draft

, , ,

Tarihin En İyi 10 Draft Edilmemiş Oyuncusu

Hayallerinizden asla vazgeçmemenizi sağlayacak 10 oyuncu!

Hiç Bir Zaman Vazgeçme!

NBA Draft’ını kim sevmez? Geleceği umutla dolu gençler bir odada toplanıyor ve adrenalin tavan yapmış durumda. NBA başkanı tek tek isimleri açıklıyor ve 19-20 yaşındaki çocukların gelecekleri çiziliyor. İki tur boyunca 60 isim okunuyor ve takımlar geleceklerini şekillendirecek oyuncuları aylarca süren hesapların sonunda seçiyor. Peki bütün gece boyunca o odada oturup ismi okunmayanlara ne oluyor? Çoğundan bir daha haber almıyoruz. Bazıları ise her şeye rağmen inat ediyor, adları o gece okunmamış olsa da onların isimlerini sonsuza kadar hatırlatacak kariyerler çıkarıyor. İşte NBA’e draft edilmeden giren tarihin en iyi 10 oyuncusu.

10. Raja Bell

Aslında başarılı bir kolej kariyeri olan Raja Bell, Boston Üniversitesi ve Florida Üniversitesi’ni sırtlamış bir isim. Buna rağmen draft gecesi ismi okunmayan Raja uzun süreler uluslararası liglerde o takımdan bu takıma zıpladı. 2000-01 senesinde Philadelphia 76ers ile NBA giriş yapan oyuncu çaylak senesinde sadece 5 maçta forma giydi. 76ers’dan Mavericks’e ordan da Jazz’a yollanan Bell ilk patlamasını burada yaptı. Ortalama 24.6 dakika aldığı sezonda 11.2 sayı ortalaması yakalayan Bell kariyerinin zirvesini ise Phoenix Suns ile yaşadı. Mike D’Antoni’nin dış şutlara dayalı sisteminde 37.4 dakika sahada kalan Bell 14.7 sayı 2.6 üçlük ortalamaları tutturdu. Asıl ismini savunmada yaptığı işlerle yücelten Bell, iki kez All-NBA savunma takımlarına seçildi ve kritik maçlarda karşı takımın yıldızlarını tutmak görevlendirildi.

9. Udonis Haslem

Udonis Haslem’in ismi basketbol dünyasında lise yıllarından duyulmaya başlamıştı. Miami Lisesi’ni 1997-98 sezonlarında peş peşe şampiyonluklara taşıyan Haslem, Michigan State Üniversitesi’nde bir diğer NBA oyuncusu Mike Miller ile güçlerini birleştirdi. 2000 yılında NCAA finalinde kaybettiler ve Mike Miller NBA’e gitme kararı aldı. Orlando Magic, Miller’ı 5. sıradan seçerken Haslem üniversiteyi bitirme kararı aldı. 4 sene boyunca aldığı kilolar ile 136 kiloya çıkan Haslem’in bütün yıldızı söndü. Zaten kısa boyu onun için bir dezavantajdı bir de üzerine kilo sorunu çıkınca NBA takımları Haslem’den uzak durmaya karar verdi. Fakat Haslem pes etmedi! Basketbol oynamak için Fransa’nın yolunu tuttu ve sıkı bir diyete başladı. Et ve şeker tüketimini tamamen bırakarak tam 30 kilo verdi. Bu değişimden etkilenen Miami Heat 2003’de onu kadrosuna kattı ve Haslem o günden beri Miami’de. 3 şampiyonluk yüzüğü var ve Heat tarihinde en fazla ribaund alan oyuncu. Şampiyon olmak için draft edilmiş olmanıza gerek yok.

8. Jeremy Lin

Harvard Üniversitesi ekonomi mezunu Jeremy Lin’in NBA serüveni 2010 senesinde Golden State Warriors‘ın ona bir şans vermesi ile başladı. Fakat çaylak senesinde 29 maça çıkan Lin ortalama 9.8 dakika sahada kalınca New York Knicks‘in yolunu tuttu. Knicks’in o zamanlar kariyeri boyunca sakatlıklarla boğuşmuş iki oyun kurucusu vardı: Mike Bibby ve Baron Davis. O sıralar kalacak yeri bile olmadığı için takım arkadaşlarının evindeki koltuklarda uyuyan Lin, ikisinin de sakat olduğu ilk maçta patlamasını yaptı: 25 sayı 7 asist 5 ribaund. 5 maç boyunca 25 sayı 7 asist barajlarının altına düşmeyen Jeremy Lin kendine yakışan ismin de böylece sahibi oldu: Linsanity.

