in , , , , , ,

BEĞENDİMBEĞENDİM HAHAHAHA SİNİRLİYİMSİNİRLİYİM TERTEMİZTERTEMİZ YOK ARTIK!YOK ARTIK!

Kim Bu Shaq?

Shaquille O’Neal: Bir Devden Fazlası!

“Yalnızlık, insanın çevresinde kimse olmaması demek değildir. İnsan kendisinin önemsediği şeyleri başkalarına ulaştıramadığı ya da başkalarının olanaksız bulduğu bazı görüşlere sahip olduğu zaman kendisini yalnız hisseder.”

Carl Gustav Jung

Başlık açık: Kim Bu Shaq?

4 defa NBA Şampiyonu (2000-2002, 2006), 3 defa Finaller MVP’si (2000-2002), Normal Sezon MVP’si (2000), 15 kere All-Star, 3 kere All-Star MVP’si, NBA Yılın Çaylağı (1993), 2 defa NBA’in en skoreri (1995,2000), yakın tarihin en dominant uzunu.

Aynı Shaq, kariyerinin ilk döneminde Hakeem Olajuwon‘un başını çektiği Houston Rockets’a 1995 Finallerinde 4-0 yenildi,  Michael Jordan tarafından 1996 yılında Doğu Konferansı Finallerinde 4-0 mağlup edildi, 1997 yılında Karl Malone ve John Stockton ikilisinin başı çektiği Utah Jazz’e Batı Konferansı Yarı Finalinde 4-1 yenilerek sezonu kapattı. 1998’de ise yine aynı ikili bu sefer Shaq’ın Los Angeles Lakers’ını 4-0 ile süpürdü. 1999’a gelindiğinde ise Shaq, lige katıldığının ikinci yılında NBA şampiyonu olacak Tim Duncan‘ın önderliğindeki San Antonio Spurs’e Batı Konferansı Yarı Finallerinde 4-0 ile süpürüldü.

Kulağa çok da dominant bir yedi yıl gibi gelmiyor değil mi? Bu kadar net skorlarla dönemin en bilinen yıldızlarına yenilirken dominant bir uzun olmak, hemen her pozisyonu smaçlayabilmek ve arkasına aldığı rakip uzunu da potaya sokarcasına sayı bulabilmek gibi beceriler anlamını yitirmeye başlıyor.

Shaq‘ın parkede “Ailenizin Sevimli Devi” portresini tutarlı biçimde çizebilmesinin arkasında yatanın sportif başarılar olduğu gerçeğini göz ardı edemeyiz. Shaq dışında bir sürü uzun, büyük umutlarla  geldiği bu ligden şampiyonluk kazanamadan ayrıldı ve işin çarpıcı tarafı, her birinin anlatacak hikayeleri vardı. Karl Malone, Patrick Ewing, Dwight Howard (henüz emekli olmadı) ve daha bir sürü uzun, kendi büyüklük yolculuklarını tamamına erdiremeden onlara ayrılan sürenin sonuna gelindi.

Kevin Garnett ve Dirk Nowitzki gibi uzunların bu konuma düşmemek için harcadıkları ekstra çabayı ve kazandıkları 2008 ve 2011 şampiyonluklarını da bu sayede ayrıca takdir etmek mümkün.

Shaq ise uzun kariyerinde ilginç biçimde hikayenin değişik rollerini oynadı: Liderlik ettiği takımı şampiyonluğa ulaştıramadı (Orlando Magic), liderlik etmesi için geldiği ikinci takımı (Los Angeles Lakers) nihayet kariyerinin 8. yılında şampiyonluğa ulaştırırken buradaki 8. yılında liderlik mücadelesini terk ederek mentorluk ettiği bir yıldız adayıyla şampiyonluğa ulaştı (Miami Heat). Buradan ayrıldığında yüzük avcılığına çıktı ve liderlik/mentorluk etmediği kadrolarda başarıya ulaşmaya çalıştı ve son 4 yılını 3 takımda oynayarak kariyerini tamamladı.

Artık hazırız, başlayalım…

1. 1992-1999

Shaq’ın bu dönemi, girdiği her tartışmayı kazanacak güçte olup bir şekilde insanları arkasında toplayacak inandırıcılıktan yoksun bir insan imajı çiziyor. Bilirsiniz, hepimizin hayatında böyle durumlar veya insanlar vardır. Her söylediğinde haklı olsa bile ona inanmak istemeyiz, çünkü hiçbir şey onun anlattıkları kadar basit olamaz, değil mi?

Shaq oyunu aslında hep basit oynadığı ifade edilen bir uzun. Hücumda ve savunmada atletizmini kullanan, pek fazla şutla ve oyun kurulumuyla işi olmayan, sonuç odaklı bir bitirici.

Aşağıdaki tabloda gördüğümüz istatistik, bizlere Shaq’ın basit bir oyun dinamiği olmadığını görmek adına birinci ipucunu sunacak. Şampiyonluğa ulaştıkları veya en formda oldukları yıllar yan yana konduğunda Shaq’ın rakip savunmaların dikkatini ne denli üstüne çektiğini görebiliriz. (Play-By-Play verileri 2000 yılından itibaren kullanılmaya başlandı.) Bu sayede Shaq, sadece varlığının oluşturduğu tehdit bile takım arkadaşları için yeterli rahatlığı sağlıyordu.

Tablo 1 Shaq & LeBron James & Giannis Antetokounmpo Faule Maruz Kalma Miktarları

Play-off Faule Maruz Kalma Maç Başı Faule Maruz Kalma
Shaq 2001 93 5.81
LeBron 2012 98 4.26
Giannis 2019 81 5.4

Shaq aslında 1992-1999 arasında da hep takım arkadaşlarına gereken alanı açacak bir oyun tarzına sahipti. Rakip savunmaya tek başına hemen hemen 6 faul yaptırabilen bir oyuncudan bahsediyoruz, kabaca rakibin bir oyuncusunu tek başına oyundan attırabilecek kalibrede de diyebiliriz.

Lige geldiğinde tavanı gerçekten de çok yukarıda idi, öyle ki 20 Kasım 1993 tarihinde oynanan Orlando Magic – New Jersey Nets maçını 15 blok ile tamamladı. Şöyle düşünün, NBA’in tüm zamanlarda en fazla blok yapan oyuncusu olan Hakeem Olajuwon’un bir maçta bulduğu en yüksek blok adedi 12. Aynı maçta Shaq’ın 28 ribaund aldığını da belirtelim.

Şampiyonluk gelmeyen bu dönem, Shaq’ın karakterinin olgunlaşması bakımından, kendi hikayesini gerçekleştirebilmek adına gereken altyapıyı ona kazandırdı. Orlando’da geçirdiği süreçte Penny Hardaway, Horace Grant, Nick Anderson gibi takım arkadaşlarını eskitti ve Los Angeles’a adım atmasının ardında yatan esas durum da, başarının sadece kendisine bağlı olmadığı gerçeğini anlaması idi.

Açılışta da bahsettiğim, Shaq’ın birinci süpürülüşü olan 1995 finallerinde Shaq dışında Magic takımının diğer oyuncuları 20 sayı barajını toplamda yalnızca 4 defa aşabiliyor, bu sayı Rockets tarafında Olajuwon dışında toplamda 8. 1996 Doğu Konferansı Finallerinde Magic, Bulls ve Jordan’a süpürülürken 20 sayı barajı Shaq dışında yalnızca 2 defa aşılıyor. Bu bilgi ışığında Orlando Magic macerasının son bulması gayet mantıklı biçimde açıklanabilir bir durum.

1996 yılında Orlando’da ayrılıp Los Angeles’a göç etmek de Shaq’ın derdine tam anlamıyla derman olmadı. Lakers cephesinde takıma liderlik etmesi için getirilen yıldız tartışmasız biçimde Shaq iken destekleyici rollerin dağılımı halen sıkıntılıydı. Shaq Los Angeles’a vardığında 24 yaşındaydı ve halen epey genç idi, onu destekleyen roldeki oyunculardan Elden Campbell 27, Eddie Jones ve Nick Van Exel 25 yaşlarındaydılar. Hiçbir şey kazanmamış oyuncularla bezeli bir kadronun başına hiçbir şampiyonluğu olmayan ve başarıya aç bir süper yıldız getirmek, üstüne üstlük bunu şampiyonluğu olmayan bir koçla (Del Harris) denemek başarıyı getirmedi.

Shaq, şampiyonluk gelmeyen yılların ardından, kendisini farklı bir ortamın içine atacak yürekliliği gösterip birinci zarı atmıştı, ikinci zarınsa ondan bağımsız bir şekilde atıldığının belki de farkında olmadan.

1996-1997 sezonunda Shaq 24 yaşında Los Angeles’a geldiğinde, 18 yaşında bir genç de, hayalleri ve hırsları doğrultusunda kendini kanıtlama maksadıyla ona eşlik etmeye başladı, çok farklı şeylerin savaşını vererek. O adı hepimiz çok yakından tanıyoruz: Kobe Bryant.

Kobe, kariyerinin ilk iki sezonunda kendine rotasyonda yer açma savaşı verirken Shaq da bu esnada şampiyonluk için fütursuzca bastırıp iki kez eli boş döndü. Kobe’nin Lakers’da yerini sağlamlaştırdığı 1998-1999 sezonu sonunda Tim Duncan‘ın önderlik ettiği Spurs’e süpürülmek, artık yeteri kadar acı çekildiğini gösterdi.

Yolculuğunuzu anlamlı kılmak için bir hikayeniz olmalı, zaferi elde ettiğinizde de bunun kıymetini bilmeniz için bu uğurda verdiğiniz çabanın büyüklüğünü hatırdan çıkarmamanız gerekir. 

Japon Ikigai felsefesi, Klinik Davranış Bilimleri temelli Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT) veya Budizm temelli Farkındalık felsefesi yapısal olarak birbirinden farklı olsalar da insanın içinde bulunduğu duruma yönelik farkındalığını ve kendini o noktaya getirirken edindiği bütün kazanımların değerini bulmayı amaçlar. Hayat boyu öğrenme becerisini edinebilen her bireyin, sonuç odaklı düşünmek yerine süreç odaklı düşünebilen insanların belki de kesişimi olarak gösterilecek en büyük erdem de burada yatmakta. Çektiğin acıların yalnızca sana özel olmadığını bilecek olgunluğu gösterip bunları kazanıma çevirecek bir bilge olabilmek.

Budizm ve bilgelik demişken, bir Zen Ustasına danışmak hiç fena olmaz…

2. Phil Jackson etkisi

Ve işte karşınızda NBA’de bilinen lakabıyla “Zen UstasıPhil Jackson. 1999-2000 sezonunda Los Angeles Lakers’ın başına geçtiğinde halihazırda 6 defa Chicago Bulls ile şampiyonluk gören Phil Jackson, Shaq’ın tam da ihtiyacı olan koçtu: Oyuncularla iletişimi oldukça kuvvetli, yıldızlarına yıldızlığını hissettiren bir koç. Shaq’a atlaması gereken son basamağı da atlatan Jackson, aşağıdaki tabloda da göreceğimiz gibi hem maç başına şut denemesi, bunlarda bulduğu isabet miktarını, hem de maç başına aldığı ribaund miktarında gözle görülür iyileşme sağladı.

Tablo 2 Phil Jackson’ın Shaq’ Üstüne Etkisi (Koyu İşaretli Yıllar)

Play-Off FG FGA TRB PTS
1996-97 9.9 19.2 10.6 26.9
1997-98 12.2 19.8 10.2 30.5
1998-99 9.9 19.4 11.6 26.6
1999-00 12.4 22 15.4 30.7
2000-01 11.9 21.5 15.4 30.4
2001-02 10.7 20.2 12.6 28.5

2000-2002 arasında gelen üç şampiyonluk süresince Phil Jackson’un kanatları altında Shaq, 2001’de Batı Konferansı Finallerinde San Antonio Spurs‘u 4-0’la geçerken 2002 yılında da Batı Konferası Yarı Finallerinde 4-1 ile hezimete uğrattı. Shaq’ın burada hesabını görmesinin dışında Lakers’ın 2000’de Batı Konferansı birinci turunda Sacramento Kings‘i 3-2 ile elediğini, 2001’de Batı Konferansı Yarı Finallerinde 4-0 ile geçtiğini ve 2002 yılı Batı Konferansı Finallerinde dillere destan bir mücadele sonunda 4-3 ile aştığını belirtmemiz gerekli. Shaq & Kobe önderliğindeki Lakers, 2001 yılında Allen Iverson‘un başını çektiği 76ers‘ı 4-1 ile aşarken birlikte kazandıkları son şampiyonluk 2002’de, Jason Kidd ile Kenyon Martin‘e sahip olan New Jersey Nets karşısında geldi.

Artık işlem tamam, 2002 yılı itibarı ile karşımızda 29 yaşında bir Shaq var. 3 defa NBA şampiyonluğu sahibi ve kendi galaksisinin merkezinde sarsılmaz biçimde güvende olmalı diye düşünüyorsanız yanılıyorsunuz.

İsterseniz sizleri biraz basketboldan alıp fiziğe götüreyim. Ve evet, konumuz maalesef Margot Robbie gibi ilgi çekici bir fizik yerine Nötron Yıldızları ve Kara Delikler üstünden daha güzel bir korelasyon sağlıyor.

Yıldızlar, kendi kütlelerinin oluşturduğu yerçekimine karşı füzyon tepkimesi oluşturarak hayatlarını sürdüren, evren modelimizin temel enerji kaynağını oluşturan unsurlardır. Bizim güneşimiz boyutu sebebiyle Hidrojeni Helyuma dönüştürecek kadar enerji oluşturmakta, dolayısıyla yaklaşık 4.5 milyar yıl sonra enerjisini yitirirken küçük dev yıldız kategorisine genişleyecek, Helyum’u da Karbon ve Oksijen atomlarına kadar yaktıktan sonra beyaz cüce adı verilen, farklı bir tür küçük yıldıza dönüşecek.

İşlerin ilginçleştiği nokta ise yıldızların ebatı devasa boyutlara ulaşınca ortaya çıkıyor. Bu yıldızlar çöküşe doğru geçerken Hassas Yerçekimi/Füzyon tepkimesi dengesini güçlü bir şekilde bozarak Hidrojen, Helyum ve Karbon atomlarını yaktıktan sonra çekirdeğini daha fazla sıkıştırarak sırayla Neon, Oksijen ve Silikon atomlarını füzyon tepkimesine almaya başlıyor. Son aşamada da Silikon atomlarının bitmesiyle Demir atomları yakılmaya başlanıyor. Bu noktada Demir atomundan herhangi bir enerji sağlanamayacağı için yıldız, ışık hızının 4’de 1’i kadar hızla içine çöküyor ve bilinen adıyla Supernova patlaması meydana geliyor ve kendini oluşturan maddeleri uzaya saçıyor. Yıldızın kütlesi yeterince ağırsa kara delik, değilse nötron yıldızı oluşuyor.

Nötron Yıldızlarının ilginç yanı, evrendeki doğal durumlarında ikili olarak yaşayabilen unsurlar olmaları. İki nötron yıldızı uzun yıllar birbiri etrafında yörüngelerini sürdürürken yavaş yavaş birbirlerine de yaklaşırlar. Bunun sonucunda kaçınılmaz olan gerçekleşir ve birbirleriyle çarpışıp bir kez daha evrene dağılmaları gerekir, arkalarında bu sefer bir kara delik bırakarak. Bizim anladığımız haliyle evren modelinde ortaya çıkan elementlerin bir bölümü uzaya bu şekilde dağılmakta.

Shaq ve Kobe iki Nötron yıldızı ise onların yörüngesinin çarpışmasını 4 yıl kadar öteleyen de Phil Jackson oldu, fakat evrendeki herşeyin olduğu gibi bu düzenin de sonu geldi. Shaq ve Kobe’nin arası hiçbir zaman çok iyi olmamıştı ve aralarında, büyük yıldızlara özgü gerilim ve rekabetten doğan sevgi her daim mevcutken işler 2004 yılında dayanılamaz bir hale gelince sezon sonunda Miami Heat‘e takaslanan Shaq oldu.

3. Rol değişimleri

2004’de Miami Heat’e gelmesinin ardından Shaq, uzun yıllar ilk defa merkezinde olmadığı bir sistemin içinde kendine bir konum aradı ve burada efsane koç Pat Riley tarafından, Dwyane Wade‘in merkezde olduğu dinamik çekirdeğin saha içinde etkin ve tecrübeli olan karşıtı olması beklendi. Buradaki uyumları, ikilinin birlikte elde edecekleri tek şampiyonluğu 2006 yılında onlara kazandırdı.

Aşağıdaki tabloda, Shaq’ın Miami’de geçirdiği yaklaşık 4 yıllık süre boyunca azalan saha içi sorumluluklarını ve düşen oyun temposunu görebilirsiniz. Bütün metriklerde kademeli olarak düşüş söz konusu. 2008’de Shaq’ın, Phoenix’e takaslandığı için oynadığı maç sayısının az olduğunu da belirtmeliyiz.

Tablo 3 Shaquille O’Neal 2004-2008 Arası Normal Sezon İstatistikleri (Miami Heat)

Sezon Yaş Maç Dakika FGA FTA RB BLK Sayı
2004-05 32 73 34.1 15 10.5 10.4 2.3 22.9
2005-06 33 59 30.6 13.6 8 9.2 1.8 20
2006-07 34 40 28.4 12 7.4 7.4 1.4 17.3
2007-08 35 33 28.6 10 5.4 7.8 1.6 14.2

2007-2008 sezonunun ortasında Phoenix’e takaslanmadan önce Shaq, kronik hale gelen sırt ve ayak parmağı sakatlıkları yaşamaktaydı. Pat Riley’in ağır idman tekniklerine 4 yıl kadar maruz kalan 2.17 boyunda ve Miami Heat döneminde 141 kilo ağırlığında bir oyuncu için pek de şaşırtıcı sayılmaz.

Bu noktada Shaq, otobiyografisi “Benim Hikayem” adlı kitabında Phoenix Suns sağlık ekibinden övgüyle bahseder, öyle ki sağlık ekibinin dikkatli tetkikleri ve doğru uygulamaları sayesinde kariyerini 2-3 yıl daha uzatmıştır. Oyuna eskisi kadar etki edemese de, 2009 yazında artık 37 yaşında olgun bir oyuncu iken Cleveland Cavaliers’dan teklif aldı ve LeBron James‘e etki edebilme fırsatını yakaladı. 2010 yılında Play-Off’larda Boston Celtics’e Doğu Konferansı Yarı Finallerinde 4-2 ile elenirken bu yılın kazananı Los Angeles Lakers oldu ve Finaller MVP’si de küçük kardeş Kobe Bryant‘dan başkası değildi. Shaq, yıllar sonra Kobe ile karşılıklı yaptıkları bir konuşmada 2010 NBA Finalleri 7. maçının ardından küplere bindiğinden bahsetmiştir.

2010 yazında 38 yaşında basketbolu bırakma arifesinde iken Kobe’nin kazandığı şampiyonluğun ateşiyle kendini ezeli rakip Boston Celtics‘in kapısında bulan Shaq, 2010 yılının NBA Finalisti, 2008 NBA Finalleri şampiyonunda şansını bir kez daha deneme fırsatı buldu. Shaq 2010-2011 Normal Sezonunda yalnızca 37 maçta sahada yer alırken bu maçları 20.3 dakika ortalama ile oynadı ve 2011 Play-Offları süresince yalnızca 2 maça çıktı. Boston Celtics’i Doğu Konferansı Yarı Finallerinde 4-1 ile eleyen de Dwyane Wade, LeBron James ve Chris Bosh‘un önderlik ettiği Miami Heat’den başkası değildi.

Shaq, basit biçimde her topu smaçlayan bir uzundansa NBA’in 2000 sonrası döneminin şekillenmesine yol açan büyük bir insan. 2004 yılında Miami Heat’e giderek Dwyane Wade’in, Dallas Mavericks ve Dirk Nowitzki karşısında 2006 şampiyonluğunu kazanmasına büyük yardım etti. Bu olay sayesinde LeBron James, 2010 yazında Cleveland’dan ayrılacağı zaman masada bir sürü cazip teklif varken, daha önce şampiyonluk kazanmış bir yıldızla beraber oynama isteğinden ötürü Miami Heat’i tercih etti ve 2011 yılı NBA Finallerinde Nowitzki’nin önderliğindeki Dallas Mavericks’e yenildi. Miami Heat bu dönemin ardından 2 kere üst üste şampiyon oldu ve 2014 yılında hanedanlarını daha fazla ileriye taşımalarına, bu sefer de Shaq’ın eski düşmanı Tim Duncan ve onun kanatları altında Kawhi Leonard izin vermedi. Tıpkı 2000 yılında makus talihini nihayet tersine çeviren Shaq ve kanatlarının altındaki Kobe gibi…

Zaman, klasik insan algısıyla bakıldığı takdirde doğrusal ve tek yönlü olabilir fakat anlatacak hikayesi olanlar için belki de döngüseldir, kim bilir? Büyüme sancıları çekenler, fedakarlıklar yapanlar, kurgulanan senaryoları oynayanlar farklı olsalar da yaşananlar temelde aynı. Başarıya ulaşmak için insanüstü çaba gösterip yıllarca anlaşılamayan bir sürü insan, gerek NBA’de, gerek hayatlarımızda mevcut. Her ne kadar bize “Sevimli Dev” olarak yansıtılsa da Shaq, tıpkı açılışta Jung’un sözüne atıfta bulunduğum gibi etrafında olan insanların çokluğundan bağımsız olarak parkede hep yalnız kalmış. Bu döngüyü kırabilmesine yardımcı olan Phil Jackson sayesinde kendini gerçekten ifade edebilmiş.

Güçlü olmak tek başına yeterli değil, insanın her zaman anlaşılmaya ihtiyacı var. Jung da yine “Anlaşılmak mı istiyorsun? Kendini anla!” derken bunu kast etmiştir.

Bir zamanlar dünyanın merkezi kabul edilen, Parnassos dağı eteklerinde yer alan 2800 yıllık Delfi tapınağının girişinde de bu yazı vardır “Nosce te ipsum” veya “Kendini Bil“.

Kim olduğunu arayan Shaq’ın izinden gidebilmek dileğiyle…

Serinin sonraki yazısı: Allen Iverson’u Anlamak.

Serinin önceki yazısı: Kawhi Leonard’ı Anlamak.

  • Diğer Yazıları
Yazar Hakkında
Basketbolu felsefi yönüyle ele almayı seven, Steve Nash sayesinde Phoenix Suns taraftarı bir mühendis.
  • New York Knicks: Fenerbahçe’nin NBA Şubesi
    “Yalnızlık, insanın çevresinde kimse olmaması demek değildir. İnsan kendisinin önemsediği şeyleri başkalarına ulaştıramadığı ya da başkalarının olanaksız bulduğu bazı görüşlere sahip olduğu zaman kendisini yalnız hisseder.” Carl Gustav Jung Başlık açık: Kim Bu Shaq? 4 defa NBA Şampiyonu (2000-2002, 2006), 3 defa Finaller MVP’si (2000-2002), Normal Sezon MVP’si (2000), 15 kere All-Star, 3 kere All-Star […]
  • Detroit Pistons Nerede?
    “Yalnızlık, insanın çevresinde kimse olmaması demek değildir. İnsan kendisinin önemsediği şeyleri başkalarına ulaştıramadığı ya da başkalarının olanaksız bulduğu bazı görüşlere sahip olduğu zaman kendisini yalnız hisseder.” Carl Gustav Jung Başlık açık: Kim Bu Shaq? 4 defa NBA Şampiyonu (2000-2002, 2006), 3 defa Finaller MVP’si (2000-2002), Normal Sezon MVP’si (2000), 15 kere All-Star, 3 kere All-Star […]
  • Seri Analizi: Clippers vs Nuggets
    “Yalnızlık, insanın çevresinde kimse olmaması demek değildir. İnsan kendisinin önemsediği şeyleri başkalarına ulaştıramadığı ya da başkalarının olanaksız bulduğu bazı görüşlere sahip olduğu zaman kendisini yalnız hisseder.” Carl Gustav Jung Başlık açık: Kim Bu Shaq? 4 defa NBA Şampiyonu (2000-2002, 2006), 3 defa Finaller MVP’si (2000-2002), Normal Sezon MVP’si (2000), 15 kere All-Star, 3 kere All-Star […]
  • Seri Analizi: Nuggets vs Jazz
    “Yalnızlık, insanın çevresinde kimse olmaması demek değildir. İnsan kendisinin önemsediği şeyleri başkalarına ulaştıramadığı ya da başkalarının olanaksız bulduğu bazı görüşlere sahip olduğu zaman kendisini yalnız hisseder.” Carl Gustav Jung Başlık açık: Kim Bu Shaq? 4 defa NBA Şampiyonu (2000-2002, 2006), 3 defa Finaller MVP’si (2000-2002), Normal Sezon MVP’si (2000), 15 kere All-Star, 3 kere All-Star […]
Paylaş:

What do you think?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haftanın En İyi 10 Yorumu

MVP Yarışı: 20. Hafta