in

BEĞENDİMBEĞENDİM SİNİRLİYİMSİNİRLİYİM TERTEMİZTERTEMİZ YOK ARTIK!YOK ARTIK! YORUMSUZYORUMSUZ

Luka Doncic: Tarihin En İyi Sophomore’u Mu?

NBA Tarihinin Muazzam Sophomore’ları

Rekorları Yıkıp Geçen Doncic!

NBA denen organizasyon, dünyanın takip ettiği Amerikan menşeili sporlar arasında belki de en çok ilgi göreni. Her Amerikan menşeili sporda olduğu gibi yıllar boyu çeşitli değişiklikler ile mükemmelleştirilmeye çalışılan bu dev makinanın işler durumda olmasının en büyük sebebi pek tabii ki oyuncular. Ancak bu oyuncular dalda armut değiller haliyle, yaşlılar bir bir emeklilik ikramiyelerini Ege’de sahil kasabalarında yerken onların yerlerini kah spor bursuyla okudukları liselerden, kah fundamental basketbolun membaı Avrupa’dan gelme genç oyuncular dolduruyor. Bu oyuncuların kimi ilk senelerinde, işlenmemiş cevherlerini görücüye çıkarıp biz basketbol severlerin hayranlığını kazanıyor. Lakin bu hayranlık çoğu zaman uzun ömürlü olmuyor ve maalesef, bu işlenmemiş cevherler ilerleyen yıllarda bize aynı heyecanı veremeyip birer rol oyuncusuna dönüşüyorlar ya da kariyerlerini bir oraya, bir buraya savrularak sonlandırıyorlar. Gel gelelim bu yazıyı okuyan gözler olarak hepimiz ne kadar şanslıyız ki; daha ikinci senesinde ligin en değerli 2-3 oyuncusuna evrilivermiş, adı Hall of Fame koridorlarında bolca yankılanacak, muazzam bir yeteneğe şahit oluyoruz: Luka Doncic. 2018-19 sezonunda Yılın Çaylağı ödülünü evindeki vitrine yerleştirmiş olan Doncic, artık bir çaylak değil: NBA jargonuyla “Sophomore”. Ve bir sophomore olarak Doncic, artık kariyeri boyunca sahip olabileceği payelerin bir an önce almak istediğini gösteren bir basketbolla bizi büyülüyor. Gün itibariyle Doncic’in istatistikleri şu şekilde:

29.4 sayı
9.7 ribaund
8.9 asist
1.2 top çalma

…ki bu istatistikler sezon içerisinde bir ara 30 sayılık bir triple double ortalamasına denk hal almıştı. Henüz Amerikan işi parkelerde ikinci senesini doldurmamış bir oyuncu için bu istatistikler hakikatten akıl alır gibi değil. Peki bu istatistikleri doğa üstü olarak tanımlayabilir miyiz? Doncic’in güzel oyununu daha ne ölçüde övebiliriz? Mübalağamızın sınırı nereye kadar çıkabilir? Elbette ki bu soruların cevabını bulmak için, NBA tarihinde ismi en çok zikredilen diğer süper yıldızların sophomore seneleri ile bir mukayese yapmak gerekir. Bu yazımızda da, elimizden geldiğince bunu yapmaya çalışacağız. Maksadımız Luka Doncic’in başarısını övmek ya da sıradanlığını yermekten ziyade, onun iş bu yıldızlar arasındaki yerini üç aşağı beş yukarı kavrayabilmek olacak. O halde buyrun NBA tarihindeki bir kaç süper yıldızın ikinci kariyer senelerini incelemeye:

1. Wilt Chamberlain

38.4 sayı
27.2 ribaund (Hey maşallah!)
1.9 asist

1960-61 senesinde blok istatistikleri tutulmadığı için kuvvetle muhtemel bir 6-7 bloğu koyamadığımız halde dahi, zamanın basketbolunun çiftçiler ve dişçiler ile dolu olduğu eleştirisi baki olduğunda dahi insanın dimağının sınırlarını zorlayan kayıtlar. Philadelphia Warriors’ın yıldızı, kariyerinin geri kalanında olduğu üzere Celtics tarafından bolca hüsrana uğratılmış olsa da, şurası tartışmasız bir gerçek ki ikinci yılında dahi NBA’in en değerli oyuncusuydu.

2. Oscar Robertson

30.8 sayı
12.8 ribaund
11.4 asist

Üç sayı çizgisinin henüz icat olunmadığı, guard’ların oyundaki etkinliğinin pivotlara nazaran oldukça az olduğu tarihlerde Robertson, ilk beş senesinin tamamında triple double ortalaması tutturabilecek ölçekte bir basketbol oynuyordu. Bu gezegene ait olmayan biçimde basketbol oynayanlar kulübünün Wilt ile diğer üyesi olarak Robertson, Wilt ile aynı makus talihe sahip olarak yıllarca Celtics dominasyonunun çilesini çekti. Mamafih bu demek değil ki Robertson’ın insanlık dışı sophomore performansı daha değersiz olsun.