7. Jose Calderon

Şu anda yedek oyun kurucu olarak görev alsa da Jose Calderon bu listede olmayı fazlasıyla hak ediyor. 1998 senesinde İspanya’da basketbol kariyerine başlayan Calderon devamındaki 7 sene boyunca ülkesinde basketbol oynamaya karar verdi. Toronto Raptors 2005 senesinde Chris Bosh‘a yardımcı olabileceğini düşündüğü için kadrosuna aldı ve Jose, Raptors taraftarlarını hayal kırıklığına uğratmadı. 7 sezon boyunca formasını giydiği Raptors ile özellikle üçüncü senesinde ligi kasıp kavurdu. 12.8 sayı 8.9 asist ortalamaları ile tam bir oyun kurucu olan Jose aynı sezon NBA serbest atış yüzdesi rekorunu kırdı. 154 serbest atışta 151 isabet, %98.1.

6. David Wesley

Listedeki en havalı isim olmayabilir ama David Wesley’nin skorer özelliği draft edilmemiş bir oyuncu için gerçekten üst düzeydi. Kolejdeki son senesinde 21 sayı 5 asist 5 ribaund ortalamaları tutturmuş olmasına rağmen, 2 numara oynaması için çok kısa olduğunu düşünen (183 cm) NBA tarafından draft edilmedi. İlk şansını Boston Celtics ile yakalayan Wesley 12.3 sayı 4.8 asist ortalamaları yakaladı. Sonraki sene ise ortalamaları 16.8 sayı 7.3 asist 2.2 top çalmaya zıpladı. Kariyerinin zirvesinde Charlotte Hornets 17.2 sayı 4.4 asist ile oynayan David Wesley, Hornets’de kaldığı 7 sezon boyunca takımı 6 kez playofflara taşıdı.

5. Avery Johnson

NCAA’de 13.3 asist ortalaması ile ligin bu kategoride lideri olan Avery Johnson, buna rağmen hiç bir NBA takımının ilgisini çekmedi. Amerika Basketbol Ligi olarak bilinen ligde Palm Beach Sting Rays takımında yer bulan Avery’e ilk şansı 1989 yılında Seattle Supersonics verdi. 5 takım değişikliği sonrası evi olan San Antonio Spurs’e geldi. David Robinson ve Tim Duncan ile Spurs’u ilk şampiyonluğuna taşıyan isim oldu. Kariyerinin zirvesinde 13.1 sayı 9.6 asist ortalamaları tutturan Johnson, finallerin 5. maçında New York Knicks’in fişini çekerek takımına şampiyonluğu getirdi.

4. Bruce Bowen

Basketbol programı zayıf bir koleje giden Bruce Bowen hiç bir zaman göze çarpan bir isim olmadı. Kolejdeyken takım arkadaşı Cedric Ceballos‘un gölgesinde kaldı. Cebeallos NBA’e adım attı, All-Star takımına seçildi, hatta smaç yarışmasını bile kazandı. Bruce Bowen ise NBA’e girebilmek için her yolu denedi. İlk olarak 4 sene boyunca Fransa’da oynadı, sonrasında Çin’e bile gitti. 25 yaşında Miami Heat onu kadrosuna aldı. 1996’dan 2000 senesine kadar farklı takımlarda yer alsa da, o da Avery Johnson gibi San Antonio Spurs‘de parladı. Savunmacıya ihtiyacı olan Spurs’e ilaç gibi gelen Bowen, 2003, 2005, 2007 şampiyonluklarında büyük rol oynadı. Tam 8 kez üst üste All-NBA savunma takımlarına seçildi. Köşelerden attığı üçlükler imzası haline gelirken, kariyeri boyunca hiç çift haneli sayılarda skor üretmesine rağmen 12 numarası Spurs camiası tarafından emekli edildi.

