Zion Williamson ve Gelişim! Görsel: Her Şey NBA
in ,

BEĞENDİMBEĞENDİM

Zion Williamson ile Basketbolu Öğreniyorum!

Pelicans ile Zion Neden Olmuyor?

Basketbol 101: Zion Williamson

Zion ve NBA’e İlk Adım

2019 draftının 1 numarası Zion Williamson için, her basketbolsever bir fikre sahip. Lise yıllarından itibaren tüm dünyanın gözü üzerindeydi. 129 kiloluk cüssesine aykırı atletizmi, onu draftın tepesine taşıdı. Birçok kişi o kilo ve atletizmin dizlerini mahvedeceğini ve basketbol kariyerinin erken biteceğini öngördü. Sezon öncesi hazırlık maçlarında muazzam oynarken yaşadığı sakatlık, bu söylemlerin artmasına yol açtı. Neyse ki geç de olsa geri dönen Zion, sezonu 24 maçta 28 dakika 22,5 sayı 6,3 ribaund 2,1 asist ve %58 şut yüzdesi ile tamamladı.

 

Süre kısıtlamaları ve sakatlık korkusu ile geçen ilk yıl, Zion için farklı sorunlar ortaya çıkardı. Öncelikle bu yazı analizini sakatlık yaşamadığı bir olasılık üzerine kaleme aldığımı belirteyim. Çünkü aksi bir durumda geleceğe dönük tahmin yapmak imkânsız. Peki, ilk sezonunda yaşadığı sakatlık ve sonrasında sergilediği oyun bizleri düşündürdü. Oyunun hücum tarafında sadece top kendisine geldiğinde oynarken, topsuz oyunda sadece sahada gezindi. Savunma tarafı için ise söylenebilecek bir söz yoktu. Atletizmi, hızı ve kuvveti ile herkesin karşısında durabilecek bir kombinasyona sahip olsa da, önlerinden çekilmeyi tercih ediyordu.

Bu konuda tek suçluyu Zion ilan etmek haksızlık olur. Kolej kariyerini takip etmiş biri olarak, 2 top çalma 2 blok ortalamalarının tesadüfi olmadığını söylemem gerekiyor. Zion’ın geleceği ile ilgili büyük planları olan New Orleans Pelicans, korumacı bir tutum ile çok fazla etliye sütlüye bulaşmasını istemedi. Sezon öncesi maçları ile sezon içerisinde oynanan maçları izleyen herkes aradaki farkı görecektir. Aslında eleştirilecek bir durumda yok. Bu kadar büyük bir potansiyeli korumak ve geliştirmek için bazı ödünler verebilirsiniz. Sorun şu ki, ödün verme durumunun ne kadar süreceğini ve ne zaman son bulacağını doğru çizmek gerekiyor. 19 yaşında genç bir oyuncuya “sen savunma yapma, takıl kafana göre“ demek büyük risk. Daha bir şeyler vermeden bu lüksü elde eden biri, takımın yıldızı olduğunda bunları olumsuz yönde kullanabilir.

Yeni Bir Başlangıç

İkinci yılında süre kısıtlaması ortadan kalkan Zion Williamson, prangalarından kurtulmuş bir mahkûm gibi rakip potalara saldırdı. Geride kalan 21 maçta ortalama 33 dakika oynadı. 23,7 sayı 7,2 ribaund 2,7 asist 1 top çalma 0,8 blok ve %60 saha içi yüzdesi tutturan Zion, oynadığı oyun ile birçok kişiyi tatmin etti. Ben burada görünmeyen konuları irdelemek istiyorum. New Orleans maçlarını izleyenler Zion için “basketbolu bilmiyor“ diyebilir. Temel basketbol bilgilerinden yoksun gözüken Zion, geçtiğimiz yıl aşılanan “savunma yapmana gerek yok“ anlayışını devam ettirerek sezona başladı. Bu başlangıç izleyenler için doğal olarak endişe yarattı. Ancak Zion için yerinde sayıyor demek haksızlık olur.

Dikey Gelişim

 

Bu sezon takımın başına geçen Stan Van Gundy ile antrenmanda nelerin değiştiği Zion’a soruldu. “Savunma savunma savunma“ cevabını veren Zion Williamson ve Pelicans için farklı bir oyun anlayışı olacağını düşündük. Sahada bunu görememek ise şaşırtıcı oldu. Holiday-Bledsoe değişimi ile savunmada kan kaybettikleri gözle görülür olsa da, Van Gundy etkisini görememek takım adına endişe verici. Zion Williamson için bu durumun geçerli olmadığını düşünüyorum. Her maçta yeni bir şey öğrenen genç oyuncu, bu konuda çalışkanlığı ile ümit veriyor. Sezon başlarında savunmada kimi tutacağını ya da nerede duracağını bilmiyorken, son dönemde takım savunmasına katkı yaptığını görmek mümkün. Son yedi maçın beşi kazanılırken, bu süreçte 11 blok yapıp, 3 üçlük atan bir Zion izledik.

Savunmada doğru yerde durmayı yavaş yavaş öğrenen Zion, hücumda da öğrenmeye açık durumda. Sezonun ilk maçında Toronto Raptors ile karşılaşan Zion, ilk sınavını burada verdi. Geçtiğimiz yıl Toronto’yu takip edenler, rakibin kilit oyuncusuna ikili sıkıştırma yaparak ana planı bozmaya yönelik bir oyun oynadığını hatırlayacaktır. Birçok yıldızın en kötü şut attığı maç Toronto karşısında olmuştu. Sezonun ilk maçında aynısını Zion için uyguladılar. Şut yüzdesine bakıp (7/9) aldanmamak lazım. Toplamda 45 maça çıkan Zion için, bir maçta en fazla top kaybı rakamı 6’ydı ve bu maçta egale etti. 10 gün sonra sezonun 6. maçında yine Toronto karşısına çıkan Zion, çok farklı bir oyun sergiledi. Vanvleet ya da Lowry ne zaman üzerine koşsa, topu kanatlara açmayı başaran Zion Williamson izledik. Toronto’nun savunma planını bozan Zion ve Pelicans, maçı kazanmayı başardı.

Zion Williamson için bu basit gelişim çok değerliydi. Tüm oyununu post üzerine kuran, birebir durdurulması çok zor bir oyuncu. Birçok takım tarafından ikili sıkıştırmaya maruz bırakılacağını öngörmek kahinlik olmaz.

Rakamlarla Zion Williamson

Lige girdiği günden beri övülen Zion’ın rakamları zaman zaman sizi tatmin etmeyebilir. Bu konu başlığını sizlere neden bu kadar özel olduğunu anlatabilmek için açıyorum. Zion Williamson sezonun bu bölümüne kadar %59,6 FG ortalaması ile oynadı. Sadece bu yüzde bile ne kadar özel bir oyuncu olduğunu anlatmalı. NBA tarihinde pivotlar dışında bu yüzde ile oynayan ve 17 sayı üzeri ortalama tutturan tek isim Charles Barkley.

Bu sezon post üzerinden en çok sayı üreten isim Zion Williamson. MVP sezonu geçiren Embiid ya da son iki sezonun MVP’si Antetokounmpo’nun önünde olması, ne kadar özel bir oyuncu olduğunun göstergesi. Ayrıca boyalı alandan en çok sayı üreten isim. %59,6 FG ile oynadığını söylemiştik. Bu alanda 7. sırada ve önünde yer alan tüm isimler pivot. Serbest atış çizgisine en fazla gelen 7. isim olurken maç başı 7,5 denemede bulunuyor. Tabi %68,8 olan serbest atış yüzdesi geliştirmesi gereken rakamların başında geliyor.

Oyuncu verimlilik oranlarında (per) 24,64 ile 10. sırada yer alan Zion, maç başına 32,7 dakika oynuyor. Karl Malone geçtiğimiz günlerde daha fazla oynaması gerektiğini söylemiş olsa da, sakatlık risklerine rağmen ligin en fazla süre alan 50 oyuncusundan biri.

Kapanış: Zion Williamson Neden Süperstar Olacak

Yazının bu kısmına kadar gelişimi, zayıflıkları ve iyi yaptığı şeyler saydım. En önemli özelliğini ise sona sakladım. Zion bütün bunları tüm NBA’de kendi oyununa en az uyan takımlardan birinde yapıyor. Günümüzde yıldızlar için en önemli konu, takımların ona alan açabilmesi. Milwaukee tüm takım yapısını Giannis’e alan yaratabilmek adına kurdu. Herkes şut atabiliyor, böylece Giannis boyalı alanda kalabalık ile karşılaşmıyor. Embiid’in bu sene harika oynuyor olması tesadüf değil. Seth Curry, Danny Green ve Tobias Harris’in şut tehditleri onu rahatlatıyor. Boyalı alanda skor üretmek istiyorsanız, önce orayı boşaltmanız gerekir. Peki, New Orleans ne yapıyor?

Zion’ın yanında oynayan pivot Steven Adams. Orta mesafesi bile olmayan Adams’ın varlığı, Zion için en büyük handikap. Çünkü Adams savunmacısını oradan uzaklaştıramıyor ve Zion için fazladan bir savunmacıyı daha kollamak anlamına geliyor. Ayrıca iyi şutörlerin olması gardların yardım

savunmasına gelmesini de engelleyecektir. Peki New Orleans’ın gard ikilisi Eric Bledsoe ve Lonzo Ball’ın bunu yapabileceğini düşünen kaç kişi var? Brandon Ingram dışında güvenilir tek şutör JJ Redick ama o da çok kötü bir sezon geçiriyor. Takımın diğer yıldızı Ingram’ın top yönlendiriciden ziyade birebir skor üreten bir oyuncu olması da takım uyumu açısından başka bir sorun. Bench’te de istikrarlı bir skorer yok. Alexander-Walker ya da Josh Hart, Zion için alan açabilecek isimler değiller.

Yukarıda saydığım tüm bilgilerin dışında Zion’ın top hakimiyetinin zayıf olduğunu ve skor üretimini sürekli solundan dönerek yaptığını, 2 maçını izleyen herkes görecektir. Bu kadar handikabın içinde Zion Williamson’ın yaptıklarına tekrar bakmak gerekiyor. Sakatlık yaşamadığı bir senaryoda, birkaç sene içerisinde NBA’i kasıp kavuracağını söylemek yanlış olmaz. Peki siz birkaç sene içerisinde onu nerede görüyorsunuz

Yazar Hakkında
İstanbul’da yaşayan Aykut, 2003 draftı ile NBA’i takip etmeye başladı. En sevdiği oyuncu her sene değişir. Kolej seviyesinde iken yıldız adaylarını keşfedip gelişimlerini takip etmek en büyük keyfidir. Portland taraftarı olsa da potansiyel gördüğü her oyuncuyu izlemeye çalışır
Paylaş:

What do you think?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Efsane Oyun Kurucu: Jason Kidd Kimdir?

Kulüplerle Kapışan O İsim: İstatistik Çılgınlığı