in ,

BEĞENDİMBEĞENDİM HAHAHAHA SİNİRLİYİMSİNİRLİYİM TERTEMİZTERTEMİZ YOK ARTIK!YOK ARTIK!

Özel Dosya: Eleştiri Okları Kralın Üstünde!

Biraz Empati

Lakers’ın Çöküşünde Onun Ne Kadar Payı Var?

İyi bir basketbolcu olmak zor, en iyi olmak daha zor. Peki en zoru ne, en iyi kalmak. LeBron James uzun zaman önce aldığı bayrağı layığıyla taşıdı. Şampiyonluklar kazandı, zayıf kadrolara seviye atlattı, yıllara meydan okudu. Geçtiğimiz yaz ise, cesur bir karar alarak Los Angeles Lakers’a imza attı. Sonrasında Lakers serüveni başladı. 4 yıllık bir kontrata imza atan LeBron, henüz ilk sezonunda bir yığın ilginç olayın merkezinde yer aldı. Gelin bunların hakkında bir konuşalım.

Neden Lakers’a İmza Attı?

NBA’e adım attığı ilk günden itibaren LeBron James’in kafasında ne olduğunu biliyoruz. Tarihin en iyisi olarak anılmak. Başarır veya başaramaz farklı bir tartışmanın konusu. Fakat LeBron bunu hedefliyor. Bu yaz da, arkasında bırakacağı efsaneye en büyük değeri ne katabilir diye düşündü. Bir çok takımla görüştü fakat Magic Johnson‘ın ona sunduğu teklif en parlak olandı. Şöyle bir düşününce Los Angeles Lakers gibi köklü, ünlü, son zamanlarını berbat geçirmiş bir takıma gelip yeni başarıların lideri olmak kulağa hoş geliyor kesinlikle. Bu takımı ligin zirvesine taşırsa efsanesine paha biçilemez bir değer katacağı bu kesin. İşte bu yüzden mücadelenin tam içine atlayarak yeni bir meydan okumaya girişti LeBron James.

İlk Sezonda Hedefler

LeBron James x Lakers birlikteliğinin uzun vadeli bir proje olduğu gerçek. İlk sezon için hedef kazanma alışkanlığı olan kaliteli bir çekirdek oluşturmaktı. Golden State Warriors ve batının diğer güçlü takımları zaten bu takımın gözünü şampiyonluğa dikmesini pek mümkün kılmıyordu. Ligin başlamasıyla Lakers takımı zaten defolarını ortaya döktü. Takımda gelecek vaat eden ama yeteneği bedenlerine sıkışmış 4 genç oyuncuyla birlikte, Lance Stephenson ve Rajon Rondo gibi ilginç tipler vardı.

Sezonun İlk Yarısı

Los Angeles Lakers sezonun basında açıkçası beklentimin üzerinde bir takımdaşlık ortaya koydu ve konferansın ilk 4 sırası için iddialı gözüktüler. Her şey mükemmel miydi, tabii ki değildi. Fakat LeBron James kendisinden bekleneni ortaya koyuyordu. Bir çok triple double yaptı, yüksek sayı ortalamaları yakaladı. Takımın sayı, asist, ribaund, top çalma ve üçlük istatistiklerinde lideriydi. Yani sadece ondan bekleneni yapıyor, LeBron gibi oynuyordu. 28.1 sayı, 7.8 ribaund ve 6.6 asist ortalamalarıyla ekibi sürüklüyordu. Hatta bu dönemde takımın gidişatı hakkında şu açıklamalarda bulundu:

“Her ay daha iyiye gidiyor olmamız mutluluk verici. Gidişata bakılırsa Nisan ayı gibi hedeflediğimiz noktada olacağız”

İşte sezonun ilk ayları böyle bir havayla geçti. Peki Lakers nasıl Nisan ayında en iyi haline kavuşması beklenirken dibi boyladı?

Felaketin Başlangıcı: LeBron’un Sakatlığı

LeBron James… Belki de NBA’e kendisine bu kadar iyi bakan başka bir oyuncu olmamıştır. Ancak oyun bu ya, talihsizlik onu da bulacaktı elbet. Christmas gecesinde Golden State Warriors ile oynanan maçta LeBron James kasığından sakatlandı. 10 günlük veya 2 haftalık bir sakatlık beklenirken sorun çok daha büyük çıktı. Kral bir aydan daha uzun bir süre sahalardan uzak kaldı. Peki Lakers ne yaptı?
LeBron James’in takımlarının hiç aşamadığı büyük bir sorun var. O da LeBronsuz oynama alışkanlığının olmaması. En derli toplu gözüken LeBron takımı ise onsuz yürümeyi unutuyor adeta. Lakers gibi özellikle gençler arasındaki rol paylaşımı sorunlu olan bir takım, onsuz sudan çıkmış balığa döndü. LeBron olmadan 17 karşılaşmaya çıkan Lakers, 11 mağlubiyet aldı. Bu sakatlık sürecinin Lakers’ın rakiplerinin vites artırdığı bir döneme denk gelmesi de işleri daha zora soktu. Lakers konferansında 10.luğa kadar tepe taklak gitti. Takımı mahvedecek asıl olaylar ise yeni yeni baş göstermeye başlamıştı: Davis için tüm takımı masaya sermek.

