in ,

BEĞENDİMBEĞENDİM TERTEMİZTERTEMİZ

Ne Seninle Ne de Sensiz: Zion Williamson

Zion ve Pelicans

Zion Williamson Hazır ve Nazır Mı?

Zion Williamson, kolej liglerinden oyuncu takibi yapmayan kişilere bile daha kolejde kendini tanıtan, birçok kişinin lise yıllarından beri takip ettiği; atletizmiyle lige renk getireceği kesin olan, kilosuyla tartışılan, kendisini almak için çok takıma tanking yaptıran, kendisinden çok büyük beklentiler olan bir genç. 1 numaralı draft hakkını alma şansı %6 olan Pelicans, 1 numarayı çektiğinde Zion’ı aldıkları için yaşadıkları coşku birçoğunun aklındadır. Kendisi lige 1.98’lik boyu (Kolejde 2.03 ölçüldü ancak NBA ölçümlerinde ayakkabısız ölçüme başlandığı için 1.98 olarak güncellendi) ve 129 kiloluk dev cüssesiyle girdi. NBA’deki en ağır ikinci oyuncu olan genç atletin, bu alandaki tek rakibinin 2.24’lük Boban Marjanovic olduğunu düşündüğümüzde bu kilo zaten onun için bela olacaktı. İnanılmaz atletik oyunu, dikey yükselişleri, dengesiz düşüşleri ve yüksek temaslı oyunuyla sakatlanmasından korkulan Zion, yaz liginde malesef sakatlandı. O dönem “Lige hiç başlamadan bu seneyi es geçsin ve fiziğini NBA oyununa uyumlandırsın ve tam rehabilite olsun.” söylemlerine karşın hem kendisinin hırsı, hem takımın ve seyircilerin beklentileri, hem sponsorluk anlaşmaları hem de medya baskısı ile oynamaya biraz da itilen Zion, çıktığı sezon öncesi maçların dördüncüsünde tekrar sakatlandı. O zamandan bu zamana çok yoğun bir program izleyen çaylak Zion, takımının maç öncesi ısınmalarına katılmaya başladı ve en sonunda gelen haberle de haftaya sahlara döneceği netlik kazandı.

Bu sene sallantılı Davis takası esnasında neredeyse tüm kadrosunu değiştiren Pelicans, yeni düzenini Zion etrafında kurmayı planlıyordu. Batıda 13. sırada yer alan Pelicans, konferans 8.’sinden yalnızca 4 galibiyet uzakta; hele ki Zion’ın oynadığı ilk 4 maçın kaybedildiğini düşünürseniz Pelicans onun yokluğunda pek kötü bir iş çıkarmadı da diyebiliriz. Zaten gelecek yıllar için tasarlanan ve bu yıl kendisinden beklentiler Playoff’lara kalmaktan daha fazlası olmayan Pelicans takımı, bu 41 maçlık süreçte kendi sistemini oturttu.

Yıllardır basketbolda başarıya dair bir heyecan sahibi olamayan (Umut sahibi olmaya en yakın anları DeMarcus Cousins-Anthony Davis birleşimiydi ancak bu ikilide de hızlıca hevesleri kursaklarında kalmıştı) Pelicans taraftarını yeniden ateşlemek için Zion kritik bir role sahip, zira kendisi lise maçlarını bile tam dolu tribünlere oynamış bir isim. Ayrıca sadece heyecan olarak değil, başarı ve potansiyel olarak da bu kadroya adı ilk yazılacak isimlerden birisi Zion. Dolayısıyla Zion bu takıma geri dönecek, 30+ dakika sürelerini bulacak, oyun sisteminde de önemli bir rol alacak muhakkak. Peki mevcut sisteme uyum sağlayabilir mi yoksa takımın en iyi yaptığı şeyi bozmak uğruna tüm sistem değişmeli mi?

Pelicans’ın En İyi Yaptığı Şey Nedir?

Üçlük Atışları

Size şaşırtıcı gelebilir ancak ligin yarısını geride bıraktığımız şu zamana kadar bu sezon üçlük atışlarından en fazla fayda sağlayan ikinci takım. Üçlükten fayda sağlamaktan kastım üçlük üzerinden en fazla sayı bulan değil, üçlüklerini en verimli kullanan. Bu noktada yararlanacağım istatistikler de şöyle, Pelicans bu sezon ligde:

En Çok Üçlük Atan 3. Takım

En Çok Üçlük Deneyen 5. Takım

En Yüksek Yüzdeyle Atan 7. Takım

Üçlükten en fazla sayı bulan takım Houston Rockets, %35.4’lik atış yüzdesi ile ligde 20. sırada, yani üçlüklerini daha az verimli kullanıyor. Üçlükten en fazla sayı bulan ikinci takım olan Dallas Mavericks %36.3 ile bu alanda lig 8.’si. Yani üçlüğü taktiğinde öncül silahlarından biri olarak seçen, çok fazla üçlük deneyen ve bunu da en yüksek yüzdelerle yapan takımlara baktığımızda Dallas öne çıkıyor ve onu hemen arkasından Pelicans takip ediyor. Evet, onlar bu ligin en iyi üçlük atan ikinci takımı. Zion ise kolej liginde 2.2 şut denemesiyle %33.8 ortalama tutturabilmiş bir oyuncu. Yani fiziksel olarak herkesten daha avantajlı olup kendisini tehdit edecek bir savunma göremediği liginde, bu alanda sorumluluk almayıp sadece en kolay şutları denediği halindeki yüzdesi, takım yüzdesinin 1.8 puan altında. Kolej serbest atış yüzdesi de %64 olan genç yıldızın belli ki bu yönünü geliştirmek için zamana ihtiyacı var.

Tüm bu bilgileri göz önünde bulundurduğumuzda, zaten iddialı olduğu iş üçlük olmayan Zion’ı bu noktada üçlük üzerine bir sisteme koymak sağlıklı bir tercih gibi durmuyor yani kendisini 1-2-3 pozisyonlarında oynatmak çok olası değil. Onu 4 numara mevkisinde Derrick Favors ile aynı anda sahaya sürmenin de oyun sistemini bozacağı ve takımın üçlük ritmini bozacağını tahmin etmek zor değil. Kendisini Favors yerine sahaya sürmek de Favors’ın takımdaki rolünü düşündüğünüzde büyük risk. Şimdi bu özetle bahsedilen fikirlerin detaylarına inelim, sonrasında da kendi yorumumla bitireyim.

Brandon Ingram

Kendisi MIP yarışının önde gelen isimlerinden birisi. Kendisi maç başına oynadığı 34.3 dakikada; 25.1 sayı, 6.8 ribaund, 4.2 asist, 1 top çalma 0.8 blok ortalaması tutturuyor. Bunu yaparken maç başı 6 deneme ile %40.7 ile üçlük atıyor. Ayrıca şu an takımın lideri rolünü de üstlenen genç yetenek şimdilik takımdaki yeri en sağlam kişi. Geçen seneden bu seneye gösterdiği gelişimin verdiği umut, bu sene verdiği düzenli katkı, arkadaşlarını sahadaki yönetme biçimi ve kritik anlarda sorumluluk almaktan kaçmaması ile kendisi bu sistemin temelinde yer alıyor. Üçlük konusuna da tekrar gelirsek Veteran şutör J.J. Redick’ten sonra takımın en yüksek üçlük verimini sağlayan kişi Ingram.

Lonzo Ball

Lonzo da olaylı takastan sonra kendini toparlayanlardan birisi. Yazın özel çalışmayla şut mekaniğini düzelten Lonzo artık nispeten daha istikrarlı bir şutör diyebiliriz. %35.5 yüzdesi ile maç başı 6.4 üçlük deneyen Lonzo 2 numaradan draft edilmiş birinin, 3. yılında olmasını beklediğimiz gibi parlamıyor ancak üçlük sisteminde üzerine düşeni yapıyor diyebiliriz.

Jrue Holiday

Maç başı 5.8 üçlük denemesinde %34.2’lik bir başarı yakalayan Holiday ligin hala en iyi iki yönlü kısalarından birisi. İstatistiklere yansıyan kısmında 1.7 top çalma 0.7 blok olan Holiday savunması, kağıtlara işlemeyen noktada da çok iyi bir iş çıkartıyor.

Josh Hart

6.2 üçlük denemesinde %34.9 isabet bulan Hart, kendisinden beklenen seviyede bir katkı sağlıyor.

J.J. Redick

Maç başı 6.8 üçlük denemesinde %46.4 isabet tutturan Redick, 28.5 dakika ortalama oynadığı maçlarda genelde en zorlu şutları deneyen isim oluyor. Topun sıkıştığı anlarda kilidi açan iki kişiden birisi olan Redick takıma hem akıl hocalığı yapıyor hem örnek oluyor hem de üçlük başarısının başrolünü oynuyor.

Derrick Favors

Favors bu hikâyenin gizli kahramanı. Kendisi dakika kısıtlamasıyla oynadığı için daha geri planda kalıyor ki zaten kendisi, oyunu kâğıda en yansımayan oyunculardan birisi. Kendisi maç başı 23.5 dakika ortalaması ile oynuyor ve 8.7 sayı 1.1 blok 0.5 top çalma 10 ribaundluk bir katkı veriyor. Ancak kendisi içeride pozisyonları bitirebiliyor, boş adamı bulup topu sağlıklı dağıtarak rakip savunmasının dağılımını bozabiliyor ve hepsinden önemlisi tek uzun oynadığı bu sistemde çok başarılı bir savunma yapabiliyor. Zira kendisi ile ilgili şöyle ilgi çekici bir istatistik var: Onun 25 dakika üzeri süre bulduğu maçlarda takımının serisi 7-4 iken diğer maçlarda 7-23, yani Favors sahada uzun süre kaldığında bu takım kazanan bir takım görüntüsü çiziyor. 10 yıllık tecrübe ve oyun bilgisinin etkisini burada net görebiliyoruz.

Takımın ikinci uzun opsiyonunu oluşturan Jahlil Okafor, Jaxon Hayes ve Nicolo Melli üçlüsü de sırasıyla 16-20-14 dakika süre buluyorlar, 8-8-5 sayı ile oynuyorlar.

Değerlendirme

Takımın hücum sisteminde üçlük üzerine oldukça oturmuş ve istikrarlı bir görüntüleri var. Hatta bu noktada kendilerine biraz “Düşük Bütçeli Golden State Warriors” olma çabaları var desem tutarsız olmaz. Bahsedeceğim kişiler ile benzeteceğim kişiler oyuncu kalitesi olarak çok uzak, buna takılmadan rolleri bazlı düşünelim. Bu arada senenin başında asla böyle bir beklentileri olduğunu düşünmüyorum ancak Zion yokluğunda Brandon Ingram dümeni ele aldığında buna göre evrildiler. Ingram KD rolü oynuyor, yani takım olabildiğince top çevirip uygun şut bulmaya çalışıyor, o da kendisine bu noktada dış şut geldikçe üçlük kullanıyor. Ayrıca Ingram, takım hücumda zorlandığı anlarda ya da dış şutta kendini sıcak hissetmediğinde içeri kat ederek hatta biraz ISO oynayarak sorumluluk alıyor. Favors’tan Draymond Green savunması bekleniyor; uzunlarla mücadele edebilsin, top yerdeyken savunma yapabilsin, rakibe kolay şut vermesin isteniyor. 4 ve 5 rollerini bu ikili kotarabildiğinde de 2 şutör ve bir şut atabilen pasör ile sistemlerini yürütüyorlar.

Takım sistemi değiştirmek mümkün ama sıfırdan sistem kurmak ve uyum sağlamak için sezon ortası çok sağlıklı bir seçim değil. Zion gibi bir oyuncuyu dışarıda bırakmak zaten akıl alır gibi değil. Yani o da bu sisteme bir noktasından katılmalı ama neresinden katılabilir? Oyun kurucu olarak gelmeyeceğini tahmin etmek kolay zira bu kendisinin işi değil. 2 numara için şutu çok yetersiz, 2 de olmayacaktır. 3 numara oynama ihtimali var ancak bu sistemde 3 numara da şutör bir rol üstleniyor, Zion içeride daha rahat edebilen bir oyuncu, bu sistemi sürdürmek ya da geliştirmek için 3 numara da oynamayacaktır. Ayrıca Zion’a 3 numara rolü vermek kendisine çok fazla da drive etmek vazifesi vereceği için diz sakatlığı açısından da risk oluşturacaktır. Kendisi 4 ya da 5 numara oynaması durumunda Ingram 3 numaraya kayacak olduğu için bu 3 mevki üzerinde konuşmak gerek.
Zion 4 numaraya gelir ve Favors ile birlikte oynarsa öncelikle takımın alan paylaşımı çok bozulacaktır. Çünkü Zion’ı dışarıda kullandığınız takdirde şut tehdidi olmayacağı için uzak savunulacaktır, bu da arkadaşlarının çok fazla yardım savunması almalarına ve ikili sıkıştırmayla muhatap olmalarına sebep olacaktır. Zira Ingram içeriden dışarı kat ettiğinde ya da dışarıdan içeri kat ettiğinde peşinden savunmasını da sürüklediği için uygun koşularla şutörlerine boş şut imkânı oluşturmak noktasında büyük katkı veriyor. Zion’dan bu katkı alınamayacağı için 4 numarada kullanılırsa dışarıda kullanılamaz. İçeride kullanılırsa da oyunu çok içe sıkıştırmış olacakları için bu dış şut sistemi zaten yürümeyecektir. Dolayısıyla mevcut sistemi koruyacaklarsa Zion’ı 4 oynatmamalılar.

Zion 5 yani pivot oynarsa ne olur? Bu sisteme uyum sağlayabilir Zion. Hem kendisi içeride oynamayı seviyor hem orta mesafeye de rahatlıkla çıkıp top alabilir hem de az olmakla birlikte üçlük atabilir. Oyun zekası yüksek bir oyuncu olduğu için nispeten Draymond tarzı bir savunma da beklenebilir ondan ancak burada tecrübesizliğinden biraz aksaklık çıkartabilir. Bu mevki için de en önemlisi, ligin en cüsseli adamlarına karşı pota altında yüksek temas ile oynamasının sağlığına tehlikesi. Steven Adams ile 30 dakika eşleşmek Zion gibi sakatlıktan yeni çıkan ve sakatlık eğilimi yüksek sayılan bir oyuncu için tehlikeli. Kilosu ve kas seviyesi yeterli gözükse de boyu dolayısıyla bu adamlarla mücadelede ekstra efor sarfetmek zorunda kalacağını akıldan çıkarmamak lazım.

Ne Yapılmalı?

Bence Zion’a bu sene kısıtlı şans vermek Zion’ın kıymetini bilmemek anlamına gelmiyor, hatta tam olarak kıymetini bilmek anlamına geliyor. Pivot rotasyonunda Favors’tan sonra güçlü bir isim yok ve Favors’ın da dakika kısıtlaması var, kendisi sağlık dolayısıyla 25 dakika dolaylarında süre buluyor. Zion’ı yaklaşık 15 dakikalık sürelerle ve mümkünse daha az fiziksel pivotlarla eşleşeceği dakikalarda pivot olarak oyuna sokmak bence çok mantıklı. 3 neden sunarım:

1. Kilosunun çok daha düşük seviyelere inmesi gerek. İnanılmaz şekilde zıplayabiliyor olması kilosunun fazla olmadığı anlamına gelmez hatta o zıplayışlarının düşüşleri bu kiloyu taşınamaz hâle getiriyor. Maç eforunu düşük tutup saha dışında kardiyo çalışmalarına ağırlık vermeli ve kontrollü bir kilo tutturmalı. Sakatlıkların tekrar etmesi kronikleşme etkisi oluşturabiliyor, Zion’ın kariyerini tehlikeye atmaması önemli, onu uzun yıllar izlemek istiyoruz.

2. Zion’ın şut çalışması gerekiyor. Çılgın atletizminin yanı sıra oyun zekâsı ve oyun görüşü de yüksek olan Zion, Ben Simmons’ın düştüğü hataya düşmemeli. Ne kadar diğer şeyler gelişirse gelişsin dış alanda uzak savunulan bir oyuncu olmak savunulmasını basitleştirir. Bu sistemde pota altı oynaması onun için uygun durum olsa bile boyunu da düşündüğünüzde dışarı açılabilir bir oyuncu olması onun için çok daha iyi olacaktır. Uzun vadede onu 3 ya da 4 numaralarda da görebilmek isteriz -ki şu an ligde pivotlarda bile çok iyi şutörler çıkmaya başladı- ve bu noktada geri kalırsa birçok konudan uzak kalır. Hazır takımının playoff birinci turdan öte iddiası yokken, sakatlık sonrası süresini iyi kullanıp bu noktada kendine yeni bir gelişim meydan okuması sağlaması çok mantıklı.

3. Takımın bu yıl acil bir Zion ihtiyacı yok! Takımının bu seneye dair radikal bir beklentisi yok çünkü hem bir başarı resmine çok yakın değiller hem playoff’a kalsalar bile yukarısı için bir hedefleri yok hem de bu takım çok yeni kuruldu, onları kimse kolay kolay suçlayamayacaktır. Dolayısıyla hem onu NBA maçlarına ısındırmak & tecrübelendirmek hem onun iyileşmesini garantilemek hem de mevcut sistemi yürütüp takım kimliğini daha da oturtmak için bir miktar oynatmak lazım, seyirciye istediği Zion’ı vermek lazım ama fazlasına gerek yok.

Önümüzdeki sene işini kaliteli yapan ve dakika sınırı olmayan bir Favors, iyi seviyede üçlük ve serbest atabilen bir Zion, şimdiki şekilde oynayan ve 3 numarada oynayıp hem asli mevkisine yakın olacak bir Ingram, üçlük uzmanı Redick, yedek şutör Hart ve oyun kurucu Lonzo olursa bu takım cidden belli bir seviye başarılı olabilir. Bunun onun son sakatlığı olmasını diliyoruz. Doğru strateji, biraz temkin ve çok çalışmak ile uzun vadede maksimum etki alınabilir kendisinden.

  • Diğer Yazıları
Yazar Hakkında
Doğma büyüme İstanbullu olan Efe, Işıklar Askeri Lisesi ve Hava Harp Okulu eğitimlerinin sonrasında İstanbul Teknik Üniversite’sinden Endüstri Mühendisi olarak mezun oldu. 7 yaşında gittiği kursla başlayan basketbol aşkı, yıllardır kesintisiz olarak hem oynayarak hem izleyerek devam etti. Kendisi Portland taraftarı olmakla birlikte sıkı bir Kevin Garnett ve Derrick Rose hayranı.
  • LeBron James Bubble’dan Ayrılacak Mı?
    Zion Williamson Hazır ve Nazır Mı? Zion Williamson, kolej liglerinden oyuncu takibi yapmayan kişilere bile daha kolejde kendini tanıtan, birçok kişinin lise yıllarından beri takip ettiği; atletizmiyle lige renk getireceği kesin olan, kilosuyla tartışılan, kendisini almak için çok takıma tanking yaptıran, kendisinden çok büyük beklentiler olan bir genç. 1 numaralı draft hakkını alma şansı %6 […]
  • Seri Analizi: Lakers vs Trail Blazers
    Zion Williamson Hazır ve Nazır Mı? Zion Williamson, kolej liglerinden oyuncu takibi yapmayan kişilere bile daha kolejde kendini tanıtan, birçok kişinin lise yıllarından beri takip ettiği; atletizmiyle lige renk getireceği kesin olan, kilosuyla tartışılan, kendisini almak için çok takıma tanking yaptıran, kendisinden çok büyük beklentiler olan bir genç. 1 numaralı draft hakkını alma şansı %6 […]
  • NBA’de Modern Dönem Oyununda Değişim Yaratan 10 Oyuncu!
    Zion Williamson Hazır ve Nazır Mı? Zion Williamson, kolej liglerinden oyuncu takibi yapmayan kişilere bile daha kolejde kendini tanıtan, birçok kişinin lise yıllarından beri takip ettiği; atletizmiyle lige renk getireceği kesin olan, kilosuyla tartışılan, kendisini almak için çok takıma tanking yaptıran, kendisinden çok büyük beklentiler olan bir genç. 1 numaralı draft hakkını alma şansı %6 […]
  • Batı’daki Büyük Playoff Savaşı: Grizzlies
    Zion Williamson Hazır ve Nazır Mı? Zion Williamson, kolej liglerinden oyuncu takibi yapmayan kişilere bile daha kolejde kendini tanıtan, birçok kişinin lise yıllarından beri takip ettiği; atletizmiyle lige renk getireceği kesin olan, kilosuyla tartışılan, kendisini almak için çok takıma tanking yaptıran, kendisinden çok büyük beklentiler olan bir genç. 1 numaralı draft hakkını alma şansı %6 […]
Paylaş:

What do you think?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kimler TAKAS Edilecek? Takas SEZONU!

Drake’in Evinde Bir Gece: Kawhi ve George İşbirliğine Ön Ayak Olmak