in , ,

BEĞENDİMBEĞENDİM TERTEMİZTERTEMİZ YOK ARTIK!YOK ARTIK!

Russell Westbrook’u Anlamak!

Kendini Gerçekleştirmek

Cehennem İnsan Yüreğinde Sevginin Bittiği Yerdir

Hz. İsa, Getsemani bahçesinde Yehuda(Judas) tarafından ihanete uğrar, Romalılar onu tutuklamaya gelmiştir. Bu esnada Hz. İsa’nın yolunu izleyenlerden biri kılıcını çeker, tutuklamaya gelenlerden birinin kulağını uçurur.
Hz. İsa: Kılıcını yerine koy! Kılıçla yaşayan, kılıçla ölecektir.
Tutuklamaya direnmeyen Hz. İsa’yı yargılayan Roma İmparatorluğu Judea Eyaleti Valisi Pilatus, Hz. İsa’nın çarmıha gerilmesini isteyen Kudüs halkına,
ölüm çığırtkanlarına onu gösterir ve şöyle der ‘‘Ecce homo/İşte İnsan!’’

NBA şaşırtıcı hayat hikayelerini bünyesinde barındıran, basketbolda mücadelenin en üst düzeyde yaşandığı organizasyon. Russell Westbrook rekabetçi ve hata yapmaktan korkmayan yapısı sebebiyle hem eleştirinin, hem de saygının odağında yer alan ilginç bir karakter ve OKC‘nin büyük üçlüsü olan Kevin Durant ve James Harden ile birlikte ligin anlaşılmaya en muhtaç oyuncularından birisi.

Russ, 12 sezondur yer aldığı NBA’de 1 defa finalde boy gösterdi, 4 kere konferans finali oynadı. 9 kere All-Star seçilirken 2 defa All-Star MVP’si oldu. İyi bir şutör olmamasına rağmen 2 kere sayı kralı oldu. 2 asist krallığının yanı sıra 2016-2017 Normal Sezon MVP ödülüne sahip olan Westbrook, 2016-2019 arasında üç sezon üst üste Triple Double ortalaması tutturdu ve NBA tarihinde bu alanda rakipsiz. Ondan önce triple double ortalamasıyla sezon bitirebilmek yalnızca 1962 yılında Oscar Robertson’a nasip olmuştu.

Westbrook’un toplumsal beklentilere karşı verdiği mücadeleyi Kevin Durant öncesi dönem, OKC ile olan ilişkisinin psikolojik yansımaları ve Rockets’da James Harden ile bekledikleri üstünden 3 bölüm halinde ele alacağız.

Başlayalım…

OKC

Westbrook 1988’de Los Angeles yakınlarındaki Long Beach’de doğdu ve liseyi Kaliforniya’da geçirdi. Çocukluk arkadaşı Khelcey Barrs ile birlikte UCLA’de okuyup basketbolcu olma hayali kuran Russ, lise arkadaşlarıyla oynadıkları basketbol maçında Khelcey’nin kalp krizi geçirip vefat etmesi sonucunda hayatın ilk cilvesini yaşadı.

Arkadaşı Barrs’ın ölümünün ardından hayalini gerçekleştiren Westbrook 2006’da UCLA’a katılırken 2 yıl sonra da Oklahoma City Thunder tarafından NBA’e seçildi.

NBA’deki ilk iki yılını 15.7 sayı, 4.9 ribaund, 6.7 asist değerlerinde geçirmesine rağmen aynı dönemi %40.8 FG ve 3.3 top kaybı gibi endişe verici performans metrikleriyle tamamladı. Russ 2010 yılında ilk defa playofflara kaldı.

Westbrook ilk playoff serisini 20.5 sayı, 6 asist, 6 ribaund, %47 FG ve 2.2 top kaybıyla oynadı.

2011 ve 2012 yıllarında yanında bulunan Kevin Durant‘e ek olarak James Harden‘ın da rolünü büyütmesiyle arka arkaya iki önemli başarı geldi:

OKC 2011 yılında Konferans Finali oynadı, Mavs’e elendi.
OKC 2012 yılında NBA Finali oynadı, Heat’e yenildi.

2011-2012 sezonunda Russell Westbrook, takım arkadaşı James Harden’ın guard pozisyonundaki desteğiyle saha içi isabet yüzdesinin verimsizliğini aşabildi ve 11 yıllık OKC kariyerinin en yüksek FG yüzdesi olan %45.7‘ye ulaştı.

