Tim Duncan'ın Öyküsü - Görsel: Her Şey NBA
in

BEĞENDİMBEĞENDİM HAHAHAHA SİNİRLİYİMSİNİRLİYİM TERTEMİZTERTEMİZ YOK ARTIK!YOK ARTIK! YORUMSUZYORUMSUZ

Spurs Efsanesini Yaratan Oyuncu: Tim Duncan

En İyi Dört Numara Tim Duncan!

Virjin Adaları’ndan NBA’e Uzanan Yolculuk: Tim Duncan

Kimilerine göre NBA tarihinin en mütevazı süper yıldızı, kimilerine göre robot adam, kimilerine göre tam bir ”winner”, kimilerine göre gelmiş geçmiş en iyi 4 numara. Bütün basketbolseverlere ”Tim Duncan kimdir?” sorusunu sorduğumuzda çoğunlukla bu cevapları almamız mümkün olacaktır. Dile kolay, tek bir takımla beraber oynadığı 19 sezonda sayısız başarılara imza atmış bir yıldızdan bahsediyoruz. Bu yazımızda Tim Duncan‘ın, 1967 yılından bu yana faaliyet gösteren ve kendisinden önce hiçbir başarısı olmayan Spurs organizasyonunda nasıl efsaneleştiğini anlatacağız.

Tim Duncan, 25 Nisan 1976’da Saint Croix, Virjin Adaları’nda dünyaya geldi. Ablası Tricia çok iyi bir yüzücüydü. Tim, ablasını örnek alarak yüzme sporuyla ilgilendi. Ablası Tricia, 1988 Olimpiyatları’nda Virjin Adaları’nı hem 100 metre, hem de 200 metre sırtüstü stillerinde temsil etti. Tim, yüzmede çok başarılıydı. O yıllar hedefi 1992 Barcelona Olimpiyatları’nda Amerika Birleşik Devletleri adına yüzmekti. Bu hayallerini yıkan olay 1989 yılında yaşanan Hugo Kasırgası oldu. Ülkenin tek yüzme havuzunu yok eden olay sonucu Tim, diğer yüzücülerin yaptığı gibi Karayip Denizi’nde antrenman yapmak istemiyordu. Bunun nedeni köpekbalıklarından korkmasıydı. Bunun yanında Tim, hayatını yerle bir edecek başka bir olayla daha yüzleşmek zorunda kaldı. 14’üncü yaş gününde annesini kanserden kaybetti.

Ablasının eşi Ricky Lowery, 14 yaşına kadar eline hiç basketbol topu almamış Tim Duncan’ın fiziğinden çok etkilendi. Lowery, Tim’in boyunun çok uzayacağını düşünerek basketbolda bir geleceği olacağını düşündü. Annesi ona, ”İyiysen daha iyi, daha iyiysen en iyi olana kadar sakın bırakma” düşüncesini aşılamıştı. Tim, annesi ölmeden önce ona verdiği üniversiteyi bitirme sözünü tutmaya kararlıydı. Basketbola 14 yaşında, Saint Dunston Lisesi’nde oynamakla başladı. Lise takımı maçlarını açık havada oynuyordu ve rekabet seviyesi çok düşüktü. 1992 yılında fırsat Tim Duncan’ın ayaklarına kadar geldi. NCAA kariyerlerini yeni bitirmiş, NBA adayı oyunculardan kurulu bir takım Virjin Adaları’na özel bir turnuva için geldi. Tim, bu fırsatı kaçırmayarak turnuvaya katıldı. Kendisinden yaşça büyük Alonzo Mourning karşısında müthiş bir performans gösteren Tim, eski Wake Forest oyuncusu Chris King‘in gözüne girmeyi başardı. King, eski koçu Dave Odom‘u arayarak ”Koç, burada bir çocuk var. Bu çocuk resmen Alonzo Mourning’e kafa tutuyor. Bunu mutlaka takibe almalısın.” dedi. Koç Odom ilk fırsatta Virjin Adaları’na gelip Tim Duncan’ı izledi. Onu beğendi ve iyi bir geleceğinin olabileceğini düşünerek Tim ile bir görüşme ayarladı.

Wake Forest ile anlaşmayı yapan Tim Duncan, 21 numaralı formayı giymeyi tercih etti. Tim Duncan’ın NCAA kariyeri iyi başlamadı. İlk maçı Alaska Üniversitesi’nde deplasmanda oynayan Tim Duncan maçı 0 sayıyla tamamladı. Bunun sebebi, NCAA’in kendi ülkesindeki oynadığı basketbola nazaran daha çok atletizm ve tempoya dayalı olmasıydı. Wake Forest’taki ilk senesi sadece bu tempoya ayak uydurmayla geçti. NCAA’deki ikinci sezonunda sonra isteseydi NBA draftına girebilirdi. Fakat, annesine vermiş olduğu sözü tutmak istiyordu. Son sezonunda 20.8 sayı, 14.7 ribaund, 3.2 asist ortalamalarını tutturdu. Annesine vermiş olduğu sözü tutarak 21 yaşında üniversiteyi dereceyle tamamladı.

Tim Duncan, 1997 NBA Draftı’nda San Antonio Spurs tarafından 1. sırada seçildi. İlk sezonunu 21.1 sayı, 11.9 ribaund, 2.7 asist ve 2.5 blok ortalamalarıyla ”Yılın Çaylağı” olarak tamamladı. Çaylak sezonunda NBA’in en iyi beşine seçilme başarısı gösteren nadir oyunculardan biri oldu. 1998-1999 sezonuna başlamadan önce lockout NBA oyuncularına darbe vurdu. Uzun süren bekleyiş sonunda oyuncularla NBA yönetimi anlaştılar ve sezon tekrardan başladı. Michael Jordan‘ın basketbolu bırakmasıyla birlikte şampiyonluk fırsatı diğer takımların yüzüne güldü. Bu fırsata sahip olan takımlardan biri de 22 yaşındaki Tim Duncan ve emektar David Robinson‘un olduğu Spurs takımıydı. Bu ikili pota altını domine ederek ”İkiz Kuleler” lakabını aldı. Normal sezonu 37-13 dereceyle birinci olarak bitiren Spurs, NBA şampiyonluğu için en iddialı takım konumuna gelmişti. Finale çıkan ve 8. sıradan gelen New York Knicks ile karşılaşan Spurs, zorlanmayarak seriyi 4-1 kazandı ve kulüp tarihinin ilk NBA şampiyonluğunu elde etti. Tim Duncan 27.4 sayı, 14 ribaund, 2.4 asistle oynayarak ”Finallerin En Değerli Oyuncusu” seçilmeyi başardı. 22 yaşında bu ödülü kazanan Duncan, 21 yaşında kazanan Magic Johnson‘dan sonra bu ödülü kazanan en genç isim oldu.

1999-2000 sezonunda başarısız sonuçlarla hayal kırıklığı yaşayan Spurs takımı gelecekten endişe duyuyordu. David Robinson ve Avery Johnson 35, Mario Elie ise 37 yaşına gelmişti. 2000 yazında çaylak kontratı biten Tim Duncan’a çok ciddi bir şekilde talip olan bir takım bulunuyordu. O takım Orlando Magic’ti. Grant Hill-Tracy Mcgrady-Tim Duncan üçlüsünü kurma hayalleri vardı. Orlando, San Antonio’ya nazaran daha büyük bir pazar olma niteliğini taşıyan bir şehirdi. Bunun yanına Virjin Adalarına daha yakın bir konuma sahipti. Magic, bu faktörlerin avantaj olduğunu düşünerek özel bir jetle Tim Duncan’ı Orlando’ya getirdi. Bu transferin gerçekleşmesi için Orlando bütün kozlarını kullandı. Orlando’da yaşayan ünlü golfçü Tiger Woods bile onun nerde ev seçebileceğini onunla konuştu. Tim bu teklif ve ilgiden çok etkilendi. Magic onu kadrosuna katmak için gerekli yeri açmak uğruna Ben Wallace, Corey Maggette gibi isimleri takımdan gönderdi. O sırada Hawaii’de tatil yapan David Robinson, Tim’in özel jetle Orlando’ya gittiğini duyunca tatilini iptal edip onu takımda kalmaya ikna etmek için Orlando’ya gitti.

Hayatta dostluk ve fedakarlığa çok önem veren Tim Duncan’ı bu hareket çok etkilemişti. Bunun yanında Duncan’a ısrarcı olmayarak ”Nerede rahat olacaksan orada ol, o kararı ver.” dedi. Bunun sonunda Orlando’ya size birkaç gün içerisinde dönüş yapacağım dedi. Bu sözünden sonra Gregg Popovic ile görüşmeye gitti. Pop’a ”Biliyor musun San Antonio’nun hiç plajı yok” dedi. O sırada Pop, Duncan’ın Orlando’ya gideceğini düşündü. Bütün bu olanlara rağmen Orlando’nun teklifini kibarca reddedip San Antonio ile 3 yıllığına 32.6 milyon dolar karşılığında anlaşma sağladı. 2002’de 25.5 sayı, 12.7 ribaund, 3.7 asist ortalamalarını tutturan Duncan, normal sezonun MVP’si seçilmeyi başardı. Kariyerindeki ilk MVP ödülünü şampiyonlukla taçlandırmak isteyen Duncan, Lakers engeline takıldı ve takımı Batı Konferansı yarı finalinde havlu atmak zorunda kaldı.

