warriors

, , , ,

Warriors İle Basketbolu Yeniden İcat Etmek

Basketbolun evrim geçirmesini sağlayan oluşum: Golden State Warriors.

Warriors Dönemi

Golden State Warriors son iki sezonda Steve Kerr’ün kendisi tarafından kırılamaz denilen rekoru kırmış, üst üste iki NBA finali oynamış ve tarihin en iyi iki sezonunu geçirmiş süperstar oyun kurucularından biri olan Stephen Curry ile NBA’e yeni bir bakış açısı getirmişti. Fakat Warriors hikayesinin anlatılmamış bir tarafı var. 2010’da tek bir soru üzerine üzerine kurulmuş bir hikaye;

Tüm takım kurma prensiplerini göz ardı edip, bir basketbol takımı kursak acaba ne olur?

Geçtiğimiz sezon Warriors 1077 üç sayı isabeti buldu ve bu bir sezonda NBA takımının eriştiği açık ara en yüksek üçlük isabet sayısı. Curry en çok şutu kullanmak ile kalmadı, 3 sayı çizgisinin gerisinden %45.6 gibi inanılmaz bir yüzdeyle oynadı. Ek olarak belirtmekte fayda var; Curry geçtiğimiz sezon 2014-2015 sezonuna nazaran %34 daha fazla şut kullandı. Diğer oyunculara kıyasladığımızdaysa, Curry’nin isabet yüzdesi potaya ne kadar uzaklaşırsa o kadar artıyor. Curry 9-12 metre arası mesafeden kullandığı atışlar -üçlük çizgisi potaya 6.71m uzaklıkta- normal bir oyuncunun potanın 1 metre çevresinden kullandığı atışlarların isabet yüzdesinden daha yüksek bir yüzdeye sahip.

2010’da 3 sayılık atış üzerine bir takım kurma temelleri atıldığında, NBA tarihinde daha önce hiç bir takım buna kalkışmamıştı. Takvim 2016’yı gösterdiğindeyse herkesin aklında bir soru belirdi: Acaba dünyanın kabul ettiği düzende bir basketbol takımı kurmak en baştan yanlış mıydı?

Kevin Garnett Mesafesi

NBA’de oynanan son 10 sezonu inceleyen Warriors yöneticileri bazı veriler elde ettiler. Bu verilerin en önemlilerinden biri 6 ila 7 metre arası kullanılan şutların hücumdaki verim oranı 0.76* yani bir takım 6-7 metre arası 100 atış kullanırsa ulaşabilecekleri ortalama sayı 76. Fakat 7 metreden yani 3 sayı çizgisi gerisinden kullanılan atışların hücum verim oranı 1,09 .Ancak Kevin Garnett gibi özel oyuncular 6 ila 7 metre arası kullandıkları şutlarda %40 isabet üzerine çıkabilirken normal oyuncular %30-35 arasında seyrediyor. İlk adım böyle atıldı işte. Warriors yönetimi, oyuncularının bir kaç adım geriden şut kullanmalarınında karar kıldı. Yani 3 sayı çizgisinin gerisinden.

1990’dan itibaren 3’lük atışları NBA takımları arasında daha popüler hale geldi. Phoenix Suns ve San Antonio Spurs farklı hücum varyasyonları ararlarken 3 sayılık atışlara diğer takımlara oranla daha çok ilgi gösterdiler. Fakat Warriors yöneticilerin elde ettiği veriler doğrultusunda ortaya çıkan sonuç; bu iki takımında yeteri kadar 3 sayılık atış denemedikleriydi.

Teoriden-Pratiğe

2009’da Warriors’un eski yönetimi tarafından draft edilen Curry‘i, çaylak sezonu performansından sonra kimse onu geleceğin süperstarı olarak görmedi. İlk iki sezonundan sonra bile Curry güvenilir bir skor kaynağı haline gelememişti. Lakin Curry hakkındaki olumsuz görüşlere rağmen Warriors yönetimi 3 sayı planını uygulamaya geçirdiğinde, Curry’nin bu planın merkez taşı olacağını ve onun etrafında kurulan bir takım hayal ettiler.

Yeni plan doğrultusunda atılan ilk adım takımın yıldızı ve en skorer oyuncusu olan Monta Ellis’in takaslanması oldu. Takasın nedeni ise Ellis’in çok fazla şut kullandığı ve bu huyunun Stephen Curry’nin gelişimini baltalayacağı fikriydi. 2012’de gerçekleşen takastan bir hafta sonra yönetim taraftarlarca yuhalandı. Hemde ağır şekilde. Tarihinin en kötü sezonlarından birini yaşayan Warriors, 2012 sezonunu 23 – 43 gibi kötü bir sonuçla bitirecekti. (Lockout dolayısıyla sezon geç başladı.)

monta ellis

Yönetimin Curry’i 3 sayı planının merkez taşı haline getirdikten sonra ki en kritik adımı 2011’de Washington State’den Klay Thompson’ı draft ederek attı. Tesadüfen midir bilinmez, aynı Steph Curry gibi Klay Thompson’ın da babası NBA’in keskin şutörlerinden biriydi. Rakip takımların boş bırakmaktan korkucağı keskin bir şutör olan Thompson’a güvenen yönetim, Curry kadar olmasa da 3 sayı çizgisinin gerisinden istediği kadar şut kullanmasına yeşil ışık yaktı. Ayrıca Thomson’ın bileğinin bu denli düzgün olması, Curry’e getirilecek ikili sıkıştırmalarında azalması demekti. Ek olarak pozisyonuna göre uzun olan Thompson, oyun sıkıştığında bloklanmadan el üstü şut atma şansıda vardı. Monta Ellis takasından sonra ilk beşe yerleştirilen Thompson, Curry’e hücumda daha geniş alanlar sağladı ve Warriors yönetiminin aklına yeni bir soru soktu;

Klay ve Curry’nin yanında kimler oynayabilir?

Warriors, 2014-15 sezonu başladığında çember savunucusu ve savunmanın çapasını oluşturan Andrew Bogut’u takıma dahil etti. 2012 draftından da 3 pozisyon birden oynayabilen Draymond Green’de plana dahil oldu. Serbest oyuncu piyasasından da piyango niteliğinde Andre Igoudala ve Shaun Livingston da kadroya katılınca, Warriors korkulacak bir takım yaratmıştı. Her ne kadar Igoudala ve Green keskin şutör olmasalarda, akışkan Warriors hücumunda tamamlayacılardı.

Warriors o yaz kadrosunda Minnesota’dan Kevin Love’u katmak istemişti aslında. Kevin Love’un ceza üçlükleri ve hücum IQ’sunun yüksek olması dolayısıyla Warriors’a katkı vereceği şüphesizdi. Fakat Timberwolves yönetimi Love karşılığında Thompson’ı almakta ısrar etmesi bu takasın köküne kibrit suyu döktü ve Love Cleveland’ın yolunu tuttu.

Planın son aşaması ise koç pozisyonundaki değişiklikti. 5 NBA şampiyonluğu bulunan ve kariyeri boyunca 3 sayı çizgisinin gerisinden %45.4 ile oynayan Steve Kerr, Marc Jackson’ın yerine göreve getirildi.

Süreklilik ve verimlilik ile oluşan Warriors hücum kombinasyonu, karşılaştığı her defansta şaşkınlık yarattı. Defansları boyalı alandan çıkıp sahada yayılmasını sağlayan bir hücum planı, Warriors’a istediği geniş alanları yaratırken, Curry en çok 3 sayı isabeti bulma rekorunu kırdı, Klay Thompson All-Star seçildi ve Warriors organizasyonu Cleveland Cavaliers’ finalde hezimete uğratarak 40 yıl aradan sonra NBA şampiyonluğa ulaştı.

Bir adım daha ilerisi

73-9’luk tarihi bir sezonun ardından Cleveland Cavaliers’ın karşına NBA finalinde tekrar çıkan Warriors, seride 3-1 öne geçmesine rağmen LeBron James’in inanılmaz performansları karşısında yenik düştü ve seriyi 4-3 kaybetti.

Herkesin bildiği üzere uzun bir bekleyişin ardından Kevin Durant kendisini Warriors oyuncusu yapan imzayı attı ve kendim dahil bir çok kişinin antipatisini kazandı. İşin duygusal boyutundan çıktığım zamansa Kevin Durant’ın aslında Warriors’un en önemli sorunlarından birini çözüceğini aklıma geldi. Serbest atış noktasına gitme sorunu.

Geçtiğimiz yıl playoff yapan 16 takım arasında en az serbest atış atan takım maç başına 23 kez çizgiye giden Warriors takımı oldu. Batıdaki diğer rakiplerine baktığımız zaman; Clippers 29, Thunder(Durant’li) 28, Rockets 27 ve Blazers 26 kez maç başına serbest atış çizgisine gittiler.

Şimdi gelin birde Durant’ın rakamlarına bakalım. Durant kariyerindeki 91 playoff maçında serbest atışlardan ortalama 8.8 sayı buluyor ve her maç 10 kez serbest atış çizgisine gidiyor. Bu istatistiğin Warriors açısından önemi şampiyonluk yüzüğü takmakla takmamak arasındaki fark kadar büyük. Geçtiğimiz yıl final serisinin 7. maçında Warriors son 9 atışında isabet bulamazken, serbest atış çizgisine de gitmeyi başaramadı. Hatta ve hatta 7. maçın son çeyreğinde Warriors en son serbest atış çizgisine gittiğinde maçın bitimine daha 7 dakika 40 saniye vardı. Toparlamak gerekirse, son periyotta Warriors 4 kez çizgiye gitti ve 2 sayı üretebildi. En kritik noktaysa Stephen Curry oyunda kaldığı 39 dakikada sadece 1 kez faul çizgisine gitmesiydi.

kevin durant

Favori Sevimsizliği

Kuşku yok ki Durant ile birlikte 2017 model Warriors daha farklı olacak. Hem sahada hem de saha dışında. İnsanlar şimdiden Warriors’u sevmemeye başladı bile. Amerikalılar da aynı biz Türkler gibi ağır favori olanı pek sevmezler. Warriors’un kendi gücü altında ezilmesini dört gözle bekleyen bir çoğunluk var. Özelliklede Durant’ın çöküşünü istiyorlar. Çünkü Durant’ın Warriors’la güç birleştirmesi lig dengeleri ele alındığında ‘’adaletsizlik’’. Adalet kavramına Durant açısından bakıcak olursak; Warriors ile yıllık 27 milyon dolara anlaştı ki çoğu takımdan en az yıllık 50 milyon dolarlık bir teklif altına imzasını atabilirdi. Durant’in yıllık 25 milyon dolarlık ‘’fedakarlığı’’ bir şampiyonluk yüzüğü getirir mi? Hep birlikte göreceğiz.

Yazar: Feyyaz Sonbudak

İçeriği Puanla!

0 puan
Upvote Downvote

Total votes: 0

Upvotes: 0

Upvotes percentage: 0.000000%

Downvotes: 0

Downvotes percentage: 0.000000%

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir