in ,

BEĞENDİMBEĞENDİM TERTEMİZTERTEMİZ

Şampiyonluk Aralığı Nedir? – 2

Fırsata Hazır Olmak

Primus Inter Pares

Basketbolda rekabetin en üst düzeyde yaşandığı ekosistem olan NBA’de, birbirine benzer oyun yapısına sahip olmayan onlarca yıldızın arasından sıyrılıp şampiyonluk kazanacak düzeye ulaşmak oldukça zor bir çabadır. Süper yıldızların oyuna etkilerinin ön planda olduğu ekiplerle şampiyonluk aralığı yakalayan takımlar olduğu gibi tamamen adanmışlık, yüksek oyun zekası ve iyi kurgulanmış takım disiplini ile de ön plana çıkan ekipler de mevcuttur.

Bu grubun oyuncuları olan Hakeem Olajuwon, Tim Duncan ve Kevin Garnett gibi yıldızlar da en az mücadele ettikleri rakipleri kadar yetenekli olmalarına rağmen şampiyonluk aralıklarını gerçekleştirmek için gereken çözümü savunmadaki yetenekleriyle üstün liderlik kabiliyetlerini kombine ederek bulmuşlardır.

Bu oyuncular sırasıyla:

  • Tim Duncan 6 Finalde 5 Şampiyonluk, 3 Finaller MVP’liği
  • Hakeem Olajuwon 2 Finalde 2 Şampiyonluk, 2 Finaller MVP’liği
  • Kevin Garnett 2 Finalde 1 Şampiyonluk

görmüşlerdir.

“Şampiyonluk Aralığı” yazı dizisinde hedefim, şampiyonluk aralığı kavramını netleştirmek ve şampiyonluk aralığını değerlendirmenin nelere bağlı olduğunu göstermekti. Nitekim dizinin ilki olan Şampiyonluk Aralığı Nedir? – 1, bu kavramın Michael Jordan üzerinden oluşan prototipini analiz ederken Kobe Bryant ve LeBron James’in bu örneği yakalama mücadelesini vurguluyordu.

Dizinin ikinci yazısındaysa hedefimiz bu 3 yıldızın mücadelelerinin benzerliklerini ve oyuna yaklaşımlarının onları mücadeleye hazır tuttuklarını göreceğiz.

Başlayalım…

90’ları Anlamak

Türkiye demografik yapısı itibarıyla genç bir ülke. 2007 yılında yaş ortalaması 28.3 olan Türkiye’nin yaş ortalaması 2019 itibarıyla 32.4’e ulaştı.  Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 2020 yılı araştırmasına göre de ülkemizin demografik yapısı bu dönüşümü işaret etmekte. Sahip olduğumuz nüfusun 38.1 milyonu 2021 itibarıyla 30 yaşın altında kalıyor.

Bu bilgiler ışığında Jordan ve Olajuwon gibi bir yıldızların modern oyuncular için açtıkları yolları anlamak daha büyük taşıyor, çünkü bugün bu profillerin devamı niteliğindeki LeBron James ve Anthony Davis gibi yıldızları şu anda aktif olarak takip eden ve aynı zamanda 90’lar hakkında yüksek düzeyde bilgi sahibi olan insan sayısı fazla değil.

1990’dan 2021’e toplam 31 yıllık bir sürecin bilgisini taşımak YouTube kuşağı için görsellerle zenginleştirilmiş bir anlatımla olası gözükse bile yaşanan dönüşümün temellerini görmek için 1990’a kadar dönmemiz gerekiyor.

1990-1999 arasında oynanan 10 Finalin:

  • 6sını Michael Jordan kazandı (1991-93 & 1996-98).
  • 2sini Hakeem Olajuwon kazandı (1994 & 1995).
  • 1ini Tim Duncan kazandı (1999).
  • 1ini Isiah Thomas kazandı (1990).

Jordan’ın trash talk’u ne kadar sevdiğini biliyoruz ve 80’lerin sert atmosferinin son temsilcisi olarak 1990’da şampiyon olan Pistons ekibinin FMVP’si Thomas‘ın da MJ ve benzerlerinden aşağı kalır yanı olmadığını söylemek gerekir.

Burada ilginç olansa daha çok bu yıldızlar ve Larry Bird, Charles Barkley, Gary Payton gibilerle özdeşleştirilmiş trash talk kavramının bir diğer temsilcisinin Hakeem Olajuwon olması. Kevin Garnett‘e karşılıklı oynadığı oyuncular arasında en sıkı sözlü zorbalık yapan oyuncuların kimler olduğu sorulduğunda listeyi Jordan, Payton ve Olajuwon (ESPN&SLAM makalesi) şeklinde oluşturması da pek çoklarımız için sürpriz sayılabilir.

Gerçekçi baktığımız takdirde 1984 draftıyla 80’lerin sert atmosferinde NBA’e katılmış 2 yıldız olan Olajuwon ve Jordan’ın “kibar” oyuncular olamayacakları aşikardır.

Hakeem The Dream

Jordan’ın 1993 yazındaki emeklilik kararının ardından NBA’in devleri için şampiyonluk aralığı açıldı. Fırsatı değerlendirip 2 sezon art arda şampiyon olan Rockets, ilkini Patrick Ewing‘li Knicks’e karşı kazanırken ikinci şampiyonluğunu Shaquille O’Neal‘lı Magic’e karşı elde etti.

Rockets 1994 Batı Konferansı Playofflarına 2. sıradan girdi ve Final dahil tüm eşleşmelerini saha avantajıyla oynadı. Sırasıyla Clyde Drexler‘ın takımı Trail Blazers ve bir önceki yılın finalisti Charles Barkley‘li Suns’ı geçen Rockets, 1994 yılında Konferans Finalinde John Stockton ve Karl Malone‘un olduğu Jazz’i yenerek finalde Knicks’in karşısında ilk şampiyonluğunu kazanmıştı.

Teksas temsilcisi 1995 playofflarına ise 6. sıradan katıldı ve bu sefer tüm eşleşmelerini saha dezavantajıyla oynadı. Sırayla Jazz ve Suns’ı geçen Rockets, Konferans Finalinde David Robinson‘un önderliğindeki Spurs’ü elemişti. 1995 Finalinde Hakeem’i tutmakta büyük zorluk yaşayan ve Finali rakibine kaybeden Shaq hem yazdığı kitapta, hem de verdiği demeçlerde karşısına çıkan en zor rakibin Olajuwon olduğunu dile getirmişti.

90’ların oyun yapısı

The Dream lakaplı Hakeem, 18 sezonluk NBA kariyerini ligin tarihte en çok blok yapan oyuncusu olarak tamamladı. Nijerya kökenli yıldızın blok ortalaması 3.1‘dir ve özellikle şampiyon olmadan önceki 4 sezonunda çember savunma yetenekleri tam kullanımına ulaşmıştır.

Hakeem 1990-1993 arasında oynanan 4 sezonda sırasıyla 4.6, 3.9, 4.3 ve 4.2 blok yapmıştır. The Dream’in 30’larının başına kadar oynadığı son sezonlar olan bu dönemin ardından oyununa gösterdiği düzenlemeler ise kendisinin iki kere şampiyon olmasını sağladı.

Nijerya asıllı Olajuwon’un blok değerinin bu denli yüksek olmasını her ne kadar kendi savunma becerilerinin ve oyun zekasının yüksekliği sağlasa da dönemin takımlarının 3 sayı denemekte cimri davranması da bu istatistiğin şişmesinin önemli bir diğer nedendir. Sürekli içeri girmeye çalışan oyuncular uzunların duvarıyla sıklıkla karşılaşıyordu. Aşağıdaki görsel takımların yıllara göre saha içi şut tercihinde 3 sayılık atışa verdiği oranı göstermektedir.

Görsel 1 – 3 Sayılık Atış Denemesinin Toplam Atışlara Oranı

  Kaynak Reddit

Bu noktada dikkat çeken unsur NBA yönetiminin 1993-1994 sezonundan sonra 3 sayı çizgisini potaya yaklaştırması oldu. Bu sayede Rockets koçu Rudy Tomjanovich ve öğrencileri modern dönemde kanıksanmış fakat 90’larda şaşırtıcı kabul edilebilecek kadar sık 3 sayılık atış denedi.

Rockets 1994’te dahi modern basketbola oldukça yakınsayan bir düzene sahipti ve
Rockets’ın şutörleri 1994 Playofflarında:

  • Vernon Maxwell 6 tane 3 sayılık atış denedi, 2 isabet buldu.
  • Robert Horry 3.9 tane 3 sayılık atış denedi, 1.5 isabet buldu.
  • Kenny Smith 3.3 tane 3 sayılık atış denedi, 1.5 isabet buldu.
  • Sam Cassell 2 tane 3 sayılık atış denedi, 0.8 isabet buldu.

Rockets 1995’te ise çıtayı daha da yukarı çıkardı.

  • Robert Horry 5 tane 3 sayılık atış denedi, 2 isabet buldu.
  • Kenny Smith 4.7 tane 3 sayılık atış denedi, 2.1 isabet buldu.
  • Clyde Drexler 4.5 tane 3 sayılık atış denedi, 1.4 isabet buldu.
  • Mario Elie 3 tane 3 sayılık atış denedi, 1.3 isabet buldu
  • Sam Cassell 2.7 tane 3 sayılık atış denedi, 1.1 isabet buldu.

Koç Tomjanovich böylelikle The Dream ile oluşturduğu prototipin devam eden yıllarda devam edebilmesi için gereken başarıyı sağladı. Bu prototipe göre takımın uzunu yüksek savunma becerilerine sahipti, çeşitli skor üretme, oyun kurma veya alan açma becerisine sahipti ve ileri düzeyde ise etrafında şutörlerle oynayabiliyordu.

İlk Unicorn – Kevin Garnett

Kevin Garnett 1995-1996 sezonunda liseden direkt NBA’e seçildi. KG Timberwolves kariyeri süresince playofflarda 2003-2004 sezonu hariç hep ilk turda elense de Wolves savunmasının asli dayanak noktası olarak 2007’ye kadar Minneapolis ekibinde görev aldı.

KG, The Dream kadar geniş bir post-up ve izolasyon yelpazesine sahip olmasa dahi 1995-2007 atasındaki Timberwolves kariyerinde 927 maça çıkıp 20.5 sayı ve 4.5 asist ortalaması tutturdu. Oyuncunun 11.4 ribaund, 1.4 top çalma ve 1.7 blok ortalaması ise savunmada yapabildiklerini anlatmak için tam anlamıyla yeterli değil.

Garnett hem kısaları hem uzunları savunabiliyordu. Pick and roll oyununda uzunu da kısayı da tutabiliyordu, dışarıda kısalarla 1’e 1 kalabiliyordu, switch (savunulan oyuncuyu değiştirme) yapabiliyordu ve çember de savunabiliyordu. Bunlara ek olarak KG, rakibin hücum şemalarını da ciddi sekteye uğratan bir savunma farkındalığına sahipti.

Garnett’in direkt savunduğu veya yardım savunmasında olduğu bazı oyuncuların performansları:

2010 Finallerinde

  • Pau Gasol, KG sahadayken 36 dk ortalamada 11.5 sayı %52 FG ile oynadı.
  • Pau Gasol, KG sahada değilken 36 dk ortalamada 20 sayı %51 FG ile oynadı.

1999 Playofflarında

  • Tim Duncan, KG tarafından savunulduğunda 36 dk ortalamada 15.9 sayı %51.6 TS ile oynadı.
  • Tim Duncan playofflardaki diğer eşleşmelerde 36 dk ortalamada 20.5 sayı %58.8 TS ile oynadı.

2002-2004 arasındaki normal sezon maçlarında

  • Tracy McGrady iki sezon boyunca 31.7 sayı %54.5 TS ile oynadı.
  • T-Mac, KG karşısında 21.5 sayı %49.6 TS ile oynadı.

İstatistiki Kaynak: Hoopslab

KG kariyerinin tek şampiyonluğunu 2008 yılında Celtics forması altında kazanırken aynı zamanda yılın savunmacısı da seçilmişti. Garnett oyunu her zaman tutkulu – ve bolca trash talk yaparak- oynarken takımına hem savunmada, hem hücumda önderlik eden bir liderdi. 2008 şampiyonluğuna giden yolda Konferans Yarı Finalinde LeBron’u, Finalde de Kobe’yi sıklıkla savunması bu duruma örnektir.

Modern Uzun

Garnett hücumda da oldukça modernist bir devrimcidir. Aşağıdaki görsel KG’nin kariyeri boyunca kullandığı şutların bölgesini göstermektedir. Grafikte renk ne kadar koyu olursa ilgili bölgede kullanılan şutun verimi o denli yüksektir. Garnett’in tepe veya çarpraz bölgeden, 3 sayı çizgisinin hemen içinden ne kadar sık ve isabetli şut kullandığını göz önüne alırsanız KG’nin ne denli modern bir hücumcu olduğunu da görebilirsiniz. KG’nin hücum profili, 2010’ların ve 2020’lerin uzunlarının dış atışı sıklıkla tercih eden hücum modelinin optimize edilmemiş, bir nevi ham halidir.

Görsel 2 – Kevin Garnett Kariyer Şut Profili

Modern Lider – Tim Duncan

Tim Duncan’ın lige gelişiyle rüzgarı arkasına alması bir oldu. İlk sezonunda yılın çaylağı, ikinci sezonunda da şampiyon olan Timmy, aynı zamanda kariyerinin ilk Finaller MVP ödülünü de 1999’da kazandı.

3 sayı çizgisinin tekrar eski yerine dönmesinin ardından Görsel 1’den hatırlayacağınız üzere takımların dış atış deneme miktarı düşmüştü. Jordan’ın emekliliğinin ardından oluşan güç boşluğuna hazır giren koç Popovich yönetimindeki Spurs ise Duncan’ı Amiral lakaplı David Robinson ile birlikte kullanarak oyunun temel savunma yönünü sağlama aldı: Çemberi savundu.

99 playofflarında:

  • Tim Duncan 2.5 blok ve 0.9 top çalma ile oynadı
  • David Robinson 2.4 blok ve 1.4 top çalma ile oynadı

Spurs 99 playofflarında sadece 2 maç kaybetti. Duncan her ne kadar Olajuwon gibi dekoratif izolasyon oyununa sahip bir skorer olmasa bile maç başına 3.2 hücum ribaundu alması ve belirli bir ölçüde post-up oyununa sahip olması sayesinde takımının birincil hücum seçeneği olarak 90’ların havasını 2000’lere taşımak için gereken yapıyı sağladı.

Spurs takip eden 3 sezonda bir defa ilk turda elendi, bir kere Konferans Finali gördü ve bir kez de Konferans Yarı Finali oynadı.

Duncan’ın tam anlamıyla zirve performansına ulaştığı 2001-2007 yılları arasında oynanan 6 sezondaysa Spurs 3 şampiyonluk kazandı ve Timmy 2 MVP, 2 FMVP ödülü elde etti. Duncan son şampiyonluğunuysa 2014 yılında LeBron’un önderliğindeki Heat’i devirerek kazandı.

Büyük Takım Arkadaşı

Timmy’nin son iki şampiyonluğunda FMVP’ler sırasıyla Tony Parker ve Kawhi Leonard olmuştu. Duncan bu yönüyle Magic Johnson‘a oldukça benziyor, nitekim Magic’in de 5 şampiyonluğu ile beraber 3 FMVP ödülü vardır ve Magic ile birlikte 1985’te Kareem Abdul-Jabbar, 1988’de ise James Worthy FMVP olmuştur. Magic’in 21, Duncan’ın 22 yaşında ilk FMVP ödüllerini kazanmaları da bir başka benzer noktalarıdır.

Timmy’yi kendi dönemindeki rakiplerinin önüne konumlayan ve oldukça uzun süreli bir şampiyonluk aralığı yakalamasını sağlayan unsursa takım arkadaşlarını oyuna sonuna kadar dahil etmesi oldu. Kendisiyle oynayan David Robinson, Tony Parker, Manu Ginobili, Boris Diaw, Michael Finley, Malik Rose, Stephen Jackson, Kawhi Leonard, Patty Mills, Danny Green, Bruce Bowen, LaMarcus Aldridge gibi çeşitli yaşlarda, farklı oyun profillerinde ve birbirinden farklı karakterdeki oyuncuların Duncan’ın yanında hemen hemen hiç sorun yaşamaksızın performans göstermesi, Timmy’nin 19 sezonluk liderliğini kanıtlar niteliktedir.

1392 maça çıktığı 19 sezonluk kariyerinde 19 sayı, 10.8 ribaund, 3 asist, 2.2 blok ve 0.7 top çalma ortalaması tutturan Duncan hiçbir takım arkadaşının performansının, takımının efor düzeyinin altında kalmasına izin vermeyecek kadar yüksek bir profesyonellik derecesine sahipti.

Başka Dönemin Adamları

2010’ların ikinci yarısından itibaren hem NBA’de, hem de dünya genelindeki diğer spor dallarında rekabetin sertliği ve türü büyük bir dönüşüme uğradı. Nitekim Warriors ile 3 kere şampiyon olan Draymond Green ve 2 kere FMVP seçilen Kevin Durant de bu durumu onaylayan iki farklı açıklama yaptılar.

 Green: “Çok yumuşaklar. Birkaç kez kendimi, hiç karşılık vermeyen bu genç adamlara karşı trash-talk yapmaya çalışırken bulduğum oldu. Lakin onlar arkadaş olmaya falan çalışıyorlardı. Bu genç adamların bugünlerde yaptığı şey bundan ibaret. Şahsen bunu anlamıyorum. Hepsi kardeş olmuş ve sosyal medya yüzünden bu rekabet güçlerini kaybetmişler.”

Durant: “Aslında arkadaş canlısı insanlar. Yani bunlar güzel şeyler ama bu tarz şeyleri maçtan sonrasına saklayabiliriz. Ben genç oyuncuların lige geldiğinde ‘Mahallenin yeni çocuğu’ olmaları hissiyatına alışmış biriydim. Artık durum pek böyle değil gibi.”

Dünya değişiyor. Gerek politikada, gerekse iş hayatımızda sıklıkla karşımıza çıkan “Z kuşağı” kavramı sporda ise çoktan odak noktasına oturmuş vaziyette.

Günümüzde herhangi bir genç sporcunun 90’lardaki sert, trash talk ve bolca zorbalık içeren fakat düşük tempolu oynanan oyundan ne kadar etkilendiğini bilmemiz pek mümkün değil. 90’larda yetişen Duncan ve Garnett gibileriyse, metodları farklı olsa dahi Hakeem’in izinden giderek rekabetçiliklerini uzun yıllar maksimum ölçüde korudular ve her bir şampiyonluk aralığını değerlendirdiler. Duncan’ın saha içinde hiçbir şekilde sindirilemeyen karakteri ve rakiplerini nizami sertliğiyle bunaltmayı seven Garnett spektrumun iki ayrı ucunda yer alan liderlerdi.

Onların şampiyonluk aralıklarını gerçekleştirmelerinin arkasındaki unsursa eşler arasında birinci olmalarıydı, yani her biri primus inter pares idi.

Primus inter pares, makam mevki sahibi kimseler içinde en kıdemli olan kişidir. Bahsi geçen kimsenin teknik anlamda diğerlerine eşit olduğunu ama diğerleri tarafından özel bir önem veya otoriteye layık görüldüğünü belirtir.

Bilhassa dünyayı iyiler ve kötüler cinsinden algılayan, hayatın kompleksitesini az gelişmiş entelektüeller için basitleştiren çizgi romanvari anlatıların temel olarak atladığı hadise kendisini tam da burada gösterir: hayat süper kahramanların çarpışması değil birbirine yakın güçteki unsurların güç mücadelesidir.

Sadece sportif anlamda değil, iş hayatınızda veya arkadaş çevrenizde de bozuk liderlik yaklaşımını görmek mümkündür. Bir işe sermaye koymak, o işe ehil olduğunuzu veya liderlik vasfınız olduğunu göstermez. Benzer şekilde çok konuşmanız veya enerjik olmanız da sizi iyi bir motivatör yapmaz.

Duncan’ı muadillerinden ayıran, her bir takım arkadaşına karşı da kendisini kanıtlamasının gerekliliğinin farkında olmasıydı. Liderlik ettiği oyunculardan “Amiral” Robinson, ABD Deniz Kuvvetlerinde görev almıştı ve Duncan lige geldiğinde 32 yaşındaydı. Manu Ginobili ise Kinder Bologna ile 2001’de Euroleague‘i kazanmıştı, turnuvanın Finaller MVPsi olmuştu ve Arjantin’le 2004 olimpiyatlarında altın madalya kazanmıştı. Tony Parker hakkında ise Kobe Bryant’ın “şu ana kadar kazandığımdan daha fazla şampiyonluk kazanamamamın nedeni Tony Parker’dır” demesi bile Fransız guardın kalibresini gösterir niteliktedir. Timmy kendisini, bu oyuncuların seviyesinin hep daha da üstüne konumladı ve bu sayede geniş bir şampiyonluk aralığı yakaladı.

Kevin Garnett’in ise vasat altı Timberwolves kadrosuna yıllarca playoff yaptırması ve Celtics ekibinin her biri güçlü karakterlere sahip Paul Pierce, Ray Allen, Rajon Rondo gibi oyuncularıyla yakaladığı şampiyonluk aralığı içinde 2 defa Final görüp 1 şampiyonluk kazanması da aynı yaklaşımın sonucudur. Hak verilmez alınır, dolayısıyla eğer büyük bir sporcuysanız veya gerçekten lider olduğunuzu düşünüyorsanız bunu söylemeniz değil, gerek entelektüel birikiminizle, gerek oyuna karşı tutkunuzla, gerekse yeteneklerinizle ve cesaretinizle hak etmeniz gerekir.

Immanuel Kant, tanrı olma arzusunun insan olmanın bir parçası olduğunu dile getirmiştir. Buna rağmen üst insanlaştırılmaya çalışılmış Michael Jordan ve LeBron James dahi defalarca kez yenilebilmişse bunun sebebi onları yenmek için her daim hazır bekleyen Olajuwon, Duncan ve Garnett gibi liderlerin varlığıdır.

Hakeem, Jordan karşısında çıktığı 23 maçın 13’ünü kazanmıştır, Tim Duncan LeBron James’i NBA finallerinde karşılaştıkları 16 maçın 11’inde, tüm maçlar göz önüne alındığında 36 maçın 20’sinde mağlup etmiştir ve Kevin Garnett de LeBron James karşısında çıktığı 30 maçın 16sını kazanmış, Celtics forması altında playofflarda karşılaştıkları 25 maçın 12’sinde ise kazanan taraf olmuştur.

Romalı düşünür Seneca’ya göre zor olduğu için cesaret edemediğimiz şeyler, aslında biz ona karşı koyma cesaretini göstermediğimiz için zordur.

Gerek Z kuşağı olarak adlandırılan gençler, gerekse bu grubun önünden giden X ve Y kuşağındaki insanlar için aslolan insanları tabulaştırmamak ve kutsallaştırmamaktır. Başarı rekabetten, kendini yenilemekten ve tabuları yıkmaktan asla çekinmeyen insanların doğal kazanımıdır. Fırsat ise ancak kaderini kendi eline almak iradesinde olan insanlar için ortaya çıkan bir imkandır. Hakeem, Timmy ve KG’nin arkasından gelen günümüz Unicorn’larından Davis, Antetokounmpo ve Embiid gibileri için de esas olan budur: rakiplerini yıkmaya cesaret etmeleri gerekmektedir.

Romalıların meşhur sözünde olduğu gibi:
Talih cesurdan yanadır…

Serinin önceki yazısı: Şampiyonluk Aralığı Nedir 1

  • Diğer Yazıları
Yazar Hakkında
Basketbolu felsefi yönüyle ele almayı seven, Steve Nash sayesinde Phoenix Suns taraftarı bir mühendis.
  • Başkalarının Hayatı: Neden NBA’i Takip Ediyoruz?
    Primus Inter Pares Basketbolda rekabetin en üst düzeyde yaşandığı ekosistem olan NBA’de, birbirine benzer oyun yapısına sahip olmayan onlarca yıldızın arasından sıyrılıp şampiyonluk kazanacak düzeye ulaşmak oldukça zor bir çabadır. Süper yıldızların oyuna etkilerinin ön planda olduğu ekiplerle şampiyonluk aralığı yakalayan takımlar olduğu gibi tamamen adanmışlık, yüksek oyun zekası ve iyi kurgulanmış takım disiplini ile […]
  • Phoenix Suns Ne Yapacak?
    Primus Inter Pares Basketbolda rekabetin en üst düzeyde yaşandığı ekosistem olan NBA’de, birbirine benzer oyun yapısına sahip olmayan onlarca yıldızın arasından sıyrılıp şampiyonluk kazanacak düzeye ulaşmak oldukça zor bir çabadır. Süper yıldızların oyuna etkilerinin ön planda olduğu ekiplerle şampiyonluk aralığı yakalayan takımlar olduğu gibi tamamen adanmışlık, yüksek oyun zekası ve iyi kurgulanmış takım disiplini ile […]
  • Her Şey LeBron James
    Primus Inter Pares Basketbolda rekabetin en üst düzeyde yaşandığı ekosistem olan NBA’de, birbirine benzer oyun yapısına sahip olmayan onlarca yıldızın arasından sıyrılıp şampiyonluk kazanacak düzeye ulaşmak oldukça zor bir çabadır. Süper yıldızların oyuna etkilerinin ön planda olduğu ekiplerle şampiyonluk aralığı yakalayan takımlar olduğu gibi tamamen adanmışlık, yüksek oyun zekası ve iyi kurgulanmış takım disiplini ile […]
  • Play-In: Washington Wizards vs Indiana Pacers
    Primus Inter Pares Basketbolda rekabetin en üst düzeyde yaşandığı ekosistem olan NBA’de, birbirine benzer oyun yapısına sahip olmayan onlarca yıldızın arasından sıyrılıp şampiyonluk kazanacak düzeye ulaşmak oldukça zor bir çabadır. Süper yıldızların oyuna etkilerinin ön planda olduğu ekiplerle şampiyonluk aralığı yakalayan takımlar olduğu gibi tamamen adanmışlık, yüksek oyun zekası ve iyi kurgulanmış takım disiplini ile […]
Paylaş:

What do you think?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İmkansız MVP’ler: Curry ve Jokic’in Şansı!

stephen curry quiz

Stephen Curry’i Ne Kadar İyi Tanıyorsun? Her Şey NBA Quiz!