in , , , ,

BEĞENDİMBEĞENDİM SİNİRLİYİMSİNİRLİYİM TERTEMİZTERTEMİZ

Seri Analizi: Warriors vs. Trail Blazers

Warriors – T.Blazers serisinde neler bekleniyor?

Hisseli Harikalar Kumpanyaları Çarpışıyor!

Normal sezonun sonlanması ile birlikte kafalarda beliren sorulardan biri, LeBron James’in olmadığı bir play-off ortamının seyir zevki açısından ne derece tatminkar olacağıydı. Zira LeBron James’in olduğu bir play-off ortamı rekabet demek, drama demek,hikayeler demekti. Gel gelelim bu kadar özel hikayeler, mini kalp krizleri ve çığlık çığlığa geçen son dakikalara bir de LeBron’u çok şükür eklememişiz. Bu da bünye sonuçta! İşte tüm bu ultra-heyecan verici ortamda bütün seriler kendi içinde birer hikaye barındırırken, dramadan kendi payına düşenleri hakkaniyetiyle yerine getiren iki takım, Batı’nın finalinde karşı karşıya geldi: Golden State “Throwback to 2015” Warriors ve Portland “We’re trying, Jennifer!” Trailblazers.

Golden State Warriors play-off’ların ilk turunda bir diğer sayfiye yeri takımı Los Angeles Clippers ile karşılaştı. Çoğu yorumcu ve basketbolsever için bu seri bir süpürge reklamı şeklinde geçecekti mamafih kazın ayağı öyle olmadı. Doc Rivers’ın fedaileri ortaya çılgın bir direnç koyarak tam da NBA takipçilerine “Ulan yoksa?” dedirtecekken GSW beklentilerin altında performanslarının insanları daha da üzmesine mahal vermeden seriyi altı maçta bitirdi.Gel gelelim serinin asıl üzüntüsü beklenenden düşük performanstan ziyade, serinin ikinci maçında geçirdiği sakatlık ile takımını uzun bir süre yalnız bırakacağı açıklanan DeMarcus Cousins kaynaklı oldu. Lükse bakın ki, 5 All Star’dan 4’e düşen GSW için Batı Konferansı Yarı Finalleri’ndeki rakipleri, bütün seneyi üzerinde GSW logosu olan bir dart tahtasına bıçak, balta (roket?) vs. atarak geçiren Houston Rockets oldu. Serinin kazananının NBA Şampiyonu olacağı beklentisinin hakkını verircesine, birbirlerine nispeten denk iki takımın mücadelesi her türden dramayı barındırdı: Hakem hataları, Harden’ın gözünü sözlük manası ile kan bürümesi, yine hakem hatalarıfalan derken serinin 5. maçında GSW bir All-Star’ını daha ve hatta belki de bu play-off’lardaki en önemli oyuncusunu sakatlığa kurban verdi. Kevin Durant’in baldır sakatlığı ile maçı tamamlayamamasına rağmen Warriors maçı kazanmayı bildi. Houston rakibini tam da istediği gibi yakaladığını düşünürken GSW, tüm dünyaya bir şampiyonun hammaddesinin ne olduğunu gösterdi. Orijinal Warrior’ların önderliğinde GSW, Houston’ı deplasmanda, hem de öyle geçen seneki gibi 20 küsür kaçan üçlüğe ihtiyaçda duymadan yenerek, ismini NBA’in en iyi 4 takımının arasına yazdırdı. Malumun ilamı.

Portland için ise bu play-off’lar, geçen sene süpürülmelerinin acısını çıkardıkları bir süreç olarak sürmekte. Burada en büyük pay şüphesiz takımın akıl hocası Jennifer’da. Takımı benzersiz şekilde motive… daha da uzatmayayım, işin şakası bir yana, şu ana kadar Portland için normal sezon sonrası, bir kahramanlıklar silsilesine dönüştü. Batı play-off’ları ilk turunda Oklahoma City Thunder ile karşılaştıkları seri, Westbrook ve Lillard arasında bir horoz dövüşüne evrildi. Yıldız egolarının tavan yaptığı bu seriye ve en azından bu senelik, kim kimi döver tartışmasına noktayı, Paul George’un eleştirdiği bir tercihle, bir hayli uzaktan kaydettiği üçlük isabeti ile Lillard koydu. Daha sonrasında sezonun flaş takımı Nuggets ile hiç bitmeyecekmiş gibi gelen bir güreşe tutuştu Blazers. Seri tam 7 maç sürdü, maçlardan biri tam 4, dört! uzatmaya gitti! Sahada oyuncuların, ekran başında da seyircilerin iflahının kesildiği bir seri sonunda, serinin yedinci maçında, Lillard’ın parlamakta zorlandığı anlarda Hızır gibi yetişen McCollum’un muhteşem bireysel performansıyla Blazers, kapağı Batı Konferansı Finalleri’ne atmayı başardı. Teşekkürler Jennifer! Ve fark ettiysen, senin görüşlerin çoktan unutuldu Paul George. Ne yaparsın!

Golden State Warriors için ilk raund analizini yaptığımda kullandığım cümleyi aynı şekilde kullanmaya devam edeceğim: “Golden State Warriors’un bu seride odaklanması gereken tek nokta, kendi karakterlerini sahaya yansıtmak olacak.” Bu cümlenin hiç olmadığı kadar doğru olduğunu, Houston serisi altıncı maçında sahaya 2015 model Warriors olarak çıkıp, en büyük silahları Durant olmadan en büyük rakiplerini deplasmanda yenebildikleri için, rahatlıkla söyleyebiliriz. Hele ki GSW’nin, serinin en az iki maçında, Blazers’a karşı dört normal sezon maçında 28.8 sayı, 6.3 ribaunt, 6.3 asist, 1.5 top çalma ve 1.5 blok ortalamaları tutturmuş olan Durant’ten mahrum kalacağı düşünüldüğünde, GSW’nin kendi olmaya her şeyden ve herkesten daha çok ihtiyacı olduğunu kabul edebiliriz. Gel gelelim, Durant’in yokluğunu hücum bağlamında kapatmak Curry ve Klay’e düşerken, savunma bağlamında işin hemen hemen bütün yükü, oldukça iyi bir play-off geçiren Draymond Green’e kalacak. GSW’nin ölüm beşinde Durant’in savunma meziyetleri sayesinde rakibin uzunlarını tek başına alabilen Green’in, Durant’in uzun kolları, blok tehdidi ve ribaunt yeteneği olmadan göstereceği çaba, serinin belirleyici yönlerinden biri olacaktır. Green’in normal sezonda rakibin iki uzunu Kanter ve Collins’e 61 pozisyonda kullandıkları 14 şutta sadece 4 sayı izni verdiğini belirteyim. Tüm bunlara ek olarak, birazdan Blazers’tan bahsederken de değineceğim gibi, GSW rakibinin kimyasının tam tersi oyun stilini rakibine kabul ettirmeye çalışacak. Blazers normal sezonda maç içerisinde topa en çok hakim olan takım (maç başına 23.3 dakika). En az koşan takımlardan biri (tüm takımlar içerisinde 24üncü, play-off takımları arasında sondan ikinci) ve play-off’larda en az yüzde ile asist yapan takım (tüm sayıların %46’sı). GSW ise normal sezonda ilk 6 saniyede en çok şut kullanan 6ncı, hızlı hücum sayılarında 3üncü (maç başına 19.1 sayı) ve topa sahip olmada sondan ikinci takım hüviyetinde. Kendini hücumla tanımlayan bir takım olarak GSW, rakibinin tam tersi olan oyun karakterini hücum düzeninde onlara kabul ettirmek için elinden geleni yapacaktır.

Portland için ise yapacak tek şey, tüm takımın aynı anda en iyi basketbolunu ortaya koyacağını ümit edip, GSW’nin bir miktar tökezlemesini beklemek olacak. Yani Lillard ve McCollum kariyer maçları çıkartırken eşlenikleri Curry ve Klay kötü performanslargöstermeli, Kanter ve Collins pota altında Green’e bir şekilde üstünlük kurmalı, Harkless-Aminu-Hood-Turner yaylı çalgılar dörtlüsü ekstra katkılar vermeli ve Curry ailesinin adı en az zikredilen üyesi, “Stephen Curry ve Dadaşlar”ın arkada bass çalan elemanı Seth Curry’nin de en kötü ihtimalle bir-iki maçlık patlamalar yapması gerekiyor. Dokuz gezegenin aynı hizaya gelmesi gibi bir şey. Evet, Plüton benim için hala gezegen! Bu seçenekler arasında Green ve Kanter/Collins’i hali hazırda inceledik. Lillard ve McCollum için ise işler bir miktar daha karamsar. Play-off’larda takdire şayan bir performans gösteren Blazers guard ikilisi, sahada olduklarında maç başına +29 sayılık bir katkı sunuyorlar. Gel gelelim aynı ikili, bu sene normal sezonda GSW’ye karşı dört normal sezon maçında -24’lük bir performans gösterdiler. GSW’ye diş geçirmekte zorlanan bu ikilinin performansının, hazır McCollum da alev almışken, normalden bir kaç seviye daha üstlerde olması bir zaruret. Play-off’larda maç başına 54 sayı, 10.6 ribaund ve 9.4 asist üreten bir guard ikiliniz varsa, aslına bakarsanız takımın geri kalanından çok fazla bir katkı beklemeseniz de oluyor. Lakin omzu sakat bir Kanter ve diz sakatlığı sebebi ile durumu hala belirsiz olan Hood’un durumu, hele ki normal sezonda mayanın GSW’a karşı tam tutmaması da eklendiğinde, bu kayda değer istatistiklerin bile kadük kalması için bir sebep yaratabilir.

İki takımın perspektifinden seri sürecinde yapılması gerekenler bunlarken, iş bu serinin gidişatını belirleyebilecek nüansları elinde tutan bir kişi var. Batı Konferansı Finalleri için “X faktör” adayım, içinde GSW’nin bulunduğu her karşılaşmada da söylediğimgibi, Stephen Curry. Zira Golden State Warriors, play-off’ların en mükemmel oyununu ortaya koyan Kevin Durant olmadığında, kendileri ile şampiyonluk arasındaki en büyük engel olan Rockets’ı geçebiliyorsa bunun yegane sebebi, “buraların ağası”nın Curry olmasındandır. Şöyle dehşet verici bir istatistik vereyim size. Curry-Klay-KD-Green dörtlüsünden herhangi biri sahada olup, diğer üçü bench’teykenki istatistikler hesaplanmış. Tek başına sahada olan kişi KD iken takıma olan katkısı net -0.5 sayı. Green’de bu -2. Klay’de bu rakam +4.3 sayı iken Curry için bu değer muazzam bir seviyeye ulaşıyor: +14.3! Bu rakam bir nevi şu demek: GSW es kaza ölse, cenazesine gelecek olan kişi Curry’dir. Curry, takımdaki diğer tüm oyuncuların aksine , diğerleri yokken takımı tek başına en çok sırtlayabilecek olan oyuncu. Durant ve DeMarcus Cousins’tan yoksun olacak bir GSW için bu, sığınacakları güvenli bir liman demek. Korkunun minimize edilip, başarıya ve takım oyununa daha çok odaklanılması demek. Gelmiş geçmiş belki de en büyük hücum silahını kaybetseniz dahi, kafanızın rahat olması demek.

Durant’in yokluğunda Curry’nin Houston Rockets’a karşı sergilediği performans:

En başta da belirttiğim gibi, bu sene play-off’ları bu iki takıma da drama babında haddinden fazla pay verdi. Hikayeler bu kadar güzel giderken, bir hikayenin eninde sonunda nihayete erecek olması da, bu kara düzenin bir günahı olsun mamafih seçme hakkımızyok. Portland Trail Blazers geçen seneki hüzünlü hikayelerini, kahramanlık destanları ve epik sonlarla onararak Batı finallerine geldi. Onlardan hep esirgenen saygıyı da nihayetinde kazandılar. Jennifer’dan bile! Gel gelelim karşılarındaki nice güzel sonun katili bir takım var. Kabul edelim, Golden State Warriors’ı yenmek hep daha uzak olan ihtimal. O ihtimale en yakın olan takımı, çok önemli iki oyuncularından mahrum şekilde 4-2’lik skor ile geçtiler. Karşılarına da ana uzunları sezonu kapatmış, yedek uzununun omzu sakat, iki ateşli gencin bireysel çabasıyla bu noktaya gelmiş bir takım çıktı. Beyaz atlı prensin ejderhayı yendiği masalları hep duyarız çünkü o iş kırk yılda bir olur da efsaneleşir, bize kadar da öyle gelir. Beyaz atına binmiş Blazers için de, altın kaplı savaşçı Ejderha’yı yenmek buna benzer ihtimaller dahilinde. Tüm gezegenlerin hizaya geldiği gün Blazers bir maç alacaktır. İki maç biraz uzak ama muhtemel. Gel gelelim dört sayısına ulaşmaya muktedir takım Warriors olacaktır.

Golden State Warriors 4 – 1 Portland Trailblazers

  • Diğer Yazıları
Yazar Hakkında
Her Şey NBA’de haftalık köşe yazıları yazan Emre, Hacettepe Üniversitesi İktisat Bölümü mezunu olmasına rağmen, şu anda İzmir’de Hava Trafik Kontrolörü olarak çalışıyor. Evli ve bir kız çocuğu babası (eli kulağında!). 90’ların başında babasının kucağında uyuklayarak izlediği All-Star maçlarından beri NBA kültürünün takipçisi.
  • Ağzı Bozuklar: NBA’in Trash Talk İkonları
    Hisseli Harikalar Kumpanyaları Çarpışıyor! Normal sezonun sonlanması ile birlikte kafalarda beliren sorulardan biri, LeBron James’in olmadığı bir play-off ortamının seyir zevki açısından ne derece tatminkar olacağıydı. Zira LeBron James’in olduğu bir play-off ortamı rekabet demek, drama demek,hikayeler demekti. Gel gelelim bu kadar özel hikayeler, mini kalp krizleri ve çığlık çığlığa geçen son dakikalara bir de […]
  • NBA’in En Büyük Düşmanlık Öyküleri!
    Hisseli Harikalar Kumpanyaları Çarpışıyor! Normal sezonun sonlanması ile birlikte kafalarda beliren sorulardan biri, LeBron James’in olmadığı bir play-off ortamının seyir zevki açısından ne derece tatminkar olacağıydı. Zira LeBron James’in olduğu bir play-off ortamı rekabet demek, drama demek,hikayeler demekti. Gel gelelim bu kadar özel hikayeler, mini kalp krizleri ve çığlık çığlığa geçen son dakikalara bir de […]
  • Michael Jordan Belgeseli: The Last Dance 9. Ve 10. Bölüm
    Hisseli Harikalar Kumpanyaları Çarpışıyor! Normal sezonun sonlanması ile birlikte kafalarda beliren sorulardan biri, LeBron James’in olmadığı bir play-off ortamının seyir zevki açısından ne derece tatminkar olacağıydı. Zira LeBron James’in olduğu bir play-off ortamı rekabet demek, drama demek,hikayeler demekti. Gel gelelim bu kadar özel hikayeler, mini kalp krizleri ve çığlık çığlığa geçen son dakikalara bir de […]
  • Michael Jordan Belgeseli: The Last Dance 7. Ve 8. Bölüm
    Hisseli Harikalar Kumpanyaları Çarpışıyor! Normal sezonun sonlanması ile birlikte kafalarda beliren sorulardan biri, LeBron James’in olmadığı bir play-off ortamının seyir zevki açısından ne derece tatminkar olacağıydı. Zira LeBron James’in olduğu bir play-off ortamı rekabet demek, drama demek,hikayeler demekti. Gel gelelim bu kadar özel hikayeler, mini kalp krizleri ve çığlık çığlığa geçen son dakikalara bir de […]
Paylaş:

What do you think?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Lillard’dan Warriors Serisi Hakkında Açıklamalar!

Terry Rozier’den Beklenmedik Darbe!