James Harden’ın 2012 yazında Houston Rockets’la anlaşmasını takip eden 3 yıllık süreçte Russell Westbrook ilk sayı krallığını 2015’te kazandı.

OKC 2013 yılında Konferans Yarı Finalinde Grizzlies’e elendi.
OKC 2014 yılında Konferans Finali oynadı, Spurs’e yenildi.
2015 yılında ise playoff yapamadı.

2016’ya gelindiğinde OKC koç değişikliğine gitti ve Scott Brooks‘un yerine Billy Donovan ile anlaştı. Bu değişiklik Russell Westbrook’un oyun tarzına da olumlu yansıdı. Önceki yıla göre saha içi isabet ortalamasını %42’den %45.5’e yükseltirken top kaybı ortalamasını aynı değerde tutarak maç basına asist miktarını 8.6‘dan 10.4‘e yükseltti.

Westbrook’un hayatındaki en büyük kırılmalar da 2016 yılı playoffları ve devamındaki yaz döneminde gerçekleşti. OKC sırasıyla Mavs’i 4-1, Spurs’u 4-2 ile geçtikten sonra konferans finalinde tarihin en iyi NBA derecesine (73-9) sahip takımı Warriors ile karşılaştı.

OKC ilk 4 maçın 3’ünü kazandıktan sonra oldukça avantajlı bir konuma geçti, nitekim Konferans Finali düzeyindeki son 3-1’den geri dönüş bu tarihten 35 yıl önce gerçekleşmişti.

OKC takip eden 3 maçı kaybetti. Russell Westbrook %36.8 isabet oranı ile oynadı, maç başına 5 top kaybetti ve üçlük çizgisinin gerisinden %26 gibi başarısız bir yüzdede kaldı.

Westbrook&Durant ortaklığı bu kaybın neticesinde yıkıldı. Durant’in kendini gerçekleştirme isteği, alışkanlıklarına ve konfor alanına ağır bastı. Yaz döneminde Golden State Warriors ile anlaşan Kevin Durant, konfor alanını terk ederek o dönem 28 yaşındaki Russ’ı ikilemde bıraktı.

Ortakyaşam

İnsan, dış etmenler tarafından engellenmedikçe kendi yönünü seçebilen bir varlıktır ve bunu Kevin Durant özelinde görebiliyoruz. Oysa Russell Westbrook’a baktığımızda Durant’in aldığı karardan etkilenmediğini söylemek güç.

KD’nin ayrılığından ancak 1 ay sonra sonra sözleşme uzatmayı kabul eden Russ, büyük ihtimalle konfor alanında başarıyı kovalamayı seçerek neleri kazanıp neleri kaybedeceğinin muhakemesini yapıyordu.

Psikiyatrist Engin Geçtan‘a göre sosyal sınırları önceden tanımlanmış ortamda yetişmiş insanlar için zaman, içinde bulunulan anın değerlendirileceği bir imkan olmaktan ziyade tüketilmesi gereken bir kavram haline döner. Kişi sürekli olarak ya henüz varolmayan bir geleceğin inşasını düşünür, ya da sorumluluklarından kaçarak geçmişin sağladığı nostaljik huzuru kovalar. Yaptığı seçimlerin amacı toplumsal normlar içinde kalabilmek olur ve önceden belirlenmiş sosyal çevrelerin dışına çıkmaya cesaret etmez.

Bu perspektiften bakılırsa o döneme kadar 8 yıl geçirdiği OKC camiasının Westbrook’u 2016 yazında anı yaşamaktan alıkoyduğunu görmek mümkün. Russ Oklahoma’da kendini rahat hissediyordu ve gerekirse kendini sonuna kadar zorlayarak bu takıma kazandırması gereken başarılar olduğu yanılgısını taşıyordu.

Kendini gerçekleştirme, kendini yaşamayı göze alabilecek yürekliliği gösterebilmeyi ve kısırdöngülerden özgürleşebilmeyi tanımlar. Engin Geçtan insanın kendini gerçekleştirmesinin önündeki engellerden biri olarak sosyal çevresindeki yerini sağlamlaştırmak uğruna benliğini ortadan kaldırmasının olduğunu belirtir.

OKC’nin 4 yıl içinde elindeki 3 süper yıldızdan ikisini elinde tutamadığı ve 2016-2017 sezonuna görece zayıf bir kadroyla girdiği gerçeğine rağmen Westbrook bu durumun içinde kalmayı seçti. Kendisini rahat hissettiği yerden ayrılmadı ve kendisini farklı şekilde tanımlamanın peşine düştü.