3. Kareem Abdul-Jabbar

31.7 sayı
16 ribaund
3.3 asist

Oyunda inanılmaz etkili olduğu için kolej basketbolunda smaç yapmanın yasaklanmasının müsebbibi bir oyuncudan bahsediyoruz. Kolej basketbol kariyerinde 88 galibiyet 2 mağlubiyet almış bir oyuncudan bahsediyoruz. Böylesine büyük bir oyuncudan da alelade bir sophomore senesi beklemek de akıl karı bir iş olmazdı. Muazzam kolej kariyerini aynı büyüklükte bir çaylak sezonuna taşıdıktan sonra Kareem, ikinci senesinde hem ligin en çok sayı kaydeden oyuncusu, hem MVP’si oldu. Bu payeleri de şampiyonluğu kazandıkları sezonun finaller MVP’si olarak taçlandırdı. Kareem’in sophomore sezonu belki de tüm zamanların en iyisi olarak tarihte yerini aldı.

4. Larry Bird ve Magic Johnson

Bird
21.2 sayı
10.9 ribaund
5.5 asist
2 top çalma

Magic
21.6 sayı
8.6 ribaund
8.6 asist
3.4 top çalma

Kaderleri adeta bol bağırmalı, aşiretli dizilerin sevdalıları gibi birlikte yazılmış olan iki oyuncuyu, birbirinden bağımsız değerlendirmek mümkün olamazdı. Önce kolej liginde Magic Johnson şampiyonluğu Larry Bird’ün ellerinden aldı. Sonra da birlikte adım attıkları NBA’de yılın çaylağı ödülü Bird’e gitti. Daha sonrasında 12 sene daha parkelerde sahnelenecek olan bu muhteşem rekabetin ikinci senesinin perdesi açıldı. NBA finallerinde defaiyetle karşı karşıya gelecek bu iki efsane o sene play-off’larda karşılaşamayacaktı. Pasifik Grubu ikincisi Lakers daha ilk turda Houston Rockets’a elenirken Bird’ün Celtics’i, iş bu her işten çokça anlayan çiftçi çocuğunun verdiği katkı ile NBA şampiyonluğunu kucaklayacaktı. Nihayetinde, 1980-81 sezonunun sonunda tüm NBA takipçileri tarafından anlaşılan bir gerçek vardı: Indiana’nın bağrından kopup gelmiş, lafını esirgemeyen beyaz çocuk ile topu değme guard’lardan daha iyi süren 2.06’lık şovmen genç irisinin rekabeti, NBA’in en gözde hikayesi olacaktı.

5. Michael Jordan

22.7 sayı
3.6 ribaund
2.9 asist

Mevzubahis istatistikler Majesteleri’nin ikinci senesine yakışmayan istatistikler olabilir, kabul. Mamafih akıldan çıkarılmaması gereken husus Jordan’ın sezon başında ayağından geçirdiği sakatlıktan ötürü oldukça sorunlu bir sezon geçirdiği. Yine de bahsettiğimiz kişinin Jordan olduğunu unutmamakta fayda var. 1986 Doğu Konferansı play-off’larında efsanevi Celtics kadrosunun karşısına çıkan Michael Jordan, bir oyuncunun play-off’lardan elendiği maçlardaki en büyük performansı göstererek, çift uzatmaya geçen maçta tam 63 sayı attı! Bulls maça 135-131’lik skorla havlu atsa da kadrolarındaki bir sophomore, gösterdiği performans ile hayatının geri kalanında bitmeyen bir başarıya ant içmişti.

6. Shaquille O’Neal

29.3 sayı
13.2 ribaund
2.4 asist
2.9 blok

Draft’a gireceğini ilan ettiği günden itibaren seçimin bir numarası olacağı ve hatta ligde çok uzun yıllar boyunca büyük etkiye sahip olacağı biliniyordu Shaq’ın. Zira NBA’de bile dengi bulunmayan fiziksel üstünlüğü onu akranlarının fersah fersah önüne geçiriyordu. NBA’deki kariyerinin ikinci senesine girerken Shaq’ın geleceği oldukça parlak gibiydi: dünya basketbol tarihinin gördüğü en büyük yıldız Michael Jordan şok bir kararla basketbolu bırakmışken ufuktaki bir şampiyonluk hiç olmadığı kadar mümkün gözüküyordu. Genç ve cevval oyun kurucu Penny Hardaway ile iyi bir uyum yakalayan Shaq’ın Orlando Magic’i o sene daha play-off’ların ilk turunda elense de Shaq %59.9 gibi muazzam bir iç saha isabet oranı ile tüm NBA oyuncuları arasında daha ikinci senesinde en saygın yerlerden birini kazanmıştı.

7. LeBron James

27.2 sayı
7.4 ribaund
7.2 asist
2.2 top çalma

İlginçtir, LeBron’un kariyer ortalamaları, sophomore senesi ortalamalarının neredeyse birebir kopyası: 27.1 sayı, 7.4 ribaund ve 7.3 asist! Gel gelelim bu ortalamaların şekillenmesinde, son senelerde bir hayli evrim geçirip içine şut yeteneğini de katmasının etkisi olsa da sophomore LeBron daha çok, her ne durumda olursa olsun içeriye drive edebilecek bir buldozer olarak tanınıyordu. Daha liseye geçmeden dahi kendi kuşağının açık ara en yetenekli basketbolcusu olacağına kesin gözüyle bakılan genç LeBron beklentileri boşa çıkarmıyor ve yokları oynayan Cavaliers’ı tek başına play-off potasına sokmayı neredeyse başarıyordu (maç başına 43 dakika oynayarak!). Takım başarısı olarak nahoş bir çift seneyi geride bırakmış olsa da, aynı Michael Jordan örneğinde olduğu gibi, büyük bir oyuncu olarak önünde sonunda bireysel payelerin yanında takım başarılarını ekleyecek olan LeBron’un hamuru, ikinci senesinden kendini iyice belli etmeye başlıyordu.

Günümüz basketbolu bırakın 30 sene öncesini, 5 sene öncesinin karakteriyle bile dağlar kadar farka sahip olabilir. Bu farklar oyuncuların bireysel istatistiklerine de bir hayli yansımış olabilir. Ancak bu demek değil ki Luka Doncic’in şu ana kadar muhteşem geçen sophomore senesi, adını zikrettiğimiz bir çok yıldızın ikinci senelerinden daha değersiz olsun. Aksine, oynadığı her maçta gözlerimize basketbol sanatının inceliklerini bir bir işleyen Doncic’in bu performansı bir şekilde bu yıldızlarınki ile karşılaştırılabilir ölçekte ise, gelecek senelerin bize en az mevzubahis yıldızlar kadar büyük bir basketbol mücevherini sunma ihtimali oldukça yüksek. Dileriz, uzun bir basketbol kariyerinin daha ikinci senesinde olan ve dahi, bu ikinci sene performansıyla cümle aleme parmak ısırttıran Luka Doncic’ten o veya bu sebeple mahrum kalmaz ve onunla nice mutlu, mesut senelere yelken açarız. Basketbol tanrıları bizimle olsun.

  • Diğer Yazıları
Yazar Hakkında
Her Şey NBA’de haftalık köşe yazıları yazan Emre, Hacettepe Üniversitesi İktisat Bölümü mezunu olmasına rağmen, şu anda İzmir’de Hava Trafik Kontrolörü olarak çalışıyor. Evli ve bir kız çocuğu babası (eli kulağında!). 90’ların başında babasının kucağında uyuklayarak izlediği All-Star maçlarından beri NBA kültürünün takipçisi.
  • Yapmazsam Olmaz: En Garip Oyuncu Ritüelleri!
    Rekorları Yıkıp Geçen Doncic! NBA denen organizasyon, dünyanın takip ettiği Amerikan menşeili sporlar arasında belki de en çok ilgi göreni. Her Amerikan menşeili sporda olduğu gibi yıllar boyu çeşitli değişiklikler ile mükemmelleştirilmeye çalışılan bu dev makinanın işler durumda olmasının en büyük sebebi pek tabii ki oyuncular. Ancak bu oyuncular dalda armut değiller haliyle, yaşlılar bir […]
  • Curry 2.0: Jamal Murray Yeni Stephen Curry Mi Olacak?
    Rekorları Yıkıp Geçen Doncic! NBA denen organizasyon, dünyanın takip ettiği Amerikan menşeili sporlar arasında belki de en çok ilgi göreni. Her Amerikan menşeili sporda olduğu gibi yıllar boyu çeşitli değişiklikler ile mükemmelleştirilmeye çalışılan bu dev makinanın işler durumda olmasının en büyük sebebi pek tabii ki oyuncular. Ancak bu oyuncular dalda armut değiller haliyle, yaşlılar bir […]
  • Kayan Yıldızlar: En Kötü Playoff Performansları!
    Rekorları Yıkıp Geçen Doncic! NBA denen organizasyon, dünyanın takip ettiği Amerikan menşeili sporlar arasında belki de en çok ilgi göreni. Her Amerikan menşeili sporda olduğu gibi yıllar boyu çeşitli değişiklikler ile mükemmelleştirilmeye çalışılan bu dev makinanın işler durumda olmasının en büyük sebebi pek tabii ki oyuncular. Ancak bu oyuncular dalda armut değiller haliyle, yaşlılar bir […]
  • NBA’in En Üst Noktası: Yedinci Maçlar
    Rekorları Yıkıp Geçen Doncic! NBA denen organizasyon, dünyanın takip ettiği Amerikan menşeili sporlar arasında belki de en çok ilgi göreni. Her Amerikan menşeili sporda olduğu gibi yıllar boyu çeşitli değişiklikler ile mükemmelleştirilmeye çalışılan bu dev makinanın işler durumda olmasının en büyük sebebi pek tabii ki oyuncular. Ancak bu oyuncular dalda armut değiller haliyle, yaşlılar bir […]
Paylaş:

What do you think?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haftanın En İyi 10 Yorumu

Kim Demiş Knicks İçin Oynamak İstiyorum Diye?