LeBron James ve Yönetimin En Büyük Hatası

Lakers için işler bir hayli ters giderken gündemden düşmeyen bir takas dedikodusu da takımın tüm konsantrasyonunu mahvetti. Anthony Davis’i alelacele takıma katmak isteyen Lakers, ne kadar büyük bir hata yaptığının farkında değildi. Takasta önerilen oyuncuların ifşa olması tam bir fiyaskoydu. Zaten sezon ortasında bir takasa açık olmayan Pelicans işi yokuşa sürdükçe sürdü. LeBron James’in Davis ile baş başa yemeye çıkması, bu olayı bu kadar göze sokarak yapmaya çalışmaları çok büyük hataydı. Lakers gibi kırılgan ve genç bir takım bu olayı tolare edemedi.

LeBron Her Şeyin Sorumlusu Mu?

Cevabı yekten verelim, hayır kesinlikle değil. Yukarıda bahsettiğimiz takas girişiminin ayan beyan yapılması kuşkusuz büyük bir hata. Ancak LeBron James’i de kimse takımının daha güçlü olmasını istediği için suçlamamalı. Sonuçta o buraya gelirken bir söz alarak geldi, maaş boşluğuna ve All-Star oyuncu getirebilme potansiyeline güvenerek geldi. LeBron James de elbet ona verilen sözlerin tutulmasını ister. Bu bakımdan üzerine gidilmesini doğru bulmuyorum.

Öte yandan sakatlıktan sonra ortaya koyduğu performans için söylenenler de çok acımasız. Dostlar bu adam 34 yaşında, kariyerinin ilk uzun sakatlığından düşük tempoda dönmesi bu kadar yerden yere vurulacak bir durum değil. Kaldı ki o 34 yaşı da, 46.000 dakika oynayarak geçirdi. Bu onun yaşında bir oyuncu için rekor anlamına geliyor.

Savunmada kayıp gözüktüğü pozisyonlar da şu sıralarda baya popüler. LeBron James keyfi olarak savunmada üstüne düşeni yapmayacak bir adam değil. Dönüşünden sonra ortaya koyduğu savunma fiziksel durumundan kaynaklanıyor. İddialara göre sakatlıktan kilo fazlası ile döndü. Her ne kadar onun yaşlandığını inkar etsek de gerçek bu. İçinde olduğu duruma anlayış göstermek lazım. Kariyeri boyunca hep lider karakteri ile ön plana çıkmış bir adamı bir kaç ayda yaşadıkları ile bu denli yerden yere vurmak geçmişi inkar etmek oluyor. Diyeceğim o ki; LeBron bir günde Kral olmadı, bir günde de tahttan inmez.

  • Diğer Yazıları
Yazar Hakkında
Vehbi Dinçerler Fen Lisesi’nde okuyan Osman Mert, Gazintep’te yaşıyor. Babası evlerine o 6 yaşındayken potayı astığından beri basketbol aşığı. Gaziantep Basketbol kulubü alt yaş kategorilerinde de uzun süre ter döken Osman Mert, renkli içerikler sağlamak adına çalışıyor.
  • Los Angeles Clippers Dağılmanın Eşiğinde!
    Lakers’ın Çöküşünde Onun Ne Kadar Payı Var? İyi bir basketbolcu olmak zor, en iyi olmak daha zor. Peki en zoru ne, en iyi kalmak. LeBron James uzun zaman önce aldığı bayrağı layığıyla taşıdı. Şampiyonluklar kazandı, zayıf kadrolara seviye atlattı, yıllara meydan okudu. Geçtiğimiz yaz ise, cesur bir karar alarak Los Angeles Lakers’a imza attı. Sonrasında […]
  • Seri Analizi: Celtics vs Heat
    Lakers’ın Çöküşünde Onun Ne Kadar Payı Var? İyi bir basketbolcu olmak zor, en iyi olmak daha zor. Peki en zoru ne, en iyi kalmak. LeBron James uzun zaman önce aldığı bayrağı layığıyla taşıdı. Şampiyonluklar kazandı, zayıf kadrolara seviye atlattı, yıllara meydan okudu. Geçtiğimiz yaz ise, cesur bir karar alarak Los Angeles Lakers’a imza attı. Sonrasında […]
  • Pişmanlık: Rockets, Chris Paul’ü Arıyor
    Lakers’ın Çöküşünde Onun Ne Kadar Payı Var? İyi bir basketbolcu olmak zor, en iyi olmak daha zor. Peki en zoru ne, en iyi kalmak. LeBron James uzun zaman önce aldığı bayrağı layığıyla taşıdı. Şampiyonluklar kazandı, zayıf kadrolara seviye atlattı, yıllara meydan okudu. Geçtiğimiz yaz ise, cesur bir karar alarak Los Angeles Lakers’a imza attı. Sonrasında […]
  • Büyük Yarış: MVP Kimin Hakkı?
    Lakers’ın Çöküşünde Onun Ne Kadar Payı Var? İyi bir basketbolcu olmak zor, en iyi olmak daha zor. Peki en zoru ne, en iyi kalmak. LeBron James uzun zaman önce aldığı bayrağı layığıyla taşıdı. Şampiyonluklar kazandı, zayıf kadrolara seviye atlattı, yıllara meydan okudu. Geçtiğimiz yaz ise, cesur bir karar alarak Los Angeles Lakers’a imza attı. Sonrasında […]
Paylaş:

What do you think?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İki Farklı Kıta, İki Farklı Basketbol!

Spurs 104 – 103 Nuggets