Gerçekten de pek çok insan, toplumda geçerli bir yer edinebilmek adına önce sosyal çevresindeki müsait ve düzgün kişiyi/konumu arar. Bunun akabinde ortak geçmiş oluşturma çabası kendini gösterir. Bu şekilde kişi önce sosyal çevresini filtreler, sonrasında da konfor alanı duvarını örerek kendisini beklentisizliğe doğru iter.

Kişi vazgeçtiği tüm insanlar, bıraktığı tüm hedefler ve yaşayamadığı tüm anların ardından oluşan beklentisizliğin doğurduğu tatminsizlik hissiyatıyla karşılaşır. Ancak kendinden vazgeçtiği ölçüde çevresinden saygı görecek, önceden belirlenmiş kişilere ve kalıplara sarıldığı ölçüde toplumsal onayı kazanacaktır. Russ için de OKC’den ayrılmamak ve elinden geleni ardına koymayan bir triple-double canavarına dönüşmek, melankolik izleyiciler için “yolundan vazgeçmedi” ile “yüreğiyle oynuyor” arasında gidip gelen bir sarkaç vazifesi gördü.

Aşağıdaki tabloya baktığınızda Westbrook’un 2016-2019 arasında oynadığı 3 sezondaki istatistiklerini görebilirsiniz. Hiçbir şekilde %45’e bile ulaşamayan bir saha içi isabet yüzdesi, gittikçe azalan serbest atış performansı ve yüksek top kaybı oranına rağmen görkemli bir triple double üçlemesi tabloyu dolduruyor.

Tablo 1 – Russell Westbrook 2016-2019 Normal Sezon İstatistikleri


Westbrook konfor alanından ayrılmadığı 2016 yazının ardından 3 defa daha playofflara kaldı fakat üçünü de bir eşleşme dahi kazanamadan terk etti. Russ, Durant ayrılana kadar ilk playoffları ve sakatlandığı 2013 hariç yılda ortalama 18.5 playoff maçı oynarken bir anda yılda 5 maç oynayacak kadar geriledi.

Daha da ileri gidersek Russ-OKC birlikteliğinin OKC’nin halihazırda elinde bulunan yetenekleri kullanamamasına sebebiyet verdiğini görebiliriz.

Thunder, Westbrook ile olan birlikteliğini korumak adına 2016-2017’deki görece zayıf kadronun potansiyel vaat eden gençleri Victor Oladipo ve Domantas Sabonis‘i gönderip yerine Indiana Pacers’tan Paul George‘u getirdi.

Russ’ın konfor alanından uzaklaşan Oladipo, Pacers’ın kilit oyuncusu oldu ve 3 yılda 2 kere all-star seçildi, Sabonis de pota altında müthiş bir silah haline gelirken bu sezon all-star seçildi.

Thunder 2017-2018 sezonunu Paul George eklemesine rağmen 48 galibiyet ile 4. sırada tamamladı ve playoffların ilk turunda Utah Jazz’e elendi.

Russ 2018 playofflarında %39.8 FG ve maç başı 5 top kaybıyla oynadı.

Nevrotik kısırdöngüye sahip kişilerin ilginç yanı, aynı hataları art arda yineleme eğilimidir. Engin Geçtan bu duruma örnek olarak kendi ihtiyaçlarını bir yana iterek davranışlarını, ilgisini istediği erkeğin beklentilerine göre düzenleyen kadınları örnek gösterir. 

Geçtan’ın ifade ettiği nevrotik kısırdöngü kendisini Russ’ın 2018 playofflarında açıkça göstermekte. Kişi konfor alanındayken bakış açısını değiştiremez ve hatalarında ısrar eder.

Deneyim dediğimiz kavram geçmişteki yanlışlarımızdır. Nevrotik kısırdöngünün içindeki kişi zorlandığı noktaları yenmek yerine onlardan kaçınır ve hatta bunu karakterinin parçası haline getirmeye çalışır.

2018-2019 normal sezonunu 49 galibiyetle 6. sırada bitiren OKC’de Westbrook üst üste 3. triple double ortalamasını tutturdu. Bu esnada yaşadığı gözle görülür bir düşüş de serbest atış kalemindeydi, Russ’ın serbest atış yüzdesi iki yıl içinde %20 düştü. 2019’da Thunder yine ilk turda, bu kez Trail-Blazers’a 4-1 yenildi.

Westbrook 2019 playofflarında %36 FG ve maç başı 4.6 top kaybıyla oynadı.

Anlatının bu noktada bizi, açılışta değindiğim Hz. İsa’yı çarmıha germek isteyen çığırtkan Kudüs halkından farklı kılması gerekir. Westbrook’un konfor alanında yaşadığı 3 yıllık sürecin karşılığının, Engin Geçtan’ın psikiyatrideki anlatısı olan Ortakyaşam İlişkisi kavramı olduğunu görmemiz bakış açımızı genişletecektir.

Bu negatif ifade, genellikle reddedici/koruyucu, fazla beklentili veya çocuğuna düşkün Anne veya Babalarda başlar. Çocuk böyle bir ortamda özerk bir varlık olmayı öğrenemez, bu sebeple kişiliği yeterince gelişemez. Bunun sonunda yetişkin kişi “yarım” kalır ve kendini tamamlayacak parçayı arar. Bu şekilde iki yetişkin tek bir benlik oluşturur. (Şema 1)

Oysa ki sağlıklı bir ilişkide Anne ve Baba kendi benliklerinin sınırlarını belirgin tutar, bu da çocuğun kişiliğini geliştirebileceği ortamı sağlar. Bu sayede çocuk, yetişkinliğinde gerçek birey olur ve partneriyle kendi benliğinin sınırlarını koruyarak birlikte olur. (Şema 2)

Westbrook ile OKC arasındaki Ortakyaşam İlişkisi o denli güçlü biçimde belli oluyor ki tarafların 2019 yazına geldiğinde birbirine karşı hissettiği mental yorgunluğu adeta fiziken görebiliyorsunuz.

Geçtan’a göre Ortakyaşam ilişkileri iki tarafın da bilinçli bir seçim yapmaksızın olağanüstü sezgisellikte birbirini bulmasıyla başlar. Devamında çiftin birbiri içinde erimesi normalize edilir. İkili artık birbirine sevgi ile değil, çaresizlikle bağlıdır.

Westbrook OKC’de geçirdiği 11 yıl boyunca bir türlü saha içi isabet yüzdesini yükseltemedi. Baskı altında kritik şutları kaçırması ve son 3 yılda playofflarda eşleşme kazanamaması Russ-OKC arasındaki çaresiz bağlantıyı kanıtlar nitelikte.

Böyle bir ilişkide “oynadığım takım için fedakarlık yaparım” ifadesi de hükümsüz kalır, çünkü fedakarlık ilişkiyi sağlıklı bir hale getirmek için değil, gerçeklerle yüzleşmekten kaçmak için yapılmıştır. Russ’ın normal sezonu olağanüstü eforla oynayıp playofflarda ilerleyememesinin nedeni de bu.

Fedakarlık yapılan taraf, karşı tarafın kendisini özerk birey olarak tanımlamasını değil, kendisi üstünden tanımlamasını beklemektedir.

Aşağıdaki grafikte Westbrook ile aynı pozisyonda oynayan Chris Paul‘un 2016-2019 arasındaki karşılaştırmalı eFG(etkin şut tercihi) ve serbest atış performansları görülebilir. Russ’ın gösterdiği yüksek eforun verimsizliğini görmek oldukça kolay.

Tablo 2 Westbrook & Paul 2016-2019 Normal Sezon eFG ve FT karşılaştırması

Ve maalesef gerçeklerin geç de olsa su yüzüne çıkmak gibi bir huyu vardır.

OKC 2019 yazında Russell Westbrook’u eski arkadaşı James Harden’ın yanına, Houston Rockets’a takasladı. Paul George’u da Los Angeles Clippers’a gönderdi.

Anı Yaşamak

Türk toplumunda ekseriyetle yanlış anlaşılan bir kavram da başlıkta görülebilir. Anı yaşamak genelde “aman boşver ben mi uğraşacağım” ile “eller eller havaya” arasında bir yere konumlanır, oysa ki genelde sadece gerçekten bir anın içinde bulunabilmek anlamına gelmektedir.

Anı yaşayabilmek Russ-OKC arasındaki Ortakyaşam ilişkisinde mümkün değildir. Bir süreç olarak ilişki, kendini ortaya koyabilme yürekliliğini ve gereğinde bazı savaşımları gerektirir. Ne var ki çoğu kadın-erkek ilişkisinde taraflar birbirini yitirme korkusuyla duygularını aşırı oranda denetim altında tutar. Duygular yaşanması gerektiği anda yaşanmaz, mutlu olmak bir dayatma halini alır ve süreklilik arz etmesi beklenir.

