lebron james
in , ,

BEĞENDİM HAHA SİNİRLİYİM TERTEMİZ YOK ARTIK! YORUMSUZ

LeBron James’in Kararının Büyüklüğü Hakkında Neden Konuşmuyoruz?

LeBron James’in kararı yeterince takdir edilmiyor mu?

LeBron James Dışında Kimsenin Veremeyeceği Bir Karar

LeBron James senelerdir Miami Heat kararının çilesini çekiyor. Onu kolay yolu seçmekle suçlayanlardan, süper takımları başlatan oyuncu olarak gösterilmesine, Heat forması ile elde ettiği başarıların göz ardı edilmesinden, “loser” damgası yemesine kadar, Kral “The Decision” anından beri bitmek bilmeyen bir eleştiri fırtınasının içinde yol aldı. Bu yaz farklı bir adım attı ve kariyerine Los Angeles Lakers ile devam edeceğini açıkladı. Bu karar ciddi anlamda takdir gerektiriyor olmasına rağmen, şu sıralar kararının büyüklüğü tamamen geçiştiriliyor. Aynı kariyeri boyunca olduğu gibi, LeBron ne zaman alkışlanacak bir hareket yapsa, zaten yapması gereken buymuş, ondan beklenilen buymuş gibi davranıp yaşananları minimalize etmek de basketbol dünyasının üstüne yok.

Bu yazı ile buna en azından birkaç dakikalığına dur diyeceğiz.

LeBron James normal sezonda 82 maçın hepsine çıktı ve 33 yaşında, 15. sezonunda, NBA’de en fazla süre olan isim oldu. Buradan sonra playofflar boyunca NBA tarihinde hiçbir oyuncunun sırtlamadığı kadar yük sırtladı. Takımı tek başına finallere taşıdı demek artık yanlış bile gelmiyor. Tarihte hiçbir oyuncunun çekmediği çileler çekti (Bkz: JR Smith’in LeBron James’den çaldıkları). Ve ne kadar muazzam bir performans sergilemiş olsa da Golden State Warriors tarafından 4 maçta süpürüldü.

Bu noktadan sonra normal bir insanoğlu kendisi için işleri kolaylaştıracak bir durum tercih ederdi. Yaz boyunca farklı opsiyonları da oldu. Philadelphia 76ers gibi daha kolay şampiyonluğa uzanabileceği bir takımı seçme, San Antonio Spurs gibi daha az süre alabileceği bir kurguda yer alma, Boston Celtics gibi etrafında sayısız genç yıldız barındırabileceği bir kadroyu orkestra etme ya da Houston Rockets gibi, geçtiğimiz sezonun MVP’si ve en yakın arkadaşlarından biri olan Chris Paul ile güçlerini birleştirme seçeneklerine sahipti.

Fakat LeBron gidip en zor seçeneklerden birine uzandı. Ve bu bile bize normal geliyor.

Artık Los Angeles’ın KRALI 👑🔥

A post shared by Her Şey NBA (@herseynba) on

Los Angeles Lakers geçtiğimiz sezon sadece 35 maç kazandı ve Batı Konferansı’nı 11. sırada bitirdi. Takımın en skorer oyuncusu 16.1 sayı ile 20 yaşındaki Brandon Ingram. Takımın beyni Lonzo Ball‘un etrafında LaVar Ball gibi dikkat dağıtmaktan başka bir işe yaramayan bir element var. Basketbolun giderek dış suta dayalı olduğu bir dönemde, takımın oyun kurucusu %30 ile üçlük atıyor. Geçen sezonun sürprizi 22 yaşındaki Kyle Kuzma ve zamanı geldiğinde iyi performanslar sergileyen 22 yaşındaki Josh Hart, saydığımız gençler ile beraber her dakika mentörlüğe ihtiyaç duyacak isimler. LeBron’un yine dinlenecek bir vakti yok, her saniye gençlere yol göstermek durumunda, onlardan çıkarabildiği en iyi oyuncuları çıkarmak zorunda.

Geçtiğimiz sezon maç başına rakipleri 109.6 sayı izni veren Lakers, bu kategoride ligde 25. sırada. Hücum verimliliğinde 30 takım arasından 23. sırada. 100 pozisyon başına yaklaşık 13.8 top kaybı yapıyorlar ve bu kategoride ligde 23. sıradalar. Pozitif yanlarından bir işe ligin en hızlı takımlarından biri, fakat bu da LeBron için yine az dinlenmek ve çok koşmak demek. Aralık ayında 34 yaşına girecek olan LeBron’un geçtiğimiz sezon da ligin en fazla koşan isimlerinden biriydi.

Egemenlik kurduğu bir konferanstan, süper starların dolu olduğu diger konferansa bu kadar rahat geçebilecek biri daha var mı?

8 sene boyunca önüne gelen her takımı deviren Kral gayet rahat bir şekilde finallere çıkmaya devam edebilirdi. Kabul etmek gerekiyor ki parlayan Celtics ve 76ers işini zorlaştırırdı. Fakat bu kadar zorlaştırabilir miydi? LeBron James’in bu süre boyunca çaresizlik icinde bırakarak, yeniden yapılanmaya sürüklediği camialara bir goz atalım: Atlanta Hawks, Chicago Bulls, Detroit Pistons, Indiana Pacers, Boston Celtics ve ciddi bir psikolojik zarar bıraktığı Toronto Raptors. Neredeyse bir konferansın takımlarını parçalamış olan LeBron’un şansını çok azaltarak Batı Konferansı’na geçmesini takdir etmeyecek miyiz?

Seneler boyunca LeBron’ün finallere sadece Doğu Konferansi’nda olduğu için konuşuldu. Her zaman Doğu’da olduğu için işinin çok kolay olduğundan bahsedildi. LeBron boyle bir meydan okumayı bu kadar rahatlıkla kabul etmesinden kimsenin bahsetmiyor olması ilginç.

🔥👑🔥

A post shared by Her Şey NBA (@herseynba) on

Bana göre LeBron’un kariyerindeki en büyük eksiklerinden biri, Kobe Bryant ve Michael Jordan gibi efsane bir koçla çalışmamış olmasıydı. Erik Spoelstra’yı ne kadar alkışlıyor olsam da LeBron’u bir Gregg Popovich ile görmek icin can atıyordum. Çünkü her büyük oyuncuya büyük bir koç yakışır.

LeBron James, Los Angeles Lakers’da 38 yaşındaki Luke Walton ile çalışacak. Luke koçluk kariyerinin sadece ikinci senesini geride bıraktı. Geçirdiği iki senede elindeki oyuncuları nasıl kullandığı konusunda kendisini her zaman eleştirmişimdir, yetersiz olduğunu düşünüyorum. Tyronn Lue‘dan bile daha kötü olduğunu düşünüyorum. Fakat bunlar benim kendi düşüncelerim. İlk sezonunda 17 maç kazanan Luke, ikinci sezonunda 35 maç kazanmayı başardı. Lakers’ın oğlu olduğu için sonsuz krediye sahipti. Fakat şimdi LeBron James gibi bir figür ile çalışacak. Ve eğer basketbol IQ’nuz LeBron kadar yuksek değilse, onunla yaşamak oldukça zor. Dedigim gibi ne kadar iyi bir koc olduğu tamamen sübjektif. LeBron’a koçluk edecek kişinin, aynı draftta LeBron’dan 31 sıra sonra seçilen oyuncu olduğunu belirterek bu konuyu kapatıyorum.

Elbette bu kararda LeBron’u tatmin eder unsular da var. 4 senelik dev bir kontrata imza attı ve daha da önemlisi ailesinin olmak istediği şehirde yaşayacak. Kararını vermeden önce yaptığı açıklamalarda en büyük etkenin ailesi olacağını belirten LeBron, bir yandan film dünyasına girebileceği, bir yandan yatırımlarını yönetebileceği, bir yandan da ailesine kusursuz bir gelecek kurabileceği bir seçim yaptı.

Fakat en son ne zaman bir süper starın şampiyonluk dışında bir hedefi baz alarak karar verdiğini gördük? Ne zaman ailesi için doğru olanın, şampiyonluk kazanmaktan daha önemli olduğunu belirten bir süper stara tanıklık ettik?

Aslına bakarsak LeBron’un verdiği bu karar Kevin Durant‘in verdiği kararın tam tersi. Peki neden Durant’e gösterilen tepki kadar LeBron’un seçimi takdir edilmiyor?

73 maç kazanan takıma gitmek değil, 35 maç kazanan takıma gitmek. 3 All-Star’ın olduğu takıma gitmek değil, 0 All-Star’ın olduğu takıma gitmek. Şampiyonluğu kovalamak değil, basketboldan daha büyük hedefleri kovalamak.

Efsane olmak bunu gerektirir.

Yazar: Renç Korzay

Paylaş:

What do you think?

0 points
Upvote Downvote

Total votes: 0

Upvotes: 0

Upvotes percentage: 0.000000%

Downvotes: 0

Downvotes percentage: 0.000000%

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

capela

Kelepir: Serbest Durumda Olan En İyi 21 Oyuncu!

vegas

Vegas Günlükleri – 1