, , ,

Rajon Rondo’yu Anlamak

NBA’in görebileceği en ender beyinlerden birine yolculuk.

Yaz kampında yeni sezonun hazırlıklarına başlayan Chicago Bulls, Nicola Mirotic’i ilk beşte denemiş ve ondan yeterli verimi elde edememişti. Koç Fred Hoiberg, Mirotic’in kenardan gelmesini,  oyuna dahil olan ikinci ekibin sürükleyicisi olmasında karar kılmıştı.

Mirotic’in ilk beşte yer almasını şiddetle savunan Rajon Rondo ile Bulls teknik ekibinin arasındaki sürtüşmeler, henüz sezon başlamadan kıvılcımlar çıkarmaya başlamıştı bile.

Mirotic gibi bir dış tehdit olmadan oyunu geniş alanlara nasıl yayabilirlerdi? Gibson ve Lopez ikilisiyle boyalı alan çok kalabalık olmaz mıydı? Özellike içeri penetre etmekle ünlü Wade ve Butler gibi süperstarları varken.

Detroit deplasmanında, Jim Boylen (yardımcı koç – oyuncuların dakikalarını ayarlayan kişi) tarafından erkenden kenara alınan Rondo sinirli bir şekilde benchin soğuk koltuklarının birine oturuyor, enerji içeceğini yudumlarken de Fred Hoiberg’e sesli sezsiz giydiriyordu. Tekrar oyuna girmek için çağırıldığında, boynundaki havluyu Boylen’in suratına fırlatan Rondo, Hoiberg’ün yanından geçerken de koçunun direktiflerini umursamadan oyuna tekrar dahil oluyordu.

Havlu fırlatma olayı her ne kadar kanıtlanmasada, Rondo ve Bulls teknik ekibi bu yaşananları inkar etmiyor. Zaten Rajon Rondo’nun geçmişine baktığımızda ondan bu tür davranışları – hatta daha ciddilerini – görmüştük.

Kevin Garnett ve Shorty
Kevin Garnett ve Shorty

2011’in Mayıs ayında, Boston Celtics – Miami Heat eşlemesinde, Heat seride 2-0 öndeydi. Normalde koç Doc Rivers, Rondo’nun sınırlarını sürekli zorlardı. Ancak serinin 3. maçı öncesi takım toplantısında Doc Rivers acımaz bir şekilde genç oyun kurucusunun üzerine gidiyordu. 50 inçlik bir televizyonda Rondo’nun tüm hatalarını ve yapması gerekenleri argo bir dille işaret eden koç, uyuyan bir aslanı uyandırdığının farkında değildi.

Kevin Garnett o anlar için “Ortam çok gergindi fakat, Doc Shorty’i  (Garnett’in Rondo’ya taktığı lakap) zorlamaya devam ediyordu. Gerçekten ortam çok gergindi” diyor.

Elindeki su şişesini televizyona fırlatan Rondo, etrafındaki eşyaları da tekmeleye başladı. Doc Rivers’ın tam yanındaki 50inçlik televizyon yere düşmesiyle beraber parçalara ayrıldı ve koç ses tellerinin sınırlarını zorlayarak “Rondo, DIŞARI ÇIK!!” diye bağırdı.

Kevin Garnett’in kolları arasında odayı zor olsa da terkeden Rondo, gözlerinden alev saçıyordu. Garnett’e “Bana bir saniye ver” diyip, Garnett’in kollarından kendini kurtaran Rondo, odaya doğru  tekrar koşmaya başladı. İşte tam o anda Boston Celtics ile ikinci bir şampiyonluk şansınında kendisinden uzaklaştığını farketti Garnett. Aynı, odaya doğru attığı her adımda gözden kaybolan Rajon Rondo gibi.

Lisenin ilk yılında, geometri dersi alan Rondo, derslere kitap getirmemesi, ödev yapmaması ve sınıfta uyuması ile ün kazanmıştı. Onu uyandıran tek kişi geometri öğretmeni Doug Bibby olurdu. Genç öğrencisini tatlı-sert biçimde uyandıran öğretmen, tahtadaki soruları da çözmesini isterdi. İsteksizce tahtaya doğru ayaklarını sürüyen Rondo, tüm hepsini bir çırpıda çözüp yerine otururdu.

Doug Bibby aynı zamanda lise basketbol takımının baş antrenörüydü. Rajon Rondo ise yardımcı antrenörünün sağ kolu. Birlikte sürekli maçın kasetlerini izlerler ve yeni setler, taktikler üretirlerdi. Lakin Bibby, maç esnasında uygulamasını istediği şeylerin Rondo tarafından görmezden gelinmesi yüzünden, onu bolca kenarda oturturdu.

