in , , , , , , , , ,

BEĞENDİMBEĞENDİM HAHAHAHA SİNİRLİYİMSİNİRLİYİM TERTEMİZTERTEMİZ YOK ARTIK!YOK ARTIK! YORUMSUZYORUMSUZ

NBA’in En Büyük Düşmanlık Öyküleri!

Kobe-Shaq, Jordan-Thomes ve daha niceleri

Ezeli Rekabet, Ebedi Düşmanlık!

Her Şey NBA’den herkese merhaba. NBA büyük oyuncuların, büyük yetenekleri ile çarpıştıkları muazzam bir arena. Lakin bir çok yıldızın en iyiye ulaşmak için çabaladığı NBA’de çarpışan sadece yetenekler değil. Kocaman egolar, kıyasıya rekabet derken NBA’in dünyanın en dostane ortamına sahip olduğu söylenemez. Biz de bu bölümümüzde sizinle, bu “kan kokulu” ortama dalarak, NBA tarihinin en büyük düşmanlık öykülerini keşfetmeye karar verdik. Hazırsanız, başlayalım:

5. LeBron James, DeShawn Stevenson’a Karşı:

Sene 2008 ve Wizards, geçtiğimiz iki sezonda da LeBron’lu Cavaliers’a play-off’larda boyun eğmiş ve haliyle oldukça gerilmiş durumda. Üçüncü seferde şeytanın bacağını kırmaya kararlı Wizards’ta ise LeBron’u durdurma görevi DeShawn Stevenson’a veriliyor. Stevenson’ın LeBron’u saha içinde durdurmanın yanında, saha dışında da yıpratma niyeti olduğu, play-off’lar daha başlamadan yaptığı “LeBron aslında bir hayli over-rated bir oyuncu” açıklamasıyla ortaya çıkmıştı.

Bu kışkırtmanın altında kalmaya niyeti olmayan LeBron ise kendisini ünlü rapçi ve yapımcı Jay-Z’ye benzetirken, Stevenson’ı da “tek atımlık kurşun” olarak tabir ettiği Soulja Boy’a benzetiyordu. Durup dururken işin içine rapçilerin karıştığı bir kavgaya dönüşen bu meseleye ise Jay-Z, içinde Wizards ve Stevenson’a sataşmaların bulunduğu bir “diss şarkısı” ile katılırken, Soulja Boy ise Wizards’ın maçlarına giderek seyircileri coşturma görevini kendine görev ediniyordu.

Nihayetinde iki basketbolcu, biri takım sahibi iki rapçi ve bir sürü NBA takipçisinin girdiği bu düşmanlık, Cavaliers’ın 6. maçta aldığı galibiyet ile nihayete ermiş olsa da, husumetin vardığı saçma noktalar ile NBA tarihinde kendine has bir yer ediniyordu.

4. Reggie Miller, Spike Lee’ye karşı:

1994 play-off’ları. Doğu Konferansı finallerinde Indiana Pacers ve New York Knicks karşı karşıya gelmiştir. Serinin beşinci maçında gelindiğinde durum 2-2 beraberedir. Beşinci maçta takımlar klasik bir Madison Square Garden’a ayak basarlar: muhteşem bir atmosfer, hınca hınç dolu tribünler ve her zamanki gibi, hiç susmayan, arsız bir Spike Lee.

Maçın son çeyreğine gelindiğinde skor 70-68 Knicks lehinedir. Çeyreğin başlaması ile Pacers’ta Reggie Miller sorumluluğu yavaş yavaş eline almaya başlar. Knicks’i devirecek performansı ortaya koymak için bir motivasyon kaynağı arayan Miller’ın yardımına, saha kenarından sürekli olarak bağıran çağıran Spike Lee yetişir. O kadar ki, o çeyreğe kadar 14 sayı atabilen Miller, çeyrek boyunca attığı 25 sayının her birinden sonra Lee’ye bir bakış atar. Ama bu hamaseti listemize sokan asıl hareket, bomboş bir şutu sayıya çeviren Miller’ın, Spike Lee’ye dönerek “choke” hareketi ile gerçekleşir. Bu hareketi ile Miller, Lee’ye Knicks’in play-off’larda sürekli olarak choke’ladığını, yani başarısız olduğunu hatırlatmak istemiştir.

Sonuçta bu maçı Pacers alır ve tüm New York, Miller’ın 39 sayılık performansı nedeniyle Spike Lee’ye ateş püskürür. Neyse ki Lee’nin başı, Knicks’in seriyi 7 maçta almasıyla beladan kurtulur lakin gelecek senenin play-off’larında yine karşı karşıya gelen iki takım, Reggie Miller’ın mucizevi “9 saniyede 8 sayı” performansının da dahil olduğu bir seri geçirirler ve bu sefer kazanan, Miller’ın Pacers’ı olur. O gün bugündür Miller ve Lee arasındaki düşmanlık, daha düşük bir dozda olsa dahi hala devam etmekte. Yani, şu minnoşluğa bakar mısınız 🙂

3. Shaq, Kobe’ye Karşı:

Yakın NBA tarihinin en büyük düşmanlığı, ilginçtir, iki takım arkadaşı arasındaydı. 2000’li yılların tartışmasız en büyük ikilisi, 2000-2002 yılları arasında ardı ardına üç kez şampiyon olurken, önlerine çıkan herkesi yerle yeksan ediyorlardı. Üç finalin de MVP’si Shaq, finallerde 36 sayı, 13.5 ribaund, 3.5 asist ve 3 blokluk ortalama tutturarak dominantlığını ilan etse de Kobe, yine de Shaq’ın varlığından ziyadesiyle huzursuzdu.

Zira Kobe gibi çalışan, hep çalışan ve daha çok çalışan bir çılgın için Shaq’ın normal sezona önem vermeyen ve umursamaz tavrı, kabul edilebilirlikten bir hayli uzaktı. 2003 senesinin gelmesiyle şampiyonluk serisi Spurs tarafından kesilen Lakers’ta artık tansiyonlar en üst raddeye çıkmış ve kılıçlar kınından tamamen çıkarılmıştı. Lakers yönetimine net bir şekilde Shaq’ı takımda istemediğini belirten Kobe’nin isteği yerine getiriliyor ve Shaq, kendini Miami’de buluyordu. Daha sonrası ise tam bir curcuna: Kobe’ye “diss” atan şarkılar çıkaran Shaq, Noel maçlarında karlı karşıya gelen ikili etrafında dönen gergin drama. Neyse ki bu ikili arasındaki gerginlik, ikisinin de olgunlaşıp yaş almasıyla, zamanın da etkisiyle güzel bir dostluğa dönüşmüştü. Kobe’nin bu dünyaya vedası öncesi gerçekleşen bu sevgi bağının güçlülüğü yine de sizi kandırmasın. 2000’lerin en büyük düşmanlığı, bu ikilinin başının altından çıkmıştı.

2. Jordan, Thomas’a Karşı:

The Last Dance sağolsun, bu ikilinin arasındaki düşmanlık herkes tarafından biliniyor. Koca koca adamların düşmanlıklarının 30 senedir bitmek bilmemesi, aradaki nefretin boyutlarını az buçuk açıklıyor aslında. İş bu meselenin başlangıcı 1988 yılına dayanıyor. Play-off’larda iki sene üst üste karşılaşan Michael Jordan’lı Bulls ve Isiah Thomas’lı Detroit arasındaki seriler sportif açıdan basketboldan çok tekvandoyu andırıyordu. Bulls ve özellikle Jordan üzerinde inanılmaz fiziksel bir oyun sergileyen Detroit, iki sene ardı ardına yükselişte olan Jordan’ı tekme tokat evine yolluyordu. Allah’ın hakkı üçtür diyen Jordan, 1991’de şeytanın bacağını ve Thomas’ın onurunu kırıyor ve Detroit’i nihayetinde elemeyi başarıyordu. Sahadan Jordan’ın elini sıkmadan ayrılan Detroit’te, Jordan’ın hayat boyu devam edecek nefretini Thomas kazanıyordu çünkü Scottie Pippen’ın sözleri ile; “Isiah onların generaliydi ve o ne derse onu yapıyorlardı.”

Bu nefretin ucu, bir sene sonra olimpiyatlar için toplanan efsanevi Dream Team’e Thomas’ın alınmaması şeklinde tezahür ediyor, ya da en azından bu intiba çok güçlü şekilde hissediliyordu. Tam 30 sene sonra çoktan ve Jordan’ın tüm kariyerini anlatan the Last Dance belgeselinde Jordan, bu iddiaları net bir şekilde reddetse de, artık nasıl bir hırs ise, Thomas’tan halen nefret ettiğini açık açık söylüyordu. İçindeki aktörlerin ünlülüğü ve nefretin onyıllar sürmesi ile bu düşmanlık, listemizde kendini ikinci sıraya atabiliyor.

1. Rodman, Malone’a Karşı:

Listemizin bir numarasında ise tüm NBA tarihinin açık ara en absürt, en saçma husumeti yer alıyor. Sene 1998 ve Bulls ile Jazz, ikinci kez NBA finallerinde karşı karşıya gelmiştir. Jazz’ın en büyük silahı, koca ve sinirli adam Karl Malone’u durdurma görevi, saha içinde ve bazen saha dışında da, NBA’in en sinir bozucu savunmacısı Dennis Rodman’a verilmiştir. Rodman çok iyi bir savunmacı olmasının yanında, Malone’u savunma stratejisine, onu sürekli olarak tahrik etme ve sinirini bozmayı da eklemiştir. Serinin altıncı maçında Rodman, Malone’un sinirlerini altüst etmek için sürekli olarak Malone’a “sözde” istemsiz olarak takılmış ve Malone’un yere düşmesine sebep olmuştur. Nihayetinde centilmenlik dışı faul alsa da Rodman, nihai hedefine ulaşıp Malone’un konsantrasyonunu en önemli anlarda bozmuş ve Bulls, altı maç sonunda NBA şampiyona olmayı başarmıştır.

Peki husumet burada bitiyor mu sandınız? Yooo. Birbirlerine olan sinirleri finaller sonrası dahi sönmek bilmeyen ikili, kozlarını NBA tarihinde hiç görülmemiş bir şekilde paylaşmaya karar verirler: bir WWE maçıyla! Finaller sonrası gerçekleşen WWE etkinliği “1998 Baha at the Beach” çerçevesinde Rodman ve Hulk Hogan, Malone ve Diamond Dallas Page ile çiftler mücadelesinde karşı karşıya gelirler.

Durup burada size maçı anlatmak isterdim lakin WWE’ye aşina olanlar bilecektir, maçlar sonlandığında dahi kimin kazandığı, neden kazandığı ve nasıl kazandığı belli olmuyor. Belli olan tek şey, “güreşerek çözülen bir düşmanlık” olarak Rodman-Malone sürtüşmesi, listemizin bir numarası olmayı hak ediyor.

Bu hafta Her Şey NBA ile NBA’in En Büyük Düşmanlıklarını inceledik. Bunun gibi bir çok ilgi çekici, heyecan verici ve özgün NBA içeriği için sitemizi, sosyal medya hesaplarımızı ve YouTube kanalımızı mutlaka takip etmenizi tavsiye ederim. Sizin aklınıza gelen büyük düşmanlıklar ve dahası için hepinizi yorumlara bekleriz. Bu haftaki konumuzun aksine, hayatınızın düşmanlıklardan uzak, keyif ve mutluluk içerisinde olmasını dilerim. Güzel günler!

  • Diğer Yazıları
Yazar Hakkında
Her Şey NBA’de haftalık köşe yazıları yazan Emre, Hacettepe Üniversitesi İktisat Bölümü mezunu olmasına rağmen, şu anda İzmir’de Hava Trafik Kontrolörü olarak çalışıyor. Evli ve bir kız çocuğu babası (eli kulağında!). 90’ların başında babasının kucağında uyuklayarak izlediği All-Star maçlarından beri NBA kültürünün takipçisi.
  • En Kötü NBA Yorumları Finaller Özel
    Ezeli Rekabet, Ebedi Düşmanlık! Her Şey NBA’den herkese merhaba. NBA büyük oyuncuların, büyük yetenekleri ile çarpıştıkları muazzam bir arena. Lakin bir çok yıldızın en iyiye ulaşmak için çabaladığı NBA’de çarpışan sadece yetenekler değil. Kocaman egolar, kıyasıya rekabet derken NBA’in dünyanın en dostane ortamına sahip olduğu söylenemez. Biz de bu bölümümüzde sizinle, bu “kan kokulu” ortama […]
  • Yapmazsam Olmaz: En Garip Oyuncu Ritüelleri!
    Ezeli Rekabet, Ebedi Düşmanlık! Her Şey NBA’den herkese merhaba. NBA büyük oyuncuların, büyük yetenekleri ile çarpıştıkları muazzam bir arena. Lakin bir çok yıldızın en iyiye ulaşmak için çabaladığı NBA’de çarpışan sadece yetenekler değil. Kocaman egolar, kıyasıya rekabet derken NBA’in dünyanın en dostane ortamına sahip olduğu söylenemez. Biz de bu bölümümüzde sizinle, bu “kan kokulu” ortama […]
  • Curry 2.0: Jamal Murray Yeni Stephen Curry Mi Olacak?
    Ezeli Rekabet, Ebedi Düşmanlık! Her Şey NBA’den herkese merhaba. NBA büyük oyuncuların, büyük yetenekleri ile çarpıştıkları muazzam bir arena. Lakin bir çok yıldızın en iyiye ulaşmak için çabaladığı NBA’de çarpışan sadece yetenekler değil. Kocaman egolar, kıyasıya rekabet derken NBA’in dünyanın en dostane ortamına sahip olduğu söylenemez. Biz de bu bölümümüzde sizinle, bu “kan kokulu” ortama […]
  • Kayan Yıldızlar: En Kötü Playoff Performansları!
    Ezeli Rekabet, Ebedi Düşmanlık! Her Şey NBA’den herkese merhaba. NBA büyük oyuncuların, büyük yetenekleri ile çarpıştıkları muazzam bir arena. Lakin bir çok yıldızın en iyiye ulaşmak için çabaladığı NBA’de çarpışan sadece yetenekler değil. Kocaman egolar, kıyasıya rekabet derken NBA’in dünyanın en dostane ortamına sahip olduğu söylenemez. Biz de bu bölümümüzde sizinle, bu “kan kokulu” ortama […]
Paylaş:

What do you think?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Finaller MVP’liğini Kim, Kaç Kez Kazandı?

hidayet turkoglu

Hidayet Türkoğlu’nu Ne Kadar İyi Tanıyorsun? Her Şey NBA Quiz!