nba
in ,

BEĞENDİM

Sorular Sizden, Cevaplar Bizden!

Okurlarımızdan gelen soruları yazarlarımız cevapladı.

Yazarlarımız Sorularınızı Cevaplıyor!

Sizlerin merak ettiği soruları toplayıp yazarlarımıza sunduğumuz bu yazının ilk bölümü ciddi ilgi toplamıştı. Bu nedenle bu bilgi alış verişine devam ediyoruz! İşte sizlerden topladığımız sorular ve yazarlarımızın verdiği cevaplar:

@nbahakkinda: NBA takımlarında defansif ve ofansif rating’lere bakıldığında her ikisinde de ilk 5’te olan tek takım Toronto. Bu NBA takımlarındaki istikrarsızlıktan mı kaynaklı yoksa Toronto mu işini iyi yapıyor?

Emre Ersun Uysal:  Aslında iki sebep de geçerli. Toronto işini, geçen senelere göre çok daha iyi yapıyor. Bir kere DeRozan kendini bir yazda oldukça geliştirdi. Hem üçlük konusunda kendisine daha çok güveniyor, hem de ikili sıkıştırmalarda artık daha iyi bir pasör. Lowry daha az top kullanıyor, dolayısıyla top dağılımı daha adaletli, bu da takımların Toronto’da kimi savunacağını kestirmesini zorlaştırıyor. Bench katkısı NBA’de en iyilerden, maç başına +2,7 ile lig ikincisi. Çaylak Annuoby’nin ilk 5’e olan savunma yönlü katkısı da bu sezonun dikkat çeken istatistiği. Maç başına -1,6 olan ilk 5 verimliliği, +2,8’e çıkmış durumda. Dolayısıyla evet, Toronto bu işi bu sezon oldukça iyi yapıyor.

Ve evet, NBA takımlarında iki yönlü istikrarsızlık özellikle normal sezonda kendini bolca gösteriyor. En basit ve ilk akıma gelen örnek Boston olsa gerek. Ofansif rating’lerde 17. olan takım, defansif rating’lerde ise ilk sırada. Bunun sonucu olarak genel rating’lerde 4üncü sırada. Timberwolves ofansifte 3, defansifte 24, genelde 5inci sırada. San Antonio ofansifte 18, defansifte 2, genelde 7inci sırada. Kıssadan hisse, NBA takımları neyi iyi yapıyorlarsa o alanda uzmanlaşıyorlar, Mike D’Antoni’nin “Yediğinden daha fazla at” mantalitesi, savunma takımlarında “Attığından daha az ye” olarak tezahür ediyor. Dolayısıyla, yıllar geçip basketbol daha modern bir yüze büründükçe, oyunun iki kanadını iki farklı şekilde oynayan takımlar çoğalıyor. Normal sezonda iki tarafı da oldukça iyi oynayan bir Toronto örneği var. Geçen sezon play-off’larında bunun örneği GSW idi. Sezonun geri kalanında nasıl istatistikler ile karşılaşacağız, bunu zaman gösterecek.

Burak Bayar: Ben çok merak edilen bir soruyu sorayım. Westbrook ligin en bencil oyuncusu olmakla suçlanıyor hatta istatistik kasmak için oynuyor deniliyor. Ee bu adam nasıl ligin asist lideri oluyor?

Uğur Kalyoncu: Öncelikle Russell Westbrook’un hücum istatistiklerini yazalım:
25.4 sayı, 10.3 asist, 4.6 top kaybı. Maç başına 21.6 şut, 6.9 serbest atış kullanırken %44.4 isabet sağlıyor. Rusell Westbrook sahadayken OKC takımının yaptığı hücumların %35’i Westbrook tarafından şekilleniyor. Öncelikle bir oyuncunun asist yapması onun bencil olmadığını göstermez. Bir takım, hücumda sadece 1 pas yaptığında hanesine asist yazdırabilirken, 10 pas yaptığında ise asist yazdıramayabilir.

OKC takımı maç başına 88 şut kullanırken, Russell Westbrook tek başına neredeyse 22 şut kullanıyor. Bu 4 hücumda 1 şut demek.

OKC, 250 pas ile ligin en az pas yapan takımı. Westbrook’a maç başına 77 pas atılırken, Westbrook sadece 61 pas atıyor. Bu istatistik yapılan her iki pastan birinde Westbrook isminin olduğunu gösteriyor.

@mastar_all2: Miami Heat başarısına rağmen neden konuşulan bir takım değil?

Murat Şişkolu: 2016-2017 sezonunda, All Star haftasından önce 12-30’luk bir performans sergileyen Heat, All Star’dan sonra mükemmel bir çıkış sağlayıp 29-11’lik bir seri yakalasa bile Bulls’u geçemedi ve play-off’lara kalamadı. All Star’dan önceki performansından dolayı ligin son sıralarında yer alan Heat, ‘tanking’ taktiği uygulayabilip 2018 Draft’inde üst sıralardan bir oyuncu alabilecekken bunu tercih etmeyip play-offları zorladı ve belki de bir yıldız adayından yoksun kaldı. Sorunun cevabı da aslında burada beliriyor, NBA’de konuşulan takımlara baktığımız zaman hemen hemen hepsinde ya yıldız oyuncu ya da yıldız oyuncu potansiyelinde basketbolcular bulunuyor. Miami Heat, bu sezonun salary cap -oyunculara verilen para- bakımından ligin 4. Takımı. Listenin başında GSW-Cavs-OKC bulunuyor ve bu takımlarda en az 2 yıldız oyuncu barınıyor ve bildiğiniz üzere çoğu haberler bu takımlar üzerinden dönüyor. Heat’e baktığımız zaman, yaşadıkları Chris Bosh faciasından ötürü iki sezon daha ona 25.5 milyon dolar vermek zorunda (Chris Bosh’ta kan pıhtılaşması sorunu olmasına rağmen, sözleşmesi gereği emekliye ayrılmış olsa bile parasını alıyor).

heat

Yukarıda göstermek istediğim listede, Heat’in konuşulan bir takım haline gelmesi için play-off seviyesinde olması yeterli olmuyor. Medya açısından Lakers-Knicks gibi kuvvetli olamayacağı üzere, ya Wade gibi Heat ile özdeşlemiş bir oyuncuya sahip olacak ya da BIG3 tarzında yıldız oyuncuları takımına çekecek başka türlü NBA gibi ‘show’ potansiyeli yüksek, medyanın ve oyuncu popülerliğinin yukarıda olduğu bir yıldız oyuncu almaları gerek eğer konuşulan bir takım haline gelmek istiyorlarsa. Bunun için de yapmaları gereken şeyin, maaş yükünü çeken ve ileriye dönük pek de iyi bir performans gösteremeyeceğini düşündükleri 1-2 oyuncuyu takas yoluyla takımdan göndermek olsa gerek.

Umarım sorunuzun cevabını almış olursunuz, bir sonraki soru-cevapta görüşmek dileğiyle 😊

@hamzaaltn24: Salary Cap’te Buy-Out etkisi nedir?

Baran Sönmez: Bir oyuncu takas dışında takımdan 2 şekilde ayrılır: takımın onları “waive” etmesi ve iki taraflı kontrat “buyout”. Eğer takım bir oyuncuyu waive ederse, oyuncunun kontratında kalan bütün garanti parayı ödemeleri gerekmektedir. Buyout ise biraz daha farklı. Buyout olduğunda takım ve oyuncuyla anlaşarak yollarını ayırırlar. İki taraflı bir istek olduğundan ötürü, oyuncu kontratının kalan kısmında indirim yapmaya sıcak bakar. Kontratının kalan kısmında yapılan indirim oyuncunun başka takımlar ile görüşmesine sebebiyet verir. Buyout sürecinden oyuncunun yaptığı indirim, takımların salary cap’lerini de direk etkiler ve takımlara ekstra bütçe yaratır.

Buyout ve waive edilen oyuncular 48 saat boyunca waiver işleminden geçerler. Bu süreçte bu oyuncuları takımlar kadrolarına katabilirler ancak bu çok nadir olan bir olay çünkü oyuncuyu waiver sürecinde alan takım, oyuncunun şu an aktif olan kontratındaki parayı ödemek ile yükümlüdür. Oyuncu waiverdan geçtikten sonra, her hangi bir takım oyuncuya her hangi bir kontrat önerebilir.

Ünal Aladağ: Boston’da son maçlarda ortaya çıkan sayı bulma sorununun temelinde nasıl bir problem var? Bu maçlarda en çok sayı atan adam Kyrie olduğu için asist konusunda bencil mi davranıyor yoksa takımdaki diğer oyuncular sorumluluk almaktan mı korkuyor?

Aykut Aksu: Öncelikle belirteyim Boston Celtics‘in skor bulma sorunu son maçlarda ortaya çıkmış bir durum değil. Sezonun başından beri az sayı atan bir takım. Doğu lideri olarak Doğu’nun en az sayı atan 2. Takımı (ilki Heat) olduğunu söyleyelim. Ancak salt rakamlara bakmak yanlış. Hücum verimliliği olarak o kadar kötü durumda değiller. Boston Celtics’in bu sezon oyun anlayışı tempoyu düşürüp, rakiplerine az sayı şansı vermek ve hücumda yetenekli ellerine güvenmek. Bazı takımlar yediğinden fazlasını atmaya çalışırken (Rockets) bazıları ise attığından daha azını yiyerek kazanma yoluna gidiyor (Spurs, Celtics). Önemli olan bu dengeyi kurabilmek. Boston şuanda Spurs ile birlikte 100 sayının altında yiyen tek takım. NBA de her zaman geçerli olan kural savunma maç ve şampiyonluk kazandırır. Golden State in çok sayı yediğini düşünenler pozisyon başına yedikleri sayı sıralamada ne durumda olduğuna bakabilirler.

Yani takımların sadece ürettikleri sayıya bakarak yargıya varmak yanlış. Bu sayıyı kaç hücumda attığı ve karşılığında ne kadar sayı yediği önemli.

Irving ve diğer oyuncuların sorumluluk alma meselesine gelecek olursak; Irving için bencil demek hem Boston’ın oynadığı oyuna hemde oyuncuya haksızlık olur. Şuan 25 sayı 5 asist ortalaması ile oynuyor ve kariyerinin en yüksek asist rakamı 6.1 olan bir oyuncu. Yani hiçbir zaman önceliği pas olan bir oyuncu olmadı. Ancak Boston sisteminde onun rolü çok daha değerli durumda. Ligin bana göre en değerli koçlarından biri olan Stevens’ın tam olarak istediği şeyi yapıyor. Takım tıkandığında skor üretiyor. Özellikle maç kazandıran işler yaptığını yakından takip eden izleyicilerimiz farketmistir. Takım olarak Boston’da roller çok iyi çizilmiş durumda. Asist rakamı olarak Horford’ın maç başı 5.2 asist yapması da bunun kanıtı.

Ancak bench konusunda Boston’un eksikleri olduğunu söylemek zorundayım. Kenardan gelecek bir şutöre ihtiyaçları var ve son gün bi hamle yapmamaları playoffta başlarını çok ağrıtacak diye düşünüyorum.

Mücahit Dikiz: Andre Roberson’ın sakatlığı sonrası OKC bu sakatliktan nasil etkilenir?

Renç Korzay: Aslında bu konu ile ilgili ayrı bir yazı yazmayı düşünüyordum o yüzden tam isabet olmuş. Andre Roberson‘ın eksikliği Thunder için ölüm kalım meselesi olacak kadar ciddi. İstatistiklere baktığımız zaman yeterince çarpıcı bir tablo karşımızda. Roberson’ın Westbrook, PG13, Melo ve Adams ile sahada olduğu zamanlarda Thunder’ın savunma verimliliği 96.6. Bu rakam ligin tepesinde bulunuyor. Roberson’ın olmadığı zamanlarda ise 114.5. Bu ise ligin en dibi. Roberson’ı çoğu kişi serbest atamadığı için eleştirir fakat Thunder’ın hücumda pasif olup savunmada her şeyini sahaya koyan bir isme çok ihtiyacı vardı. Özellikle bu Thunder’ın. Onun eksikliğini çok hissedecekler ve ben takas döneminde bir hamle bekledim. Bir ara Avery Bradley ile anıldılar, öyle bir gelişme olsa muazzam olurdu. Fakat Roberson’ın eksikliği kesinlikle büyük bir sıkıntı.

Erdoğan Fidan: Portland ile alakalı sorunlar sizce neler? Bir Portland taraftarı olarak sorunun Meyers Leonard ve Evan Turner’dan kaynaklandığını düşünüyorum. Benchte maça ortak olacak istikrarlı bir oyuncu yok. Bu iki oyuncuyu takaslayarak düzgün bench oyunları ve 5e görev adamı takviyesiyle Portland batıda kafaya oynar diyorum. Sizin düşüncelerinizi merak ediyorum. #RipCity

Aykut Aksu: Sorunun cevabına geçmeden önce benimde Portland taraftarı olduğumu hatırlatayım. Öncelikle bütün sorunu Leonard ve Turner‘a yıkmak yanlış. Sonuçta bu adamlar aldıkları sürenin haklarını vermeseler bile takım olarak biz bu oyuncuların performansına kalmışsak zaten yanlış bir yapılanma içine girmişiz demektir. Bu oyuncularla alakalı sorun fazla para almaları ve onları elden çıkaramadığımız için hamle şansı yapamamamız. Portland ligin en çok maaş ödeyen 6 . takımı durumunda. Üstelik takımın 3.yapı taşı konumunda olan Nurkic çaylak kontratına sahip.

Turner ve Leonard’ın bu seneyi de kattığımızda 3 senede toplam 85 milyon doları bulan kontratları var. Bu adamları takaslamak için elimizdeki değerli parçaları vermek zorundayız. Nurkic ve Cj McCollum dan vazgeçmek uğruna bu adamları takımdan göndermeyi göze almalı mıyız asıl soru budur.

Kafaya oynama durumuna gelirsek. Turner ve Leonard’ı elimizdeki yıldızları vermeden takaslamak mümkün olmadığı için kafaya oynayacak hamleyi yapamıyoruz. Açıkçası bu sene Nurkic, Layman ve Pat Connaughton‘un çıkış yakalayacağını ve Evan Turner’ın benchi toparlayacağını düşünüyordum ancak şuana kadar sadece Pat tatmin etti. Ben mevcut şartlar altında batıdaki durumumuzun gayet iyi bir seviyede olduğunu düşünüyorum. Ama geliştirme hamlesi yapmamız çok zor.

Umarız bu bölümü de severek takip etmişsinizdir. Önümüzdeki soru-cevap gününde görüşmek üzere!

 

Paylaş:

What do you think?

0 points
Upvote Downvote

Total votes: 0

Upvotes: 0

Upvotes percentage: 0.000000%

Downvotes: 0

Downvotes percentage: 0.000000%

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

nba

Haftanın En İyi 10 Yorumu!

lebron james

Shaqtin’ A Fool: 14. Bölüm