in

BEĞENDİMBEĞENDİM

NBA’de Modern Dönem Oyununda Değişim Yaratan 10 Oyuncu!

“Değişim”in İsimleri

Fark Yaratmadılar, Değişim Yaptılar!

NBA sürekli olarak bir değişim ve evrim içindedir. Bu bazen oyuncu profilleri bazen oyun hızı bazense kurallar olarak karşımıza çıkar ve hep de bir konuya çözüm için yaşanır. Bazen aşırı iyiliği ile bu sorunu çözenler çıkar karşımıza, bazen de sorunun kendisi olan oyuncular. Sorunun kendisi dediğime bakmayın bu da olumlu bir konudur, pota altında beni tutamadıkları için boyalı alanda 3 saniye kuralı gelse, ben o sorunun kendisi olmakla övünürdüm, Wilt de övünürdü. Bu listeye Wilt alınmamış, sebebi modern basketbol olarak değerlendirilmemesi sanırım o dönemin, ama ben kendi inisiyatifimde onu da burada anayım. Wilt bu oyunu en çok değiştiren isimlerden birisidir. Bugün, NBA’in modern döneminde oyunu değiştirmeyi başarmış isimleri listeleyeceğiz, kaynak yazı ve liste Bleacherreport’tan Zach Buchley’e ait.

Kareem Abdul-Jabbar

Kareem Abdul-Jabbar… NBA tarihinin en fazla sayı bulan oyuncusu (38.387), en fazla MVP ödülü (altı) kazanan ve en fazla All-Star seçilen (19) oyuncusu. 6 şampiyonluğu ve iki Final MVP’liği kazandı. Bu sporu kendi özel atışı olan “Skyhook” ile tanıştırdı.

Peki başarısı mı değiştirdi bu oyunu? Her iyi oyuncu basketbolu değiştirmiş midir? Hayır. Kareem, bu oyunun içinde bu kadar efsane bir isim olmak için geri kalan her şeyi geride bırakmak zorunda olunmadığını gösterdi. Kendisi Milwaukee şehrinden Los Angeles’a giderken durumunu şu sözlerle açıkladı: “Buradaki insanları eleştirmiyorum. Ama Milwaukee, tam anlamıyla benim olduğum şey değil” dedi. “İlişkili olduğum şeyler Milwaukee’de değil.”

Abdul-Jabbar’ın basketbol dışı ilgileri belki de en büyük mirasını bıraktı çünkü kendinden sonrakilere yol gösterdi ve cesaret verdi. Sosyal meselelerden popüler kültüre kadar her şey hakkında konuştu, üretken bir yazar oldu, Cumhurbaşkanlığı Özgürlük Madalyası kazandı. Açlık ve cehaleti sona erdirmek için de büyük bir savaş verdi.

Julius Erving

Julius Erving, NBA’e akrobasiyi getiren adam. ABA ile NBA birleştikten sonra turnikeler ve smaçlar sırasında çember etrafında yaptıklarıyla herkesi büyüleyen Dr. J lakaplı Julius Erving, ABA tarihinin de ilk smaç şampiyonudur. Converse ile imzaladığı o döneme kadar benzeri görülmemiş ayakkabı anlaşmasının yanısıra, “One on One: Dr.J vs Larry Bird” isimli video oyununun taraflarından birisi olarak sporcularla lisanslı ilk oyunun parçası oldu. Oyuna kattığı tarz, hem estetik hem de etki olarak oyuna ne gibi faydalar verilebildiği konusunda ufukları genişletti. NBA’de şuan ne kadar estetik manzaralar gördüğümüz, bunlardan ne kadar zevk aldığımız ve bunlar olmadan NBA’i düşünemediğimiz için, bu katkıları dolayısıyla biz ona teşekkür ederiz. NBA oyuncularının ek gelirleri noktasındaki öncü yaklaşımı için de oyuncular sanırım teşekkür ediyordur.

Larry Bird

Larry Bird, o olmadan basketbol kesinlikle şimdiki gibi görünmezdi. Magic Johnson ile birlikte 80’li yıllarda ligin popülaritesini uçurmuştu. NBA’deki bant gecikmesi olayınının büyük oranda bitirilmesinde büyük pay sahibi olan Bird, çok büyük bir taraftar gücü ve ticari değere sahipti.

Efsane bir Trash-Talker olan Bird, 2.05 boyuyla yaptıkları sayesinde uzunlerı alçak posta mahkum eden basketbol anlayışının değişimine de öncü olmuştu. Günümüze kıyaslandığında düşük görünse bile kendi döneminin en iddialı üçlükçülerinden biri olan Larry Bird, ilk şutör 4 numaralardan birisi oldu.

Magic Johnson

NBA basketbolundaki 80’ler rekabetinin diğer tarafı olan Magic Johnson da Larry Bird kadar o dönemin bant gecikmesi problemi ve ticari yayın değeri konularında rol sahibiydi. Oyunun değişimi konusunda ise bir radikal değişim de ondan geldi.

2.06’lık oyun kurucu NBA tarihinde bir ilkti. Showtime Lakers kadrosunun oyun görselliğinin şüphesiz mimarıydı. Hem kabiliyetleri hem de takım arkadaşlarının seviyelerini yukarı çekiş biçimi o dönemin basketbolseverlerine büyük zevkler yaşattı. Maç başı 11.2 asistlik bir kariyer ortalamasına sahip, kusursuz bir saha liderinden bahsediyoruz, gerçekten inanılmaz. Uzunlar için fazla çevik, kısalar için fazla güçlü bu değişik adam, basketbolcuların basketbol dışında iş dünyasında da ne kadar başarılı olabileceklerinin rol modellerinden birisi oldu. Kendisi eğlence sektöründeki iş yatırımları ile 1 milyar dolar değerinde bir imparatorluğun sahibi.

Michael Jordan

O, gelişiyle basketbolu değiştirdiği şüphesiz olan kişilerden birisi. Basketbol şortlarının boyundan sayı sonrası sevinçlerine kadar her alanda onun etkisi görüldü. Kendi adına kurulan marka ile Nike bünyesinde bir ticari hanedanlık oluşturdu. Basketbola kazanmak için her şeyi mübah kılan bakış açısını getirdi. 6 finalde 6 şampiyonluk kazandı. The Undefeated’dan Jesse Washington onun saha dışındaki etkisini şöyle yazmıştı:

“Jordan’ın saha dışındaki en büyük etkisi, sporcuları özellikle Afro-Amerikan sporcuları, bu sahadaki ekonomik yatırımlara tam katılım elde etmeleri noktasında güçlendirdi ve bu alandan trilyonlar elde etti. Air Jordan ayakkabılarıyla başlayan bu –Ona Charlotte Hornets takımında çoğunluğun kontrolünü alma imkanı veren marka- Jordan kölelikten kaçma, büyük bir evde ayaklarını verandaya uzatıp purolarını içme imkanı veren ateşi yaktı.”

Yani Jordan, Afro-Amerikan basketbolcuların, basketbol oynayıp beyazları eğlendirip emeklilik sonrasında da birikimleriyle tutunmaya çalışmasından çok daha büüyk hayaller kurabilmesine sebep oldu.

Kevin Garnett

Kevin Garnett, 6 yıllık 126 milyon dolarlık anlaşmayı imzaladığında henüz NBA’de iki sezon geçirmiş bir oyuncuydu ve bu onun kariyerindeki en ilginç 10 şeyden biri bile değildir.

İlkini sophomore (ligdeki ikinci yıl) senesinde almak üzere 15 kez All-Star seçilen Garnett, oyundaki uzun anlayışını çok değişik bir noktaya çekti. Kendi beceri setinde o dönemin uzunlarında görülmeyen çeşitli şeyler de vardı, zira kendisi “clutch” zamanlarda şutu kullanmasıyla ünlü ilk uzunlardandır. Minnesota gibi o döneme kadar varlığını hiç kimsenin konuşmadığı bir camiayı tek başına yukarılara taşıyan ve popüler hale getiren bu yıldız, hem alt sıra takımlarına umut olmuş hem de onun gibi o takımlara sıkışmış diğer oyunculara ümit olmuştu. 2007 yılında lig 29.su olan Boston Celtics, ilk 5’e yaptığı tek ekleme olan Kevin Garnett ile 2008’de şampiyonluğa ulaşmıştı, oyununun kalitesi kesinlikle tartışılmaz ama mental gücün neleri değiştirebileceğini, kimlerin içindeki cevheri yeniden parlatıp insanları bir hedefe yönlendirebileceğini göstermişti Garnett.

20.000 sayı 10.000 ribaunt 5.000 asist ve 2.000 blok sayılarına ulaşmış iki isimden birisi olan Garnett’in bu oyuna kattığı en büyük şeylerden birisinin ise lige liseden girişiydi. Bu yönde aldığı o çok cesur inisiyatifi hiç saygı görmemişti, potansiyelinden dolayı 5. Sıradan draft edilmiş olsa da o yaşta bir gencin o ligdeki sert basketbolda başarısını sürdüremeyeceğini ve ilk yıllarında ciddi bir katkı veremeyeceğini düşünüyordu çoğunluk. 2. Senesinde tarihin en büyük kontratını almış ve All Star olmuş bu oyuncunun, bu insanları yanıltan üstün başarısı sonrasında LeBron da dahil olmak üzere birçok gencin bu yönde alacağı karar için öncü oldu. LeBron’un kolejde oynadığı için lige 2-4 yıl geç girdiğini hayal edebiliyor musunuz?

Allen Iverson

Basketbolda kültürü oluşturan temel oyunculardan biridir, bir ikondur Allen Iverson. Kollukları, özel tasarım bileklikleri, kafa bantları, dövmeleri ve saha dışı tarzı ile birlikte oluşturduğu trend hâlâ basketbol ile eşleştirilen bir kültürdür. Hip-hop kültürü ile basketbol kültürünün en bariz ilk flörtlerini başlatan isimdir kendisi aynı zamanda. Oyuna kattığı cross-over teknikleri, ikonik hareketleri, kısa boyun avantaj haline çevrilebildiğinin ilk kanıtı ve inanılmaz zorlukların içinden gelen hayatına rağmen devam ettirdiği başarılı kariyeri ile Amerika taşrasında gangsterlikten suçluluktan başka imkan tanınmayan dışlanmış çocuklara umut ışığı olmuş bir idoldür.

LeBron James

Gelecekteki basketbol mucizelerine şahit olacak her insan, LeBron James’in çıtayı koyduğu insanüstü noktaları hatırlasın ve ona minnet duysun. O kendisinden sonra gelen herkese nelerin mümkün olduğunu gösterdi. Öncelikle o büyük seçim ile başlayalım. Bu seçimi çoğumuz sevmedik, nefret edilen bir adam haline döndü LeBron o dönem. Öncesinde kulübüyle bilgi paylaşmadığı için bu yaptığı hâlâ eleştirileri hak ediyor olsa dâhi kendisi bu medyatikleştirme ile oyuncuların camiaların demirbaşı olmadığını, gerektiğinde kişilerin cesur hamleler ile kendileri için en doğru olduğunu düşündüğü hamleleri yapabileceğini gösterdi. O orada olduğu sürece yeni draftlardan iyi seçimler yapamayıp yanına da yeni birilerini katamayan Cleveland’ın kısır döngüsünden kurtulan LeBron, onların da bu döngüden çıkmasını sağladı aslında. O olmadan dibe vuran takımının edindiği draft hakkı ile aldığı Kyrie Irving, onun geri dönüp şehrine tarihinin tek şampiyonluğunu getirirken en büyük yardımcılığını yapmıştı.

Boyu, fiziği, atletizmi, saha görüşü, inanılmaz disiplini ve oyunun her değişimine sağladığı uyumu ile döneminin tepesinde kalabilme becerisi ile, oyuncuların basketbol evriminde kendilerini nasıl konumlandırmaları gerektiğinin en büyük rol modeli oldu.

Ayrıca “More Than An Athlete” sloganı ile kendini tanımlayan LeBron; hayatta yaptığı en zor şeyin bu günün toplumunda Afro Amerikan oğullar ve kızlar yetiştirmek olduğunu söylemişti. Bu noktada toplumdaki diğer kişilerin fırsat eşitliği sağlayabilmesi için kurduğu “I Promise” Okulu Ameika’nın en yüksek donanımlı okullarından biri olmakla birlikte sadece maddi durumu elverişsiz başarılı çocuklara ücretsiz eğitim vermekte. Gerek politik gerek ekonomik gerekse çevresel ve insani konularda gerçekten kaliteli fikirlere sahip olan LeBron, bu noktada gençlere örnek teşkil etmenin sorumluluğunu taşıdığı için kendisini sürekli geliştirmekte olduğunu ifade ederek harika bir toplumsal kimlik ortaya koydu. Bu kimliğini de akılcı ve objektif fikirlerini son derece cesur biçimde ifade ederek her fırsatta destekledi. Topluma her anlamda desteğini sürdüren LeBron, oyuna saygısını da çalışkanlığı ile göstermekte.

Derrick Rose

Derrick Rose, NBA’in en acıklı yarım kalan hikayesi onun belki de. Birinci senesinde yılın çaylağı, ikinci senesinde All Star, üçüncü senesinde MVP oldu. O günleri görmeyip geçmişe dönük istatistik bakan arkadaşlarımız ona abartılıyor diyebiliyor ama o zamanı gören herkes onun kim olduğunu adı gibi biliyor.

NBA’de getirdiği bir kural var öncelikle, tartışmasız değişim kısmı bu. Kendisinin kontrat senesinde, gösterdiği başarı o kadar heyecan vericiydi ve takımda tutulabilmesi o kadar kritik bir öneme sahipti ki, çaylak kontratı sonrasındaki ilk kontrat için ona özel bir kural getirildi. Hâlâ Derrick Rose kuralı olarak anılan bu kurala göre, çaylak kontratı sırasında (ilk 3 sezon) 2 kez All Star ilk 5ine seçilirse, 2 kez All NBA takımına seçilirse ya da MVP seçildiyse takımın maaş tavanının %30’una kadar bir kontrat teklif edilebilir.

Oyun dengelerine etkisinden bahsetmek istersek de oyunun içinde bireysel hızın ve patlayıcılığın bu kadar net ve önlenemez bir silah halinde kullanımı onun ve Westbrook’un başlattığı bu yeni tarzdan söz edebiliriz. Çoğu kez herhangi bir cross-over’a dahi ihtiyaç duymadan, keskin bir hızlanışla öne atılıp aradan sıyrılıp potaya gidilen, en yüksek hızda yön değiştiren bu oyun biçimi, ilerleyen yıllarda oyunun kümülatif anlamda çok daha hızlanmasına sebebiyet veren unsurların başında geldi. Devamını zaten hepimiz biliyoruz. Sakatlanmasaydı neler izleyebileceğimizi hâlâ sık sık düşünürüm. Paralel evrenlerden birinde bir Efe bunu seyredebiliyorsa rica ederim kaydetsin ve bana ulaştırsın.

Stephen Curry & Klay Thompson

Bu başlıkta sadece Stephen Curry vardı ancak oyuna etki olarak buraya Klay’i yazmamak sanıyorum ki saygısızlık olurdu. Kariyerinin başından beri iyi bir şutör olarak katkı vermesi beklenen Curry, sakatlıklarla boğuşarak geri planda kaldı. Sonrasında ise, onun sakatlıktan dönmesi, Steve Kerr’in basketbol dehası ve basketbolun yeni aldığı çok yüksek hıza sahip oyun tarzı, onun sadece geri dönmesine değil, ihtişamli bir şekilde dönüp oyunu değiştirmesine imkan tanıdı. Seri şut formu, her şekilde hareketliyken kullanabildiği şutları ve başarılı top hakimiyeti ile kendisi bu oyunda şutun yerini bambaşka bir noktaya taşıdı. Oy birliği ile MVP seçildi, takımı 73 maçlık rekoru kırdı, Klay ve ikisi üçlükle ilgili bütün rekorları tekrar tekrar kırdılar hiç sıkılmadan. Ama Curry tek başına mı yaptı bunları?

Bu oyun stilinin oynanabilmesi için zekayla farkı kapatarak kısa boyuyla pota altı oynayabilen ve oyunun hızına katkı veren Draymond Green’i unutmamak gerek. Topu sadece 4 kere yere sektirdiği maçta 40 sayı atabilen, 29 dakikada 60 sayı atabilen Klay Thompson’ın oluşturduğu şut tehdidinin rakip savunmanın dengesini ne kadar bozduğunu unutmamak gerek. Curry’nin oluşturduğu savunma açığını kapatarak onun sahada hem daha az yorulmasına hem de daha fazla dakika almasına imkan sağlayan Klay’i unutmamak gerek. Tüm bu becerilerine rağmen kenara oturtulduğunda küsmeyen, az maaş verildiğinde küsmeyen, top eline az geldiğinde sorun etmeyen Klay unutulmamalı.

Tartışmasız şekilde Curry’nin takımıdır Warriors, şuan izlediğimiz son basketbol ekolünün baş mimarı da Curry’dir. Lillard pek kullanmazken, Trae daha çocukken logodan şutlar atmaktaydı Curry. 4’lük sayı gelmesi gerektiği tartışmalarını hatırlarız hâlâ.

Son oyun değiştirici Curry ve Klay oldu. Oyunun bir sonraki evrimi sizce ne olacak? Bu değişimi kim yapacak? Oyunun geldiği bu noktadan ne kadar memnunsunuz? Hepsini konuşmak üzere yorumlarda görüşelim.

Kaynak: Bleacher Report
  • Diğer Yazıları
Yazar Hakkında
Doğma büyüme İstanbullu olan Efe, Işıklar Askeri Lisesi ve Hava Harp Okulu eğitimlerinin sonrasında İstanbul Teknik Üniversite’sinden Endüstri Mühendisi olarak mezun oldu. 7 yaşında gittiği kursla başlayan basketbol aşkı, yıllardır kesintisiz olarak hem oynayarak hem izleyerek devam etti. Kendisi Portland taraftarı olmakla birlikte sıkı bir Kevin Garnett ve Derrick Rose hayranı.
  • LeBron James Bubble’dan Ayrılacak Mı?
    Fark Yaratmadılar, Değişim Yaptılar! NBA sürekli olarak bir değişim ve evrim içindedir. Bu bazen oyuncu profilleri bazen oyun hızı bazense kurallar olarak karşımıza çıkar ve hep de bir konuya çözüm için yaşanır. Bazen aşırı iyiliği ile bu sorunu çözenler çıkar karşımıza, bazen de sorunun kendisi olan oyuncular. Sorunun kendisi dediğime bakmayın bu da olumlu bir […]
  • Seri Analizi: Lakers vs Trail Blazers
    Fark Yaratmadılar, Değişim Yaptılar! NBA sürekli olarak bir değişim ve evrim içindedir. Bu bazen oyuncu profilleri bazen oyun hızı bazense kurallar olarak karşımıza çıkar ve hep de bir konuya çözüm için yaşanır. Bazen aşırı iyiliği ile bu sorunu çözenler çıkar karşımıza, bazen de sorunun kendisi olan oyuncular. Sorunun kendisi dediğime bakmayın bu da olumlu bir […]
  • NBA’de Modern Dönem Oyununda Değişim Yaratan 10 Oyuncu!
    Fark Yaratmadılar, Değişim Yaptılar! NBA sürekli olarak bir değişim ve evrim içindedir. Bu bazen oyuncu profilleri bazen oyun hızı bazense kurallar olarak karşımıza çıkar ve hep de bir konuya çözüm için yaşanır. Bazen aşırı iyiliği ile bu sorunu çözenler çıkar karşımıza, bazen de sorunun kendisi olan oyuncular. Sorunun kendisi dediğime bakmayın bu da olumlu bir […]
  • Batı’daki Büyük Playoff Savaşı: Grizzlies
    Fark Yaratmadılar, Değişim Yaptılar! NBA sürekli olarak bir değişim ve evrim içindedir. Bu bazen oyuncu profilleri bazen oyun hızı bazense kurallar olarak karşımıza çıkar ve hep de bir konuya çözüm için yaşanır. Bazen aşırı iyiliği ile bu sorunu çözenler çıkar karşımıza, bazen de sorunun kendisi olan oyuncular. Sorunun kendisi dediğime bakmayın bu da olumlu bir […]
Paylaş:

What do you think?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

NBA’de İlk Defa: Play-In Serisi!

Seri Analizi: Raptors vs Nets