in ,

BEĞENDİMBEĞENDİM HAHAHAHA SİNİRLİYİMSİNİRLİYİM TERTEMİZTERTEMİZ YOK ARTIK!YOK ARTIK!

X-Files: NBA Hakkında Olağanüstü Gerçekler

Ağzınızı Açık Bırakacak Olağanüstü Bilgiler!

Şaşırtıcı! İnanılmaz! Doğa Üstü!!!

Habercilik mesleğinde çokça kullanılan ve toplumun büyük kısmı tarafından da bilinen bir deyiş vardır: “Köpeğin adamı ısırması haber değildir. Adamın köpeği ısırması haberdir.” Bu habercilik düsturu, içinde bulunduğumuz bilgi çağı ile birlikte hayatın hemen hemen her alanına tatbik edilebilir hale geldi. Elinizde başkalarının öğrenmesini istediğiniz olağanüstü bir materyal var ve bu materyal, istediği kadar önemli olsun, her gün olagelen, alışılmış bir olgu ise muhtemelen emeğinize yazık olacak ve istediğiniz ilgiye mazhar olamayacaksınız. Çünkü artık toplum aynı habere farklı bir çok kanaldan ulaşıyor. Farkınızı ortaya koymanız için ilgi çekici, değişik, aykırı ve hatta DOĞA ÜSTÜ içerikleri takipçileriniz ile buluşturmanız lazım.

Her Şey NBA size her gün, bir NBA takipçisinin ihtiyacı olacak her türlü içeriği sunmaktan geri kalmıyor: Maç enstantaneleri, raporlar, incelemeler, yarışmalar, çekilişler, anketler, neler neler! Ama Her Şey NBA’i benzerlerinden ayıran en önemli özellik size “köpeği ısıran adamı” da vermesi. NBA anorganik bir yapı değil, gelişen, büyüyen, yaşayan bir organizma. Başından binbir türlü badire geçen ve hayatı inanılmaz olaylarla örülü bir birey gibi. Bu bireyin başından geçen olağan şeyleri hepiniz biliyorsunuz. Gelin size bu hafta, bu arkadaşın başından geçen inanılması güç, olağanüstü hikayeleri de anlatalım. İşte karşınızda madde madde NBA X-Files: NBA Hakkında Olağanüstü Gerçekler!

1. Kendi Kendine Nazar Değdirmek

Bir kolej basketbolu ve NBA efsanesi Peter “Pistol Pete” Maravich, Atlanta Hawks’ta oynadığı yıllarda, 26 yaşındayken Beaver County Times muhabiri Andy Nuzzo’ya verdiği röportajında “NBA’de 10 yıl oynayıp sonra 40 yaşında kalp krizinden ölmek istemiyorum” demişti. Pete Maravich, 10 yıllık NBA kariyeri sonrası 40 yaşında kalp krizi nedeniyle hayatını kaybetti. Sakınan göze çöp batar derler ama bu biraz fazla abartı olmuş!

2. Hayat Gerçekten de Beklenmedik Sürprizlerle Dolu

ABD’ye bağlı yarı özerk statüdeki bölge Virgin Adaları’nda doğan küçük Timothy, kendisinden büyük kardeşlerine benzer şekilde uzun ve atletik bir vücut yapısına sahipti. Ailesi bu fiziği kullanması aracıyla onu yüzme kursuna yazdırdı. Daha sonra oldukça parlak bir yüzme kariyeri geleceğine göz kırpmaya başlayan Timothy, 1992 olimpiyatlarında Birleşik Devletler yüzme takımına girebilmek için antrenmanlara başladı. Ne yazık ki 1989 yılında Virgin Adaları’nı vuran Hugo kasırgası adalardaki tüm yerleşimi yerle bir etti. Buna Timothy’nin antrenmanlarını yaptığı, adanın tek olimpik yüzme havuzu da dahildi. Timothy’nin elinde tek seçenek kalmıştı: Havuz tekrar inşa edilene kadar seçmelere okyanusta hazırlanacaktı. Yalnız bir küçük problem vardı: küçük Timothy köpek balıklarından ölümüne korkuyordu.

Antrenman yapacak havuzu olmayan, okyanusa girmeyi de şiddetle reddeden Timothy, spora olan ilgisini, atletik gençler için biçilmiş kaftan olan başka bir spora yöneltti: basketbola. Daha sonrasında olaylar gelişti, gerisi çorap söküğü gibi geldi ve artık biz köpek balıklarından korkan küçük Timothy’yi, basketbol tarihinin en iyi oyuncularından biri olarak tanıyoruz: Timothy Theodore “Tim” Duncan. Hikayenin ana fikri: Köpek balıklarından korkuyorsanız, mükemmel bir basketbolcu olabilirsiniz. Gayet net bir mesaj.

3. Devede Boy Var da Ne Olmuş?

Sports Illustrated dergisi tarafından yapılan bir araştırmaya göre, eğer Amerikan vatandaşı bir erkekseniz ve boyunuz 7 feet/213 santimetreden uzun ise, NBA’de oynama şansınız tam %17. Bu oranın inanılmazlığını anlamanız için şöyle bir örnek verelim: boyunuz 198 ile 203 santimetre arasında ise bu ihtimal sadece ama sadece 10 binde 7. Yani bazen devede de boy var deyip geçmemek lazım. Bazen devede de boy olması gayet yeterli.

4. “Yok Canım, Ne Adam Kayırması!”

“Bunu ancak old’lar bilir” tabirinin cuk oturduğu bir gerçek var sırada. Piyasaya ilk olarak 1993 yolunda çıkan NBA Jam oyunu, yeni yeni oluşmaya başlayan PC spor oyunları piyasasında oldukça fazla ilgi gören bir oyun oldu. Efsanevi spiker Marv Albert’ın sesi ve Spike Lee’nin cameo’larıyla şenlenen oyun, içinde çok karanlık bir sırrı da barındırıyordu. Sıkı bir Detroit Pistons taraftarı olan ve oyunun çıktığı 90’lı yılları kasıp kavuran Jordan’lı Bulls’tan ölesiye nefret eden, oyunun baş tasarımcı ve yazılımcısı Mark Turmell bu nefreti oyuna da taşımıştı. Öyle ki, oyunda Bulls tarafından kullanılan ve takımın maçı galibiyetle sonuçlandırmasını sağlayacak olan son saniye şutlarının tümü, oyunun koduna yapılan bir ekleme ile başarısız oluyordu. Anlaşılan Pistons’ın sadece oyuncuları değil, taraftarları da bir miktar “bad boys” imiş.

5. “Quintuple-Double Diye Bana Mı Dedin?!”

Double Double ve Triple Double terimleri artık herkesin aşina olduğu terimler. Bir de NBA tarihinde sadece 4 oyuncunun gerçekleştirdiği Quadruple Double istatistiği var, yani 4 pozitif istatistikte 10 veya daha fazla sayıya ulaşılması manasına geliyor. Peki, “Quintuple Double” terimini biliyor musunuz? Quintuple Double terimi, 5 pozitif istatistiğin tamamında 10 veya daha fazla sayıya ulaşmak anlamına geliyor. Bu başarıya değil NBA tarihinde, profesyonel basketbol tarihinde dahi ulaşan henüz kimse çıkmadı. Tabii ki bu kadar profesyonel oyuncunun olduğu bir ligde, bu tarz bir istatistiğe ulaşılamaması olağanüstü bir durum değil.

Peki basketbol tarihinde hiç gerçekleşti mi? Evet. Ama bunu gerçekleştiren adam değil!!! Tepkili olduğumuzdan değil yahu, Amerikan Kadın Lise Basketbol Ligi tarihinde Quintuple Double istatistiği tam 3 defa gerçekleştirildi. Bunlar sırasıyla Indiana Fever efsanesi Tamika Catchings tarafından Duncanville Lisesi formasıyla 1997 yılında 25 sayı, 18 ribaund, 11 asist, 10 top çalma ve 10 blokla; şimdinin Chicago Sky oyuncusu Alex Montgomery tarafından Lincoln Lisesi formasıyla 2007’de 27 sayı, 22 ribaund, 10 asist, 10 top çalma ve 10 blokla; ve ilginç bir şekilde bu günlerde Amerikan ordusunda subay olarak görev yapmakta olan Aimee Oertner tarafından Northern Lehigh Lisesi formasıyla 2012 yılında 26 sayı, 20 ribaund, 10 top çalma, 10 asist ve 11 blokla yapılmış. İmkansızın gerçekleşmesi için illa ki erkek eli değişmesine ihtiyaç yokmuş demek ki.

6. Tüm Hayat Hikayeleri Bir Kenara, Bu Bir Kenara

NBA’de en çok bilinen istatistiklerden birinin, çokça bilinen sahibinden bahsedeceğiz şimdi. NBA tarihinin en uzun oyuncusu, 230 cm’lik doğaüstü dev Manute Bol’dan. Gel gelelim Bol’un hayatında çok çok uzun olmasının dışında çok çok inanılmaz şeyler de mevcut. Mesela, doğum tarihini bilmemesi sebebiyle hiç bir zaman NBA’e kaç yaşında geldiğinin bilinmemesi. Annesinin 208, babasının ve kız kardeşinin 203, dedesinin ise tam 239 cm boyunda olması gibi. 1.5 yaşındaki kızımdan üç tane üst üste koysanız dedesi etmiyor, öeah! Bitmedi, gençlik yıllarını geçirdiği Turalei’de, kırsal alanda karşı karşıya kaldığı bir aslanı mızrak vasıtası ile öldürmesi. Bitmedi! Eşi Along Bol ile evlenebilmek için 80 inek başlık parası vermesi. Kariyerini 3.3 blok ortalamasıyla bitiren, Aslan avcısı bir dev. Absürtlük diz boyu. Ya da 230 santimetre. O da olur.

7. Alışveriş Merkezinde Çalışan NBA Oyuncusu Mu?

Ron Artest veya Metta World Peace. Kendisini nasıl anarsanız anın, her NBA severin aklının bir köşesinde Artest hakkında saçma, olağanüstü bir anekdot vardır. Hemen hemen kimsenin bilmediği bir inanılmaz hikaye için ise Artest’in çaylak sezonuna gitmemiz gerekiyor. Chicago Bulls tarafından draft edilen genç Artest’in yaptığı bir iş sözleşmesi, Bulls yönetimi tarafından iptal edilir. Mevzubahis sözleşmede Artest, Chicago’daki Circuit City alışveriş merkezinde yarı zamanlı işçi olarak çalışmaktadır. Profesyonel bir basketbolcu olmasına rağmen yarı zamanlı bu işe neden başvurduğu sorulduğunda ise Artest “Orada çalışmanın eğlenceli olacağını düşündüm. Bir arkadaşım da orada çalışıyordu. Dahası, çalışan indiriminden de yararlanacaktım!” cevabını verir. Doğaüstü bir olay olmasa da, doğaüstü bir akla sahip bir insan Artest. İyi manada olmayabilir.

8. “Cordın Değil, Covdın! Lütfen Düzgün Okuyun”

Basketbol dünyasının en bilinen markası, açık arayla Jordan olsa gerek. Peki ürünleri geçtim, logosunu geçtim, ismine kadar Jordan markasını taklit eden bir Çin spor markası olduğunu söylesek ne düşünürsünüz? Markanın ismi Qiaodan. “Cordın” şeklinde okunan Jordan markası gibi, Qiaodan markasının telaffuzu da “Çovdın”. İnanılmazlıklar burada da bitmiyor. Çin makamları nezdinde, markasının taklit edildiği gerekçesiyle (hadi canım!) dava açma girişiminde bulunan Michael Jordan’ın bu isteği, yeterli sebep bulunmadığı gerekçesiyle reddedildi! İnanmayacaksınız ama iş burada da bitmiyor. Artık nasıl bir cesaret, nasıl bir yüzsüzlük ise Qiaodan markası NBA maçlarında saha kenarı panolarına reklam vermeye başladı!

Lütfen unutmayın, Her Şey NBA uluslararası ticaret yasalarıyla tüm hakları korunan bir tüzel kişiliktir. Taklitlerinden sakınınız! Bu uyarı da yarın bir gün Çin işi taklitlerimiz çıkarsa diye burada dursun. Türk taklitler bitti, bir de Çinliler ile uğraşmayalım, aman!