Bunun sonucunda oluşan karşılıklı tıkanıklık ilişkinin yozlaşmasına yol açar. Alışkanlık, sevgiye baskın gelir ve artık ilişki, yerine getirilmesi gereken bir rutin halini alır. Peki Rockets veya Harden ile bunun gerçekleşmeyeceğini nereden görebiliriz? Westbrook kendisini birey olarak nasıl ifade edebilir?

Bu soruların yanıtını görmek adına Harden’ın OKC’deki son dönemi olan 2011-2012 sezonu ile pandemiden ötürü ara verilen 2019-2020 sezonu boyunca ikilinin birlikte oynadığı maçları karşılaştırdığımızda anlamlı bir korelasyon görmek mümkün. Westbrook bu sezon Harden ile birlikte kariyerinin en yüksek saha içi isabet yüzdesi olan %47.4’e ulaştı, serbest atış yüzdesi tekrar %77.7 gibi olumlu bir alana yükseldi ve eFG (etkin saha içi isabeti) yani doğru şutu tercih etme yüzdesinde de kariyerinin en iyi mertebesi olan %49.5’de. Üstelik bu birliktelik, James Harden‘ın hücum performansından hemen hemen hiçbir şey götürmedi.

Tablo 3 Westbrook 2011-2012 ve 2019-2020 Normal Sezon İstatistikleri


Russell Westbrook’un mücadele dolu yolculuğu şimdilik bir mola alıyor. Konfor alanının yarattığı uyuşturucu atmosferin risklerini bizlere gösteren Russ’ın buraya kadar olan hikayesi, parkeye çıkmayan herhangi bir insan için de önemli dönüm noktaları içermekte. Kişinin kendini gerçekleştirme yolunda yürüyebilmesinin yolu kendisini tamamlayacak bir başkasından veya konfor alanından değil, duygularıyla ve hedefleriyle yüzleşme cesaretini gösterecek kendi bilincinden geçer.

Tesadüfen bu yazının yazıldığı tarihte Zeki Demirkubuz da şu tweeti attı:

“Sınanmayan, farkında ve gönüllü olmayan sadakat bir değer, hele ulviyet hiç değil; yeteneksiz iktidar sahiplerinin halkı, mıymıntı erkeklerin kadınları el altında tutmasının adice bir yolu.”

Yaşamdan gözle görülür başka beklentisi kalmadığı için ilişkisini evliliğe taşıyan veya konforunu bırakmak yerine kendinden vazgeçen insanlar için de hayat devam ediyor. Onlar da her gün işe gidiyorlar, projelerini yetiştirmeye çalışıyorlar veya ortak noktası sadece alışmışlığın verdiği baskıyla bir şekilde mutlu olma arzusu içindeki sosyal çevrelerinde tükeniyorlar. Bu insanlar yalnızca alışkanlıklarının yarattığı tatlı uyuşukluğun onları 30’lu yaşlarında yakalayan bir kaşıntıya döneceğine inanmaksızın konfor alanlarını terk etmediler ve alışkanlıklarını bırakmak yerine kendilerine yabancılaştılar.

Bunları 3 yıl boyunca triple-double eforu gösteren Westbrook gibi aşamayacağınızı deneyimlemek size kalmış. Konfor alanınız sağladığı nostaljik huzurun verdiği avantajı var gücüyle kullanırken gerçekten neyi istediğiniz noktasında kararsızlığa düşersiniz. Bu nedenle Westbrook gibi örnekleri kendinizden uzaklaştırarak doğru soruları sormaya başlayamazsınız. Neticede gerçek sevgi ve tutku, yapısı itibarıyla ortakyaşam kurulan insanlarda bulunamaz.

Eğer yazının bu noktasında tedirginlik hissediyorsanız, bunun için sizi suçlamam. İnsanlar sürekli seçim yaparlar fakat çoğu bunu kabul etmek istemez. Nihayetinde Arthur Schopenhauer’in de dediği gibi “İnsan tabii ki dilediğini yapabilir, ama istediğini isteyemez.”

Konfor alanınızda kaldığınız sürece yaşayamadığınız bir hayatın beklentilerini başkalarına yükleyeceksiniz. Kendinizi birey olarak tanımlamaktansa farklı bağımlılıkların peşinden koşup, size anı yaşama imkan vermeyen ortakyaşamınız içinde geçmişi arayacaksınız.

Eksiklerinizden korkuyorsanız sizi “tamamlamak” isteyen rahat bir atmosfer yerine size kendiniz olduğunuz için değer veren yeni bir mücadelenin içinde yer almaya cesaret etmeniz gerekir.

Russell Westbrook’u görmezden geliyorsanız dert değil, Ortakyaşam kurma içgüdüsü, rahat tabiatından ötürü mantığa ve başarı arzusuna karşı her zaman avantajlıdır. Hayat insanların hedeflerini fark etmeden toprağa gömdüğü onlarca örnekle dolu.

Alışmışlık hissi bağımlılık yaratarak sevgiyi ve benliği bitirir. Yazının başında Dostoyevski’nin de dediği gibi, Cehennem İnsan Yüreğinde Sevginin Bittiği Yerdir.

O konfor alanının ve alışkanlıkların kutsandığı dünya düzenin yürekli bir kahramanı…

Serinin önceki yazısı: Kevin Durant’i Anlamak.

  • Diğer Yazıları
Yazar Hakkında
Basketbolu felsefi yönüyle ele almayı seven, Steve Nash sayesinde Phoenix Suns taraftarı bir mühendis.
  • New York Knicks: Fenerbahçe’nin NBA Şubesi
    Cehennem İnsan Yüreğinde Sevginin Bittiği Yerdir Hz. İsa, Getsemani bahçesinde Yehuda(Judas) tarafından ihanete uğrar, Romalılar onu tutuklamaya gelmiştir. Bu esnada Hz. İsa’nın yolunu izleyenlerden biri kılıcını çeker, tutuklamaya gelenlerden birinin kulağını uçurur. Hz. İsa: Kılıcını yerine koy! Kılıçla yaşayan, kılıçla ölecektir. Tutuklamaya direnmeyen Hz. İsa’yı yargılayan Roma İmparatorluğu Judea Eyaleti Valisi Pilatus, Hz. İsa’nın çarmıha […]
  • Detroit Pistons Nerede?
    Cehennem İnsan Yüreğinde Sevginin Bittiği Yerdir Hz. İsa, Getsemani bahçesinde Yehuda(Judas) tarafından ihanete uğrar, Romalılar onu tutuklamaya gelmiştir. Bu esnada Hz. İsa’nın yolunu izleyenlerden biri kılıcını çeker, tutuklamaya gelenlerden birinin kulağını uçurur. Hz. İsa: Kılıcını yerine koy! Kılıçla yaşayan, kılıçla ölecektir. Tutuklamaya direnmeyen Hz. İsa’yı yargılayan Roma İmparatorluğu Judea Eyaleti Valisi Pilatus, Hz. İsa’nın çarmıha […]
  • Seri Analizi: Clippers vs Nuggets
    Cehennem İnsan Yüreğinde Sevginin Bittiği Yerdir Hz. İsa, Getsemani bahçesinde Yehuda(Judas) tarafından ihanete uğrar, Romalılar onu tutuklamaya gelmiştir. Bu esnada Hz. İsa’nın yolunu izleyenlerden biri kılıcını çeker, tutuklamaya gelenlerden birinin kulağını uçurur. Hz. İsa: Kılıcını yerine koy! Kılıçla yaşayan, kılıçla ölecektir. Tutuklamaya direnmeyen Hz. İsa’yı yargılayan Roma İmparatorluğu Judea Eyaleti Valisi Pilatus, Hz. İsa’nın çarmıha […]
  • Seri Analizi: Nuggets vs Jazz
    Cehennem İnsan Yüreğinde Sevginin Bittiği Yerdir Hz. İsa, Getsemani bahçesinde Yehuda(Judas) tarafından ihanete uğrar, Romalılar onu tutuklamaya gelmiştir. Bu esnada Hz. İsa’nın yolunu izleyenlerden biri kılıcını çeker, tutuklamaya gelenlerden birinin kulağını uçurur. Hz. İsa: Kılıcını yerine koy! Kılıçla yaşayan, kılıçla ölecektir. Tutuklamaya direnmeyen Hz. İsa’yı yargılayan Roma İmparatorluğu Judea Eyaleti Valisi Pilatus, Hz. İsa’nın çarmıha […]
Paylaş:

What do you think?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VIDEO | 2009 Draftı BUGÜN Yapılsa NASIL OLURDU?

Michael Jordan’ın En Pahalı Arabaları!