in , ,

BEĞENDİMBEĞENDİM

Seri Analizi: Warriors Vs Clippers

Golden State Warriors (1) – Los Angeles Clippers (8)

Mahalle Maçı Tadında Play-Off Serisi

Steve Kerr’ün “İki saat dilimi değiştirecek kadar seyahat etmemek çok iyi olur”, Klay Thompson’ın da “Bizim buraya yakın kalsak fena olmaz. Los Angeles fena olmaz çünkü çok uzağa gitmemiş oluruz.” diyerek evrene yolladıkları duaları kabul oldu. Batı’nın bir numarası Warriors, play-off eşleşmesinde karşısına yan mahallenin takımı Clippers’ı aldı. Gel gelelim GSW’ın bu eşleşmeyi istemesi “Aman bizi yol pek tutuyor, midem kalkıyor” diye çekindiklerinden değil. Jazz, Thunder, Spurs ve Clippers arasında, herhangi bir takımın rakip olarak görmek istediği ilk takım Clippers olacaktır. Fakat zannetmiyorum ki Clippers “Bizim ilk tercihimiz de Warriors zaten!” diyor olsun.

2018-19 sezonunun en flaş iki transferinden birini yaparak takıma DeMarcus “Boogie” Cousins’ı katan GSW için vuslat anı, Boogie’nin sakatlığından mütevellit bir miktar gecikmeli geldi. Boogie’nin yokluğunda Javale McGee ve Zaza’nın yokluğunu pota altında belli bir miktar hissetti GSW. Hani eksiklik dediysek, ilk beşinizde 4 All-Star varken hissedebileceğiniz ölçüde bir eksiklik. Adnan Ziyagil’in hissettiği ölçüde bir eksiklik. Sezonun bir bölümünde de kısa süreli sakatlığı neticesinde Şef Curry’den 13 maç kadar yararlanamayan GSW, sezonu beklenenin altında bir noktada bitirmesine rağmen Batı Konferansı liderliğini yine kimseye bırakmadı. Gerçekleşmeyen beklentinin de ligin en iyi derecesi olduğunu belirtelim. 73-9 dereceye ulaşmak için tüm sezon tempo yükseltince, son virajda nefessiz kaldığından beri yoğurdu üfleyerek yiyen GSW, artık normal sezon dereceleri üzerinden tatmin yaşama noktasından bir hayli uzak.

Clippers için ise, bir Los Angeles takımı olmanın hakkını verircesine, Hollywood-vari bir sezon geride kaldı. Önce Clippers’ın Big 3’sinin geride kalan son neferi DeAndre Jordan, daha sonrasında da takımın teoride dişe dokunur 2-3 oyuncusundan biri olan Tobias Harris takımdan ayrılınca herkes koç Doc Rivers’tan dümeni “tanking” rotasına kırmasını bekliyordu. Gel gelelim hesapları buysa, sanırım Bağdat’tan dönmesine en çok sevilen hesaplardan biri de bu oldu. En skorer oyuncuları Harris’i takasladıktan sonraki 15 maçın 13’ünü kazandılar. Sezonun son 5 maçından 4’ünü kaybetmiş olmaları kimseyi aldatmamalı; Clippers “Ummadık Taş Momentumu” etkisi ile, arkasına gayet güzel bir rüzgar almış durumda.

Golden State Warriors’un bu seride odaklanması gereken tek nokta, kendi karakterlerini sahaya yansıtmak olacak. Farklı maceralar aramalarına, “canım bir saniye şunu tutar mısın, bir şey deneyeceğim” demelerine hiç gerek yok. Curry (27.3 sayı), Durant (26.1 sayı) ve Thompson (21.6 sayı) ortalamaları ile, arka arkaya 3 sezondur 20’şer sayının üzerinde sayı ile oynuyorlar. Warriors, maç başına 117.7 sayı ile ligin en skorer ikinci takımı. Bu rakamlara ligin en yüzdeki hücum eden takımı payesi ile ulaştılar (%49.1 saha içi yüzde). İşin savunma kanadında ise, rakiplerini %44.4 saha içi yüzdede tutarak bu alanda ligin en iyi 4. takımı oldu GSW. Bunun en önemli sebebi de, maç başına 6.4 blok ile ligin bu alandaki lideri olmaları olsa gerek. Kısacası işin maddi kısmında bir sıkıntı yok. GSW’ın tökezlemesine sebebiyet verebilecek faktörler de, zaten, işin manevi kısmından ileri gelebilir gibi gözüküyor. Warriors, normal sezonda Clippers ile oynadığı 4 maçtan sadece birini kaybetti. O maçta da, sezon sonunda muhtemelen GSW’yi saracak dramanın bir fragmanını gördük: Durant ile Green’in topu paylaşamaması, hararetli bir tartışmaya girişmeleri ve Green’in Durant’e “nasıl olsa sezon sonunda gideceksin arkadaşım, bana atar gider yapma” demesi. Mutlak hedef olan şampiyonluktan, kendilerini zihinsel olarak uzaklaştırabilecek tüm aksaklıklar, GSW’ın belki de yegane Aşil topuğu gibi gözüküyor.

Clippers cephesinde ise faktörler teker teker ele alındığında, sanki Batı Konferansı sekizincisi bir takım değil de, sezon boyu başa güreşmiş bir takım izlenimi oluşuyor. Clippers üç sayılık isabet yüzdesinde yüzde 38.7 ile lig ikincisi. Buna ek olarak da, rakiplerini üç sayılım çizgisi gerisinde yüzde 34.2 isabette tutarak, bu alanda ligin en iyi dördüncü takımı Clippers. Bu savunma başarısında en büyük pay, şüphesiz, GSW koçu Kerr’ün “tam bir kımıl zararlısı!” şeklinde överken gömdüğü Patrick Beverley. Bunun dışında Durant’in “dünyadaki en iyi skorerlerden biri” sözleriyle selam ettiği Lou Williams ve saha içine taşıdığı inanılmaz enerjisi ile Montrezl Harrell önderliğinde Clippers bench’i, maç başına 53 sayı ortalaması ile ligin bu kategorideki açık ara lideri konumunda. Geleceği parlak çaylak Shai Gilgeous-Alexander, hem “ismi nasıl yazılıyor bu adamın yahu?” dedirterek, hem de çaylaklar arasında 8. sırada olduğu, maç başına 10.9 sayı ortalaması ile Warriors cephesinin dönüp dönüp bakmasını gerektirecek özelliklere sahip. Tüm bunların üzerine, rakip meslektaşı Kerr’ün de dediği gibi, “takımını daha kötüye götürmeyi bırakın, bir kaç adım ileriye taşıyarak yeniden inşa etmeyi başaran” koç Doc Rivers, belki de Celtics’teki şampiyonluk günlerinden beri ilk kez bu kadar mutlu ve motive bir kadronun başında. Bu yeteneklere ve melaikelere sahip bir kadro için başarı, aslına bakılırsa çok da büyük bir sürpriz değil.

Gel gelelim, iki takım için de tablo bu nebze toz pembe iken, bir sonraki aşamaya kendini atacak olan takımı belirleyecek bir faktör olmalı. Golden State’i inceleyen yorumcular için, eşleşmelerden bağımsız olarak bu faktör hiç ama hiç değişmiyor: Stephen Curry. GSW kadrosunda belki de gelmiş geçmiş en büyük skoreri, Kevin Durant’i barındırıyor olabilir. Lakin bu takımın olmazsa olmazı, “o gelmeden şuradan şuraya bir adım atmam vallahi”si, Stephen Curry. Şöyle dehşet verici bir istatistik paylaşayım sizinle: Durant’in takıma katıldığı andan itibaren, sahada Curry’nin olup Durant’in olmadığı 23 maçın tam 22’sini kazanmayı bildi Warriors. Madalyonun öbür yüzü ise çok başka. Sırf bu sezon, Curry’nin çeşitli sebepler ile oynamadığı 13 maçın sadece 5’ini GSW kazanabildi. Curry’nin oynamadığı maçlarda GSW’ın maç başına attığı sayı 6.8 azalıyor. Rakiplerine maç başına 5.5 sayı fark atan bir takım için bir tek oyuncunun ortaya koyduğu 6.8 sayılık fark muazzam. Dolayısıyla Curry’nin sağlıklı olduğu bir durumda (ki serinin ilk maçında sahadaki yerini alacak), serinin ve hatta belki de ligin kaderi hemen hemen belirlenmiş olacak.

Reggie Miller’ın TNT’deki play-off yayınında Golden State Warriors için söylediği bir kaç cümleyi alıntılanacağım izninizle. “Geçen sene normal sezonun sonunda, savunmaları berbat bir haldeydi. Play-off zamanı gelip ışıklar açıldığında, play-off’lara katılan 16 takım içerisinde en iyi savunmaya sahip takıma dönüştüler. Bu takım play-off basketbolunun önemini kavrayan bir takım. Bunun için yaşıyorlar.” Bir yanda ellerinde avuçlarında ne kadar büyük yetenek varsa yeniden yapılanma çerçevesinde elinden çıkaran ama buna rağmen son sıradan play-off’lara katılan bir takım, diğer yanda bütün seneyi sadece 2 ay için yaşayan bir “Megalo İdea”. Bizler sıcak kanlı Akdeniz insanlarıyız, mazlumun gönlü olsun diye onun başarılı olmasını, onun hikayesini dinlemeyi pek severiz. Lakin Golden State Warriors’ın bu düşünceden pek nasiplendiğini düşünmüyorum. Warriors karşısında normal sezondaki tek galibiyetini Curry’nin olmadığı, Green ve Durant’in de birbirlerine trip attıkları maçta alan Clippers’ın, aynı şansa bu sefer sahip olamayacağına inanıyorum. Warriors’ın tek rakibi kendisi. Kendilerine bir zararları dokunmadığı sürece pek sıkıntıları olmayacaktır.

Golden State Warriors 4 – 0 Los Angeles Clippers

  • Diğer Yazıları
Yazar Hakkında
Her Şey NBA’de haftalık köşe yazıları yazan Emre, Hacettepe Üniversitesi İktisat Bölümü mezunu olmasına rağmen, şu anda İzmir’de Hava Trafik Kontrolörü olarak çalışıyor. Evli ve bir kız çocuğu babası (eli kulağında!). 90’ların başında babasının kucağında uyuklayarak izlediği All-Star maçlarından beri NBA kültürünün takipçisi.
  • NBA’in En Üst Noktası: Yedinci Maçlar
    Mahalle Maçı Tadında Play-Off Serisi Steve Kerr’ün “İki saat dilimi değiştirecek kadar seyahat etmemek çok iyi olur”, Klay Thompson’ın da “Bizim buraya yakın kalsak fena olmaz. Los Angeles fena olmaz çünkü çok uzağa gitmemiş oluruz.” diyerek evrene yolladıkları duaları kabul oldu. Batı’nın bir numarası Warriors, play-off eşleşmesinde karşısına yan mahallenin takımı Clippers’ı aldı. Gel gelelim […]
  • Bir Manifesto ve Duruş: NBA ve Dövme!
    Mahalle Maçı Tadında Play-Off Serisi Steve Kerr’ün “İki saat dilimi değiştirecek kadar seyahat etmemek çok iyi olur”, Klay Thompson’ın da “Bizim buraya yakın kalsak fena olmaz. Los Angeles fena olmaz çünkü çok uzağa gitmemiş oluruz.” diyerek evrene yolladıkları duaları kabul oldu. Batı’nın bir numarası Warriors, play-off eşleşmesinde karşısına yan mahallenin takımı Clippers’ı aldı. Gel gelelim […]
  • En Kötü NBA Yorumları 2: Daha Yanlış, Daha Kötü
    Mahalle Maçı Tadında Play-Off Serisi Steve Kerr’ün “İki saat dilimi değiştirecek kadar seyahat etmemek çok iyi olur”, Klay Thompson’ın da “Bizim buraya yakın kalsak fena olmaz. Los Angeles fena olmaz çünkü çok uzağa gitmemiş oluruz.” diyerek evrene yolladıkları duaları kabul oldu. Batı’nın bir numarası Warriors, play-off eşleşmesinde karşısına yan mahallenin takımı Clippers’ı aldı. Gel gelelim […]
  • Veda: Allen Iverson’dan Kobe’ye Mektup!
    Mahalle Maçı Tadında Play-Off Serisi Steve Kerr’ün “İki saat dilimi değiştirecek kadar seyahat etmemek çok iyi olur”, Klay Thompson’ın da “Bizim buraya yakın kalsak fena olmaz. Los Angeles fena olmaz çünkü çok uzağa gitmemiş oluruz.” diyerek evrene yolladıkları duaları kabul oldu. Batı’nın bir numarası Warriors, play-off eşleşmesinde karşısına yan mahallenin takımı Clippers’ı aldı. Gel gelelim […]
Paylaş:

What do you think?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son 10 Yılın En Unutulmaz Playoff İlk Tur Eşleşmeleri

Seri Analizi: Sixers vs Nets