in , ,

BEĞENDİMBEĞENDİM TERTEMİZTERTEMİZ

Oyun Kuruculuk 101: Steve Nash!

Asla Pes Etme!

Steve Nash’in Hikayesi

Kimilerine göre yüzüksüz bir süper yıldız, kimilerine göre ise Kobe‘nin kazanacağı 2 MVP ödülünün haksız yere sahibi olan bir oyuncu. Kısacası her zaman arada kalmış bir oyuncu: Steve Nash!

Sizler için asistlerin tanrısı olan Steve Nash’in hayatını mercek altına aldık. Keyifli okumalar.

Steve Nash, 1974 yılında Johennesburg’da doğdu. Nash çok küçükken ailesi Kanada’ya yerleşti. Nash’in babası profesyonel bir futbolcuydu. Bu nedenle de Nash’in ilk aşkı futboldu diyebiliriz.

İlkokula kadar futbol oynayan Nash, ortaokuldaki son yıllarında ise basketbolla tanıştı ve lisede de basketbol anlamında büyük bir gelişme kaydetti. St. Michael’s Lisesi’ndeki koçu Hyde-Lay onun çok iyi bir NBA oyuncusu olacağını düşünüyordu ve kesinlikle NCAA’in büyük okullarından birinde forma giymesinin gerektiğini söylüyordu. Fakat NCAA takımları Kanada’daki lise takımlarını çok fazla izlemiyorlardı ve pek dikkate almıyorlardı. Bunu fark eden Koç Hyde-Lay, birçok NCAA takımını Nash’in varlığından haberdar etmek için onlara mektup yazdı. Fakat büyük okulların hepsi bu mektuplara olumsuz geri dönüşler yaptı. Bir süre sonra Santa Clara Üniversitesi, Koç Hyde-Lay’in mektubuna geri dönüş yapıp Nash’i izlemeye geldiler. Nash’i izlemeye gelenler onun savunmasının çok kötü düzeyde olduğunu düşünseler de hücum yönünü çok beğendikleri için ona burs vermeyi teklif ettiler. Santa Clara, her ne kadar iyi bir takım olmasa da Nash’in başka bir opsiyonu olmadığı için bursu kabul etti.

Nash’in geldiği ilk sezon, Santa Clara’nın ligde sonuncu olacağı düşünülüyordu. Fakat Nash’in gelmesiyle canlanan takım, biraz da olsa beklenenin üstünde performans sergilemeyi başardı. Ardından Nash, kendini herkese kanıtlamaya başladı ve 2. sezonunda maç başına 20.9 sayı, 6.4 asist istatistiklerini tutturdu. Nash, üniversitedeki 3. sezonu bittiğinde ise bazı NBA oyuncuları ile birebir çalışmalar yaptı. Sonrasında ise 1996 NBA Draft’ına katıldı. Phoenix Suns, başlarda onu seçmeyi pek düşünmüyordu, fakat Don Nelson‘ın tavsiyesi ile Suns, 15. sıradan Steve Nash‘i seçti.

Steve Nash, çaylak sezonunu 3.3 sayı ve 2.1 asist ortalamaları ile kapattı. Phoenix Suns, Nash’in belindeki sakatlık nedeniyle, ilk sezonunun sonunda onu takaslamak istedi. Takas girişimleri başarılı olmayınca Nash’in daha fazla göz önünde olup, takaslanması için 2. sezonunda sürelerini neredeyse iki katına çıkardılar. Dallas Mavericks koçu Donnie Nelson, zamanında babasının da beğendiği bu oyuncuyu kadrosuna katmak istedi ve Steve Nash, 2 sezon Suns’ta oynadıktan sonra Dallas Mavericks’in yolunu tuttu.

Nash, takıma Dirk Nowitzki ile aynı sezonda katıldı. Bu ikili başlarda ne kadar sıradan gözükseler de, ikisi de aslında büyük potansiyelli oyunculardı. Hem kendilerini geliştiriyorlar hem de müthiş bir uyum ile oynuyorlardı. Ligdeki en iyi pick-and-roll ikililerinden biri haline geldiler. Beraber oynadıkları 6 sezon da Dallas Mavericks’i, bir kez konferans finali, bir kez de konferans yarı finali olmak üzere 4 kez playofflara taşıdılar. Steve Nash, 6 sezon formasını giydiği Dallas Mavericks’te 14.6 sayı ve 7.2 asist ortalamaları ile mücadele etti. Nash, Dallas’taki 6. sezonunun sonunda takımın sahibi Mark Cuban tarafından fazla ofansif oynadığı ve en önemlisi de belindeki sakatlığı yüzünden Phoenix Suns’a takas edildi. Fakat Mark Cuban, onun 2. Phoenix Suns dönemindeki performansını görünce yıllar sonra Nash’i takasladığına pişman olduğunu söyledi.

Aslında Dallas Mavericks’in Nash’e, skor üretmek anlamında çok şey kattığını söyleyebiliriz. Burada koç Donnie Nelson’ın da onu cesaretlendirmesiyle birlikte daha fazla şut kullanmaya başladı ve üçlük isabetlerini arttırdı. Zaten 7.9’dan 17.9’a kadar çıkan sayı ortalamaları da bunun bariz bir kanıtı.

Steve Nash, Phoenix Suns’a tekrar döndüğünde takımın başında Mike D’Antoni vardı. D’Antoni o zamanlar 7 saniye adında bir oyun stili belirlemişti ve takımını buna göre oynatıyordu. Bu oyun stili hücumda çok hızlı oynamayı gerektiriyor ve savunmayı da arka plana atıyordu. Bu, savunması hücumuna göre daha geri planda kalan Steve Nash için de çok uygun bir oyun stiliydi. Nash, Suns’ın genç yıldız adayı Amar’e Stoudemire ile de iyi bir uyum yakaladı. Bu uyumun sağlanabilmesindeki en önemli etkenlerden biri de Stoudemire’ın bu takımın, Nash’in takımı olduğunu bilmesi ve ona bir usta gözüyle bakmasıydı. Zaten Stoudemire da çok skorer bir oyuncu olduğundan, Nash’de onu paslarıyla besleyecek kişilerin en başında geliyordu. Nash için her şey yolundaydı ve 2004-05 sezonunda maç başına 15.5 sayı ve 11.4 asist istatistikleri ile mücadele etti. Phoenix Suns, o sezon Stoudemire ve Nash’in önderliğinde 62 galibiyet (Kulüp rekoru) aldılar. Mükemmel bir normal sezondan sonra, Batı Konferansı Finalleri’nde San Antonio Spurs’e elendiler. Nash o sezon asist kralı ve MVP ödüllerinin sahibi oldu. Nash’in Suns’taki 2. sezonunda ise Stoudemire sakatlığından dolayı sadece 3 maçta forma giydi. Durum böyle olmasına rağmen Nash, yine takımını konferans finaline kadar taşıdı. Fakat, bu sefer de Dallas Mavericks engeline takıldılar. Eski dostların mücadelesinde gülen taraf 4-2 ile Dallas Mavericks oldu. Buna rağmen Nash, ikinci kez MVP ödülünün sahibi oldu. Aslında o sezon büyük bir çoğunluk Kobe’nin MVP olmasını bekliyordu ama Nash’in Stoudemire’sız yaptığı işlerden dolayı ödülü gayet hak etti. Ayrıca, o sezon MVP olması beklenen Kobe yarışı 3. sırada bitirdi. 2006-07 ve 2007-08 sezonlarında ise Nash’li Suns, art arda konferans yarı finali ve playoff ilk turu olmak üzere yine Spurs’e elendi. 2009-10 sezonu başlamadan önce ise Steve Nash artık 35 yaşına gelmişti ve artık Suns hanedanlığının bittiğini düşünüyordu. Buna rağmen o sezon, Nash önderliğindeki Suns normal sezonda 52 galibiyet aldı. Ardından bir türlü eleyemedikleri San Antonio Spurs’ü konferans yarı finallerinde 4-0 elediler. Fakat konferans finalinde, o sezon NBA şampiyonu olacak olan Los Angeles Lakers’a 4-2 ile elenmekten kurtulamadılar. Nash, o sezon maç başına 16.5 sayı ve 11 asist istatistiklerini yakaladı. Nash, Suns’taki 2. döneminin 6. sezonu sonunda artık çok fazla yıpranmıştı. Suns’ta geçirdiği kalan 2 sezonda ise takımı playoff yapamadı ve artık Nash için Suns dönemi tamamen kapanmış oldu.

Suns’taki 8 sezonunun ardından 2012 yılında Kobe’li, Dwight Howard’lı, Pau Gasol’lü Los Angeles Lakers’a takas oldu. Lakers’a gitmesinin en büyük nedenlerinden biri ise bu muhteşem kadro ile bir yüzük kazanma hayaliydi. Fakat, hem Nash’in hem de diğer oyuncuların sakatlıkları buna izin vermedi. Buradaki 2 sezonunda ayağındaki sakatlıktan dolayı tam 99 maç kaçırdı. 3. sezonunda ise belindeki sakatlık yüzünden hiç forma giyemedi ve emekli oldu.

Bireysel Başarıları:

  • 2 kez normal sezon MVP’si (2005,2006)
  • 8 kez All-Star (2002,2003,2005, 2006,2007,2008,2010,2012)
  • 3 kez yılın en iyi beşi (2005,2006,2007)
  • 5 kez asist kralı (2005,2006,2007,2010,2011)
  • 4 kez 50-40-90 kulübü (2006,2008,2010)

Ayrıca Phoenix Suns, onun giydiği 13 numaralı formayı emekli etti. Bunlara ek olarak, 2018 yılında da Hall Of Fame seçildi ve adını basketbol kitaplarına yazdırmış oldu.

Şimdi ise sizleri 2010 Playofflar’ında Suns’ın Spurs’ü elediği konferans yarı finali maçındaki müthiş Steve Nash’in performansı ile baş başa bırakıyorum:

  • Diğer Yazıları
Yazar Hakkında
Her Şey NBA’in haber yazarlarından olan Umut, İstanbul’da yaşıyor, eğitim hayatını ise Ataköy Cumhuriyet Anadolu Lise’sin de sürdürüyor. Basketbol aşkı çok küçük yaşlarda başlayan Umut, NBA ile Miami Heat’in altın dönemlerinde tanıştı.
  • NBA Tarihinin En Pis Oynayan Beşi
    Steve Nash’in Hikayesi Kimilerine göre yüzüksüz bir süper yıldız, kimilerine göre ise Kobe’nin kazanacağı 2 MVP ödülünün haksız yere sahibi olan bir oyuncu. Kısacası her zaman arada kalmış bir oyuncu: Steve Nash! Sizler için asistlerin tanrısı olan Steve Nash’in hayatını mercek altına aldık. Keyifli okumalar. Steve Nash, 1974 yılında Johennesburg’da doğdu. Nash çok küçükken ailesi […]
  • Majesteleri Michael Jordan’ı Ne Kadar İyi Tanıyorsun? Her Şey NBA Quiz!
    Steve Nash’in Hikayesi Kimilerine göre yüzüksüz bir süper yıldız, kimilerine göre ise Kobe’nin kazanacağı 2 MVP ödülünün haksız yere sahibi olan bir oyuncu. Kısacası her zaman arada kalmış bir oyuncu: Steve Nash! Sizler için asistlerin tanrısı olan Steve Nash’in hayatını mercek altına aldık. Keyifli okumalar. Steve Nash, 1974 yılında Johennesburg’da doğdu. Nash çok küçükken ailesi […]
  • Oyun Kuruculuk 101: Steve Nash!
    Steve Nash’in Hikayesi Kimilerine göre yüzüksüz bir süper yıldız, kimilerine göre ise Kobe’nin kazanacağı 2 MVP ödülünün haksız yere sahibi olan bir oyuncu. Kısacası her zaman arada kalmış bir oyuncu: Steve Nash! Sizler için asistlerin tanrısı olan Steve Nash’in hayatını mercek altına aldık. Keyifli okumalar. Steve Nash, 1974 yılında Johennesburg’da doğdu. Nash çok küçükken ailesi […]
  • Draft Edilmemiş En İyi Oyuncular!
    Steve Nash’in Hikayesi Kimilerine göre yüzüksüz bir süper yıldız, kimilerine göre ise Kobe’nin kazanacağı 2 MVP ödülünün haksız yere sahibi olan bir oyuncu. Kısacası her zaman arada kalmış bir oyuncu: Steve Nash! Sizler için asistlerin tanrısı olan Steve Nash’in hayatını mercek altına aldık. Keyifli okumalar. Steve Nash, 1974 yılında Johennesburg’da doğdu. Nash çok küçükken ailesi […]
Paylaş:

What do you think?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haftanın En İyi 10 Yorumu

Ağır Bir Bedel: Ray Allen’a Ölüm Tehditleri!