9. “Yok Abi, Küçük Bi’ Sıyrık Sadece”

Son yılların kuşkusuz en çok tartışılan konularının başında, özellikle Kawhi Leonard örneğinde gördüğümüz load management/yük yönetimi kavramı geliyor. Özellikle büyük yıldızlar, sezon içerisinde kimi maçlarda dinlendirilerek play-off sürecine sakatlıklardan arınmış ve dinlenmiş şekilde çıkarılmaya çalışılıyor. Spor kamuoyu ve özellikle eski toprak NBA oyuncuları ise bu uygulamaya genellikle karşı bir görünüm sergiliyor.

Uygulamaya en çok karşı olan eski basketbolcu ise kuvvetle muhtemel Paul Pierce. Ama altı boş bir şekilde değil. Zira, Pierce’ın görüşlerini destekleyeceği, akla hayale sığmayan bir hikayesi var. 2000 Eylül’ünde Buzz Club adlı bir dans klübünün çıkışında Pierce saldırıya uğrar. Kafasında şişe kırılır. Yetmez, tam 11 defa yüzünden, boynundan ve sırtından bıçaklanır. Apar topar hastaneye kaldırılan Pierce akciğer ameliyatı dahil bir çok operasyon geçirir. Ve sıkı durun, saldırının gerçekleştiği 2000-01 sezonunda Pierce tek bir maç kaçırmadan, 82 maçın tamamında oynayan tek Boston Celtics’in oyuncu olur! Bir şimdiki zamanın, dizi uf olduğu için 20 maç kaçıran hanimiş hanimiş minnak ciciş yıldızlarına bakın, bir de Paul Pierce’a. ÖYLE ÖLMEZ FÜZE ATIN FÜZE!

10. Yazı/Tura Ciddi Bir Oyundur Arkadaşlar!

Basketbol tüm yönleriyle olağanüstü bir spor, bunu kabul edenlerin ortak paydası olarak Her Şey NBA çatısı altında buluşuyoruz. Ama bu olağanüstülük sadece taraftarlar bazında değil. Bambaşka şartlar altında belki de hiç bir etkisi olmayacak olaylar, NBA çatısı altında yaşandığında tüm NBA tarihini değiştirecek enstantanelere dönüşebiliyor. Bunun en inanılmaz örneği için sizi 1969 NBA draft’ına götüreceğiz. O zamanlar iki ana konferanstan oluşan NBA’de draft ilk sırası, Doğu ve Batı’nın en kötü dereceye sahip iki takımı arasından seçiliyordu. Peki nasıl? Çok basit: yazı/tura ile. Şimdinin şartlarında kulağa inanılmaz gelebilir lakin iki konferansın en kötü takımları, basit bir para atışı ile draft seçiminin birinci sıra hakkını belirliyorlardı. 1968 yılında Doğu konferansının en kötü takımı 27 galibiyet ile Milwaukee Bucks olurken, Batı’nın en kötü takımı sadece 16 galibiyetle Phoenix Suns olmuştu.

Daha kötü dereceye sahip takım olarak paranın yüzünü ilk seçme hakkı Suns’a aitti. Suns organizasyonu, gazeteye verdikleri bir ilan ile paranın hangi yüzünü seçeceklerini taraftarların belirlemesini istedi. Anket sonucu doğrultusunda Suns, para atışında tarafını seçti: Tura. Böylelikle de Bucks için geriye yazı seçeceği kaldı. Daha sonrasında ise büyük an geldi çattı ve para atışı yapıldı. Sonuç? Yazı. Şimdiki zamanın şartlarında olağanüstü derecede saçma gelse de 1969 yılının draft bir numarasını seçme hakkı Bucks’ın olmuştu. Bucks beklentileri boşa çıkarmayarak birinci sıradan yıldız adayı Lew Alcindor’u seçti. Lew Alcindor ilk önce Bucks’ın makus talihini değiştirecek ve onlara 3 yıl içerisinde ilk ve tek NBA şampiyonluklarını yaşatacaktı. Daha sonrasında Lakers’ın yolunu tutacak olan Alcindor, Celtics armadası karşısında Lakers’ın dimdik ayakta durmasını sağlayacak ve NBA’in gelmiş geçmiş en büyük bir kaç oyuncusundan biri olacaktı. Ha unutmadan ekleyelim, Alcindor bu macera sırasında ismini değiştirdi. Siz onu Kareem Abdul-Jabbar olarak tanıyorsunuz.

Bir para atışı, bir paranın yüzünü seçiş, bir paranın belki de havada saniyenin yüzde biri daha fazla kalması. Sadece bir oyuncunun değil, sadece Bucks veya Suns veya Lakers organizasyonunun değil, sadece NBA’in değil, belki de tüm basketbol oyununun kaderinin sonsuza kadar değişmesi için yetti de arttı. Bir demir para, tüm tarihe bedel. Tanım: kesinlikle olağanüstü.

Sizlerle NBA’in pek bilinmeyen, akıl sır erdirilemeyen, akla sığdırılamayan olağanüstü olaylarına, NBA X-Files’a el attık bu hafta. Belki de sizin de aklınızda bu dosyalara eklenecek bir kaç olay vardır? Eğer öyleyse bunları bizimle yorumlarda paylaşmaktan çekinmeyin. Bildiklerinizi paylaşın, çünkü gerçek, orada bir yerde sayın Scully ve Mulder’lar. Gizemli günler!

  • Diğer Yazıları
Yazar Hakkında
Her Şey NBA’de haftalık köşe yazıları yazan Emre, Hacettepe Üniversitesi İktisat Bölümü mezunu olmasına rağmen, şu anda İzmir’de Hava Trafik Kontrolörü olarak çalışıyor. Evli ve bir kız çocuğu babası (eli kulağında!). 90’ların başında babasının kucağında uyuklayarak izlediği All-Star maçlarından beri NBA kültürünün takipçisi.
  • Ağzı Bozuklar: NBA’in Trash Talk İkonları
    Şaşırtıcı! İnanılmaz! Doğa Üstü!!! Habercilik mesleğinde çokça kullanılan ve toplumun büyük kısmı tarafından da bilinen bir deyiş vardır: “Köpeğin adamı ısırması haber değildir. Adamın köpeği ısırması haberdir.” Bu habercilik düsturu, içinde bulunduğumuz bilgi çağı ile birlikte hayatın hemen hemen her alanına tatbik edilebilir hale geldi. Elinizde başkalarının öğrenmesini istediğiniz olağanüstü bir materyal var ve bu […]
  • NBA’in En Büyük Düşmanlık Öyküleri!
    Şaşırtıcı! İnanılmaz! Doğa Üstü!!! Habercilik mesleğinde çokça kullanılan ve toplumun büyük kısmı tarafından da bilinen bir deyiş vardır: “Köpeğin adamı ısırması haber değildir. Adamın köpeği ısırması haberdir.” Bu habercilik düsturu, içinde bulunduğumuz bilgi çağı ile birlikte hayatın hemen hemen her alanına tatbik edilebilir hale geldi. Elinizde başkalarının öğrenmesini istediğiniz olağanüstü bir materyal var ve bu […]
  • Michael Jordan Belgeseli: The Last Dance 9. Ve 10. Bölüm
    Şaşırtıcı! İnanılmaz! Doğa Üstü!!! Habercilik mesleğinde çokça kullanılan ve toplumun büyük kısmı tarafından da bilinen bir deyiş vardır: “Köpeğin adamı ısırması haber değildir. Adamın köpeği ısırması haberdir.” Bu habercilik düsturu, içinde bulunduğumuz bilgi çağı ile birlikte hayatın hemen hemen her alanına tatbik edilebilir hale geldi. Elinizde başkalarının öğrenmesini istediğiniz olağanüstü bir materyal var ve bu […]
  • Michael Jordan Belgeseli: The Last Dance 7. Ve 8. Bölüm
    Şaşırtıcı! İnanılmaz! Doğa Üstü!!! Habercilik mesleğinde çokça kullanılan ve toplumun büyük kısmı tarafından da bilinen bir deyiş vardır: “Köpeğin adamı ısırması haber değildir. Adamın köpeği ısırması haberdir.” Bu habercilik düsturu, içinde bulunduğumuz bilgi çağı ile birlikte hayatın hemen hemen her alanına tatbik edilebilir hale geldi. Elinizde başkalarının öğrenmesini istediğiniz olağanüstü bir materyal var ve bu […]
Paylaş:

What do you think?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

NBA’de Güncel Güç Sıralaması

LeBron James’e Hırsızlık Suçlaması!