3. Brad Miller

1998 draftında 30 takımında pas geçtiği Brad Miller basketbol sevdasını İtalya’ya taşıdı. İtalya liginde sadece 3 ay oynadıktan sonra Charlotte Hornets onu NBA’e çağırdı. 2003-04 sezonuna kadar farklı takımlarda forma giyen Brad kariyerinin zirvesine Sacramento Kings forması ile ulaştı. Bir koçun seveceği her işi yapan Miller, pozisyonuna göre müthiş bir asist makinesiydi, sert savunma yapardı ve ölümcül bir orta mesafe şutu vardı. Kings ile 14.1 sayı 10.3 ribaund 4.6 asist ortalamaları yakaladığı sezon ilk kez All-Star seçilen Miller, sonraki sene de All-Star olma onuruna erişti.

2. John Starks

Bir oyuncunun kariyerine diz sakatlığının pozitif bir etkisi olduğunu hayal edebiliyor musunuz? 1990’larda New York Knicks’in sembölü haline gelen Starks’in hikayesi bir hayli ilginç. 1988 draftında kendine yer bulamayan Starks, 2 sene boyunca NBA takımları tarafından fark edilmeyi ümit ederek farklı liglerde oynadı. Ona ilk şansını veren Warriors ile sadece 36 maça çıkabildi ve sezon sonunda serbest bırakıldı. O yaz Knicks ile bir antrenmana çıktı ve hayatı o an değişti. Antrenmanda Patrick Ewing‘in üzerinden smaç vurmaya kalkan Starks kendini yerde buldu ve dizini sakatladı. Kurallar gereği Knicks’in onu iyileşene kadar serbest bırakmaya hakkı yoktu. Starks’ın dizinin iyileşmesi bir hayli zaman aldı ve Knicks’in onu kadrosunda tutmaktan başka çaresi kalmadı. Sakatlıktan döndüğü ilk maç 33 dakika sahada kalan Starks 20 sayı buldu. Kariyerinin devamında da korkusuzluğun ve direncin bir sembolü haline geldi. 1994 yılında All-Star seçilen Starks, Knicks ile finallere kadar yükseldi. Fakat finallerin 7. maçında Hakeem Olajuwon‘lu Houston Rockets karşısında 2-18 isabet ile oynadı. En unutlmaz anı Horace Grant ve Michael Jordan üzerinden yaptığı smaç olarak hatırlanır.

1. Ben Wallace

Bu listenin zirvesinin kuşkusuz sahibi “Big Ben” lakabı ile Ben Wallace. NBA tarihinde Yılın Savunmacısı ödülünü 4 kez kazanmış sadece iki isim var: 1991 draftının 4. sırasından seçilen Dikembe Mutombo ve draft edilmemiş Ben Wallace. Başka bir NBA efsanesi Charles Oakley tarafından bir basketbol kampında keşfedilen Big Ben, başarılı bir kolej kariyeri geçirmiş olmasına rağmen takımların ilgisini çekmedi. 2.06 cm boyu ile 5 numara olmak için çok kısa olduğu düşünülen Wallace’a ilk şansını o zamanki adıyla Washington Bullets verdi. Çaylak sezonu boyunca sadece 197 dakika sahada kalan Wallace pes etmedi ve takip eden senelerde yaşanan sakatlıklar ile kendine forma şansı buldu. Bulduğu şans ile bir anda 2.0 blok ortalaması yakalayan Wallace’ın kariyeri Detroit Pistons’a takas edildiği sene değişti. İki kez finallere ulaşan ve 2004 senesinde şampiyonluk yaşayan Pistons kadrosunun bel kemiği oldu. Yaptıkları bunaltıcı savunma ile ünlenen Detroit temsilcileri lige korku salarken Big Ben pota altını kararttı. Şu rakamlara bir bakın: 2001-02 sezonu 7.6 sayı 13.0 ribaund 3.5 blok, 2002-03 sezonu 6.9 sayı 15.4 ribaund 3.2 blok, 2003-04 sezonu 9.5 sayı 12.4 ribaund 3.0 blok. 16 sezon ligde kalan Big Ben, draft edilmemiş bir oyuncu tarafından en çok maça çıkan isim olarak tarihte yerini aldı (1088 maç).

Yazar: Renç Korzay

(http://dev.realclearsports.com/lists/undrafted_nba_players/ben_wallace.html)
(http://www.thepostgame.com/blog/list/201306/10-best-undrafted-players-nba-history)

İçeriği Puanla!

0 puan
Upvote Downvote

Total votes: 0

Upvotes: 0

Upvotes percentage: 0.000000%

Downvotes: 0

Downvotes percentage: 0.000000%

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir