. maçta Patrick Beverley’in Westbrook’u sakatlamasına rağmen seriyi 4-2 kazandı. Durant, Westbrook’un yokluğunda kariyerinin en iyi ribaund ve asist performansını bu seride yakaladı: 30.8 sayı 9.0 ribaund ve 6.3 asist.

OKC buna rağmen konferans yarı finalinde Grizzlies’e elendi.

KD kariyerindeki tek normal sezon MVP ödülünü 2014 yılında alırken 1988’de aynı ödülü 35 sayı ortalamayla alan Michael Jordan’dan bu yana 32 sayıyı geçen tek oyuncu oldu.

Durant’in hesap kapama alışkanlığını fark etmediyseniz şimdi bunu konuşmanın tam sırası: Kobe, Dirk, Harden‘dan sonra kendisini önceki yıl eleyen Gasol ve Conley’den rövanşı 4-3 ile alan Durant, sonraki turda Chris Paul, Blake Griffin ve DeAndre Jordan‘lı Los Angeles Clippers’ı 4-2 ile geçtikten sonra konferans finalinde, daha sonra şampiyon olan San Antonio Spurs’e 4-2 yenildi.

2015’e gelindiğinde yıpranan KD, ayağından yaşadığı sakatlıkların ardından yalnızca 27 maç oynadı. Takımı Playoffları kaçırırken sezon sonunda şampiyon Steph Curry‘nin önderlik ettiği Golden State Warriors oldu.

Ve Drama…
Durant ve Westbrook ikilisi OKC’yi 2016 yılında 3. sıradan playofflara taşıdı. OKC, Mavs’i 4-1, Spurs’ü 4-2 ile geçtikten sonra konferans finalinde tarihin en iyi NBA derecesiyle(73-9) sahneye çıkan Warriors vardı. OKC ilk 4 maçın 3’ünü kazandıktan sonra oldukça avantajlı bir konuma geçti, nitekim o tarihte seriyi 3-1’den çevirebilmiş yalnızca 9 takım vardı ve Konferans Finali düzeyindeki son geri dönüş bu tarihten 35 yıl önce gerçekleşmişti.

Talih cesurdan yanadır ve kaderse yalnızca onu göğüsleyip tüm zorluklara karşı gelmeye hazır olanlar için aydınlık yönünü gösterecektir. Bu sebepten ötürü kişi karşılaştığı durumun zorluğunu düşünmemeli, öncelikle kendi yeteneklerini kullanacak gücü açığa çıkarmalıdır.

OKC takip eden 3 maçı kaybetti, Durant bu maçları %39.5 FG ile oynadı. Russell Westbrook %36.8 isabet oranı tutturdu.

İkili tamamen dağılmıştı. Kazanmak adına yüreğini ortaya koyan GSW, 9 yıllık OKC yapılanmasını duygusal olarak yıpratacak darbeyi vurduktan sonra finalde bu sefer LeBron James’in liderliğindeki Cleveland Cavaliers karşısında seriyi 3-1’den kaybetti. NBA tarihinde ilk defa bir takım NBA finalini bu noktadan yitirdi.

28 yaşındasınız, 9 yıl boyunca üstüne koyarak geldiğiniz yolun sonu hiçbir yere çıkmamış ve her şey elden kayıp gitme noktasına geldiğinde kimse elinizden tutmamış… Hayatın acı yönü sadece NBA süperstarları için değil, sıradan insanlar için de böyledir: halının altınızdan ne zaman çekildiğini bile anlamaksızın kendinizi yerde bulduğunuz 20’li yaşlarınızın sonlarında omuzlarınızdaki sorumluluklar sizi olanca gücüyle bastırırken kendinizle yüzleşmeniz gerekir.

Sosyal Mesafe

OKC’nin Durant-Westbrook-Harden üçlüsünün özel hayatlarına baktığımızda 2016 yazında Durant’i diğerlerinden ayıran yönünü görebiliriz. Westbrook 2015 yazında evlendi. Medyaya yansıdığı kadarıyla aile babası profilinde bir insan ve şu anda 3 çocuk babası. Spektrumun öteki ucunda ise gece hayatını seven, striptiz kulübüne gecede 1 milyon dolar bırakıp formasını gece kulübünün tavanına astıracak kadar özel bir “party-boy” olan Harden 2012’de ekibi terk etmiş ve Rockets’ta kendi yolunu çizmişti.

Durant ise babasız büyüdükten sonra annesiyle kurduğu güçlü bağın da etkisiyle duygusal yönü ön planda olan birisi. 2020 itibarıyla bekar olan KD, 2014’te eski bir basketbolcu olan nişanlısı Monica Wright’tan ayrıldıktan sonra muhtelif ilişkiler yaşasa da bunların hiçbiri uzun soluklu olmamış.

Düşünmek yalnızlık gerekentiren bir iştir. Alman filozof Martin Heidegger düşüncenin keskin yüzünü bu şekilde tanımlar. KD de 2016 konferans finallerinden sonra sosyal mesafeye maruz bırakıldı ve en zor döneminde desteklenmedi. Toplumdan gördüğü reaksiyon, Durant’in duygusal yönüyle birleşince 2016 yazında Golden State Warriors’a geçme kararını vermesinin zeminini hazırladı. Bekar olması, kimseye bağımlılığı olmamasını sağladı ve o dönem kendisini gerçekleştirmek adına bu kararı almasını kolaylaştırdı.

Toplumun profesyonelce kullandığı sosyal mesafe kavramı, çevresindeki insanları önem sırasına dizmek ve zorlukla karşılaşınca sosyal çevresindeki parçaları değiştirmek gibi dolaylı bir anlam da içermekte. 20’li yaşların sonlarında insanların “hayat devam ediyor” zihniyetiyle önce hedeflerinden, sonra da kendisinden vazgeçmeye zorlanmasının yarattığı reaksiyonu KD özelinde görüyoruz.

İskoç komedyen Daniel Sloss, küçükken babasıyla konuya dair yaşadığı diyaloğu şöyle anlatır:

-Baba biz niye yaşıyoruz?
+Şöyle düşün oğlum, hayat bir puzzle gibidir. Zaman ilerledikçe parçaları doldururuz. Puzzle yapmaya da kenarlardan ve köşelerden başlarsın. Aile, arkadaşlar, hobilerin ve işin sayesinde puzzle’ın parçalarını birleştirirsin. Tabii ki zamanla bu parçalar arasında çıkardıkların olacaktır. Daha iyi bir iş imkanı gelince hobilerini kısabilirsin veya tam tersi. Başka insanlarla tanıştıkça eski arkadaşlarını çıkarabilirsin. Bir aile üyen öldüğünde büyük bir boşluk olur, o boşluğu da başkasıyla kapatmalısın, yoksa eksik kalırsın.
-Peki puzzle’ın ortasındaki kısım ne? Nereye ulaşmaya çalışıyoruz?
+Ortadaki yer senin partnerine ayrılır. Hiç tanımadığın biri ansızın ortaya çıkar ve hayatını tamamlar. Tıpkı Annen gibi.
….

-(Gösteri devam eder.) Benim jenerasyonum, işte bu yüzden, hayatının kalanını yaşamak için o denli hevesli ki hayatının şu ana kadar yaşadığı bölümünden vazgeçiyor. Puzzle’ın ortasını bir şekilde doldurabilmek için kenarları bırakıyor, çünkü puzzle’ını tamamlayacak birisi yoksa anlamsızsın ve her şey ona uygun düzenlenmeli. Fakat bu yaklaşım zamanla kendi puzzle’ınızdan o kadar çok parça atmanıza yol açıyor ki sonunda puzzle’da ne görmeniz gerektiğini bile bilmiyorsunuz. 

Michael Jordan 1998‘de Utah Jazz karşısında 6. şampiyonluğu getiren basketi bulduğunda dünya nüfusu 5.95 milyardı, 2016‘da ise 7.4 milyar.

Yaşanan nüfus patlaması, hayatlarımızın çok fazla yan karakterle meşgul edilmesine sebebiyet verdi. Heidegger’e göre birbirine ait olanın henüz bir arada olamayışını, eksikliği doğurdu. Bu eksiklik de insanların Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisinin alt kademelerini doldurmadan yukarıya çıkma çabasına yol açarken Kevin Durant gibilerin eleştirilmesini sağladı. Durant kendi puzzle’ının ortasına ne bir partner koyabildi, ne de OKC’yi oraya yerleştirebildi.

Fransız immünolog Jean-Claude Ameisen 2007 yılında şu ifadeyi kullandı: “Bireysel yalnızlığı artıran sosyal mesafe önlemleri, grip virüsü ya da enfeksiyondan bağımsız olarak kırılgan kişileri dramatik sonuçlara sürükleyebilir.” Günümüzde geçerliliğini her gün yaşadığımız bu ifade, Durant’in yalnızlığa itildiği 2016 yazında aldığı kararı pekiştirdi. Durant, puzzle’ının ortasına kendiyle uyuşmayan parçayı koymayı reddetti.

Filozof Martin Heidegger’e göre yaşamımızdaki öngörülebilirlik bize neyi ne zaman nasıl yapmamız gerektiğinin sınırını çizer, bu sayede herkesleşmenin önü açılır. Kendini göstermek isteyen kişi ise kural dışı olarak sınıflandırılıp yine herkesleşme alanına bastırılır.

KD’ye de herkesleşme baskısı yapıldı: “Senden önce ne Magic Lakers’tan ayrılmıştı, ne Jordan Bulls’tan, ne Bird Celtics’ten.” Bunun tek istisnası olan LeBron James bugün bile Cavs’i 2010’da terk ederek “kolaya kaçtığı için” eleştirilmekte.

Heidegger modern toplumların herkesleşme fenomenini açıklarken artan nüfusun niteliksizleşmesine rağmen kendini özgün sanacağını öngörmemişti. Modern insan birey olduğuna inanırken herkes gibi olmayı istemiyor fakat alışkanlıkların sağladığı konfor alanının cazibesi bireyi ikilemde bırakıyor.

İnsanlar bu ikilemden çıkmak için kendi tercihiyle herkesleşiyor. Vasatın övülmesi ve sıradanlığın yüceltilmesi de Durant gibilerin bağlamından koparılarak ele alınmasına neden oluyor. İnsanlar -o dönemde- 28 yaşındaki iyi oynayan, iyi kazanan bu sporcuyu sevdi fakat “Kevin” olarak ona özgün olma hakkını vermedi.

Kazanma arzunuzu bilmeyen insanlar, tutkunun yakıcı yönünü hiç tatmadıkları için sevginin de sadece kendi gördükleri gibi bir kavram olduğunu düşünürler: öngörülebilir ve stabil. Oysa ki gerçek sevgi ve kendini gerçekleştirme gibi görkemli kazanımların çoğu konfor alanının dışından, tutkunun ve hırsın sayesinde çıkmıştır.

Görücü usulü evlenme şehir ortamında artık pek karşılaştığımız bir kurgu değil fakat yeni kuşaklar bu konformizmi geniş sosyal çevresindeki uygun kişiyle ilişki başlatmaya adapte etti. Benzer şekilde sporun içindeki Tek Adam-Tek Takım romantik saplantısı kendini KD özelinde adapte etmeye çalışırken bu kez yıkıldı.

Herkesleşme alanına girmeden önce özgün olmanın yollarını arayan kişi, konfor alanına girdikten sonra bunun tam tersi bir davranışı benimser ve çevresine de bunu dayatır. Sosyal mesafe kavramının etkinliği de kendini burada göstermeye başlar, çünkü fiziksel temasın sıfırlandığı ve samimiyetin yaralandığı bir ortamda herkesleşme alanı, yaptıklarınıza katılmayan ve düşüncelerinize karşı gelen Durant gibi özgün karakterleri barındırmak istemeyecektir.

Bir başkasının nasıl yaşaması gerektiğine dair yanıtı “Herkes gibi” olan ikiyüzlülüğün arifesindeki bir toplumda herkes başkasıdır ve kimse kendi değildir.

Durant bu sebeplerle birlikte GSW ile anlaştı ve böylelikle 2016-2017 sezonunda tarihin ilk 4 All-Star oyuncuya sahip takımı Warriors oldu.

GSW-Durant birlikteliği ilk yılında KD’ye ilk şampiyonluğunu ve Finaller MVP‘liğini getirdi. Trail-Blazers, Jazz ve Spurs’ü 4-0 geçen GSW, finalde LeBron James’li Cavs’i de 4-1 ile devirdi. Yolculuğun tek ihtilaflı noktası, GSW’den Zaza Pachulia‘nın 1. maçta Spurs’ün yıldızı Kawhi Leonard’ı sakatlayarak serinin kalanında oynayamayacak hale getirmesiydi.

KD, 2017 finallerinin 3. maçında Cavs’e karşı maçın son 1 dk 23 saniyesinde takımı 4 sayı gerideyken Durant 8 sayı bulup seriyi kopardı.

KD 3. maçın 4. çeyrekte 14 sayı bulan Durant, 4/6 FG, 4/4 FT ile oynadı.

Kevin Durant 2018’de üst üste ikinci şampiyonluğunu ve Finaller MVP ödülünü kazandı. Spurs ve Pelicans’ı 4-1 ile eleyen Warriors, konferans finalinde James Harden-Chris Paul ikilisine sahip Rockets’ı 4-3 yendi. Seri boyunca 30.4 sayı ortalamasıyla oynayan Durant, deplasmanda oynanan son maçta yine fark yarattı.

7. maçta KD %52.5 FG ile 34 sayı buldu, bunların 11’i 4. çeyrekte geldi. KD ayrıca 5 ribaund, 5 asist ve 3 blok yaptı.

GSW finalde Cavs’i 4-0 yenerken Durant 3. maçta bir kez daha fişi çekti. Durant’in sayesinde 2017 yılında tarihin en kısa sürede sonlanan playofflarından birine imza atan GSW, 2018 yılında Cavs’in süpürürken NBA Finallerinin izlenme reytingi %14 düştü. Kevin Durant kendisine tepki gösteren yığını cezalandırdığını böylelikle teyit etti. Tarihte bu denli büyük reyting düşüşü en son 2007 yılında yine LeBron‘lu Cavs, Spurs tarafından süpürülünce yaşanmıştı.

12 Kasım 2018 tarihinde Clippers ile oynanan normal sezon maçında Draymond Green ile girdiği tartışma, bu sezonun KD adına GSW’de geçen son yıl olduğunu gösterdi. Green maç esnasında alınan molada KD ile tartışırken “bir ayağın içeride bir ayağın dışarıda oynuyorsun, bense bu organizasyonun nabzıyım.” şeklinde bir ifade kullanıyor ve haberlerin gidişatından anladığımız kadarıyla takımın diğer oyuncuları da KD’nin sezon sonunda GSW’de olmayacağını biliyorlar.

2019 Playofflarında Clippers, Rockets ve Trail-Blazers’ı devirdikten sonra finalde Kawhi Leonard’ın başını çektiği Toronto Raptors’a 4-2 yenilen Warriors cephesinde Kevin Durant, Konferans Yarı Finalinde sakatlandığı için finallerin 5. maçına dek sakattı. Bu maçta 11 dakikalığına sahne alan KD, bu kez aşil tendonundan sakatlanınca Warriors’ın şampiyonluk ihtimali avuçlarının arasından kayıp gitti. 2017’de sakatlanan Kawhi, Finaller MVP’si Durant olurken bu kez tam tersi gerçekleşti.

Kevin Durant, böylelikle kendini gerçekleştirmenin verdiği tatminle yeni rotasını çizdi.

35 -> 7

Durant’in 35 numarayı tercih etmesinin nedeni, 35 yaşında öldürülen lisedeki basketbol koçu Charles Craig’i onore etmek içindi. 12 yıl boyunca terlettiği bu formadan 7 numaraya geçişi bir anlamda LeBron James’in Cavs’de Heat’e geçerken 23’ten 6’ya geçmesinin bir üstü anlamını taşıyor. Benzer bir dönüşümü 8 numaradan Jordan’ın 23’ünün bir üstü 24 numaraya geçen Kobe Bryant da yapmıştı.

Brooklyn Nets macerasında onu bekleyenler adına numara değişimi bir fragman olabilir. Dönüşen ve olgunlaşan KD, hırs küpü Westbrook’la yaşadığı uyumsuzluğu bu sefer yıldız point guard Kyrie Irving ile yaşamadan başarıya gideceğini muhakkak düşünüyordur.

Nets oldukça eğlenceli bir takım. KD için tutku ve mücadele dolu geçen 12 yıllık NBA kariyerinin ardından 32 yaşında burada verdiği bir yıllık molanın sonrasında sözleşmesinin kalan 3 yılını eğlenerek, bir anlamda başarı baskısı olmadan sakince de geçirebilir. Nihayetinde eğlenceli bir yerde 4 yılda 164 milyon dolar kazanmak hiç de fena sayılmaz.

Durant’in zorluklarla dolu yolculuğu şimdilik mola alıyor. Kendini gerçekleştirmenin tek yolu olmadığını bizlere gösteren KD, parkeye çıkmayan bizler için de önemli bir yol gösterici. Maslow’un ihtiyaçlar piramidinde alt basamakları halletmeksizin üst basamaklara ulaşma çabasının yaratacağı hüsrandan kaçınmanın yolu, kişinin vasatlığı kabul etmemesinden geçmekte.

Karısını ve çocuğunu yatırdıktan sonra Youtube’dan Sezen Aksu şarkısı açıp eski sevgilisiyle ilgili yorum yazan babalar, bu saatten sonra daha iyisini bulma imkanım yok diyerek vaktinde işleri ciddileştirdiği için çevresindekilere dert yananlar ve 30lu yaşlarının sonlarına gelip sosyal mesafe koydukları insanların değerini fark edenler de her gün işe geliyor, sabah toplantılarında günlük iş planını anlatıyor ve akşam ne yapacağını düşünüyor. Bu insanlar sadece kendilerini gerçekleştirmek yerine onları olduğu kişi için değil, sadece o an etraflarında bulundukları için tercih eden insanlarla birlikte sıradanlaştılar.

Eğer ki korkuyorsanız, korkmayın. Toplum size kollarını açmış, herkesleşmeniz koşuluyla sosyal mesafe kuralını kaldırarak size sarılmak istiyor, hayatınızı bir an evvel toparlayıp hayallerinizden vazgeçmenizi bekliyor.

Eğer ki ilerleyen yaşlarınızda gecenin bir yarısında kalkıp “Hayat gerçekten bu muydu?” demek istemiyorsanız, çevrenizdeki herkesleşmiş insanların hikayelerine bakmalısınız. Kendinizi gerçekleştirmeye ancak bu şekilde yaklaşabilirsiniz.

Kevin Durant’e katılmıyorsanız dert değil, sıradanlaşmayı tercih eden grup hep daha kalabalık olacak, Durant’ler hep arafta kalacak…

O herkes gibi düşünmediğimiz için dışlandığımız dünya düzeninin araftaki kahramanı…

 

  • Diğer Yazıları
Yazar Hakkında
Basketbolu felsefi yönüyle ele almayı seven, Steve Nash sayesinde Phoenix Suns taraftarı bir mühendis.
  • Russell Westbrook’u Anlamak!
    Kendi Dünyasını Kazanır Dünyayı Kaybeden “Bruce Wayne: Suçlular karmaşık değildir Alfred. Neyin peşinde olduğunu öğrenmeliyiz (Joker hakkında). Alfred: Kusura bakmayın Efendi Wayne, belki siz de bu adamı tam olarak anlamıyorsunuz. Çok uzun zaman önce Burma’daydım. Dostlarımla yerel hükümet için çalışıyorduk. Kabile liderlerinin sadakatini değerli taşları onlara rüşvet olarak vererek satın almaya çalışıyorlardı. Ama kervanları Rangoon’un kuzeyinde […]
  • Kevin Durant’i Anlamak!
    Kendi Dünyasını Kazanır Dünyayı Kaybeden “Bruce Wayne: Suçlular karmaşık değildir Alfred. Neyin peşinde olduğunu öğrenmeliyiz (Joker hakkında). Alfred: Kusura bakmayın Efendi Wayne, belki siz de bu adamı tam olarak anlamıyorsunuz. Çok uzun zaman önce Burma’daydım. Dostlarımla yerel hükümet için çalışıyorduk. Kabile liderlerinin sadakatini değerli taşları onlara rüşvet olarak vererek satın almaya çalışıyorlardı. Ama kervanları Rangoon’un kuzeyinde […]
  • 15 Tweet’te Los Angeles Clippers Olmak!
    Kendi Dünyasını Kazanır Dünyayı Kaybeden “Bruce Wayne: Suçlular karmaşık değildir Alfred. Neyin peşinde olduğunu öğrenmeliyiz (Joker hakkında). Alfred: Kusura bakmayın Efendi Wayne, belki siz de bu adamı tam olarak anlamıyorsunuz. Çok uzun zaman önce Burma’daydım. Dostlarımla yerel hükümet için çalışıyorduk. Kabile liderlerinin sadakatini değerli taşları onlara rüşvet olarak vererek satın almaya çalışıyorlardı. Ama kervanları Rangoon’un kuzeyinde […]
  • 15 Tweet’te Boston Celtics Olmak!
    Kendi Dünyasını Kazanır Dünyayı Kaybeden “Bruce Wayne: Suçlular karmaşık değildir Alfred. Neyin peşinde olduğunu öğrenmeliyiz (Joker hakkında). Alfred: Kusura bakmayın Efendi Wayne, belki siz de bu adamı tam olarak anlamıyorsunuz. Çok uzun zaman önce Burma’daydım. Dostlarımla yerel hükümet için çalışıyorduk. Kabile liderlerinin sadakatini değerli taşları onlara rüşvet olarak vererek satın almaya çalışıyorlardı. Ama kervanları Rangoon’un kuzeyinde […]
Paylaş:

What do you think?

One Comment

Leave a Reply
  1. Bu yazı günümüzde durmadan duyduğumuz,belkide gına geldiğimiz sosyal mesafe kavramını basketbola hemde basket tarihinin en tartışmalı kararlarından birini yapan Kevin Durant’e harmanlayıp bize sunmanız en azından Kd’nin hayatına ve kararına benim için çok farklı bir yerden bakmama yardımcı oldu. Sadece basketten bahsetmeyip hayatın felsefesini de katmanız da çok hoşuma gitti.Ellerinize sağlık 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VIDEO | NBA TARİHİN EN İYİ KOÇU KİM?

Koronavirüs Günlükleri