vegas
in

Vegas Günlükleri – 3

2. Gün

Basketbol Şöleni

Englısh Versıon

İkinci gün için uyandığımda daha iyi basketbol ve daha önemlisi milli gururlarımız Furkan ve Cedi’yi izlemek için çok heyecanlıydım. İlk iki yazıda bahsetmediğim bu maçlarda biletlerin ve oturma sisteminin detaylarıydı. Her 2 stadyumda General Admission (genel bilet) konsepti hakimdi. Küçük basket sahasında (COX) herkes istediği yere oturabiliyordu, ilk sıra dışında. Neredeyse 20 bin kişilik olan stadyumda ise bir tarafın ilk 15 sırası dışında herkes istediği yere oturabiliyor. Bu biletlerin değeri ise 50 dolar civarında. Maçların saat 1’den 8’e kadar devam ettiğini düşünürsek, özellikle Amerika standartları için, çok uygun bir fiyat. İkinci gün 5-6 maç izlesem de, 3 maçı baştan sona izleme şansım oldu ve her biri çok iyi maçlardı. Düne nazaran bugün çok daha kalabalık, güzel koltuklar bulmak çok daha zordu.

En beklediğim maç günün erken maçıydı: Houston Rockets – Cleveland Cavaliers. Houston taraftarı olduğumu siteyi takip eden arkadaşlar bilir. Bir tarafta Houston diğer tarafta Cedi-Sexton-Zizic’li Cavaliers. Maalesef maç başında Cedi ve Zizic’in forma giymeyeceği açıklandı. Cavs koçları diğer oyunculara şans vermek istedi. Bu benim için hayal kırıklığı yaratsa da, Cedi’nin maç boyunca arkadaşlarına verdiği destek ve her mola alındığında benchten ayağa ilk kalkan, arkadaşlarına moral veren ilk oyuncu olması onun liderlik özelliklerini öne çıkarması mutluluk vericiydi. LeBron sonrası Cavs rotasyonunda Cedi’nin alacağı süreyi merakla bekliyorum. Cedi devre arasında maçı izleyen Tristan Thimpson ve Koç Lue ile uzun süre konuştu.

Alabama çıkışlı Collin Sexton’a gelirsek, Sexton (17 sayı, 5-17 isabet, 6 ribaund, 5 top kaybı) özellikle maçın ilk yarısında önemli top kayıpları yapsa da, maç sonunda maçı getiren isim olmayı başardı. Sexton dışında göze çarpan önemli isim kenardan gelen skorer Scoochie Smith (17 sayı, 6-12 isabet) idi.

@scoochstackin steps back for the @cavs! #NBASummer

A post shared by NBA (@nba) on

Houston Rockets takımı bu maçta uzun oyuncuları Zho Qi’yi dinlendirirken benim gözüm maç boyunca De’Anthony Melton’un (16 sayı, 10 ribaund, 7 asist, 4 top çalma) üzerindeydi. Melton şu ana kadar yaz liginde Houston’ın öne çıkan ismiydi. USC çıkışlı oyuncu geçtiğimiz sezon problemler nedeniyle forma giyememesi nedeniyle draftda aşağı sıralara kaymış, ve Rockets için çok iyi bir seçim olmuştu. Rockets’in yüksek temposunu uygun, şutör özelliği olan bir oyuncu Melton, maç sonunda Sexton ile bire bir oynayan isimdi.

Ancak Rockets adına maçın en skorer ismi, korkusuzca 3’lükleri potaya yollayan Daniel House (30 sayı, 10-20 isabet) oldu. Texas A&M çıkışlı House, Gerald Green gibi gözünü kırpmadan 3’lükleri potaya yolladı maç boyunca. House’un takım arkadaşları ile diyaloğu ve tek yönlülüğü göze batsa da, Rockets belki onu sezon içinde cılız forvet rotasyonunda kullanabilir. Son olarak RJ Hunter, zaman zaman hatalar yapsa da, ofansif özellikleri ve sürpriz bir şekilde savunmadaki aktifliği ve savunma IQsu ile öne çıktı. Ligde 1-2 sene forma giymenin artıları. Darel Morey ve Mike D’Antoni saha kenarından genç yıldızları izlerken, akılları büyük ihtimalle Melo’nun verceği kararda idi.

Rockets – Cavaliers’den sonra küçük salonda Toronto Raptors – Charlotte Hornets maçını izlemeye geldik. Bu maçta Raptors koç grubunun hemen arkasında 1. sırada oturma fırsatı bulduk ve bu inanılmaz bir tecrübeydi. Koçların, istatistikçilerin, yardımcı koçların, yedeklerin, saha içindeki oyuncuların her dediklerini çok rahatlıkla duyabildik maç boyunca.

Bu maç istatistik kağıdına baktığınızda çok iyi bir maç geçirmediğini düşüneceğiniz Miles Bridges (18 sayı, 5-20 isabet, 11 ribaund, 4 asist, 4 top çalma) sahadaki açık ara en atletik oyuncu idi. Michigan State ile çok iyi bir sezon ve March Madness geçiren oyuncunun tüm hedefi sahadaki her oyuncunun üstünden smaç basmak idi adeta. Çok fazla boş 3’lük kaçıran Bridges, müthiş smaçlar vururken, arkası dönükken panyaya çarptırarak vurmaya çalıştığı smaç, gerçekten jeneriklikti.

https://www.instagram.com/p/BlOrWhqnRdw/?taken-by=nba

Florida State çıkışlı Dwayne Bacon (28 sayı, 11-27 isabet) skor yükünü çekerken, çok tanımadığım Joe Chealey, etkili bir oyun geçirdi. Malik Monk ve Devonte’ Graham sakatlıkları nedeniyle forma giyemezken, iyi bir yaz ligi geçiren Willy Hernangomez dinlendirildi.

Başa baş giden maçta Raptors’ın uzun koçları, özellike Jamal Magloire, maç boyunca uzunlarına direktif verirken, Chris Boucher’e Baby Mutombo ve Shevon Thompson’a Greg Monroe diye seslenmesi enteresandı. Thompson’a verdikleri Monroe takma ismi herhalde oyuncuyu ateşlemek için… Raptors’un takımında yakında tanıdığımız, bir türlü NBA’de istenileni veremeyen Marquis Teague ve Malachi Richardson gibi isimler vardı. Bu ikili averaj bir maç geçirirken Raptors’ın skor yükünü çeken Rawle Alkins (25 sayı, 10-16 isabet, 11 ribaund) en öne çıkan oyuncu oldu. Ayrıca Middle Tennessee’den gelme Giddy Potts, çok enteresan bir oyuncu. Kısa ve çok kalın bir oyuncu (1.88m, 98 kg) olan Potts’un NBA sahnesinde şans bulup bulamayacağını göreceğiz.

Günün son maçında Philadelphia 76ers – Milwaukee Bucks maçını izlemek için büyük salona geri döndük. Furkan’ın forma giyecek olduğunu çok sevindim. İlk 5 çıkan oyuncumuz ilk çeyrekte çok etkili olmasa da, 2. çeyrekte açılmaya başladı, üst üste bulduğu sayılarla. Maçın çoğunu önde götüren Bucks’i deviren isim de yine kendisi oldu. Furkan (19 sayı, 6-13 isabet), 3 saniye kala bulduğu basket faul ile takıma galibiyeti getiren isim idi. Furkan dışında Zhaire Smith’in (8 sayı, 3-11 isabet, 2 asist) performansını da çok merak ediyordum ancak Smith silik bir görüntü verdi. Philly’nin draft günü yaptığı Smith – Bridges takasına hala çok anlam veremiyorum.

https://www.instagram.com/p/BlP7TKgFT2i/?taken-by=herseynba

Bucks cephesinde uzunlar Philly pota altını domine etti. Yaz liginin en iyi performans sergileyen uzunlarından olan Christian Wood (27 sayı, 10-15 isabet, 12 ribaund, 5 blok) bu maçta ofansif ribaundlarda çok etkiliydi. Geçtiğimiz sezon draft edilen DJ Wilson, fizik olarak (ve mental olarak da) NBA seviyesine hazır olmasa da, değerli bir oyuncu. Donte DiVincenzo (1 sayı, 0-5 isabet), Villanova’nın final maçındaki performansı ile MVP seçilmesine rağmen, 17. sıradan seçilmesi, özellikle Bucks taraftarları tarafından yadırganmıştı. Atletik bir skorer olan Donte, bu maçta gerçekten felaketti. Yaz ligi başında sakatlanmasına vermek lazım, performansındaki bu düşüşü.

Turnuvanın ikinci günü basketbol açısından çok daha yüksek ve çok daha eğlenceli bir gündü. Basketbol maçlarına ve oyuncularına bu kadar yakın olmak, iki gün boyunca sadece basketbol konuşan basketbolseverlerin etrafında bulunup 10-12 maç izlemek gerçekten paha biçilmez bir tecrübe idi. Önümüzdeki sezonlarda kesinlikle defalarla gideceğim ve fırsatı bulan herkesin gitmesini önerdiğim bir tecrübeydi. Vegas, seneye görüşmek üzere!

Vegas günlükleri – 2

Yazar: Baran Sönmez

Paylaş:

What do you think?

0 points
Upvote Downvote

Total votes: 0

Upvotes: 0

Upvotes percentage: 0.000000%

Downvotes: 0

Downvotes percentage: 0.000000%

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

vegas

Vegas Diaries – 2

vegas

Vegas Diaries – 3