Bunu her yaptığında Rondo’ya “Ben maçı izliyorum, beni dinlemesin” diyordu, Rondo ise hazır cevap bir şekilde “Ben de oyunun içindeyim, oyunu hissediyorum” diye cevaplıyordu.

Her ne kadar onun oyun bilgisine saygı duysada, Bibby Rondo’ya geometriden D (bizim sistemimizde 45 puan) verdi. Belki aklı başına gelir diye.

Rick Carlisle
Rick Carlisle

2015’in Şubat ayında, Dallas Mavericks ile Toronto Raptors karşılaşmasında, Mavs üçüncü çeyreğin başında 9 sayı gerideydi. Rajon Rondo iki ay önce Dallas Mavericks’e katılmıştı ve Dallas, Rondo öncesi 19 galibiyet 8 mağlubiyet almıştı ve ligin en iyi hücum eden takımıydı. Rondo sonrası 19 galibiyete 11 yenilgiyle ulaşan Dallas, Rondo sahada değilken de daha iyi hücum ediyordu. Ek olarak Rondo boyalı alanın dışında %30,9 isabet yüzdesiyle çaylak sezonundan bu yana en kötü sezonunu geçiriyordu. Serbest atış çizgisinden de %31 ile isabet bulan Rondo, bu alanda da kariyerinin dibindeydi.

Maça dönecek olursak, üçüncü çeyreğin ortasında topu koçu Rick Carlisle’nun olduğu yerden uzaklara -bilerek- süren Rondo, koçunun oyun direktiflerini, tüm takımın ve taraftarların önünde görmezden gelerek çizgiyi aşmıştı. Elleriyle, hakemlere mola alma işareti yapıp parkeye fırlayan koçuna sinirlenen Rondo “SAHADA YAPILACAKLARI BEN SÖYLERİM!” diye bağırdı. Carlisle ise ondan arda kalmaz bir şekilde “YERİNE OTUR VE CEVAP VERME” diye kükredi oyun kurucusuna.

Rondo maç boyunca bir daha oyuna girmedi ve Mavericks’in bir sonraki maçında da teknik ekip tarafından cezalandırılarak oynatılmadı.

Mavericks teknik ekibinin farkedemedikleri şey ise: Rajon Rondo’yu cezalarla terbiye edeyemecekleriydi.

“Rondo ona ne yapması gerektiğinin söylenmesinden hoşlanmazdı. Yanlış anlamayın; koçlarının onu yönlendirmesine karşı çıkmazdı fakat, ona koçluk etmek istiyorsanız, ne dediğinizi harfi harfine bilmeniz gerekir. Bilseniz dahi size meydan okur. Asıl soru ise:
Rondo bu davranışları sergileyecek kadar iyi bir oyuncu mu?”
– Celtics Genel Menajeri Danny Ainge (Rondo’yu Dallas’a takaslayan kişi)

Kalabalık bir sınıfta olduğunuz hayal edin. Bildiğiniz üzere her çocuğun ayrı bir öğrenme hızı vardır.  Kimisi yavaş kimisi de diğerlerine göre hızlı öğrenir. Bir tane de o gıcık olduğunuz, hiç ders çalışmadan hep yüksek notlar alan o zeki çocuk vardır. O çocuğun odaklanması ve gelişmesi için, öğretmenlerin onun için farklı yollar, farklı teknikler üretmesi gerekir. İşte o çocuk Rajon Rondo.

Öğretmenlerin bu özel çocuklarla verdiği sınavın aynısını, koçlar da Rajon Rondo ile vermesi gerekti yıllar boyunca. Çünkü bir süre sonra Rondo, koçlarının seviyesine ister istemez yetişecek. Ve koçlarını geride bıraktığındaysa, söz dinlemez ve bildiğini okur bir hale bürünecekti.

Rajon Rondo sadece parkede böyle biri değil. Mantıksız bulduğu herşeyden uzaklaşan bir yapısı var Rondo’nun. Örnek vermek gerekirse; Denzel Washington’ın başrolünü üstlendiği The Equalizer filminde, Denzel’in polisin numarasını nasıl aldığına mantıklı bir açıklama bulamayan Rondo, anlamak için filmi tekrar izler ve midesi kaldırmaz. Bir daha izlememek üzere de filmi çöpe atar.

