in ,

BEĞENDİMBEĞENDİM SİNİRLİYİMSİNİRLİYİM YORUMSUZYORUMSUZ

Michael Jordan Belgeseli: The Last Dance 1. ve 2. Bölüm

Micheal Jordan’ın Belgeseli The Last Dance’de neler oluyor?

Bulls Efsanesine Adım Atın!

Ülkemiz belgeselciliğinin, cumhuriyetin ilk dönemlerinden beri, bugünlere kadar gelen büyük bir defosu mevcut. Belgeselciler kendi akıllarında olan doktrini/fikri/ideolojiyi haklı kılmak adına ortaya koydukları eseri genellikle tek bir perspektif üzerinden gerçekleştirirler. 360 derecenin tamamı kapsam altına alındığında izleyicinin konuyu eleştirmesi ve kavraması belki daha etkili olabilecekken, o tam tur perspektifin sadece belki de 60 derecesi ortaya konur ve izleyici sadece belgeselcinin bakış açısına vakıf olur, konunun geri kalanından tamamıyla bihaber olarak.

Amerikan yayıncılığınının belki de en sağlam tarafı bu: Tüm yaşamını realite show’lar etrafında şekillendiren bir toplum olarak Amerikan toplumu, kendilerine sunulanlar ne kadar gerçekçi ise, kendilerini yapım içerisinde o kadar kaybediyorlar. Yapımın sadece baş kahramanı ile değil, diğer tüm aktörleri ile empati kurarak adeta zaman akışını baştan yaşıyor ve bu da onların, özellikle bölümlerden oluşan yapımları bağımlılık derecesinde bir hayranlıkla izlemelerine olanak veriyor.

Sadece basketbolseverlerin değil, dünya üzerindeki tüm sporseverlerin sabırsızlıkla beklediği ve pazartesi günü bizlerle buluşan Michael Jordan belgeseli “the Last Dance / Son Dans” da bize tüm bu saydığım faktörleri sunarak, daha ilk iki bölümünde dahi tüm hepimizi avucunun içine almayı başardı. İlk iki bölümde bunun ipuçları hafif hafif verilmiş olsa da tam etkisini görmemiz için zamana ihtiyacımız var lakin aynı Michael Jordan’ın da dediği gibi, bazı izleyicilerin bu belgeseli izledikten sonra majestelerinin hayranlıkla karışık ufak bir nefret hissetmeleri gayet olası gözüküyor.

Bunun dışında belgesel sadece Jordan’ın kişisel hikayesine odaklanıyor gibi lanse edilmiş olsa da hikayenin üstüne kurulduğu gerçeklik, Bulls’un efsane kadrosunun birlikte geçirdiği son sene. Son sene yaşananlar hikayenin akışında izleyicinin “realite show” beklentisini karşılıyorken, belgesel boyunca yaşanan flash back’ler ile de Jordan’ın ve hikayenin diğer aktörlerinin kişisel hikayeleri ortaya konuyor ve ana akıştaki hikayenin altı, sebep sonuç ilişkileri oluşturulacak şekilde dolduruluyor. Bahsettiğim kişisel hikayeler ile ana hikayenin altının doldurulması özellikle Jordan ve mirasına nispeten uzak izleyicilerin belgesele ısınmaları açısından oldukça önemli. Zira basketbol ile ilişkisi benim ile kurduğu ilişki ile sınırlı olan eşimle izlediğimiz ilk iki bölümden sonra kendisini Jordan’ın hayat hikayesini internet üzerinden detaylı bir şekilde araştırır halde buldum, umarım bir fikir oluşturmuştur.

Bol bol flash back’li, özellikle Jordan’ın hayat hikayesini Bulls hanedanlığına bağlayan anekdotların bulunduğu, bu hayat hikayesinin ana kahramanlarının ve izleyicilerinin kişisel anıları ile bolca yeni şey öğreneceğimiz bir belgesel dizisi bizi bekliyor. Şahsi fikrim, the Last Dance’in kendisi hakkında oluşan hype’ı sonuna kadar karşıladığı. Bir belgesel severseniz izlemenizi tavsiye edeceğim bir yapım. Bir NBA, basketbol veya Michael Jordan severseniz ise uğraştığınız, yaptığınız ne varsa bir kenara bırakıp kesinlikle ama kesinlikle izlemeniz gereken bir yapım. Sakın kaçırmayın.

  • Diğer Yazıları
Yazar Hakkında
Her Şey NBA’de haftalık köşe yazıları yazan Emre, Hacettepe Üniversitesi İktisat Bölümü mezunu olmasına rağmen, şu anda İzmir’de Hava Trafik Kontrolörü olarak çalışıyor. Evli ve bir kız çocuğu babası (eli kulağında!). 90’ların başında babasının kucağında uyuklayarak izlediği All-Star maçlarından beri NBA kültürünün takipçisi.
  • En Kötü NBA Yorumları Finaller Özel
    Bulls Efsanesine Adım Atın! Ülkemiz belgeselciliğinin, cumhuriyetin ilk dönemlerinden beri, bugünlere kadar gelen büyük bir defosu mevcut. Belgeselciler kendi akıllarında olan doktrini/fikri/ideolojiyi haklı kılmak adına ortaya koydukları eseri genellikle tek bir perspektif üzerinden gerçekleştirirler. 360 derecenin tamamı kapsam altına alındığında izleyicinin konuyu eleştirmesi ve kavraması belki daha etkili olabilecekken, o tam tur perspektifin sadece belki […]
  • Yapmazsam Olmaz: En Garip Oyuncu Ritüelleri!
    Bulls Efsanesine Adım Atın! Ülkemiz belgeselciliğinin, cumhuriyetin ilk dönemlerinden beri, bugünlere kadar gelen büyük bir defosu mevcut. Belgeselciler kendi akıllarında olan doktrini/fikri/ideolojiyi haklı kılmak adına ortaya koydukları eseri genellikle tek bir perspektif üzerinden gerçekleştirirler. 360 derecenin tamamı kapsam altına alındığında izleyicinin konuyu eleştirmesi ve kavraması belki daha etkili olabilecekken, o tam tur perspektifin sadece belki […]
  • Curry 2.0: Jamal Murray Yeni Stephen Curry Mi Olacak?
    Bulls Efsanesine Adım Atın! Ülkemiz belgeselciliğinin, cumhuriyetin ilk dönemlerinden beri, bugünlere kadar gelen büyük bir defosu mevcut. Belgeselciler kendi akıllarında olan doktrini/fikri/ideolojiyi haklı kılmak adına ortaya koydukları eseri genellikle tek bir perspektif üzerinden gerçekleştirirler. 360 derecenin tamamı kapsam altına alındığında izleyicinin konuyu eleştirmesi ve kavraması belki daha etkili olabilecekken, o tam tur perspektifin sadece belki […]
  • Kayan Yıldızlar: En Kötü Playoff Performansları!
    Bulls Efsanesine Adım Atın! Ülkemiz belgeselciliğinin, cumhuriyetin ilk dönemlerinden beri, bugünlere kadar gelen büyük bir defosu mevcut. Belgeselciler kendi akıllarında olan doktrini/fikri/ideolojiyi haklı kılmak adına ortaya koydukları eseri genellikle tek bir perspektif üzerinden gerçekleştirirler. 360 derecenin tamamı kapsam altına alındığında izleyicinin konuyu eleştirmesi ve kavraması belki daha etkili olabilecekken, o tam tur perspektifin sadece belki […]
Paylaş:

What do you think?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yıldızların Dönüşü: Ben Simmons, Jusuf Nurkic ve Dahası

VIDEO | Ligin EN UNDERRATED 5 Oyuncusu! | Brown, Tucker, Smart, Vanvleet, Covington