2002-2003 sezonunda San Antonio Spurs daha öncesinde 1999 NBA Draft’ında seçtiği Manu Ginobili‘yi kadrosuna kattığını açıkladı. Gelecekte Duncan-Parker-Ginobili süper üçlüsü olarak tarihe geçecek olan üçlü tamamlanmış oldu. Sezon başında, artık 37 yaşına gelmiş olan David Robinson son sezonu olacağını açıkladı. Tim Duncan, bu açıklamadan sonra Robinson’a son sezonunda şampiyonluk kazandırarak onu emekli edeceğinin sözünü verdi. Sezona fırtına gibi başlayan bir San Antonio Spurs vardı. Bütün parçaları gençleşmiş bu ekip sezonu 60-22 dereceyle tamamladı. 23.3 sayı, 12.9 ribaund, 3.9 asist ve 2.9 blok ortalamalarıyla oynayan Duncan üst üste ikinci kez normal sezonun MVP’si ödülünü kazandı. Bill Russell, Wilt Chamberlain, Kareem Abdul-Jabbar, Moses Malone, Larry Bird, Magic Johnson ve Michael Jordan‘dan sonra üst üste MVP ödülünü kazanmayı başaran 8. oyuncu oldu.

Playofflar’da iyi bir performans sergileyen Spurs, finale çıkmayı başardı. Finaldeki rakip Jason Kidd’in liderliğindeki New Jersey Nets takımıydı. 6. maça taşınan seride şampiyonu belirleyen maçta Duncan 21 sayı, 20 ribaund, 10 asist ve 8 blokla oynayarak NBA Finali tarihinde başarması güç bir istatistiğe imza attı. Maçı 88-77 kazanan Spurs şampiyonluğa uzanmayı başardı. Maçtan sonra, San Antonio Spurs’ün koçları Tim Duncan’ın iki tane bloğunun verilmediğini ortaya çıkardı. Esasında 10 bloğa ulaşmış ve NBA tarihinde ilk kez finallerde quadruple double yapmayı başarmıştı. Tim Duncan bu istatistiği aldırmadı. Onun için önemli olan tek gerçek şampiyon olmalarıydı. Böylece Duncan, David Robinson’a verdiği sözü tutmuş oldu.

2004-2005 sezonunda Spurs 59 galibiyet 23 mağlubiyetle Phoenix Suns’ın gerisinde ikinci olarak tamamladı. Tekrardan finale çıkan Spurs’e rakip son şampiyon Detroit Pistons’tı. 7. maça giden serinin sonunda fişi çeken isim 25 sayı, 11 ribaundluk performansıyla Duncan oldu. Seriyi 20.6 sayı, 14.1 ribaund, 2.1 blokla tamamlayan ”Big Fundemental” üçüncü kez finallerin MVP’si olmayı başardı. 2007 yılında tekrar finale uzanmayı başaran Spurs, genç LeBron’lu Cavs’i 4-0 geçerek NBA şampiyonu oldu. Geçen şampiyonluklardan farklı olarak bu kez finallerin MVP’si 24.5 sayı, 5 ribaund, 3.3 asistle Tony Parker oldu.

2013 yılına geldiğimizde Tim Duncan’ın eşi Amy Duncan kendisinden boşanmak istedi. Eşinden basına çok çirkin itiraflar geliyordu. Eşi Amy, yaptığı açıklamada Tim Duncan’ın eşcinsel olduğunu, Wake Forest Üniversitesi’ndeki en iyi arkadaşı ile birlikte üniversiteyi bitirdikten sonra 4 yıl beraber yaşadığını, hatta Amy ile evlendikten sonra da 2 yıl onların evinde kaldığını ve sonunda da Tim Duncan’ın bu erkek arkadaşına bir ev satın aldığını açıkladı. Eşi ile ilgili yapmış olduğu bu açıklamalardan sonra Tim Duncan hiçbir yorumda bulunmadı. Tim Duncan, boşanma davası açıp eşinden ayrıldı. Tim Duncan’ın bu zorlu boşanma süreci ona, kariyerindeki kaybettiği tek NBA Finali’ni getirdi.

2013-2014 sezonuna girerken Tim Duncan 37 yaşına gelmişti. Normal sezonu 15.1 sayı, 9.7 ribaund ile tamamladı. Spurs, 62-20 dereceyle normal sezon birincisi olarak playoff’lara girdi. İlk turda Mavericks karşısında beklenmedik bir direnişle karşılaştılar. 2-1 geriye düştükleri seriyi çevirip 4-3 ile geçmeyi başardılar. Sonrasında Trail Blazers ve Thunder’ı geçen Spurs’ün final serisindeki rakibi, bir önceki seneki gibi Miami Heat’ti. 2014’te Spurs, Heat’e karşı daha hazır bir şekilde oynayarak 4-1 ile finali kazanıp şampiyon olan taraf oldu. Bu şampiyonlukla Duncan, NBA tarihinde üç ayrı 10 yılda; 90’lar, 2000’ler ve 2010’larda şampiyonluk yaşamış ikinci oyuncu oldu. Bunu başaran ilk isim John Salley ise ilk beş oyuncusu bile değildi. 2016 yılında basketbola veda eden Tim Duncan, geride müthiş bir kariyer bırakarak alçakgönüllülüğü ve oyunuyla tüm basketbolseverlerin gönlünde taht kurmayı başardı.

  • Diğer Yazıları
Yazar Hakkında
Ege Üniversitesi Coğrafya bölümü mezunu. İzmir’de yaşıyor. NBA’i 2002 yılından beri takip ediyor. Unutulmaz Lakers-Kings serisinden beri Lakers taraftarı. Klasikleşmiş NBA maçlarını incelemek ve NBA hakkında bilinmeyenleri araştırmak hobileri arasında.
  • Spurs Efsanesini Yaratan Oyuncu: Tim Duncan
    Virjin Adaları’ndan NBA’e Uzanan Yolculuk: Tim Duncan Kimilerine göre NBA tarihinin en mütevazı süper yıldızı, kimilerine göre robot adam, kimilerine göre tam bir ”winner”, kimilerine göre gelmiş geçmiş en iyi 4 numara. Bütün basketbolseverlere ”Tim Duncan kimdir?” sorusunu sorduğumuzda çoğunlukla bu cevapları almamız mümkün olacaktır. Dile kolay, tek bir takımla beraber oynadığı 19 sezonda sayısız […]
  • Uyuşturucu Batağından Efsaneliğe: Phil Jackson!
    Virjin Adaları’ndan NBA’e Uzanan Yolculuk: Tim Duncan Kimilerine göre NBA tarihinin en mütevazı süper yıldızı, kimilerine göre robot adam, kimilerine göre tam bir ”winner”, kimilerine göre gelmiş geçmiş en iyi 4 numara. Bütün basketbolseverlere ”Tim Duncan kimdir?” sorusunu sorduğumuzda çoğunlukla bu cevapları almamız mümkün olacaktır. Dile kolay, tek bir takımla beraber oynadığı 19 sezonda sayısız […]
  • 2020’de Kaybettiğimiz Efsane İsimler
    Virjin Adaları’ndan NBA’e Uzanan Yolculuk: Tim Duncan Kimilerine göre NBA tarihinin en mütevazı süper yıldızı, kimilerine göre robot adam, kimilerine göre tam bir ”winner”, kimilerine göre gelmiş geçmiş en iyi 4 numara. Bütün basketbolseverlere ”Tim Duncan kimdir?” sorusunu sorduğumuzda çoğunlukla bu cevapları almamız mümkün olacaktır. Dile kolay, tek bir takımla beraber oynadığı 19 sezonda sayısız […]
  • Skandalların Babası: Dennis Rodman’ın Hayatı!
    Virjin Adaları’ndan NBA’e Uzanan Yolculuk: Tim Duncan Kimilerine göre NBA tarihinin en mütevazı süper yıldızı, kimilerine göre robot adam, kimilerine göre tam bir ”winner”, kimilerine göre gelmiş geçmiş en iyi 4 numara. Bütün basketbolseverlere ”Tim Duncan kimdir?” sorusunu sorduğumuzda çoğunlukla bu cevapları almamız mümkün olacaktır. Dile kolay, tek bir takımla beraber oynadığı 19 sezonda sayısız […]
Paylaş:

What do you think?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yıllar Sonra Ortaya Çıkan Gerçekler: Manute Bol!

NBA’de Güncel Güç Sıralaması #2