Bir diğer tiksindiği şey ise, takım antremanlarında bir seti sürekli tekrar etmekti. Setin tüm dinamiklerini kavramak için ona bir tekrar yeterliydi. O zamanki Celtics takımının asistan koçu – şuan Minnesota Timberwolves’u çalıştıran – Tom Thibodeau bunu farkedince, Rondo ile bolca rakip takımların kasetlerini izlemeye başladı. Thibodeau ile video odasında geçirilen bir kaç günün ardındandan Rondo tekrar huzursuzluk çıkardı. Kaset izleme işini sadece antremanlarla kısıtlamayan, karşılacakları rakiplerin kasetlerini evinde saatlerce izleyen Rondo, antremanlarda ve video odasında da onun zekasını zorlayacak şeyleri bulamama sıkıntısıyla tekrar baş başa kaldı.

Huzursuz oyun kurucusuna yeni zorluklar bulmak isteyen Doc Rivers, ona 100 sayfalık Atlanta Hawks’ın tüm setlerinin ve oyunlarının olduğu dosyayı verir. Ertesi günse, Rondo koçunun karşısına geçer ve meydan okurcasına “Sınava hazırım” der. Şaşıran ve Rondo’nun bir gecede tüm setleri ezberlemesine imkan tanımayan Rivers, dosyada olmayan – hileli – bir soru sorar. İlk anda yıldırım çarpmışa dönen Rondo, hemen kendine gelir ve “Dosyada böyle bir şey yoktu, yalan söylüyorsun!” diyerek, koçunun küçük blöfünü savuşturur.

2008 playoff serisinde Atlanta Hawks’ın tüm setlerini durduran Celtics, rakiplerini de yeni veya kullanılmamış planlarını uygulatmaya zorluyordu. Sezonda belki 5 veya 10 kez oynadıkları oyunu kenardan takımına işaret eden Mike Woodson, Celtics’in nasıl karşılık vereceğini beklemeye koyuldu. Ancak faul çizgisi üzerinden daire çizip potaya doğru yönelen Joe Johnson’ı gören Rondo “BACKSCREEN, BACKSCREEN!!” * diye bağırmaya başladı. Celtics uzunları pota altında Joe Johnson’ı sıkıştırmaya başladıklarında, Mike Bibby ve Mike Woodson göz göze geldiler. Akıllarındaki tek soru ise:

“Rondo bunu nasıl bilebildi?”

* Backscreen: Potaya yönelen oyuncunun savunmacısına arkadan yapılan bir perdedir.

24 & 9
24 & 9

Takımın ikinci bir koçu, eksiksiz rakip analizi, şampiyonluk yüzüğü… Doc Rivers ile Rajon Rondo arasında ne ters gidebilirdi ki?

Yıllarca Doc Rivers’ın Boston şehrinden ayrılışını Rondo ile bağlantılı olduğunu savunmuştu yerel medya. Saha içine göz gezdirdiğinizde de medyaya hak verip, Rivers ile Rondo’nun mükemmel bir çift olduğunu söylemezdiniz. Her mola sonrası birbirlerine bağırır, maç kazanıldığındaysa soğuk bir şekilde el sıkışırlardı.

Yıllar sonra Boston şehrinden ayrılmasının Rondo ile alakası olmadığını medyaya anlatan Rivers, Rondo’nun asıl sorununa da değiniyor.

“Bizim aramızdaki tüm anlaşmazlık; Rondo’nun sürekli kendisini de rakibi gibi görmesiydi. Demek istediğim rakiplerininde kendisi gibi olduğunu varsayardı. Rakip oyuncularının da bizim setlerimizi saatlerce çalıştıklarını düşünürdü. O yüzden kenardan oynanması gereken oyunu bağırdığımda; Rondo oyunu harfi harfine uygulamazdı, her zaman biraz değiştirirdi. Neden değiştirdin diye sorduğumda, karşı hamle yapabilirlerdi bende ne olur ne olmaz biraz değiştirdim derdi. Rondo’nun anlaması gerek tek şey: bir oyunu ilk başta çizildiği gibi oynamak, rakipten karşı bir hamle geldiğinde değiştirmek.”

Rondo’nun zekası ona verilmiş bir lütuf olduğu kadar, aslında onun lanetiydi.

Hayatı boyunca, yeni zorluklara ihtiyaç duydu Rondo. 2009 yılında Dwight Howard’ı sanki orada yokmuşçasına vurduğu smaç bile aslında bir nevi iddaa sonucuydu. Celtics teknik ekibinden bir asistan koç ona bunu yapamayacağını söylemişti. Bir diğer asistan ise, 50 serbest atıştan 49unu çemberden geçirebilir misin? diye sormuştu. Rondo bu soruya sinirlenmiş ve “Bir şeyi yapamayacağımı düşünüyorsan, bana meydan oku” diye cevaplamıştı. Aklına koyduğu herşeyi yapabilirdi Rondo, hatta kendi özel istatistikçisine “İstersem her maç triple-double yapabilirim” demişti.

Basketbol sahasını bir satranç tahtası gibi gören Rondo, rakiplerininde hamlelerini önceden sezebiliyor. Matematik ile basketbolun birleşiminden oluşan bu tehlikeli karışım sayesinde, rakiplerini kitap gibi okuyan Rondo, işlerin kızıştığı playofflarda bile, boy dezantajı olmasına rağmen LeBron James’in üzerine sayısız kez bir karabasan gibi çökmüştü. Linsanity zamanlarında da Jeremy Lin’e nefes aldırmamış, maçın ardından da Celtics asistanı Jamie Young, Rondo’nun defansif performansı üzerine şu sözleri eklemişti “O basit bir matematik değil, adeta bir trigonometri.”

‘’ Tüm oyunları ve setleri biliyor, iki-üç hamle sonrasını görebiliyor. İnanılmaz derecede zeki ‘’
Kobe Bryant (Celtics-Lakers serisi sonrası Rajon Rondo hakkındaki düşünceleri)

Chicago Bulls teknik ekibi ile Rajon Rondo arasındaki sorunlar zaman geçtikçe de tatlıya bağlanacak gibi gözükmüyor. Bu konu hakkında geçtiğimiz günlerde konuşan Rondo, teknik ekibin ona ‘’ seni kendinden kurtarmak için oynatmıyoruz ‘’ dediğini söyledi medya mensuplarına. Rondo’ya anlamsız ve mantıksız gelen bu açıklamalar, onu Bulls organizasyonundan daha da soğumasına sebep olmuş olabilir. Çünkü, bildiğiniz üzere ona mantıksız gelen herşeyden uzaklaşan bir yapısı var Rondo’nun.

Takıma dahil olduğundan beri inişli-çıkışlı bir performans gösterdi Rondo. Cleveland’a karşı triple-double yapıp, takımını galibiyete götürmüş, ertesi akşam Dallas deplasmanında yokları oynamıştı. Sanırım Bulls teknik ekibiyle Rondo arasındaki kıvılcımlar Dallas deplasmanında alev aldı. Ardından Portland’a da boyun eğen Bulls, ertesi gün Rondo ile teknik ekibin arasındaki sorunları gün ışığına çıkaran Detroit deplasmanına adım attı. İşin ucuda, havlu olayıyla beraber burda kaçtı.

Bu olaydan sonra, Dallas Mavericks’in çizdiği yolun aynısını çizmeye karar verdi Bulls ekibi. Rondo’ya bir maç ceza verildi ve cezanın ardından kenarda oturtulması kararlaştırıldı. Nedense, ne Fred Hoiberg ne de Rick Carlisle, Rondo’ya Doc Rivers’ın yaklaştığı gibi yaklaşmadı.

“Onun muhalif bir yapısı var. Bunu daha geldiği ilk gün anlamıştım. Bazı setlerden sonra bana “Neden bunu böyle yapıyoruz?” diye sorardı. Bazen cevap verir “Sen nasıl yapmak istersin?” derdim. İfadesiz bir şekilde ‘Hayır, hayır.. yaptığımız şeyi sevdim, sadece soruyorum’ derdi. İşte karşınızda Rajon Rondo.’’
– Doc Rivers

Belkide Rondo yeni bir zorluk bulamadı veya önüne kimse zorluk koymadı. Belkide veteranların olduğu, yani başarıya doymuş oyunculardan kurulu kadrolarda onun fikirleri görmezden gelindi. Veya Doc Rivers ve Boston Celtics, Rondo için biçilmiş kaftandı. Hem oyun kurucularını sürekli zorlayan Doc Rivers, hemde şampiyonluğa aç kurtlar gibi saldıran Hall of Famerlara sahipti Celtics.

Benim fikrim ise: Doc Rivers dışındaki tüm koçlar, sahada ikinci bir koç olması fikrine hiç sıcak yaklaşmadılar. Onlar oyunu izliyor olabilirlerdi, ancak Rondo oyunu hissediyordu. Aynı Shorty’nin de dediği gibi,

‘’Eğer sahada iki koç birden olursa, fikir ayrılıklarına düşmeniz kaçınılmazdır.’’
– Rajon Rondo

Yazar: Feyyaz Sonbudak

İçeriği Puanla!

0 puan
Upvote Downvote

Total votes: 0

Upvotes: 0

Upvotes percentage: 0.000000%

Downvotes: 0

Downvotes percentage: 0.000000%

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir